20 Ekim 2020 Salı
Hızlı bir şekilde zengin olmanın yolları
10 Ekim 2020 Cumartesi
Para çekmek için zihin gücünüzü nasıl kullanabilirsiniz?
Para çekme konusu hem okuyucular hem de yazarlar için çok çekici. Ve bu nedenle birçok insan ne hakkında konuştukları hakkında gerçek bir bilgiye sahip olmadan tavsiye yazıyor.
Sonuç, umutsuzca para kazanmaya veya zenginleşmeye çalışan okuyucudan her zaman kaçıyor. Bir de önceki yazımızda i kendi kendine yardım sektöründe bir çok insan bir düşünce ya da tek başına bir zihin gücünü kullanarak zengin büyüyebilir gibi görünüyor yapılan söyledi.
Evet, tabii ki düşünme tarzınız nihayetinde geleceğinizi belirleyebilir, ancak düşünme tarzınıza, düşünmekten başka bir şey yapmayacak şekilde çok odaklanırsanız, o zaman hiçbir sonuç alamazsınız.
Gerçekten para çekmek için hem düşünmeniz hem de hareket etmeniz gerekir. Düşünme kısmı doğru zihinsel tutuma sahip olmayı içerirken, hareketli kısım nihayetinde size para getirecek tüm eylemleri içerir.
Yatakta gerçekten uzanamazsınız, olumlu düşünemezsiniz veya çekim yasasını kullanamazsınız, sonra belirli eylemler her zaman gerekli olduğu için zengin olamazsınız. Meditasyonun sizin için neden hiç işe yaramadığını görün .
Para hakkında doğru düşünmek
Paranın kötü olduğunu veya paranın kötü olduğunu düşünüyorsanız, bu makale size göre değil. Eğer belirli bir karşıt inanca sahipseniz, hayatta neredeyse hiçbir şeye ulaşamazsınız.
Bu tür zıt inançların varlığıyla beyniniz size karşı çalışır ve asla para kazanamazsınız. İnsanların bilinçaltı zihin hakkında bildiği birkaç şeyden biri, ona hazır olduğunuzu göstermeye başladığınız anda sizinle işbirliği yapmaya başlamasıdır.
Bu nedenle motivasyon yalnızca değişiklik yapmaya gerçekten istekli olanlara gelir ve bu aynı zamanda bazı insanların asla motive edilmemesinin de sebebidir.
Para çekmek için zihin gücünüzü nasıl kullanabilirsiniz?
Şimdi, buradaki önceki gerçeklerin farkında olduğunuza göre, para çekmek için zihin gücünüzü nasıl kullanacağınız:
- 1) Yapmak istediğiniz miktarı yazın: Pek çok insan hırslarına değil, mevcut kaynaklarına göre hedef belirleme tuzağına düşüyor. Bir hedef belirlediğinizde bilinçaltı zihniniz, hiç kaynağınız olmasa bile ona ulaşmanıza yardımcı olmak için elinden geleni yapacaktır. Bilinçaltı zihninizi size yardım etmeye başlaması için motive etmek için yapmak istediğiniz para miktarını yazın.
-
2) Bilinçaltı zihninize umut verin:
Belli bir hedef geliştirdiğinizde, bir milyon dolar kazanmak diyelim,
umut kaybı düşmanın olur. Herhangi bir nedenle umudunuzu kaybettiyseniz, bilinçaltı zihniniz
yardım etmek için motive olmayacak ve bu yüzden neredeyse hiç motive
olmayacaksınız. Kendinize ihtiyaç duyduğunuz umudu vermek için bir milyon dolar veya
daha fazla kazanan insanların hikayelerini okumaya başlayın.
- 3) Parayı çok düşünün: Bir şeyi tekrar tekrar düşünmeye devam ettiğinizde, bilinçaltı zihninize onu önemli bir konu olarak görmeye başlaması için sinyal göndereceksiniz. Bilinçaltı zihin bir şeyi umursadığında size ihtiyacınız olan tüm desteği vermeye başlayacaktır.
- 4) Satın almak istediğiniz şeyleri görselleştirin: Süper güçler geliştirmeye yönelik Nihai kılavuzda , satın almak istediğiniz şeyleri, örneğin her zaman istediğiniz süper araba gibi, görselleştirdiğinizde, muazzam bir baskı uygulayacağınızı söyledim. o şeyi elde etmenize yardımcı olmaya başlamak için bilinçaltı zihninizde.
- 5) Taşı: Yazının başında da söylediğim gibi, bir şeyleri ne kadar uzun süre görselleştirseniz veya onlar hakkında düşünseniz de, hareket etmeye başlamadan önce asla sonuç alamayacaksınız. Sonuç almak için hemen hareket etmeye başlayın. Tüm sorunlarınıza nihai çözümü görün.
9 Ekim 2020 Cuma
Kuantum Düşünmeyi Çözme: Özgür Düşünmek Ne Hissettiriyor?

Ya düşüncemizi bir sonraki seviyeye taşıyabilirsek? Kesinlikle filmlerde gördüğümüz insanüstü eylemler değil, düşünmede genişletilmiş bir yaklaşım, insanlarla bağlantı kurmak ve yeni fikirler geliştirmek için başarı mantrası. Genellikle kuantum düşünme olarak adlandırılan bir kavram.
"Kuantum düşünce" terimi, uzman bir kriptograf ve bilgisayar bilimcisi olan Nick Szabo tarafından seslendirildikten sonra dikkat çekti. Tim Ferriss ile yaptığı bir podcast'te Szabo birçok konuyu ele aldı ve bunların arasında girişimcilikte ustalaşmanın sırrı da vardı - kuantum düşünme.
Öyleyse bu yeni düşünme türü ne anlama geliyor ve kişi ona nasıl ulaşabilir?
Kuantum düşünme - gerçek mi yoksa başka bir yanılgı mı?
Kuantum düşünme, zihnin bir sorunu her yönden görme yeteneğidir. Tanım bu kadar basit olsa bile, pratik yapmak söylemesi yapmaktan daha kolaydır.
Hayatımızda bir sorunla karşılaştığımızda, bunu hedeflerimize uygun bir şekilde hızlıca görürüz. Ancak konuyu çevreleyen farklı açıları düşünmüyoruz.
Öyleyse kuantum düşünme, aynı anda birden fazla karşıt görüşe sahip olmakla ilgilidir. Ve bu terimin içinde "kuantum" kelimesinin bulunmasının bir nedeni var.
Kuantum düzeyinde gözlem, bize Dualite olarak bilinen ezici bir fenomeni sunar. Dualite, bir kuantum varlığın birden fazla durumda var olma yeteneğidir.
Kesin olarak, kuantum düşünme aynı anda iki karşıt düşünceye sahip olma yeteneğidir. Başka bir deyişle, sadece gerçek veya yanlış bir dünya görüşünün ötesine geçebilmelisiniz.
Her an gerçekleşebilecek olasılıklar vardır ve dahası, dünya sadece 0 veya 1 değildir. Dünya için sahip olduğumuz en iyi açıklama, bunun karmaşık olmasıdır!
Szabo bu kavramı hukuk ve düzenin öncüllerinde açıkladı. “Argümanları, alt argümanları birbiriyle çelişse bile, her biri doğru olacakmış gibi çalıştırın. Aynı anda ikisini de aklınızda tutmalısınız ”.
Kuantum düşünme, daha empatik olmanıza izin verir ve tünel vizyonunun sorunlarından kaçınmanıza yardımcı olur. Çevrenizdeki dünyaya bakış açınızı genişleterek, sadece kendiniz için değil, kararlarınızın başkalarını nasıl etkileyeceğini düşünmenizi sağlar.
Yenilikçi veya girişimci olmak istiyorsanız, bu beceriler başarıya ulaşmak için bir zorunluluktur.
Kuantum düşüncenin ikili düşünceye zıt bir yaklaşım olduğunu ima eder. Kuantum düşünme size birlikte çalışmanız için daha fazla olanak verir.
Aynı fikri iş bağlamında uygularsak, şeylerin satıcı tarafını ve şeylerin alıcı tarafını anlamanıza yardımcı olur. Sonuç olarak, eğer kendi girişiminizi başlatırsanız, fiyatlandırma stratejiniz ve iş modeliniz herkese çekici gelecek şekilde olacaktır.
İnsan zihni ile kuantum fiziği arasında bir bağlantı var mı?
"Kuantum" kelimesi ikili doğayı belirtmek için kullanılır ve çoğunlukla fizik için geçerlidir. Ancak, son zamanlarda, bilim adamları tarafından doğası gereği insan bilincini açıklamak için kullanılıyordu.
Bilinç kavramı, onu kanıtlamaya veya çürütmeye çalışan herkesten uzun zamandır kaçmıştır. Bilincimiz olduğuna şüphe yok, ama nereden geliyor?
Descartes gibi filozoflar, zihnin maddi bedenden ayrı bir şey olduğunu savundu. Ama o zaman zihni metafizik bir varlık olarak tanımlıyor oluruz ve bilim bu konuda iyi sonuç vermez.
Yani bilim adamları doğrudan zihin-beden ikiliğini çürütürler.
Bazı araştırmacılar bilinci kuantum fiziği ile birleştirmeyi denediler. Ama yine de, bilim camiasında pek iyi karşılanmıyorlar çünkü esasen bir gizemi diğeriyle tanımlıyorsunuz.
Oxford Üniversitesi'nin matematiksel fizikçisi Sir Roger Penrose, zihnimizin kuantum kökenleri olduğuna inanıyor. Zihnin Düzenlenmiş Hedef Azaltma teorisi veya kısaca Orch-OR adlı bir teori ortaya attı.
Hatta kuantum bilinci konusunu çevreleyen tartışmaların, Penrose’un 1989 yılında yayımlanan "İmparatorun Yeni Zihni: Bilgisayarlar, Zihinler ve Fizik Yasaları" adlı ünlü kitabının yayınlanmasıyla başladığını söyleyebiliriz.
Sir Roger Penrose, beyinlerimizdeki mikrotüp adı verilen protein tüplerinin kuantum farkındalığımızı düzenleyebilen kuantum cihazları olduğuna inanıyor. 2017 yılında insan bilincini incelemek için Penrose Enstitüsü'nü kurdu.
Bu alanda bilinç ve kuantum fiziğini birbirine bağlayabildiğimiz ölçüde çok fazla gelişme yok. Bununla birlikte, kuantum zihin teorisi konuyla ilgili başka bir yaklaşım sunar.
Kuantum zihin teorisi
Kuantum zihin teorisi, kuantum düşünceden oldukça farklıdır.
25 Aralık 2019 Çarşamba
Kuantum Olumlama

“Peygamber efendimiz dedi ki: Bir kapıyı sürekli çalarsanız mutlaka ses verilir, baş görülür. (O kapıyı dua ve zikirle çal.)” (Mevlana, Mesnevi 3. Cilt)
Farkındalık sahibi olmayı sağladıktan sonra artık kunatum kurallarına uygun bir yaşam biçimine sahip olduk.Bakınız yaratıcıdan bir şey istediniz.örnedğin ” para sahibi olmak” . Siz bu isteğinizi söylediğinizde kuant yolladınız.Kuant yola çıktı.İşte o yoldayken egonuz devreye girecek ve bak olmadı işte zaten annen bababn sana kızıyor biranönce şöyle yapmalısın gibi kafanı karıştıracak ve kuantını engelleyecek hamlelerde bulunur.Bu sebeple önce FARKINDALIK öğrendik.Çünkü egoyu yenersek kuantımızın önünde bir engel kalmayacak ve direk yaratıcıya ulaşacak.O sınırsız güç , bizi yaratan bize istediğimizi verecek.Elbette sükredip , isyan etmezsek.İsyan etmek egoya yenik düşmektir.Olumsuz düşünmektir.
Olumlama nedir?
Olumlama dua etmektir.Dinlerde dua denen şey budur.Olumlama birşeyi düzenli olarka istemektir.İslamiyette namaz kıldıktan sonra tesbih çekilir.Aynı şey tekrar edilir 33 kez.İşte bu tekrar quant yolumuzun kapanmasını sürekli olarka engelleyecektir.
Olumlamalar belirli kurallara göre yapılır.Öyleki dinlerde bile örneğin islamiyette Allah kuran-ı kerim’de nasıl dua edeceğimizi bile anlatmıştır.Çünkü dua etmenin de bir kuralı vardır.Mesela hiçkimse allahım ahmetin işlerini batır benimkini düzelt diye dua edemez.olumlamanında kuralları vardır.
