26 Temmuz 2013 Cuma

Neden Başarısız Olmasını İstiyorum?

O benim en iyi arkadaşım; ama sevgilisinin onu terk ettiğini öğrendiğim zaman bundan mutlu oluyorum. Böyle düşündüğüm için biraz suçluluk duyuyorum ama elimde değil. İflas eden zenginleri, yürümeyen ilişkileri duymak beni mutlu ediyor.

Zaman zaman hepimiz kıskanırız ama siz başkalarının hatasından zevk alıyorsunuz. İnsanları rahatsız etmek için özel bir çaba harcamamakla beraber başlarına kötü bir şey geldiğinde bundan memnuniyet duyuyorsunuz.

Hayattaki yerinizi görerek mutlu olmak istediğinizde sizden daha kötü durumdaki insanlara bakıyorsunuz. Çevrenizdeki insanlardan daha iyi durumda olduğunuz sürece çok çalışmanıza gerek yok. Okyanustaki küçük balık olmaktansa denizdeki büyük balık olmayı tercih ediyorsunuz. Bu yüzden etrafınızda hep daha kötü durumda olan insanlar arıyorsunuz; böylece kendinizi ne kadar harika işler çıkarttığınıza ikna edebiliyorsunuz.

Dünyayı herkesin rekabet içinde olduğu bir yer olarak görüyorsunuz. Size göre dünyada belli miktarda şans ve şanssızlık var. Herkesin her istediğinin olmasının mümkün olamayacağına inanıyorsunuz: Ortalamalar kanunu der ki iyi şans herkese yetecek kadar çok değildir. Başka insanlar başarısız olduğunda, sizin için başarılı olma olasılığının arttığını düşünürsünüz. Birinin başına kötü bir şey geldiğinde, farkında olmadan rahatlarsınız çünkü ortalamalar kanununun kurbanı olmadığınızı düşünürsünüz.

Hangi alanda çalışıyorsunuz? Yaptığınız iş ya da kariyeriniz sizi tatmin ediyor mu? Hem kişisel hem de mesleki yönden kendinizi geliştirme şansınız var mı? Başkalarının hayatında olumlu değişiklikler yapma imkanınız var mı? Gün içinde neler yapıyorsunuz? Bu sorulara hemen şimdi cevap verin. Daha sonra, başarılı olmanızın kesin olduğuna inanarak hayatta başarmak istediğiniz her şeyi yazın. Hangi kariyer sizi tatmin eder? Çevrenizde nasıl insanların olmasını istersiniz? Nerede yaşamak istersiniz? Mümkün olduğu kadar büyük düşünün.

Hayallerinizi ve amaçlarınızı bir kasete kaydedin veya bir deftere yazın. Yazdıklarınızı her gün kontrol edin. Bunu yapmak yeni amaçlarınız için motive olmanızı sağlar.

Hayatın bir aritmetik işlemi olmadığını fark edin. Çocukken size anlatılanların tersine, dünyadaki kaynaklar sınırlı değildir. Biri kazandığında herkes kazanır. Birinin zaferi herkesin zaferidir. Bir yüzücü olimpiyatlarda rekor kırdığında bu başkalarına daha iyisini yapma ilhamı verir; bir genetik bilimcisi DNA’nın yeni sırlarını keşfettiğinde insanlığın gelişmesine bir katkıda bulunur; bu konudaki bilgimiz artar.

On yedinci yüzyılda yaşamış ünlü İngiliz şair John Donne’un dediği gibi, “Hiçbir insan kendi başına bir ada değildir; her insan kıtanın bir parçasıdır… Herhangi bir insanın ölümü benden de bir parça götürür çünkü ben insanlığın bir parçasıyım ve çanlar kimin için çalarsa çalsın aslında benim için çalıyor.”