Dil, Realitemizi oluşturan en önemli araçlarımızdan birisidir. 21 gün – 1 Ay aralığında yapılan pozitif olumlamalar, içsel egomuzun ve inanışlarımızın yerini alarak yaydığımız titreşimleri değiştirecek ve hayatımızda realiteye dönüşücektir. Ayrıca, bilinçaltınızda yeni ve yapıcı düşünce şablonu oluşturmanızada yardım edecektir. İçinde bulunduğunuz maddi şartlar, sosyal şartlar, ailevi şartlar, ülke şartları ve ruh durumunuz ne olursa olsun içsel sesinizi değiştirdiğniz anda yaşadığınız dünyanın değiştiğini görebilceksiniz. Bu anlamasının zor olduğunu biliyorum. Bu yüzdenfarkındalığınızı arttırmanızı öneriyorum.
Önemle belirtmek isterim ki Gün içinde söylediğiniz sözlerin, dinlediğiniz şarkıların, verdiğiniz tepkilerin hayatımıza direkt etkileri vardır.
“Biz adam olmayız”
“Çok şansızım”
“İlişilerim hep aynı”
“Çok Sakarımdır”
İşte çoğu insan farkında olmadan klişeleşmiş bir takım sözcükler seçiyor. Söyledikleri bu cümleler gayri ciddi ve espiri olsa bile bilinçaltları bunu bir emir olarak algılayıp realiteye dönüştürmek için çalışmaya başlıyor. Bilinçaltımızın bu mükemmel sadakatini malesef olumsuz şeyleri hayatımıza çekmek için kullanıyoruz…
Yani sorunları olduğu içinmi söz ettiklerini, yoksa sorunlardan söz ettikleri içinmi sorunların içinde olduklarını bilmeden !
SÖZ, bir enerji paketçiği ve düşüncenin somutlaşmış şekli olarak hayatımızda çok dikkat çekici etkiler yapar. Çevremizi ve hayatımızı deiştirebiliriz.
Bunun en iyi yöntemide BİLİNÇLİ OLUMLAMADIR
Olumlamalar, rastgele hazırlanamaz. Kelimesi kelimesine özenle seçilmelidir. “Olacak, yapacak”, “istiyorum”, “Herşeye rağmen” gibi kelimeler KULLANILMAMALIDIR
OLUMLAMA NASIL YAPILMAZ
SE-SA eki;
Eğer çok Param olursa Mutlu olurum
Bu kalıp sizin hiç bir zaman mutlu olma becerisine sahip olamadığınızın ifadesidir. Çünkü mutluluğun sonucu bir şarta bağlıdır.
MELİ-MALI
Güçlü Olmalıyım
Zorunluluk öğesidir. Şimdiki zamanda güçsüz olduğunuz gerçeğini bilinçaltınıza verirsiniz.
ECEK-ACAK
Herşey çok güzel Olacak
Bu kalıp sizin isteğinizi hep geleceğe erteleyecektir.
TERSİNE SÖYLEM
Korkmuyorum
“Güvendeyim” yerine “korkmuyorum” derseniz, korkuya odaklanırsınız ve bu çözüm değildir.
BELİRSİZLİK
İyi bir hayat istiyorum
Nasıl bir hayatın sizin için iyi olacağını belirtmediğiniz için belirsizlik ifadesi vardır.
OLUMLAMA NASIL YAPILIR ?
– Olumlama yapmak için ilk önce geçmiş düşüncelerimiz ele alınmalıdır. Bilmeliyiz ki; geçmişteki anılarımızın oluşturduğu çekirdek inançlarımızı kırmadan ileriye gitmemiz çok yavaş ve zor olacaktır. Geçmişimizde bizi üzen insanlar, kötü anılar, maddi zorluklar hep blokaj oluşturacaktır. BU YÜZDEN İLK OLARAK AFFETME OLUMLAMALARI YAPILMALIDIR. Hayatımız boyunca geçmişimizde bizi üzen ve küstüğümüz insanların hayatımızda blokaj oluşturduğunu biliyormusnuz. Ne yaşarsanız yaşayın geçmişteki herkesi kalben affetmeniz gerekmektedir. Kabul bu çok zor olabilir. Ama 1 ay içinde Hayatınızdaki mucizelere hayret edeceksiniz
– Olumlmaların her ay 1 konu üzerinde ve aynı olumlama metni üzerinde yapılmalıdır. Çünkü bilinçli yaptığınız olumlamalar 21. gün sonunda bilinçaltınız tarafında kabul görür ve hayatınızda gerçekleştimek için çalışmalara başlar. Bir olumlamayı 3 gün yapıp bırakırsanız hiç bir fayda etmeyecektir. Yada 2 farklı olumlama yaparsanız enerji kanalınızı dağıtırsınız.
– Olumlama sesli bir şekilde, yavaş tempoda, hissederek yapılmalıdır. Sabah ilk uyandığınızda ve gece yatmadan 2-3 er kere yapılan olumlamalar bilinçaltına daha fazla ulaşırlar. Kendinizle yaptığınız bu konuşmalar bir süre sonra içsel egonuzun size inandırdıklarını silecek ve yerine yenilerini koyacaktır. Bilinçaltına kodladığınız yeni söz ve düşünceler inançları yeniler ve çekim yasasını harekete geçirir.
– Olumlamaları Ses kaydı haline getirip gün içinde dinleyebilirsiniz. Yaptığınız ses kaydını uyurken, çalışırken, kitap okurken dinleyebilirsiniz. Ses rahatsız olmayacağınız sevyede normal düzeyde olabilir. Zaten dikkatiniz başka yerde olacağı için SUBLİMİNAL etkisi yapacak ve bilinç daha kolay kırılıp bilinçaltına ulaşacaktır. Sakın bilinçli olumlamaları bırakmayın. Sadece ses kaydı ve subliminal telkin dinlemek çekim yasasını dağınık çalıştırıcaktır.
– Yine gün içinde belirli kalıpları tekrarlayabilirsiniz. Örneğin o ay içinde “Bolluk ve bereket” olumlaması yapmaktasınız. yaptığınız çalışmalarla beraber boş zamanlarınızda yada dışardayken sadece “bolluk, bereket, para” diyerek veya tekrar edilerek odaklanma sağlanabilir ve bu kesinlikle faydalıdır.
Bir süre sonra görmeye başlıcaksınız ki, çevrenizde size olumsuzluk veren kişiler gidecek, yerinde sizin düşüncelerinizi destekleyen insanlar gelecektir. Geçmişte istemeden yada isteyerek söylediğiniz olumsuz sözcükler yerini olumlu ve yapıcı sözcüklere bırakacaktır.
İnançlarınızı değiştirmek için bu 1 er aylık çalışmaları yapın. Sakın olumsuzluğa kapılmayın…Çünkü işe yarıyor…
olumlama yaparken işaret ve orta parmağın ‘Ben noktası’ denilen yere koyarak yapılması daha etkili olduğu görülmüştür.ben noktası göğsümüzün iki meme arasındaki yeridir.
Söz büyüdür. Bu nedenle kullandığınız her sözcüğün niyetinizle, varmak istediğiniz noktayla ilgili olmasına özen gösterin. Ağzımızdan çıkan en küçük bir söz bile tüm vücudumuza, tüm evrene yaydığımız bir emirdir. Dolayısıyla odaklandığımız düşünceler ve sıkça ağzımızdan çıkan sözler bir süre sonra bizim gerçekliğimiz olmaya başlar.
Bugüne kadar kim bilir size neler söylendi? Sadece öyle söylendi diye hiç denemeden, farkında bile olmadan kabul ettiğiniz kim bilir neler var? Ancak bunların artık önemi yok. Önemli olan nasıl bir “siz” yaratmak istediğiniz. Hayal ettiğiniz yeni sizi yaratırken, kelimelerin, hedefinize uygun olumlama cümlelerinin gücünü unutmayın. Bu cümleleri boş kaldığınızda, araba kullanırken, uykuya dalmadan önce, sabah kalkar kalkmaz aynaya bakarak sık sık yüksek sesle tekrar edin. Ödev verilmiş bir ilkokul çocuğu gibi sayfalar dolusu yazın. Yazı evrenle yaptığınız bir sözleşmedir.
kendi olumlama cümlelerinizi yazmak isterseniz dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:
1. Olumlama cümleniz olumlu olsun! Yani Hasta olmak istemiyorum yerine Sağlıklıyım gibi tamamen olumlu kelimelerden seçilmiş kalıplar kullanın.
2. İstiyorum ifadesinden kaçının. Mutlu bir hayat istiyorum demek yerine Mutlu bir hayata sahibim deyin. Evren onaylayandır. İstiyorum dedikçe istemekle kalırsınız. Sahibim dediğinizde tüm hücreleriniz o andan itibaren mutlu bir hayata sahip olduğu komutunu alır ve size bunu yaşatmaya başlar.
3. Cümleler hedefinizi net içersin. Zayıflıyorum gibi sonunun nereye gittiği belli olmayan cümleler kullanmayın. Eğer muhakkak zayıflamakla ilgili bir cümle kurmak istiyorsanız, varmak istediğiniz hedef kiloyu da içine koyarak 55 kilodayım, hatta 55 kiloda olduğum için şükürler olsun deyin.
4. Belirsiz ifadelerden kaçının. Kurduğunuz cümle herkes tarafından anlaşılabilecek basitlikte olsun.
5. Cümlelerinizi gelecek zaman yerine şimdiki zaman veya geniş zaman kipinde kurun. Çok mutlu olacağım demek yerine Çok mutluyum deyin. Gelecek zaman kipi yaşamak istediğiniz durumu her zaman daha ileri bir zamana öteler. Böylece hiçbir zaman o durumun içinde olamazsınız.
6. Olumlamalarınız başka insanlar hakkında değil kendiniz hakkında olsun. Bana saygı göstersin demek yerine, saygı görmeyi hak ediyorum deyin.
7. Cümlelerinizi yumuşatabilirsiniz. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum şeklinde ilk başta ikna olmakta zorluk çektiğiniz cümleleri kendimi olduğum gibi kabul etmeye başlıyorum, kabul etmeyi öğreniyorum şeklinde yumuşatın. Zamanla bu cümleleri kabul ediyorum şeklinde değiştirirsiniz.
Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız mutlaka kullandığınız cümleleri de değiştirin ve olumlama cümlelerini bol bol kullanarak ruh halinizi daha olumluya çekin.Yukarıda olumlamanın nasıl yapılacağını anlattım buraya örnekler koyuyorum kendinizde yapabilirsiniz yada bu hazırları okuyabilirsiniz.ilk etapta hazırla daha güzel olacaktır.Bunları bir kağıda yazın yada yazıcıdan çıkartın ve okuyun.
Arkadaşlar aşağıda yazdıklarım çok önemli.Bağ kesme ve Affetme olumlamalarıyla işleme başlayacağız.Olumlamaların her birini en az 1 ay sabah kalktığınızda ve gece yatmadan önce bir kağıda yazıp okumanız gerekir.bir kaç kez okumanız daha güzel olur.İlk olarak affetmeyi yapın ve egodan kurtulmayı yapın derim.Sonra isteklerinize geçmeniz daha doğru olur.
Birini seçin kağıda yazın yada yazıcıdan çıkartın (ilk olarak affetme tavsiyemdir) gece yatmadan önce ve sabah kalkınca 2-3 kez okuyun.
1) Affetme ve Bağ Kesme (geçmişle) olumlaları
Bağışlıyorum ve bırakıyorum� Anlıyorum ve biliyorum�
Kendi hayatımın yaratıcısıyım� Seçerek planlayarak bu yaşamımı ev birlikte olacağım yol arkadaşımı seçtim� Annemi, babamı ve diğerlerini�
Benim için en faydalı sonuçları almak üzere, ince planlar yaptım. Yüksek benlik düzeyinde en uygun araçları yarattım�
Benim hayat amacıma en uygun kişileri� Daha çok anlayış, daha çok bilgelik daha çok sevgi, ifade ve özgürlük için� Bu amaç bilinçaltımın derinliklerinde benim onu keşfetmemi bekliyor�
Her an, her deneyim bu planı açığa çıkaran bir kurgu aslında. Zaafiyetimi güce, acıyı sevince, yenilgiyi galibiyete dönüştürmek için�
Anlıyorum, bağışlıyorum ve teşekkür ediyorum. Bu hayatımı bu şekilde planladığım için kendimi kutluyorum ve sonra meleklere teşekkür ediyorum bütün olanakları bana koşulsuz sunduğu için Allah�a şükrediyorum�
Bana sevgisini sunmayanlar içimdeki sevgiyi, beni onaylamayanlar kendimi keşfetmeyi, beni anlamayanlar ifade gücümü arttırmak için benimleydiler� Onlara teşekkür ediyorum�
Bu rolü onlara ben vermiştim� Onlarda benle oynamayı istediler� beni üzen, beni yoran bana haksızlık eden, beni aldatan insanlar yapabiliceklerinin en iyisini yaptılar. Daha fazlasını ev daha başkasını yapamazlardı. Zaten ben onları bunun için seçtim� bende yapabiliceğimin en iyisini yapıyorum� Bağışlıyorum ve teşekkür ediyorum. Aynı sahneyi paylaşan oyuncular gibiyiz onlarla� Şimdi bu anlaşmadan doğan ışığı onların varlığına gönderiyorum� ihtiyacım olan bütün kaynakların kendi içimde olduğunu kabul ediyorum�
Onları kullandıkça başka insanlara duyduğum bağımlılık kayboluyor. Ben onlara gerçek bir sevgiden beslenen gerçek bir ilişki kuruyorum.
Hayatımın efendisi olduğumu biliyorum. Mutluluğu ve kendimi ifade etmeyi seçiyorum�
Her düşüncemin, her davranışımın hayatıma şekil veren araçlar olduğunu bilerek yaşıyorum�
Hayatım ve inançlarım arasındaki birebir ilişkiyi biliyorum� Bu yüzden dikkatli, özenli ve düşünerek yaşıyorum�
Konuşurken yaratıyorum. Ve eylem haline gelerek şekilleniyor.
Beni güçsüz bırakan ve sınırlandıran bütün inançlarımı bir bir değiştiriyorum� yerine beni geliştiren ve büyüten inanç ve düşünceleri koyuyorum�
Mazeret aramdan, ertelemeden, küsmeden devam ediyorum hayatıma�
Hayatımın bütün olaylarının, ve hayatımdaki insanlarla yaşadıklarımın gerisindeki anlamı çözüyorum� Orada benim asıl hayat amacım gizli� Ben bu amacı gerçekleştirmek için geldim�
Kimse beni kıramaz üzemez kötülük yapamaz eğer ben izin vermesem.
Şimdi gücümü kabul ediyorum ve ele alıyorum� (R.Şanal )
2)Şükretme Olumlaması
ŞİMDİ ŞÜKREDİYORUM. YAŞADIĞIM HERŞEYİÇİN.ÖZELLİKLEDE BAŞLANGIÇTA KÖTÜ SANDIĞIM HERŞEY İÇİN GÖZYAŞLARIM KORKULARIM İÇİN ONLARIN BENİM TARAFIMDAN YARATILDIĞINI KABUL EDİYORUM. ONLARI KUCAKLIYORUM ONLAR BENİM GELİŞMEM VE KENDİMİ FARK ETMEM İÇİN KULLANDIĞIM ARAÇLARDI YANLIŞLARIMI VE DOĞRULARIMI KUCAKLIYORUM YAPTIKLARIM VE YAPMADIKLARIMI ONLARDAN GEREKLİ DERSİ ÇIKARDIM ŞİMDİ ANCAK BENİ GERÇEKTEN İYİ HİSSETTİRECEK DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ SEÇİYORUM BÜTÜN O YAŞADIKLARIM ARASINDAN DENEYİMİN ÖZÜNÜ VE ANLAMINI BİLGELİĞİNİ ALIYOR VE AĞIRLIKLARINI BIRAKIYORUM O BENİ HER ZAMAN EN İYİ YERDE BARINDIRDI VE KORUDU ŞİMDİ BEN ÖZÜMDEKİ O OLAĞANÜSTÜ PARLAKLILIĞI FARKEDİYORUM. GÜCÜMÜ FARKEDİYORUM VE KULLANIYORUM. ONLAR SAYESİNDE GEÇMİŞTE YAPTIĞIM YANLIŞLAR VE DENEYİMLER SAYESİNDE BU ANLAYIŞA ERDİM.
TANRIYA TEŞEKKÜR EDİYORUM BANA BU İMKANI VERDİĞİ İÇİN SEÇTİM ÖZGÜRCE VE SEÇİMLERİMİN SORUMLULUĞUNU YAŞADIM KAHRAMANCA
İNSAN OLMANIN ONURUNU YAŞADIM. HAYATI YALNIZ BAŞIMA DOĞRU VE YANLIŞIN AÇIK VE NET OLARAK ORADA OLMADIĞI BİR YERDE DENEDİM.
DÜŞE KALKA ÖĞRENDİM AĞLAYA GÜLE.
KAH KORKTUM YERİMDE ÇAKILI KALDIM KAH BİRİLERİNDEN MEDET UMDUM KAH BAŞKALARININ DÜMEN SUYUNDA YAŞADIM OLSUN! ONLAR BENİM HAYATIMDI. BÜTÜN BUNLARI DENEMEYE HAKKIM VARDI BENDE DENEDİM
HİÇ BİR BAHANENİN VE MAZERETİN ARKASINA SAKLANMADAN ORTAYA ÇIKIP SORUMLULUĞU KABUL EDİYORUM. KİMSEYİ KINAMIYOR SUÇLAMIYOR VE KIZMIYORUM KUCAKLIYORUM BÜTÜN DENEYİMLERİMİ .
KEŞKE!! DEMİYORUM AMA!! DEMİYORUM SADECE EVET!! DİYORUM
(R.şanal)
3)Egodan Kurtulma ve Farkındalık olumlaması
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu ….. (Kendi Adınızı Yazın)
Bugün, bu saat, şu an hayatımın dönüm noktası!Bugün yepyeni sevgi dolu mutlu bir hayata başlıyorum!
Geçmişimdeki tüm olumsuzlukları siliyorum! Gelecek ise seçim yapmamı bekliyor! İşte tam bu anda bilinçli bir şekilde yarınlarıma yön veriyorum!
Geçmişte yaptığım tüm hatalar için kendimi bağışlıyorum! Kendimi şu an huzurlu, mutlu, harika hissediyorum! Enerji dolu, güçlü ve sağlıklıyım ve bunun tadını çıkarıyorum!
Ben,Kişisel Mükemmellik Yolcusu …..(Kendi Adınızı Yazın)
Son derece huzurluyum! Hayatımdaki iyiliğin gücüne inanıyorum!Koşullarda hiçbir güç yok!Yalnızca iyilikte ve doğrulukta güç var!
Şu anda içimde bulunan güce engel olabilecek hiçbir insan, yer, nesne durumveya ortam yok! Hiçbir şey bana karşı değil, hiçbir şey beni rahatsız edemez! Geçmişimde olanların beni incitecek hiçbir gücü yok!
Şu anki iyi düşüncelerle geleceğimi hazırlıyorum! Bugünü, şu anı yaşıyorum, geleceğe güveniyorum, geçmişten hiçbir pişmanlık duymuyorum! Tüm hayatın benimiyiliğim için el ele verdiğine inanıyorum! Rahatım, mutluyum, huzurluyum!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu ….. (Kendi Adınızı Yazın)
Kendi düşüncelerimi kendim seçerim! Başkalarının benimle ilgili düşünceleri beni bağlamaz!
Ben izin vermedikçe kimse benim düşüncelerimi biçimlendiremez! Kendim için sağlık, mutluluk, sevgi ve anlayış düşüncelerini seçiyorum!
Korku ve nefrete düşüncelerimde yer yok! Bu andan itibaren �Hayatımın Hakimi Ben�im!�
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu ……! (Kendi Adınızı Yazın)
Gerçekten ben çok özelim! Kendimi seviyorum ve kendimi çok iyi hissediyorum!
Kendimi geliştirmek için hergün çalışmama ve hergün daha iyiye gitmeme rağmen bugünkü beni seviyorum! Ve yarın daha iyi olduğum zaman da kendimi seveceğim!
Bütün dünyada gerçekten benim gibi kimse yoktur! Daha önce asla başka bir ben yoktu ve tekrar başka bir benolmayacak!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu ……! (Kendi Adınızı Yazın)
Ben tepeden tırnağa eşsizim! Bazı hallerde başkaları gibi görünebilir, hareket edebilir veyakonuşabilirim ama ben onlar değilim! Ben benim!
Birisi olmak istedim ve şimdi olduğumu biliyorum! Dünyadaki herhangi biri olmaktansa kendim olmayı tercih ederim!
Hissetme tarzımıseviyorum, düşünme tarzımı seviyorum ve işleri yapma tarzımı seviyorum! Kendimi ve kimliğimi beğeniyorum!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …..! (Kendi Adınızı Yazın)
Benim birçok güzel niteliğim var! Yeteneklerim, hünerlerim ve kabiliyetlerim var! Henüz bilmediğim yeteneklerim bile var! Ve sürekli kendi içimde yetenekler keşfediyorum!
Ben olumluyum! Ben kendimden eminim! İyi şeyler yansıtırım! Eğer yakından bakarsanız, etrafımda bir parlaklık bile görebilirsiniz!
Yaşam doluyum! Yaşamayı seviyorum ve hayatta olduğuma memnunum! Çok özel bir zamanda yaşayan çok özel bir kişiyim!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …..! (Kendi Adınızı Yazın)
Akıllıyım! Zihnim çabuk, uyanık, zeki ve eğlencelidir! İyi şeyler düşünürüm ve zihnim benim için her şeyi yoluna koyar!
Çok fazla enerji, şevk ve canlılığa sahibim! İlgi çekici biriyim ve kendim olmaktan gerçekten hoşnutum!
Başka insanlarla birlikte olmaktan hoşlanırım ve başka insanlar benimle olmaktan hoşlanırlar! İnsanlar söyleyeceklerimi işitmekten ve düşündüklerimi bilmekten hoşlanırlar!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu ……! (Kendi Adınızı Yazın)
Çok gülümserim! İçimde mutluyum ve dışarıda mutluyum!
Pek çok şeyle ilgilenirim! Sahip olduğum tüm nimetlerin, öğrendiğim şeylerin, bugün, yarın ve ebediyen �varolduğum sürece- öğreneceğim herşeyin değerini biliyorum!
Sıcak, samimi, dürüst ve içtenim! Ben bunların hepsiyim ve daha fazlasıyım! Ve bütün bunların hepsi benim! Kendimi seviyorum ve ben, ben olduğum için memnunum!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …….! (Kendi AdınızıYazın)
Yapabileceğime inandığım her şeyi yaparım! O tanımlanmayan nitelik bende var ve bu her gün artıyor! Bende yetenek, beceri ve hüner var!
Hedefler belirler ve onlaraulaşırım! hayattan ne istediğimi biliyorum! Onun peşine düşer ve elde ederim!
İnsanlar benden hoşlanır ve ben kendimle ilgili iyi şeyler hissederim! Ben olduğum için gurur duyuyor ve kendime inanıyorum!
Hiçbir şey beni durduramaz! Çok kararlıyım! Sorunları avantajlara çeviririm! Diğer insanların hiçbir şans görmediği durumlarda bile çözümler bulurum!
İstediğim her şeyi başarabileceğimi biliyorum ve olumsuz herhangi bir şeyin beni engellemesine veya yolumda durmasına izin vermeyireddediyorum !
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …..! (Kendi Adınızı Yazın)
Hiç kimsedenve hiçbir şeyden korkmuyorum! Kuvvete, yeteneğe, inanca ve güvene sahibim! Mücadeleyi severim ve balıklama dalarım! Özellikle bugün!
Dünyanın zirvesindeyim ve meydan okuyorum! Zihnimde istediğim şeyin net bir resmi var! Onu kendi önümde görebiliyorum! Ne istediğimi ve onu nasıl elde edeceğimi biliyorum! her şeyin bana bağlı olduğunu ve bunu yapabileceğimi biliyorum!
Engeller isteğimi azaltmaz! Onlar yalnızca hayatta ve hareket halinde olduğumu bana anlatırlar ve benhiçbir şey için hareketsiz kalmayacağım!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu ……! (Kendi Adınızı Yazın)
Kendime güvenirim! Başarı için ne gerekiyorsa fazlasıyla sahibim veonu nasıl kullanacağımı biliyorum! Bugün kimse beni durduramaz! Kendimi topladım ve hergün biraz daha toparlıyorum! Ve bugün, dikkat et dünya, ben geliyorum!
Sınırlar! Onları sınırlar olarak bile kabul etmiyorum! Kazanamayacağım hiçbir mücadele yoktur! Tırmanamayacağım hiçbir duvar yoktur! Yenemeyeceğim ya da tersine çevirip kendi yararıma kullanmayacağım hiçbir sorun yoktur!
Dimdik ayaktayım! Dürüst ve içtenim! İnsanlarla ilgilenmeyi severim ve onlar da benden hoşlanırlar! İyi düşünürüm; net düşünürüm; planlıyım; kendime ve çevremde olan her şeye hakimim!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …….! (Kendi Adınızı Yazın)
Kendi kartlarımı kendim oynarım, hiç kimse onları benim için oynamakzorunda değil! Hayatımdaki olaylar için hiç kimseyi suçlamam! başarısızlıklarımı kabul ederim ve onları, zaferlerimin ödüllerini kabul ettiğim kadar kolaylıkla aşıp ilerlerim!