Kuraldışı Dergi

Tags: arkadaş, başarı, başarısız, insan, kariyer, kişisel gelişim, manset

Category: İş Dünyası, Kariyer Rehberi, Kişisel Gelişim


Kaynak

Devamını Oku »

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Tanımadıklara Gülmek Benlik Göstergesi

Bir dahaki sefere sokağa çıkacağınız zaman tanımadığınız insanlara daha güler yüzlü olmayı düşünebilirsiniz. Bilim insanları, tanımadığımız kişilere gülümsemenin insanlar arasındaki bağı güçlendirdiğini, onları görmezden gelmenin ise anında olumsuz etkilere neden olduğunu yaptıkları deneyle kanıtladı.

Society for the Study of Motivation dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sokakta tanımadığı insanların gülümseyerek selam verdiği kişiler, kimsenin suratına bakmadığı kişilere kıyasla kendilerini insanlara daha çok bağlı ve yakın hissediyor.

ABD’nin Indiana Üniversitesi’nde sosyal psikolog olan Eric Wesselmann, “Aforoz edilmek acı verici bir şey… Toplum içinde insanların dışlanması hoş bir şey değil” ifadesini kullandı.Bilim insanları, tanımadığı kimselerden güler yüzlü bir yaklaşım görmeyen insanların psikolojik bir acı çektiğini ancak bu acının fiziksel boyuta da genişleyebileceğine dikkat çekti. Geçmişte yapılan araştırmalar, yalnızlığın daha zayıf bir bağışıklık sistemine veya atardamarların sertleşmesine neden olduğunu göstermişti.

Laboratuvar ortamında yapılan deneyler, bir insanın kısa bir zaman için bile olsa (önemsiz bir bilgisayar oyunu oynanacağı zaman örneğin), dışlandığı zaman kendilerini kötü hissettiklerini ve bozuk bir ruh haline büründüklerini gösterdi.

Araştırmacıların elde ettiği önemli bulgu ise yalnız kalan insanların verdiği tepkinin evrimsel olduğu. Wesselmann, LiveScience’a yaptığı açıklamada, “İnsanlar sosyal hayvanlar ve grup içinde yaşamaya adapte oldular… Eğer hayatta kalmak için diğerlerine dayanıyorsanız ve o gruptan çıkarılırsanız, ölü gibi olursunuz” dedi.Wesselmann ve meslektaşları, insanların topluma kabul edilme veya dışlanmaya yönelik ipuçlarına dikkat ettiklerini öngörerek, bunu farkındalılığı ölçmek için bir deney yaptı. Kalabalık bir kampüsteki 239 yaya, bir deneyin içinde olduklarının farkına varmadan gözlemlendi. Araştırma ekibindeki insanlar, gözlemlenen kişilerin yanından geçerken ya gülümseyerek selam verdi, ya da denekleri görmezden geldi.  Araştırmacılar, yanlarından geçen kişilerin sanki havaya bakarmış gibi tepkisiz kaldıkları deneklerin sonraki hallerine odaklandı.Görmezden gelinen denekler, bu tecrübenin hemen ardından araştırmacıların uzattığı ankete maruz kaldı. Toplamda, yanlarından geçen insanlarla çok az etkileşimde bulunan veya onların farkına bile varmayan dört ayrı grup ankete katıldı. Katılımcılar, yanlarından geçenlerin bir araştırmada yer aldığını bilmiyordu.

Anketin sonuçları, yanlarından geçen insanların en ufak bir sıcaklık göstermemesinin, insanları anında etkilediğini gösterdi. Suratına bir kez bile bakılmayan insanlar, gülümseme olsun olmasın tanımadıklarından selam alanlara kıyasla, kendilerini toplumdan daha uzak gördüklerini belirtti. Yanından birisinin geçip geçmediğini fark etmeyenler ise diğer iki grubub arasında yer aldı.