Kendimden asla mükemmellik talep etmem, amaverebileceğimin en iyisini beklerim ve elde ettiğim de en iyisidir!
Kendime asla mazeretler bulmam! İşleri zamanında ve doğru yaparım! Bugün her zamankinden daha fazlasını yapacak içsel gücüm var!
Ben özel bir insanım! hedeflerim ve kendime olan büyük inancım, hedeflerimi gerçeğe dönüştürür!
Hayallerimi yaşama gücüm var! Onlara, kendime inandığım gibi inanırım! Ve bu inanç öyle güçlüdür ki, benim yenilmez ruhumu zayıflatabilecek hiçbir şey yoktur!
Biliyorum ki, yücelik yüce olanın zihninde başlar! Biliyorum ki, kendimle ilgili inandığım şey benim olacaktır! Bu yüzden kendim için en iyiye inanırım!
Pratik ve gerçekçiyim, ayağımı yere sağlam basarım! Ama aynı zamanda kendime, en yoğun beklentilerime uygun yaşama özgürlüğünü deveririm!
Kendimi asla başkalarının dar görüşlü inançlarıyla sınırlamam! Bunun yerine kendimi sınırsız olanakların engin ufuklarına açarım!
Birisi �yapamam� dediği zaman �nedenolmasın?� diye cevaplarım! Birisi �bu imkansız� dediği zaman, �Olacağına inandığım ölçüde hiç bir şey artık imkansız değildir!� diye cevaplarım! Benim inancımla, benimle her şeymümkündür!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …..! (Kendi Adınızı Yazın)
Ben de gayret,heves, dayanıklılık ve sabır var! Kendimle ilgili ve yaptığım her şeyle ilgili iyi, güçlü, kazandıran bir tutumum var! Pratik ve gerçekçiyim, ama aynı zamanda her durumda en iyi sonuca inanırım!
Geçmişte kendimle ilgili herhangi bir şüpheye sahiptiysem bile, bugün onları bir kenara koymak için iyi bir gün! Beni bugüne kadar tutan herhangi bir güvensizlikten kurtulmak için iyi bir gün!
Biliyorum ki ben, doğru kazanmaya götüren tarafa yöneldim ve ileriye bakıyorum, asla geriye bakmıyorum! Bir konuya bir kerede odaklanma yeteneğim var, bu yüzden elimdeki işe dikkatimi yoğunlaştırırım ve onu bitiririm!
Ben, Kişisel Mükemmellik Yolcusu …..!(Kendi Adınızı Yazın)
Bugün, hiçbirşeyin yolumda duramadığı o günlerden birisi!Kararlılığa gereksinim duyduğumda, ona sahibim! İş veya mücadele ne olursa olsun, onu bitirmek için gücüm ve sonuna kadar gidecek sabrım var!
Tam şu anda, kendime,kendimle ilgili gerçekleri anlatırken bile, biliyorum ki, başarabilirim ve başarıyorum! Şu anda, önümde duran herhangi bir mücadele hakkında düşünürsem, bu mücadeleden dolayı daha başarılı olacağımı biliyorum!
4)Para ve Bolluk Olumlaması
1. versiyon
Her geçen an para bana artarak geliyor. Bolluk ve bereket içindeyim, yaşamımda bolluk ve bereket içinde, bana gelen parayı severek alıyorum ve o da daha çok geliyor.
Evrenin bana vermek istediği tüm bolluk ve bereketi ayırım yapmaksızın olduğu gibi kabul ediyor ve istiyorum.
Bu bilinç ve sorumlulukla onu paylaşmak için elimden geleni yapacağım.
Çok PARA yı hakediyorum.
Çok PARA ya layığım.
PARA bana sevgiyle geliyor.
Ben parayı sevgiyle alıyorum.
Çok zengin ve bolluk içinde yaşamak benim en doğal hakkım.
İşimde çok başarılıyım, çok param var ve mutlu bir yaşamım var.
Ben ….. tarihinde işe başladım ve maaşım istediğimin çok daha ötesinde.
Kişisel kulanımım için yeterli olandan daha fazla paraya sahibim.
Şu anda parasal olarak büyük bir bolluk yaşıyorum ve bunun tadını çıkarıyorum.
Ben maddi manevi beni doyuran bir işte çalışıyorum işimi çok seviyorum.
Bu ya da daha iyi birşey, şimdi benim ve ilgili herkes için tamamen doyum
verici ve uyumlu bir biçimde gerçekleşiyor.
Ben göründüğümden çok daha fazlasıyım.
Ben PARA yı kendim için bolluk içinde harcıyorum ve her istediğimi alıyorum.
2.versiyon (tavsiyemdir)
Para, insanlara duyduğum sevgi ve saygıyla en iyi yaptığımı yaparken yarattığım farkın karşılığıdır…
İşimle, bilgimle, yeteneğimle, insanlara yaptığım katkının en güzel karşılığıdır.
Para, bütün bunları hissettiğimde bana gelir. Ve bunları hissetmek sadece benim elimdedir.
Hayatı bütün sadeliği ve muhteşemliği ile yaşamak için. İnsanca yapacağım her iş için…
Eğlence, Dinlence, yardım ve günlük ihtiyaçlarımı en iyi şekilde karşılamak için…
İşlerimi geliştirmek ve tasarılarımı gerçekleştirmek için, Para en değerli araçtır. Onu seviyorum…Hayatı, kendimi, insanları çalışmayı sevdiğim gibi…
Yaptığım işten bolca para kazanıyorum… İşimi kalbimle, ruhumla, aklımla yapıyorum.
Ve ben işimi çok iyi yapıyorum… Büyük bir keyif ve dikkatle ibadet eder gibi… Ve karşılığında bolca parayı kendime çekiyorum…
Yaptığım işi, bulunduğum anı ve karşıma çıkan insanı seviyorum. ve bütün bunlara değer veriyorum. Değerli olduklarını bilerek… Ve değer üretiyorum…
Ve Para Kazanıyorum Bolca ve Bereketli Paralar…
Elimdeki her bir lira on lira gibi değerleniyor… Ve her bin lira on bin gibi…
Asla haksızlık yapmadan keyifle kazanıyorum ve sevinçle harcıyorum…
Para sevgidir ve ben parayı seviyorum…
Hesap ederek, gereksiz harcamalar yapmadan gösterişe ve aşırılığa kaçmadan…
Mutlu olmak ve mutlu etmek için… İnsanca yaşamak için… Para harcarken hep tanrıya şükrediyorum…
Kazandığım paradan mutlaka ihtiyacı olanlara sevgiyle veriyorum. Çünkü; biliyorum ki, bu onların hakkı… Hiç Tanınmamış olsam da… Bana yardım etmemiş olsalar ve yardımları dokunmayacak olsa bile…
Bilirim ki ben karşılığını almayı düşünmeden kendimdeki iyiliği vermeyi bildiğimde, hayatta bana hep en iyiyi verir. Bu hayatın döngüsüdür. Bu hayatın alma ve verme döngüsüdür. ve ben vererek bu döngüye katılmış olurum…
Zaten ben asla yoklukta olamam… Çünkü benim varlığım bütün varlıkların temelinin bulunduğu yerdedir her zaman…
Çünkü Allah benim rızkıma kefil olmuştur. Bu onun sözüdür ve ben ona güvenirim. Bolca kazandığım paranın bir kısmını biriktirir, bir kısmını verir, bir kısmını yatırıma dönüştürür. bir kısmınıda neşeyle harcarım…
Parayı severim hayatı sevdiğim gibi. O bana hep akar gelir… Bir ırmak gibi… Bolluk ve bereket seli…
Emeğimin karşılığında mutlaka alırım. Emeğim kutsaldır ve karşılığıda… Kimsenin benim emeğimi çalmasına izin vermem… Bu öncelikle onların iyiliği içindir. Böylece onların haksızlık yükünü sırtlarına vurmamış olurum.
ihtiyaçta olanlara kendimden sevgiyle veririm… Zenginlik ve bolluk hayatımın gerçeğidir…
Herzaman yaptığım şeyi, daha iyi yapmak için, daha çok öğrenmek ve hizmet etmek için, yeni yollar çareler ve buluşlar yaparım… Keyifle ve neşeyle çalışırım… Çalışmak benim en büyük eğlencemdir.
Hayatıma her an bolca para akar ve bu parayı sadelik ve sükunetle kullanırım. Ve sonra başkalarınında bolluk bilincine ulaşmaları için çaba gösteririm.
Biz topluca bolluk bereket içinde sadelikten ayrılmadan sükunetle yaşadığımızda, Allah’ın muradı yerine gelmiş olur. Çünkü; Allah bütün hazineleri yaratandır ve bizim onlardan faydalanmamızı ister.
Para sevgidir ve ben hayatı seviyorum…
5)Dikkat ve Hafıza
Gördüğüm okuduğum ve dinlediğim her şey belleğimde depolanırlar. İstediğimde bunları birer birer hatırlarım.
Bilinçaltımın sonsuz saklama gücü, bütün bilgileri kaydetmek yeteneğine sahiptir.
Saniyede milyonlarca veriyi yükler bilinçaltım. Bende bunları ihtiyaç duydukça hatırlarım.
Sesleri, renkleri, sözcükleri, onların anlamlarını ve diğer milyonlarca detayı…
Hatırlarım açık ve berrak bir biçimde hatırlamak istediğim herşeyi…
Bildiğim ve öğrendiğim şeyler düzgün, ilişkili ve anlamlı bir biçimde saklanırlar.
Bilinçaltımda, herşeyi bir başka şeyle ilişkilendirdiğim hatırlama çivileri vardır. Biri diğerini hatırlatır bana, oda bir başkasını…
Hatırlarım açık ve berrak bir biçimde…
Bir şeye baktığımda bütün renkleri en ince detayına kadar farkedebilirim. Ve de bütün sesleri en ince ayrıntısına kadar…
Bir şeye bütün varlığımla bakarım. Yaptığım şeyi bütün varlığımla yaparım.
Her anımı ibadet eder gibi yaşarım…
ben dinlenirken uyurken, günlük işlerimi yaparken, bilinçaltımdaki bilgiler işleniyor olurlar en mükemmel şekilde ve kendiliğinden. Onlar üzerinde düşünmediğim zaman bile düşünmüş olurum…
Eğlenmeye ve dinlenmeye zaman ayırırım. yaptığım işi keyifle ve neşeyle yaparım.
Ozman zihnim tamamen açılır. Bütün kapasite ortaya çıkar.
Öğrendiklerimi içselleştirmek için başka şeyler yaparım… Keyifli şeyler…
Bir süre sonra dönüp arkama baktığımda, öğrenmiş olduğumu farkderim…
Çok şeyi öğrenirim. Bazı şeyleri iyi yapmak için. Bu yüzden ihtiyacım olanları hatırlarım kolayca… Diğerini ise her an hatırlamam gerekmez…
Sadece yapabildiğimi en iyi şekilde yaparken, başka birşey için kaygı duymadığımdan, yaşadığım ana odaklanmak benim için çok kolay olur…
Öğrenmek, anlamak, bilmek ve hatırlamak ve sonra bunları hayatımda daha çok başarı ve mutluluk ve de hizmet içib kullanmak bana müthiş bir keyif verir…
Bir şeyi öğrenirken gevşek, neşeli ve rahat olmam zihnimi açar ve genişletir… Tüm kapasitesiyle kullanıma hazır hale gelir…
Hatırlarım açık ve berrak bir şekilde hatırlamak istediğim herşeyi…
kaynak
19 Aralık 2018 Çarşamba
Düşüncenin gücü kanıtlandı

İngiltere’de yapılan bir araştırma, düşünme ve dokunmanın gücünü kanıtladı. Araştırmanın özeti şu: İnsan, eliyle ağrılarını dindirir, düşüncesiyle hastalanır, yanmayan parmaklarının bile su toplamasını sağlayabilir. Peki, insan düşüncenin ’gücü’nü nasıl kullanır?
Institute of Cognitive Neuroscience at University College in London’da yapılan bir araştırmanın sonuçları, aslında herkesin malumu olan bir gerçeğin bilimsel kanıtı niteliğinde: Düşünmenin ve dokunmanın gücü.
Nörolog Dr. Marjolein Kammers başkanlığındaki ekip, fiziksel beden ile zihinsel bedenin nasıl ortak çalıştığını bilimsel olarak ortaya koyan bir araştırmaya imza attı.
Aslında İngiliz bilim insanlarının yaptığı bu araştırma, insanın beden enerjisiyle ve dokunarak hem başkalarını hem de kendi bedenini şifalandırması esasına dayanan Uzak Doğu öğretisi reikiyle aynı noktada buluşuyor, yani araştırma, reiki felsefesini destekliyor.
Doktorlar da tıbbi tedaviyle birlikte önerilen ve kişinin pozitif enerjisini yükselten yöntemlerin hem hastaya hem de doktora önemli katkılar sağladığı görüşünde birleşiyor. ntvmsnbc, İngiltere’deki araştırmayı ve araştırma sonucuyla örtüşen reikiyi uzmanlarıyla konuştu, insanın düşünce gücünü nasıl kullandığını irdeledi.
BAŞKASININ ELİ DOKUNDUĞUNDA AĞRI ARTIYOR
Londra Üniversitesi Nöroloji Bölümü’nden bilim insanları, karmaşık bir fiziksel duygu olan ağrıyı azaltmak için ‘kendine dokunma’yı kullandı.
“Yaralandığınızda veya bir elinizi kestiğinizde ilk yapacağınız şey nedir?” sorusunu yönelten Dr. Marjolein Kammers, “Yaralandığınızda veya herhangi bir sebepten dolayı ağrınız olduğunda elinizi ağrıyan yerin üzerine koyun, ağrınız hafifleyecektir” diyor.
Dr. Kammers’a göre, insanların ağrıyan yerlerine ellerini götürmesi otomatik olarak düşünce gücünü harekete geçiriyor ve kişinin, o noktaya yoğunlaşmasını sağlıyor. Bu da beynin, bedensel duyumsal korteks denen somatosensory cortex bölgesini aktive ederek oluyor. Çalışmayı yapan uzmanlar, araştırmaya katılan hastalardan ellerini ağrıyan yerlerinden çekmeleri istendiğinde ve bir başkasının elinin o bölgede tutulması halinde ağrıda artış olduğunu belirtiyor.
AĞRI KONTROLÜNDE DÜŞÜNCE GÜCÜ MÜ AĞRI KESİCİ Mİ?
Dr. Kammers bunu, “Düşünce gücü ile fiziksel ve zihinsel bedenin ortak çalışması sonucu gelişen içgüdüsel bir tavır” olarak nitelendiriyor. Tıp dünyasında ağrı kontrolünün, ağrı kesicilerden ziyade düşünce gücüyle yapılması da aynı esasa dayandırılıyor. Ayrıca, kaza veya ameliyat sonrası kaybedilen uzuv ya da organın hala ağrıdığını hissetmenin de fiziksel aktivitelerin yanı sıra düşünce gücüyle oluşturulmuş ve ‘fantom ağrı’ olarak isimlendirilen merkezi ağrılar olduğu belirtiliyor.
YANMAYAN PARMAKLAR DA SU TOPLADI
Nörolog Dr. Marjolein Kammers ve ekibinin yaptığı ısı çalışmasının sonuçları da bir hayli ilginç. Çalışmada, sadece bir tanesinin yakıcı özelliği bulunan 3 ayrı sıcaklıktaki noktaya elin 3 parmağı değdiriliyor. Diğer iki nokta soğuk olduğu halde kişi, 3 parmağı da yanmış gibi tepki gösteriyor. Hatta hiç yanmamış parmakları, yanmış parmakla birlikte su bile toplayabiliyor.
HASTALANDIRMA GÜCÜN VARSA, İYİLEŞTİRME GÜCÜN DE VARDIR
Bilimsel anlamda bunun açıklamasını tam olarak yapamayan araştırmacılara göre bu durum, hastaların düşünce güçleriyle kendi kendilerini hastalandırabildikleri gibi aynı güçle kendi kendilerini tedavi edebileceklerinin de göstergesi.
DOÇ. ÇİFTÇİOĞLU: BİLİM İNSANI OLARAK GÖRDÜĞÜME İNANIRIM
9 yıl NASA’da Astronot Sağlığı ile Uzayda Hayat Araştırması grubuyla çalışan ve 1998 yılında Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilen Klinik Mikrobiyolog ve aynı zamanda Habertürk Gazetesi Yazarı Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu da köşesinde, İngiltere’de yapılan ve dokunmanın gücünü kanıtlayan bu araştırmaya yer verdi.
“Ben bir bilim insanıyım ve gördüğüme, dokunduğuma inanırım. Bir bilim insanı olduğum halde, biliyorum ki bilimin açıklayamadığı, bu şekilde iyileşmiş çok hasta var” diyen ve köşesindeki yazısında, “Büyü, hastanın kendi kendisine dokunmasında ve iyileşmeyi gerçekten istemesinde!” diye yazan Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu, düşüncenin gücünün nelere kadir olduğunu başından geçen bir olayla şöyle anlatıyor:
“ÖLECEKSİN” KELİMESİYLE GELİŞEN PSİKOLOJİ
“11 yıl Finlandiya’da öğretim üyesi olarak çalıştım. Aynı üniversitede uzun yıllar çocuğu olmayan bir arkadaşım karnındaki şişme nedeniyle doktora gitti ve tetkikler sonucu yumurtalıklarıyla rahminde kanser olduğu ortaya çıktı. Kanserin çok fazla yayıldığını gören doktor arkadaşımın eşine,’Ben eşinizin uzun süre yaşayacağına ihtimal vermiyorum, onun için siz eşinizi alın, tatile gidin ve ne istiyorsa onu yapsın” demiş. Arkadaşım bizlerle vedalaştı, daha sonra Almanya’da yaşayan en yakın arkadaşına telefonda durumu anlatmış ve ‘Ben Hindistan’a gideceğim, orada kendimi rahatlatmak için yoga, meditasyon gibi yöntemlerle ilgileneceğim’ demiş. Ertesi sabah havaalanına gitmeden önce bir telefon almış ve bir gece önce vedalaştığı arkadaşının trafik kazasında öldüğünü öğrenmiş. O anda, kanser teşhisi alıp, ‘öleceksin’ lafını duyduktan sonra gelişen psikolojinin, yanlış bir psikoloji olduğuna karar vermiş.
RAHİM VE YUMURTALIK KANSERİYDİ, ANNE OLDU
Arkadaşım, Hindistan’da bir süre kaldı, ancak bu arada karındaki şişme devam etmiş. Bu şişliğin kitleden kaynaklandığı düşünülürken, kontrol amacıyla doktora gitmiş. Doktor muayene ve tetkikler sonunda büyük bir şaşkınlık yaşamış, çünkü kitlelerin tamamen yok olduğunu görmüş. Üstelik arkadaşımın 5 aylık hamile olduğu anlaşılmış. Arkadaşımın bu çocuğu şu anda 17 yaşında bir genç kız ve arkadaşım hala hayatta…
Şimdi buna ‘düşünce gücü’ denir veya herhangi bir şekilde başka bir açıklama getirilir. Ama bu olay o zaman bilimsel olarak yayınlandı. Arkadaşımın önceki filmleri, biyopsi sonuçları ve daha sonraki filmleri ile birlikte Finlandiya’daki doktorlar tarafından bilimsel rapor haline getirildi ve yayınlandı.”
“BU BİR HOKUS-POKUS DEĞİL”
Doç. Çiftçioğlu, arkadaşının içindeki enerjiden beslenerek böyle bir şey başardığını söylüyor. İnsanın düşünce gücüyle hastalıklardan korunabileceğini ve iyileşebileceğini yaşadığı bu olayla deneyimleyen Doç. Çiftçioğlu, “Bu bir hokus-pokus değil” diyor ve bilim insanlarının, özellikle de doktorların enerjinin ve düşüncenin gücüne temkinli yaklaşmasının nedenlerini şöyle açıklıyor:
DOKTORLAR NEDEN TEMKİNLİ YAKLAŞIYOR?
“Kanser teşhisi almak gerçekten zor bir durumdur. Çünkü kanserin ismi bile çok soğuktur, kanserin adını duyduğunuz zaman immün sistem zayıflamaya başlıyor, bağışıklık sistemi kırıldıktan sonra da zaten aktif olan kanser hücreleri çoğalıyor. Dünyada kanser hastalarının en çok tedavi edildiği merkezlerden biri olan Houston’daki MD Anderson Kanser Merkezi’nde ilk verilen şey psikolojik tedavidir. Mesela Filiz Akın da orada tedavi gördü, orada kemoterapiden veya radyoterapiden önce psikolojik tedavi verilir.
Çünkü bu bir hokus-pokus değil. Bu tıbben açıklanmış bir olgudur ve ‘olur mu öyle şey?’ denecek bir durum değildir. Ben bir bilim insanıyım ve gördüğüme, dokunduğuma inanırım. Ancak arkadaşımın durumu, birebir yaşadığım ve gözlemlediğim bir olaydır.
Ama doktorlar bunu da tıbba bağlayarak ve psikoloji, immün sistem gibi kavramlarla açıklıyorlar. Ancak bunun daha ötesine gittiğiniz zaman açıklamasını yapamıyorsunuz, çünkü bir bilim insanı, bir hekim olarak gözle görülmeyen hiçbir şey hakkında konuşmak istemiyorsunuz. Bu da çok doğal, doktor size, ‘düşünce gücünüz veya enerjiniz bunları yapıyor’ diyemez. Çünkü bunun bilimsel bir açıklaması yok.
BU TÜR OLGULARI SUİSTİMAL EDEN İNSANLAR OLABİLİR
Ancak bunu birileri söylediği zaman,’şarlatanlık’ oyarak nitelendiriliyor. Aslında bu konuda da çok dikkatli olmak gerekiyor çünkü bu gibi fenomenleri kullanarak insanları suistimal eden bir takım kişiler de ortaya çıkabiliyor. Doktorların enerji gücüyle ilgili tutumları işte bütün bunlara karşı bir savunma mekanizmasıdır. Yani hekimlerin bunu tamamen ve rahat bir şekilde dile getirmemelerinin arkasında böyle düşüncelerin olduğu görüşündeyim. Ama kendileri de birebir bunu yaşıyorlar, yaşamamaları imkânsız.”
NASA’da çalıştığı dönemde iki projede bilim direktörlüğü yapan ve insan vücudunda kireçlenmeye neden olan mekanizmayı açıklayan çalışmasıyla Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilen Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu, Nörolog Dr. Marjolein Kammers ve ekibinin yaptığı araştırmanın önemine ise şu cümlelerle değiniyor:
BU ARAŞTIRMA, BİLİNÇALTININ BİLİMSEL AÇIKLAMASIDIR
“25 yıldır tıp biliminin içerisindeyim ve tıbbi araştırmalar yapıyorum. Bu nedenle enerjinin ve dokunmanın gücünün bir tıbbi araştırmayla ispatlanması gerçekten çok önemli. Çünkü sonuçları geçen hafta yayınlanan bu araştırma, aslında herkesin bilinçaltında yazılı olan bir gerçeğin bilimsel açıklamasıdır. İnsanın düşünce gücüyle neleri başarabileceğini göstermek için yapılan ısı çalışması da çok ilginç. Orada beyin, ‘yandım’ komutunu verdiği için yanmayan parmaklar da su topluyor, bu beynin ve bilinçaltının gücüdür. Araştırmanın altını çizdiği şey de zaten budur, yani insan isteyerek hasta oluyor veya acı çekiyorsa, isteyerek kendisini tedavi de edebilir, acıyı da dindirebilir.”
İşte reiki de aynen bunu söylüyor. “Başınız ağrıdığında elinizi başınıza koyun, karnınız ağrıdığında karnınıza… Elinizdeki o enerji belki ağrıyı yok etmiyor ama onu tolore etmenizi sağlıyor. Sizde hasta olacak güç varsa, iyileşecek güç de vardır ve bu güç bedeninizdedir” diyor.
İÇİNİZDEKİ GÜCÜN FARKINDA MISINIZ?
‘‘İnsan, bünyesinde taşıdığı ilahi öz ile her şeyi başarabilir, hasta ise sağlığına yeniden kavuşmayı, sağlığını korumayı ve geliştirmeyi… Yunus Emre’nin ’Bir ben var bende benden içeri’ sözünden kastettiği, içimizdeki bu ilahi öz’dür. Reiki, içimizdeki bu ilahi öz ile temas kurmanın yollarından biridir.”
Bu sözler de, “Yaşama Sanatında Reiki” adlı kitabın yazarı Tacettin Ocak’a ait. “Reiki, ‘her yerde var olan enerji” anlamına geliyor. Bu enerji bizim dışımızda değil, tam da özümüzdedir. Aslında her atomun çekirdeğinde bir enerji, bir hareket var ve bu hareketi sağlayan da reikinin kendisidir” diyen Reiki Eğitmeni Tacettin Ocak, İngiliz bilim insanlarının yaptığı araştırmanın, reiki felsefesini desteklediğini söylüyor.