Wesselmann, büyük şehirler, banliyöler ve kırsal alanlarda yaşayan insanların, içindeki yaşadıkları yerleşim birimi ve kültüre göre farklı selamlaşmalara sahip olduğunu belirtti. ABD’li araştırmacı, bu farklılıkların yaptıkları araştırmanın sonuçlarını etkileyebileceğini ancak “havaya bakarmış gibi görmezden gelmenin” neden olduğu etkinin her yerde aynı olduğunu belirtti.

Wesselmann ve meslektaşlarının yaptığı deneyin detayları, Şubat ayında Psychological Science dergisinde yer aldı.

Tags: ABD, benlik, bilim, Bilim insanları, Eric Wesselmann, gülümseme, Indiana Üniversitesi, manset, psikolog, psikolojik

Category: Mutluluk Sanatı, Psikoloji


Kaynak

Devamını Oku »

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Başarının Sırrı Herzaman Çok Basittir: Sabır

Bir süre için çalışın, bir süre tahammül edin.

Her zaman inanın ve hiçbir zaman geri dönmeyin.

Çin Bambu ağacının yetişmesi,olumlu ısrar için güzel bir örnektir. Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:

…önce ağacın tohumu ekilir,sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.

Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.

Akla gelen ilk soru şudur: Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı, Yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?

Bu sorunun cevabı; Tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?…

***

“Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile Adam oluşturamaz. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. işte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir.” –  Jacob RIIS

Tags: Bambu Ağacı, başarı, manset, sabır

Category: Geliştiren Yazılar, Kişisel Gelişim


Kaynak

Devamını Oku »

21 Temmuz 2013 Pazar

Yüz Yogası Nedir? Nasıl Yapılır?

Botox?un yerini tamamen doğal bir güzellikyöntemi aldı. Yüz yogası, ağrısız, sızısız kırışıklarınızdan kurtulabilirsiniz. Yüz egzersizi olarak da adlandırılan ve son zamanlarda gözdeolan bu yöntem, yüzü sıkılaştırıyor ve yaşlılık belirtilerini ortadan kaldırıyor. Ameliyattan korkan kişiler yüz yogası ile yüz yıpranmalarının önüne geçebiliyorlar. Kasları harekete geçiren bu egzersiz, çok kısa sürede olumlu sonuçlarını gösteriyor. Güzelliğiniz için kozmetik ürünlerine çok yüksek meblağlar ödemenize gerek yok. Ya da botox yönteminin yol açtığı olumsuz durumları yaşamanıza ve acı çekmenize gerek yoktur. Yüz yogası ile genç bir yüzün tadını çıkartabilirsiniz.

Çevresel faktörler, yaşanan olaylar, tükettiğimiz besinler, cildi yaşlandırmakta ve yaşında getirmiş olduğu çizgiler, zamanla daha çok belirgin hale gelmektedir. Bu izleri silmek isteyenve genç kalmak isteyen çoğu bayan ya da erkek, kozmetiklere akın etmektedirler. Bu kimyasal ürünler kimi zaman ciltte olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Botox yönteminde ise kişinin siması değişebilmekte ve mimik özgürlüğü sınırlanmaktadır.

Egzersiz yapmak vücuda nasıl olumlu etkiliyor ise yüz egzersizi de cildin daha hoş görünmesine katkı sağlar. Geçmişin izlerini silmeye yardımcı olur. Yüz kaslarını geliştirdiğinden, yüzünüz eskisinden daha çok sıkılaşmış olur ve bu sayede yaşınız kaç olursa olsun daha genç bir görünüme kavuşursunuz. İstediğiniz her yerde ve saatte yüz yogasını yapabilmek mümkündür. Her yaştan kişi bu yogayı çok kolay bir şekilde yapabilir. Yüzde oluşan bozuklukları gidermeye yarayan egzersiz, sarkmaları önler ve var olan sarkmaları giderebilmektedir. Gıdı sorununuz ortadan kalkacak ve mimikleriniz daha net bir hale dönüşecektir.