“Aslında ellerdeki enerjinin, dokunmanın ve düşünce gücünün etkinliğini anlamak için araştırmalara ihtiyacımız yok ama bunun bilimsel olarak de kanıtlanması önemli” diye konuşan Ocak, reikinin genelde bir şifa tekniği olarak nitelendirildiğini ama bunun, her insanın içinde var olan enerjinin, bir mekanizmanın harekete geçirilme şekli olduğunu belirtiyor.
Duyguları yatıştıran, rahatlama sağlayan, zihni sakinleştiren ve mutluluk hormonunun salgılanmasını artıran meditasyon, yoga ve reiki gibi teknikler, ruhsal ve fiziksel sağlık ile bağışıklık sistemini güçlendirdiği için özellikle kronik hastalıklarla mücadele eden hastalara önemli bir psikolojik destek sağlıyor.
ZİHİNSEL RAHATLAMA VE STRESLE MÜCADELE YÖNTEMİ
Uzmanlar da reiki, yoga, meditasyon gibi yöntemlerin tıbbi tedaviyle birlikte uygulandığında, hastalıkların tedavisinde olumlu etki yaptığını söylüyor.
’Derin düşünme ve öze dönme’ olarak tanımlanan meditasyon, ’yaşam enerjisi’ anlamına gelen reiki, ’bedendeki enerjinin dönüşümü’ için yapılan yoga, özellikle son 50 yıldır daha çok zihinsel rahatlama ve stresle mücadele yöntemi olarak kullanılıyor. Ancak endişe ve gerilimi azaltıp insanın kendisinden memnun olmasını, üzüntülerini ve ağrılarını tolore etmesini kolaylaştıran, zihni sakinleştiren, sağlığın korunması ve kaliteli yaşam için önerilen bu yöntemler, kanser başta olmak üzere kalp hastalıkları, diyabet ve felç gibi tedavisi uzun süren hastalıklarda özellikle tavsiye ediliyor.
Bir Japon doktorun Buda’nın öğrencilerine ait kitaplardan öğrenerek dünyaya tanıttığı reiki, insanın bedenindeki enerjiyle başkalarını ve kendi bedenini şifalandırması esasına dayanıyor. Ancak reikiye sadece şifalandırmak gözüyle bakmamak gerektiğini belirten Tacettin Ocak, reikinin bir ‘öze ulaşma’ yöntemi olduğunu söylüyor.
KİMİSİ ŞİFA OLARAK BAKAR, KİMİSİ ALLAH’A ULAŞMANIN YOLU
Reikiyi, ’konsantre edilmiş çok yoğun sevgi’ olarak da nitelendiren Ocak, reikinin insan ruhuna ve bedenine neden iyi geldiğini, özellikle de kanser hastalarının reikiden nasıl yararlandıklarını şöyle anlatıyor:
“Yunus Emre’nin bahsettiği, ’Bir ben var bende benden içeri’den kastettiği ne ise ‘Bu bendeki güç nasıl bir güç’ diye düşünen ve araştıran insanların reiki yoluyla buldukları şey de aynıdır. Yani içlerindeki ilahi özdür. Kimisi reikiye sadece şifa olarak bakabilir, kimisi de ’Allaha ulaşma yolu’ olarak görebilir.
Reikiyi en çok kanser hastaları
uyguluyor ve bundan büyük yarar görüyor. Kanser hastasının çok zor bir tedavi sürecinden geçtiği herkesin malumu. Psikolojik destek ve pozitif düşünce olmadıktan sonra, bu tedavilerin çok
daha zor geçeceği de bilinen bir gerçek. Tacettin Ocak
Uzmanlar, kanserin bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla ortaya çıktığını söylüyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi yollarından biri de moraldir. Tedavinin başarılı olabilmesi için hastanın psikolojik durumunun mutlaka iyileştirilmesi gerekir. Hasta yüksek moral değerlere ulaştırılmalı ve özündeki güçle kanseri yeneceğine inanmalı. Reiki hastaya işte böyle bir destek sağlıyor.”
PROF. CANPOLAT: DESTEK TEDAVİ OLARAK İŞE YARIYOR
Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Cengiz Canpolat da bilimsel tedavinin yanında destek tedavisi olarak reiki, yoga, meditasyon gibi yöntemlerin olumlu etkileri olduğu görüşünde. “Bizde yaygın değil ama reikinin çocuklarda da uygulandığına ve kanser tedavisinin yan etkilerini azaltmada etkili olduğuna dair birçok yayın var” diyen Prof. Canpolat, şunları söylüyor:
“Özellikle kemoterapi sırasında gelişen bulantı, kusma ve ağrı üzerinde etkili olduğunu biliyorum. Ben şahsen kendi hastalarıma reiki yapmıyorum, ben hastalarıma sadece bilimsel tedavileri yapıyorum ama biliyorum ki ağrıları, bulantı ve kusmayı azaltıyor veya dindiriyor. Enerji metabolizmalarını düzenliyor ve hastaların yorgunluklarını azaltabiliyor.
Bilimsel tedavinin yanında bir
destek tedavisi olarak işe yaradığını ve kanser hastalarının reikiden fayda gördüğünü söyleyebilirim. Uluslararası makalelerde ve tıbbi bilimsel dergilerde düşüncenin gücü, reiki, yoga ve
biyoenerji üzerine yayınlanmış
çok sayıda makale var. Ben de bunları
takip eden bir doktorum. Prof. Dr. Cengiz Canpolat
Ben sakinleşmek, rahatlamak ve stresten arınmak için kendime de reiki yapıyorum. Ama farklı gözle bakılabilir düşüncesiyle çocuk hastalarıma böyle bir şey uygulamıyorum. Zaten çocukların aileleri de böyle bir şey istemedi, benim muayenehanemde reiki şemaları asılıdır ama ‘hocam siz reiki yapıyor musunuz, bizim çocuğumuza da reiki yapın’ diyen kimse olmadı. Ben de yanlış anlaşılır düşüncesiyle herhangi bir teklifte bulunmadım ama reikinin böyle bir faydasının olduğuna dair bilgim var.”
VÜCUTTAKİ ENERJİNİN KULLANILMASINI SAĞLIYOR
Tacettin Ocak’a göre de reiki, bedende bulunan 7 ana enerji merkezinin enerjisini yükseltme yaklaşımına dayanıyor.
“Bedenimizi tepeden ayak parmaklarına kadar bir kanal gibi düşünelim, hastalıkların zaten var olmasının nedeni, o kanalda bazı tıkanmaların olmasıdır. Reiki, herhangi bir hastalığa karşı özel olarak uygulanan bir şey değildir, hastalık olsun, olmasın her insana uygulanır ve hangi kanal tıkalıysa, o kanal açılır. Enerji kanallarının açılmasıyla da hastalık ortadan kalkar, hasta olmayanların ise sağlıklarını korumaları sağlanır. Yani reiki vücuttaki enerji kanallarının açılmasını ve bu kanallardaki enerjinin kullanılmasını sağlıyor.”
HASTALIK YOK, HASTA VAR
“Eskiden ‘hastalık var’ denirdi ama artık ‘hasta var’ deniyor. Çünkü her hastalık her hastada aynı etkiyi yaratmaz. Artık olay, o hastanın iç dünyası, kendisine yaklaşımı, dünyayı algılayış biçimi, hastalığı nasıl tanımladığı ve moral durumuna döndü. Bu yüzden bilimin bu konuya araştırma için zaman ve enerji ayırması gerektiğini düşünüyorum” diye konuşan Ocak, şöyle devam ediyor:
“Biz hastalarda bilimsel yöntemlere yönelik soru işareti yaratmayız. Ama bilimsel tedavinin yanında reiki, meditasyon, yoga, dua gibi yöntemlerin sağladığı desteğin, hastaların ilaçlardan alacağı yararı ve olumlu etkiyi artıracağına inanıyoruz. Bu tür desteklerden sonra sonuçlara şaşıran doktorlar da var. Örneğin, reiki yapan hastaların kanserdeki ağır tedavi sürecini daha hafif geçirebildiklerini gözlemliyoruz. Ancak reiki gibi yöntemlerin düzenli uygulanması lazım. Reikinin altındaki ilahi enerji sorgulanırsa, insan kendi gücüne inanırsa ibre şifadan yana döner. Bu çok kolay bir süreç değildir ama gereği yapılırsa başarı sağlanabilir. Hastaya reiki uygulandığında otomatik olarak bağışıklık sistemi güçlenir. Yoğun reiki uygulamaları sayesinde bu etki artar ve hasta hem kendisini iyi hisseder hem de hastalığın seyri olumlu yönde gelişir.”
HER İNSAN KENDİSİNİ HASTA EDEBİLECEK KADAR GÜÇLÜDÜR
‘Yaşama Sanatında Reiki’ adlı kitapta reikinin nasıl uygulandığını anlatan Ocak, “Aslında her insanın kendisini iyi hissetmesi, stresten uzak durması, sağlığını koruması veya hastalanmışsa da şifa bulabilmesi için ihtiyaç duyduğu enerjinin kendisinde mevcut olduğunu anlatmak istedim. Çünkü her insan, kendisini hasta edebilecek kadar güçlü bir varlıktır. İnsan o gücü, iyileşmek için de kullanabilir. Bunun için aslında reiki çok kolay bir yöntemdir. İnsan, tıbbi tedaviyle birlikte reikinin de desteği ile hastalıktan kurtulma şansına sahiptir. Ben bu kitapta insanlara içlerindeki şifa gücünü nasıl kullanacaklarını öğretmeyi amaçladım” diyor.
KİMİ ZAMAN BİR DUA, KİMİ ZAMAN GÜZEL BİR MÜZİK…
Reikinin sadece sağlık açısından değil, iş hayatında başarılı olmak için de önemli katkı sağladığını belirten ve kitabında, ‘İnsanın sevmekten başka çaresi yoktur’ diyen Tacettin Ocak, ’neden reiki?’ sorusuna ise şöyle cevap veriyor:
“Önemli olan ne yaptığın değildir, önemli olan enerjidir. Yani adına reiki de demek zorunda değilsiniz, kimi yerde bu bir dua, kimi yerde bir tebessüm, kimi yerde bir güzel müzik veya güzel kokudur. Buradaki temel nokta; sorunu çözümlemeye gitmektir. Mesela iş dünyasında bazı yöneticilerin aslında yönetilmeye ihtiyacı var, bazı denetleyicilerin de denetlenmeye. Bu devlet kurumları için de özel şirketler için de geçerli. Sonuçta olay şudur; kendisiyle iletişimi olmayan bir insanın, başka birisiyle iyi iletişim içinde olmasını bekleyemeyiz. Mesele, herkesin kendisiyle barışık olması, içindeki ilahi gücün bedenine ve ruhuna yayılması meselesidir. Ben gelecekte iş dünyasındaki profesyonel insanlara bu konuda çok yoğun eğitimler verileceğine inanıyorum.
İNSANIN SEVMEKTEN BAŞKA ÇARESİ YOK
İnsan kendisini sevmedikten sonra başkasını sevemez. Biz başkasını sevdiğimizi düşündüğümüz zaman bile aslında bir şekilde ve çok derinlerde kendimizi seviyoruz demektir. Eğer birisini sevmiyorsak, bir şekilde kendimizi de sevmediğimizi söyleyebiliriz. Aslında bunu şöyle de nitelendirmek mümkün: Başka birinde bir eksik yön görüyorsan, sende de var olduğu için görürsün. Sende de o eksik yön olmasaydı, sen onu göremezdin. Başka birinin iyi yönünü görüyorsan, sende de var ki o iyi yönü görürsün. Bunlar yüzlerce yıldır söylenen sözlerdir. Ancak biz bunu kabul edip ona göre davranmaya ve yaşamaya çalışırsak her şeyin çok daha iyiye gideceğine inanıyorum.”
kigem.com
2 Aralık 2018 Pazar
Kuantum Enerji uygulamasi hangi hastalıklarda işe yarar?

Enerji bedende ihtiyaç olan bölgeye gider. Fiziksel yada duygusal sorunlar diye ayrım yapmaz.eanslarda amaç, hastanın duygusal sorunlarını çözmek degil, duygusal dengeyi ve merkezleşme hislerini bulmasına yardımcı olmaktır.
Fizksel, duygusal ve ruhsal problemlerimize Kuantum-Dokunuş şifa amacıyla uygulanır. Bedenimiz mükemmel işleyen bir yapıya sahiptir, aldığı enerjiyi nerede ve nasıl kullanacağını bizden daha iyi bilir. Kuantum-Dokunuş uygulayıcısı, kendi rezonansını yüksek tutabilme yeteneğini öğrenmiştir, elini enerjisi zayıf bedene dokunduğunda o beden kısa sürede yüksek rezonansa kendisini uyumlayacak ve kişinin bedensel zekası şifa için gerekeni yapacaktır.
Kuantum-Dokunuş uygulayıcısı şifa vermez o sadece enerjiye “kanal” görevi görür, asıl şifacı bu enerjiyi alan kişidir.