Yüz yogasının farklı hareketleri bulunmaktadır. Fakat bu hareketleri yaparken dikkat etmekte fayda vardır. Çünkü yüzünüzün diğer bölgelerinin de kırışmasına sebebiyet verebilir. Kaş ortasında ve yanaklarda oluşan çizgileri gidermek için ve gıdı, sarkmaları gidermek için değişik hareketler vardır. Bu hareketleri doğru bir şekilde tekrarladığınızda istediğiniz yüze kavuşabilirsiniz.

Sarkma ve gıdı sorununa engel olabilmek için, kaşık yardımına ihtiyacınız olacaktır. Kaşığı ağzınıza alınız ve yukarı bakarak alt dudağı öne çıkarınız. Aynı şekilde çeneyi de ön tarafa çıkık pozisyona getiriniz. Bu hareket bu bölgelerin sıkılaşmasını sağlayacak ve burada oluşan sorunları ortadan kaldıracaktır. Belli baştan sonra kendini gösteren kaş arası çizgisi için yapılması gereken hareket çok basittir. Sol elinizin orta parmağını kullanarak, bu çizgileri sona erdirebilirsiniz. Orta parmağınızı alnınıza bastırarak masaj yapınız ve yukarı hareketler ile aynı hizada bu işleme devam ediniz. Bu hareket üç dört defa yapılmalıdır. Kaşlarınızın düşük olduğunu düşünüyor ve bundan rahatsız oluyorsanız, çok basit bir hareketle bu durumu ortadan kaldırabilirsiniz. Ellerinizle kaşlarınızı iyice kavrayınız. Ve kırıştırmadan yukarı doğru itiniz. Ve bu esnada kaşlarınızı çatınız. Bu işlemi iki üç defa tekrarlayınız.

Dudak üstü kırışıklar için kalem objesine ihtiyaç vardır. Kalemi dudak ve burun arasında yuvarlayarak gezdiriniz. Göz kenarlarında oluşan çizgileri yok etmek için gözlerinizi açabildiğiniz yere kadar açınız. Ve başparmağınızı kırışıklıklarını üstüne bastırarak hareketleri tekrarlayınız. Bu hareketleri her gün düzenli bir şekilde tekrarlayınız. Ve bu hareketleri diğer bölgeleri kırışmayacak düzende yapmanızda fayda vardır.

Yazar: Elif Açıkgöz

Tags: egzersiz, manset, Yüz Yogası, Yüz Yogası Nedir?

Category: Geliştiren Yazılar, Kişisel Gelişim


Kaynak

Devamını Oku »

19 Temmuz 2013 Cuma

Matematik Çözümü Beyinde Saklı

Günlük faaliyetleriniz içinde basit matematiksel işlemlerin üstesinden gelmekte zorlanıyorsanız, elektroşok aradığınız çözüm olabilir.

Her beş insandan biri, restoranda vereceği bahşişin hesabını yapmak gibi günlük matematikte zorluk çekiyor. Eğer siz de basit matematik problemlerinde zorlanıyorsanız,  bilim insanları çözümü buldu.

İngiltere’nin Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, beyne gönderilen hafif ve ağrısız elektrik akımıyla, kişinin matematik performansının altı aya kadar arttırılabileceğini öne sürüyor.

Araştırmacılar, henüz bu yöntemin nasıl çalıştığını çözemedi, ancak yan etkilerinin olabileceği belirtildi.

Elektrik akımı göndererek beyindeki aktiviteyi etkilemek yeni bir yöntem değil. Elektroşok terapisi bu konuda en iyi bilinen yöntem olarak kabul ediliyor. Ancak  son yıllarda yapılan araştırmalar, beyindeki bazı bölgelere gönderilen elektrik akımının öğrenmeyle ilgili aktiviteyi hızlandırabileceğini gösterdi.