Şİfa uygulanan alanlardan sadece bazıları:
- -Hafif yanık ve kesikler
- -Uyku bozuklukları
- -Stres
- -Aşırı heyecan
- -Tansiyon ( düşük-yüksek)
- -Kronik hastalıklar
- -Siyatik
- -Bel ve Sırt ağrıları
- -Diş ve çene
- -Baş ağrıları
- -Sinüzit
- -Göz ağrıları
- -Omuz ve boyun ağrıları
- -Bilek ve parmaklar
- -Romatizma ağrıları
- -Solunum bozuklukları
Kuantum-Dokunuş ile, özünde taşıdığı güçlü uyumlayıcı enerji yoluyla, kemiklerin kendiliğinden düzene girdiğini, yaraların kısa sürede kapandığını, ağrıların yerini tebessüme bıraktıklarını görebiliriz..
Kemikler üzerinde çalışırken, kemiğin nerede ve nasıl durması gerektiğini bilmek bizim işimiz değildir. Kişinin beden zekası bunu çok iyi biliyor, enerji seviyesi yeterli yüksekliğe ulaştığında kemikleri olması gerektiği yerlere koymayı seçecektir. Kuantum-Dokunuş uygularken eller rahat ve yumusak olmalıdır. Kemikler üzerindeki çalışmalar kişi otuturken veya ayaktayken daha olumlu ve cabuk sonuc verebilir.Bedenin dik olması enerji akımını dahada kolaylaştıracaktır.Burdan kişi yatarsa enerji gerceklesmez diye bir sonuç çıkarılmamalı, bu durumda biraz daha fazla zaman gerektirebilir. Dahası, her nereye gidersek gidelim oturacak veya ayakta duracak bir yer bulunur. Enerjiyi çalıştırdığımızda birçok şifa gercekleşebilir. Hafif bir dokunuş kemiklerin hareket etmesini, hücre seviyesinde bir cok değişikliğin oluşmasını sağlayabilir.
Hiç bir şey değişmemiş gibi görünebilir bu şifanın olmadığı anlamına gelmemelidir. Şifa saniyeler içindede gelebilir 20-30 dakika içindede.Bu tamamen hastalıgın durumuna baglıdır..
Kuantum-Dokunuş ve duygular
Çözümlenmemiş duygular enerjiyi bloke ederek hastalığın geri gelmesine neden olabilir. Kuantum-Dokunuş'un amacı kişinin duygusal sorunlarını çözmek değil, duygusal dengeyi ve merkezleşme hissini bulmalarına duygularını daha olumlu ve sorumlu olarak kullanmalarına yardımcı olmaktır. Kuantum-Dokunuş seansından sonra kişinin duyguları daha dengeli ve uyumlu olacaktır. Enerji duygusal yada fiziksel sorun diye bir ayrım yapmaz , nerde ihtiyac varsa oraya akar ve gerekeni yapar.
Uygulayıcı kendi enerjisini mi kullanıyor ?
Çok sık karşılaşılan bir soru. Benden taraması ve nefes teknikleriyle enerji üretldiği için karmaşık gibi görünsede, Kuantum-Dokunuş enerjisi evrensel yaşam enerjisidir.
Yer'le Gök arasında uzanan uzanan çakralar aracılığı ile (beden taraması) toplanan ve nefes yardımıyla körüklenen enerjinin eller aracılığı ile alıcıya iletmesidir. Uygulayıcı sadece enerjinin akımında aracılık eder, aynı zamanda kendiside şifalanır bu enerjiden.
Kuantum-Dokunuş’un yan etkileri var mıdır ?
Hayır. Bu güne dek her hangi bir yan etkisi duyulmamıştır.Zaten, genel anlamıyla uyumlama tekniğidir. Uygulayıcının yüksek rezonansına şifacının (uygulamayı alan kişi) bedensel zekası kısa sürede uyum sağlayıp şifanın gercekleşmesine zemin hazırlar.Uygulandığı her canlıyı doğal haline dönüştürme,toksinlerinden arındırma özelliği taşır. Amerikada bir çok hastanenin doktor ve hemşireleri hastalarına kuantum-dokunuş uyguluyorlar .
Kuantum-Dokunuş modern tıbbın yerini tutar mı ?
Kesinlikle hayır. Kuantum-Dokunuş, teşhis-tedavi ile ilgilenmez o tıbbın işidir. Kuantum-Dokunuş uygulayıcıları, teşhis-tedavi gerektiren hallerde, kişileri modern tıbba yönlendirmelidirler. Bizim işimiz sadece şifa işlemine kanal olmaktır.
Kuantum-Dokunuş'u tıbba destek olarakta algılayabiliriz. Kalp ameliyatını yapamayız ama, ameliyat sonrası ağrıları hafifletmek hatta ameliyat izlerinin daha çabuk iyi olması için kullanabiliriz (deneyin şaşıracaksınız)
Dializ için çağrılan bir hastanın böbreğini değiştiremez ama, kan değerlerini düzene koyup dialize gerek bırakmayabilir.
Kanser hastalığının duygusal nedenlerin ağırlığından olduğu artık modern tıp tarafındanda kabul görmeye başladı. Kuantum-Dokunuş şifa seansları bu durumlarda hastanın duygusal dengesi üstünde çalışıp hastalığın hızını kesebilir.Hatta hastalığın gerilemesine, hastanın kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir.
Bu şifaya herkesin ihtiyacı vardır kuantum-touch uygulaması almak için hasta olmak gerekmez.
Enerjiyi almak ağrılı mıdır ?
Genellikle evet. Bazan insanlar enerji alırken ağrıların arttığını hatta dayanmaktan zorlandıklarını hissederler.Bu kadar şiddetli tepki gösteriliyorsa bu enerjinin yoğunluğunu gösterir. Bu çok normaldir, ve saniyeler veya dakikalar içinde kaybolacaktır. Bu gibi durumlar şifanın gerçekleşmekte olduğunun işaretidir. Burda önemli olan uygulayıcının ağrı geçineye kadar seansa devam etmesidir. O anada seansı bırakmak, kişiyi rahatsız haliyle bırakmak olacaktır.
Uygulama yaptıkcamı gücümüz artar?
Tabi, enerjinin çalışması zihinsel ve bedensel odaklanma gerektirir bıda uygulama ile olur. Yaklaşık 80-100 dakika bir uygulama sürecinden sonra gücünüzün kat kat arttığını göreceksiniz. Uzun süre ara vermiş olsanız dahi ne zaman uygulamaya karar verirseniz verin o hep sizinle ve kullanılmaya hazırdır.
Enerjiyi kendimiz içinde çalıştırmalımıyız?
Anlınıza gelen her yerde her zaman enerjiyi çalıştırmak iyi fikirdir. En azından, sabah akşam beşer dakika enerjiyi çalıştırırsanız normal bir denge sağlamış olursunuz.
Yeterince iyi yapamadığım konusunda endişelerim var!
Bu bir yeterlilik sınavı değildir. Ehliyet almak için yeterli değilim, bu iş için yeterli değilim ...vs. diyebilirsiniz, ancak bu Quantum-touch için geçerli değildir. Beden taraması ve nefes tekniklerini yapabiliyorsanız, ellerinizi hisedebiliyorsanız endişeye gerek yok yeterlisiniz demektir.
Kuantum-Dokunuş, uygulama ve yeteneklerinizi keşfetme sürecidir, yanlış yapamazsınız...
Kuantum-Dokunuş uygulayıcısı yada alan kişinin inanması gerekiyormu ?
Hayır. "Islanmak için okyanusun varlığına inanmanız gerekmez" diyor Richard Gordon. Reiki'de olduğu gibi Kuantum-Dokunuş'tada inanmak gerekli değildir. Ancak inanarak yapılan bir şeyin gücü inkar edilemez biliyoruz.
Kuantum-Dokunuş seanslarından sonra yorgun olunurmu ?
Nefes teknikleri Kuantum-Dokunuş un önemli bir parçasıdır. Nefes almaya devam ettiğiniz sürece yüksek enerji frekansına sahip olursunuz. Daha yüksek bir enerjiye sahip olduğunuzdan yorgunluk söz konusu değildir.
Kuantum-Dokunuş seansında elbiseleri çıkarmak gereklimidir ?
Giysilerin çıkarılması gereksizdir. Ancak ceket kazak gibi ağır giysilerin çıkarılması seansın rahatlığı açısından iyi olabilir. Birde, Deri enerji akışını engelleme yada zorlaştırma özelliğine sahip olduğundan deriden yapılan giysilerin çıkarılması yararlı olur.
Fazla enerji verilirse zararı olurmu ?
Kişinin bedensel zekası, elimizi koyduğumuz bölge yeterli enerjiyi aldığı zaman gelen enerjiyi ihtiyacı olan başka bölgelere yönlendirecektir. Eger tüm beden o an yada o gün için yeterli enerjiyi almışsa beden kendisini enerjiye kapatacaktır. Dolayısıyla fazla enerji verebilmeniz söz konusu olmayacaktır. Unutulmaması gereken diğer husus Quantum-Touch uyumlama tekniğidir bozma değil.
Ağrıyı kovalamak nedir ?
Bir kişinin omuz ağrısı için omuzuna enerji veriyorsunuz, kısa süre sonra o kişi ağrının dirseğine indiğini söyleyebilir. O zaman sizde ellerinizi kişinin dirseğine kaydırırsınız.Bu işlem kol hatta ele kadarda inebilir. Bu ağrıyı kovalama tekniğidir. Burda önemli nokta enerji verdiğiniz kişiyle zaman zaman konuşup neler hissettiğini sormamız yararlı olur.
kaynak
7 Ağustos 2015 Cuma
YÜKSEK BENLİK ŞİFASI
Yaz tatili öncesi bloguma çok faydalı olduğuna inandığım ve ilginizi çekeceğini düşündüğüm önemli bilgiler eklemek istedim. Yüksek benlik çalışmaları yapıyorolabilirsiniz veya bu konu size yabancı olabilir. Ancak her durumda aşağıdaki bilgileri kullanırsanız hayatınıza güzel deneyimler getireceğine inanıyor ve bubilgilerin ihtiyacı olan herkese ulaşmasını seçiyorum.Yüksek benliğimiz yada üst bilincimiz bizim bütünle bağlantılı olan bilge yönümüzdür. Bilinçaltımız kolektif bilinçaltı ile yani bütün insanlığın bilinçaltı ile bağlantılıdır ve buradan her türlü bilgiyi alma yeteneğine sahiptir. Bilinç düzeyinde ise insanlarla bilinçli bir şekilde iletişim kurarız ve tüm insanlığın aslındabir aile olduğunu bilinçli bir şekilde idrak edebiliriz.
Oysa yüksek benlik düzeyinde bütün insanlığın ortak bilinci ile yani tüm insanlığın bilgisi, aklı birikimi ve zekası ile bağlantıya geçebiliriz. Bu geçmişte yaşayan tüm insanları, şu anda yaşayan insanları ve gelecekte yaşayacak olan tüm insanları kapsar ve yüksek benliğimiz bu muazzam alandan bilgi alabilme kapasitesine sahiptir. Ayrıca yüksek tüm olasılıkları değerlendirme gücüne de sahiptir. Bu nedenle alternatif gelecekleri görebilir, yaşam derslerimize uygun ve bizim için en faydalı olasılıkları seçebilir. Bunu şu şekilde özetleyebiliriz; Sizin sahip olduğunuz bir bilinç durumu var ki muazzam bir bilgi havuzundan bilgi alabilme, tüm olasılıkları değerlendirebilme ve sizin en yüksek hayrınıza olanı tespit edebilme gücüne sahip. Bu bilinç durumunu anlar ve onunla çalışırsanız hayatınızı değiştirme ve dönüştürme gücünü elinize alırsınız.
Yüksek benliğinizle çalışırken ondan rehberlik isteyebilir veya ondan çeşitli taleplerde bulunabilirsiniz. Yüksek benliğinizden bir şey istemek demek aslında kendi içinizdeki bilgeye başvurmak ve ondan sizi yönlendirmesini istemek demektir. Sevgili yüksek benliğim şöyle bir iş istiyorum lütfen bana yardım et derseniz yaptığınız şey aslında içinizdeki bilgeden en doğru kararları vermeniz, doğru zamanda doğru yerde olmanız ve doğru insanlarla bağlantıya geçmeniz için size yardım etmesini istemek demektir. Yüksek benliğiniz bütün insanlığın üst bilinciyle bağlantılı olduğu için tam sizin özelliklerinize uygun eleman arayan bir firmayı bulmak ve bu firmaya sizi yönlendirmek onun için zor olmayacaktır. Eğer bunun için yeni bir eğitim almanız gerekiyorsa bu eğitime, birisi ile tanışmanız gerekiyorsa en doğru tanışma noktasına veya bir inancınızı değiştirmeniz gerekiyorsa en doğru bilgilere yüksek benliğiniz sizi kolaylıkla yönlendirebilir. Size düşen şey sadece kendi içsel bilgeliğinizden istemek ve akışla hareket etmektir. Yani eğer içinizdeki sesi dinler, karşınıza çıkacak fırsatlara karşı duyarlı olur ve kendinizi iyi şeylere açarsanız yüksek benliğiniz sizin için en iyi şekilde çalışacaktır.