Huffingtonpost’un haberine göre Oxford Üniversitesi’nde sinirbilimci olan Roi Chen Kadosh, 2010 yılında beyne elektrik akımı göndererek insanların basit sayısal problemleri daha kolay yaptığını kanıtladı.

Bilimsel açıklaması tam olarak yapılmış olmasa da, elektroşok sayesinde beyindeki ‘nöron ateşlemesi’nin eşzamanlı gerçekleştiği ve beyni daha verimli çalıştırdığı düşünülüyor.

Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada, iki deney grubuna 5 gün boyunca günde 20 dakikalık deney uygulandı. Beyinlerine 1 miliamper elektrik akımı verilen denekler, dört günün ardından basit işlemleri 2 ila 5 kat daha hızlı yapmayı başardı.

Bilim insanları, matematik yeteneğinin geliştirilmesi için uygulanan beyin simülasyonlarına bir ilk oluşturan çalışma sayesinde, ileride matematikte problem yaşayan kişilere çözüm sunmayı hedefliyor.


Kaynak

Devamını Oku »

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Sıcak havalar, psikolojiyi olumsuz etkiliyor

Yaz aylarındaki sıcaklığın  stresi artırıcı bir etken olduğu ve kişilerin psikolojilerini olumsuz etkilediği belirtildi.

Denizli Devlet Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüsnü Menteşoğlu, aşırı sıcak havaların, beden sağlığı üzerinde olduğu kadar ruh sağlığı üzerinde de olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Menteşoğlu, sıcak havalarda insanların daha çabuk sinirlendiğini açıkladı. Sıcağın toplum üzerindeki en yaygın etkisinin sıcak tahammülsüzlüğü denilen durum olduğunu belirten Dr.Menteşoğlu, şöyle konuştu: “Sıcaklar bir takım mekanizmalarla vücut içindeki ısıyı atamadığı için sinir sistemini olumsuz etkiler. Örneğin trafikte daha sinirli olunmasına, daha agresif davranılmasına neden olabilir. Kavgalar, yaralanma, darplar artabilir. Hatta sıcak cinneti dediğimiz kavga, yaralanma, intihar gibi eylemleri yapmaya yatkın kişilerin kendi aile fertlerine ve kendilerine zarar verebilir”

Sıcağın insanlar üzerindeki etkilerinin termal stres ve sıcak çarpması şeklinde isimlendirildiğini belirten Dr.Menteşoğlu, şunları söyledi: “Sıcak havanın ve yüksek nemin insanlar üzerindeki etkisine termal stres denir. Termal stres baş ağrısı, çabuk sinirlenme, bitkinlik, nefes darlığı, baş dönmesi, zihinsel yorgunluk, geç algılama ve bitkinlik olarak belirti verir. Termal stres artarsa sıcak çarpması denen ve ölümcül de olabilen durum ortaya çıkabilir. Sıcak çarpması ve termal stresi önlemek için dışarı çıkılması gereken hallerde, açık renkli, ince giysiler ve şapka kullanılmalıdır. Kaybedilen suyun yerine konulması, vücut sağlığı açısından büyük önem taşır. Özellikle bebekler ve çocuklar güneşe çıktıktan sonra değil, mutlaka güneşe çıkmadan önce de bol bol su içmelidir. Yağ ve şekeri azaltılmış, sebze ve meyve ağırlıklı hafif bir beslenme yapılmalıdır.”

Kaynak: Zaman

Tags: bitkinlik, manset, nefes darlığı, psikoloji, sıcak hava, sinirlenme, stres

Category: Psikoloji, Psikoloji Yazıları


Kaynak

Devamını Oku »

15 Temmuz 2013 Pazartesi

YÜKSELİŞ MEDİTASYONU

Gözlerinizi kapatın ve gevşeyin…her şey yolunda…güvendesiniz…Şimdi, Tanrısal Hücrenizin bulunduğu KALP çakranızdan, KALP Tapınağınıza doğru ilerleyin. Altın bir kapının aralandığını görün , derin nefes alın….farkındalığın iç boyutlarına açılan bu kapıyı imgeleyin…