Ancak tam bu noktada yüksek benliğinizin sizin en yüksek hayrınıza çalışacağını, yaşam derslerinize ve tekamülünüze uygun şekilde hareket edeceğini de söylemem gerekli. Eğer bir istediğinizin gerçekleşmesi sizin için hayırlı/doğru değilse bunun yerine başka bir olasılık gerçekleşecektir. Sonuçta siz kendi içinizdeki bilgeden rehberlik ve danışmanlık istiyorsunuz… Örneğin birisi ile evlenmek istiyorsanız ve bunun için yüksek benliğinizden destek istediğini diyelim. Eger bu kişi sizin için doğru insan değilse evlenmeyi umarken tam tersine hızlı bir şekilde ayrılabilirsiniz. Ancak amacınız mutlu bir evlilik yapmak ise kısa zamanda karşınıza doğru insan çıkar ve aradığınız mutlu evliliği yapabilirsiniz. Yani yüksek benliğinizle çalışmak benim istediğim olsun demek yerine ben bunu istiyorum ama benim için en hayırlı ve en doğru seçeneğin olmasını kabul ediyorum demektir.
Yüksek benliğinizle bağlantı için size özel bir çalışma vereceğim. Aslında bağlantı için herhangi özel bir ritüele ihtiyaç yoktur, ancak bu konuda zorlananlar, bilgisi veya deneyimi eksik olanlar ve herhangi bir uyumlanma almamış insanlar için vereceğim bu küçük çalışma çok faydalı olacaktır.
YÜKSEK BENLİK ŞİFA ÇALIŞMASI
Öncelikle sağ elinizin avuç içi ile havaya sonsuzluk sembolunu çizin. Bu sembolün çizim yönü yoktur, istediğiniz yerden başlayarak çizebilirsiniz. Sonsuzluk sembolü uyumlanmanız olmasa bile etkili olarak kullanabileceğiniz bir semboldür.
Sembol;

Sonra ellerinizi kalp chakranıza koyun. Yani bir el göğsün tam ortasında avuç içi bedene değecek şekilde dursun, diğerini onun 1 cm kadar altına aynı şekilde koyun ve ellerinizi kasmayın yani çok rahat bırakın.
Derin bir nefes alın verin ve içinizden veya sesli olarak ” Sevgili yüksek benliğim şimdi seninle bağlantı geçiyorum ve senin desteğini rica ediyorum” deyin. Bu aşamaya kadar gözlerinizin kapalı olması ve gevşemiş olmanız önerilir.
Şimdi niyetinizi ederken gözlerinizi açarak okuyabilir veya kapalı edebilirsiniz. Gevşemiş olmanız çok önemli çünkü zihniniz ne kadar alfa durumunda olursa çalışmanız o kadar başarılı olur.
Daha sonra aşağıda verdiğim niyetlerden birisini veya kendi hazırlayacağınız bir niyeti okuyabilirsiniz. Bir çalışmada birden fazla niyetle çalışabilirsiniz, sayısını sizin belirlemeniz mümkündür. Niyetlerinizi 1 kere veya 3 kere okuyabilirsiniz. Benim tercihim arka arkaya 3 kere okunmasıdır.
Bir niyet için zamanınız varsa 21 gün her gün çalışmak çok harika olacaktır ancak yüksek benlik çalışmalarında bu kural yoktur. Tek bir kere de çalışmanızın faydası olacaktır. Bu nedenle zamanınız ve imkanınız varsa 21 gün çalışmasını yoksa tek bir kere de olsa çalışmanızı öneririm.
Sembol çizerken imgelemeye gerek yoktur. Sadece havaya avuç içinizle çizmeniz yeterlidir. ( Çizerken kalem kullanılmaz) Ben fotografi renkli seçtim ancak renk imgelemenize gerek yok çizerken. İmgelemek istiyorsanız istediğiniz bir rengi kullanabilirsiniz. Sembol bir kural değildir, eğer sizi rahatsız ederse kullanmayın. Kullanmamızın tek nedeni enerjiyi odaklamaya yardım etmesidir.
Niyetinizi okurken elleriniz kalp chakranızda olsun sonrasında çekebilirsiniz. Eğer bir kaç niyeti arka arkaya edecekseniz hepsi bitene kadar elleriniz kalp chakranızda yani yukarıda tarif ettiğim pozisyonda durabilir.
YÜKSEK BENLİK NİYETLERİ
Daha önce değişik sosyal medya sayfalarımda yüksek benlik niyetleri verdim. Bu niyetleri bu yazıma da derli toplu olsun diye ekledim ve yeni yüksek benlik niyetleri de yazdım. Bu niyetlerden istediğiniz kadarını seçebilirsiniz ve elleriniz kalp chakranızda iken odaklanarak okuyabilirsiniz.
KORKULARINIZI TEMİZLEMEK İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
“Sevgili yüksek benliğim lütfen şimdi, tüm zamanlarda ve tüm boyutlarda beni kısıtlayan, gelişimimi engelleyen, benim iyiliğime hizmet etmeyen bütün korkularımı nazikçe sevgiye dönüştür. Teşekkür ederim.”
KENDİNİZİ AFFETMEK İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
“Tüm zamanlardaki ve tüm boyutlardaki bütün hatalarım için kendimi affetmeyi seçiyorum. Sevgili yüksek benliğim; tüm suçluluk duygularımı, tüm sıkıntılarımı, tüm öfkemi, kurban bilincimi ve tüm acılarımı yüreğimden nazikçe sil. Kendime karşı yaptığım tüm hatalar için ve başkalarına karşı yaptığım tüm hatalar için merhametin şifalandırıcı ışığı ile varlığımı doldur ve beni arındır. Kendimi bütünüyle affediyor ve bütünüyle affedilmiş bir insan olmaya niyet ediyorum. Teşekkür ederim.”
ELEŞTİRİ ENERJİSİNİ TEMİZLEMEK İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
“ Sevgili Yüksek benliğim; bana yönlendirilen tüm eleştirilerin, tüm saldırıların, tüm öfkeli davranışların, tüm rahatsız edici tavırların bedenimdeki, bilinçaltımdaki ve enerji alanımdaki etkilerini temizle ve arındır. Auramdaki tüm enerjisel saldırıları iptal et ve temizle. Bana yönlendirilen tüm bu olumsuz enerjilerle oluşmuş olan tüm suçluluk, utanç ve olumsuz şartlanmalarımı çözmeme yardım et. Teşekkür ederim.”
SAĞLIK İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
“Sevgili yüksek benliğim; lütfen bu hastalıkta payı olan tüm zehirli duygularımı, düşüncelerimi, tüm acılarımı, tüm olumsuz inançlarımı, korkularımı, tüm negatif enerjileri ve tüm hatalı bakış açılarımı temizle, arındır. Lütfen bu hastalıktan almam gereken dersi almam ve sevgiyle yoluma sağlıklı bir insan olarak devam etmemiçin bana rehberlik et. Bütünüyle ve her anlamda sağlıklı olmayı seçiyorum. Teşekkür ederim. ”
REFAH İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
“Sevgili yüksek benliğim lütfen tüm zamanlarda ve boyutlarda parayla ilgili tüm olumsuz inançlarımı, kısıtlı bakış açılarımı, geçmişten gelen tüm olumsuz şartlanmalarımı, olumsuz kodlamalarımı ve olumsuz duygularımı nazikçe temizle ve arındır. İyi ve güzel şeyleri hak ettiğime inanmam için ve refah içinde bir hayata sahip olmam için lütfen beni destekle ve güçlendir. Teşekkür ederim.”
SEVGİ İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
“Sevgili yüksek benliğim lütfen şimdi sevginin hayatıma akmasını engelleyen bütün olumsuz inançlarımı, kısıtlı bakış açılarımı, geçmişten gelen tüm olumsuz şartlanmalarımı, olumsuz kodlamalarımı ve olumsuz duygularımı nazikçe temizle ve arındır. Ben sevgi içinde yaşamayı, sevmeyi ve sevilmeyi seçiyorum. Teşekkür ederim.”
NEGATİF ENERJİLERDEN KORUNMAK İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
Sevgili yüksek benliğim lütfen bedenimi, enerji alanımı, zihnimi ve duygularımı arındırıcı beyaz ışıkla ve koruyucu mor ışıkla çevrele. Sevgi ve ışık olmayan tüm enerjileri benden uzak tut. Tamamen güvende olduğum harika bir gün geçirmeyi seçiyorum. Teşekkür ederim.”
HERHANGİ BİR SORUNDAN KURTULMAK İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
” Sevgili yüksek benliğim lütfen ….. sorunumun ( … kisminda sorunu tanımlayın) en kısa zamanda ve en kolay şekilde çözülmesini istiyorum. Benim ve ilgili herkesin en yüksek hayrına olacak şekilde lütfen bu sorunumu benim için çöz. Teşekkür ederim.”
İSTEDİĞİNİZ HERHANGİ BİR ŞEY İÇİN YÜKSEK BENLİK NİYETİ
” Sevgili yüksek benliğim ….. ya sahip olmak/deneyimlemek istiyorum. Benim ve ilgili herkesin en yüksek hayrına olacak şekilde en doğru zamanda, kolaylıkla ve mutlulukla…. ya sahip olmamı sağla lütfen. Teşekkür ederim “
Siz de kendi niyetlerinizi yukarıdaki niyet örneklerini temel alarak hazırlayabilirsiniz. Ancak niyet çalışmalarını kendiniz için kullanmanızı ve başkası için niyet etmek yerine ona da bu bilgileri öğretmenizi öneririm. Sonuçta siz kendi içinizdeki bilge yönünüzden destek istiyorsunuz ve herkes bunu yapabilir. Sembol ve çalışmakolaylaştırıcıdır bunlar olmadan da yüksek benlik çalışmaları yapılabilir yani sadece başka birisi ile yüksek benlik bilgisini paylaşabilirsiniz.
Bir de eminim birileri neden Allah’tan değilde yüksek benliğimden istiyorum diye soracaktır. Bu soru gelmeden yanıtını yazayım. Kişisel görüşüme göre yüksek benlik çalışmalarında Allah’ın size verdiği bir yeteneği kullanıyorsunuz yani sizin özünüzde var olan bir gücü ortaya çıkartıyorsunuz. Bu yeteneği kullandıktan sonra Allah’a şükretmek kanımca en iyisi olacaktır.
Eğer zamanlama ile ilgileniyorsanız niyetlerinizi aşağıdaki saatlerde yapabilirsiniz. Bu bir kural değildir sadece bu konu ile ilgilenenler için ekstra vermek istedim.
KORKULARINIZI TEMİZLEMEK – Satürn Saati
KENDİNİZİ AFFETMEK- Venüs Saati
ELEŞTİRİ ENERJİSİNİ TEMİZLEMEK – Merkür Saati
SAĞLIK İÇİN – Güneş Saati
REFAH İÇİN- Jüpiter Saati
SEVGİ İÇİN- Venüs Saati
NEGATİF ENERJİLERDEN KORUNMAK- Ay Saati
HERHANGİ BİR SORUNDAN KURTULMAK İÇİN- Güneş veya Jüpiter saati seçilebilir.
İSTEDİĞİNİZ HERHANGİ BİR ŞEY – Güneş veya Jüpiter saati seçilebilir.
Gezegen saatleri ile ilgili bilgiler;
http://www.bernaozcandemir.com/uncategorized/gezegen-saatleri-ile-hayatinizi-kolaylastirin
linkinden alabilirsiniz.
Bilgileri elimden geldiği kadar net vermeye çalıştım. Eğer zorlandığınız bir şey olursa yüksek benlik çalışmalarında hata yapmanız mümkün değildir, yüksek benliğiniz sizin içinizdeki bilgedir ve her durumda sizin en yüksek hayrınıza hareket eder. Bu nedenle çalışmalarınızı rahatlıkla yapabilirsiniz.
Verdiğim bilgilerin faydalı olmasını seçiyorum.
Sevgiyle kalın
Berna Özcan Demir
Bilgi: Bu blogdaki yazılar herhangi bir tıbbi tedavi, teşhis yada öneri içermez. Sağlık sorunlarınızda doktorunuza başvurunuz.
Alıntıdır