Şimdi Kendinizi parlak ışık giysileri içinde görün…bu , sizin gerçek Ben’inizin parlayan özüdür. Kendinizi yükseklere …daha da yükseklere –Yaratılışın nadir Alemlerine…uçuşa geçerken imgeliyorsunuz, hissediyorsunuz…

Beşinci boyutta bir yerde duruyorsunuz – ve bu da –bu zamanda sizin için en mükemmel yer. Şimdi karşınızda Işık saçan , titreşen, Işık Piramidini görün. Hızla kapıya ilerliyor ve içeriye adım atıyorsunuz…Piramidin merkezinde yükseltilmiş bir platform görüyorsunuz. Onu çevreleyen bir çok kristal sandalyeyi fark ediyorsunuz….İhtiyacınız doğrultusunda bu sandalyeler çoğalacaktır.

Yükseltilmiş platformun merkezinden biraz uzakta bir havuz var …içinde de alev alev yanan MOR RENKLİ DÖNÜŞÜM ATEŞİ …Yanında ise parlak Beyaz Alev var. Piramidin zirvesinde asılı olan Büyük Kristal , bu alevi beslemektedir. Ateş, Yüce Yaratıcının SAF ÖZÜ ile beslenmekte ve Tanrısal Hediyeyi almak isteyenlere sunulmaktadır…

Şimdi, Mor Aleve gireceksiniz . Fiziksel bedeninizde , şifa bulabilmesini istediğiniz şeyleri düşünün….Yaşamınızda çözümlemek istediğiniz 3 şeyi düşünün….Sembolik olarak ellerinizde şekil aldıklarını görün…Şimdi yürüyün ve MOR Renkli Dönüşüm Ateşinin platformuna ilerleyin. Kendinize şu onaylamayı söyleyin :

“Seni daha yüksek bir varoluş haline dönüşmen için , kutsuyorum ve serbest bırakıyorum .” Öyle olsun ve Öyledir!

Şimdi Merkezdeki YARATICI Ateşe girin. Her şeyin kalbindeki Yaratılışın Saf Sevgi Özü olan ile , yıkandığınızı hissedin….Endişelenmeyin…Yolumuzda Kolayca ve Zerafetle ilerlemenize yardım edecek olan Yaşam Gücü/Sevgisi Işığından , tam miktarda alacaksınız. Varlığınızın çekirdeğinde derinden bildiğiniz en tatlı Sevgi ile aşılandığınızı hissedin….Şöyle onaylayın :
“ Ben artık içerebileceğim kadar çok Yaratıcı Işığı almaya hazırım. Tekrar ediyorum- aldığım hediyeyi herkesin ve kendimin en Yüksek hayrı için kullanacağım”. Öyle olsun ve Öyledir !

Şimdi CAN Ateşinden çıkın ve kristal sandalyelerden birine oturun. Ellerinize aldığınız ve MOR Ateşe girdiğiniz sorunlarınızın , şimdi yok olduğunu göreceksiniz..!

CAN’ın arınmış nefesini içinize çekin ve yavaşça nefesiniz ile kalbinizdeki Sevgiyi/Işığı verin…Bunu bir çok kez yapın…ve sonra, yeni SİZ, hediyenizi bütünleştirirken bir süre sessizce oturun…Bu kutsal yerde Yüksek Alemlerin varlıkları ile konuşmak için bir aracıya ihtiyacınız olmadığını bilin. Artık her bir varlıkla bağlantınız var…Bu kutsal yerde size kimin katılmasını istersiniz? Çağırın ve onlar gelip sizinle birlikte oturacaklardır. Onlara merak ettiklerinizi ve çözümlemede yardıma ihtiyacınız olan konuları açın…Ayrıca , hazır olduğunuzda , Varlığınızın diğer yüzlerini, size katılmaları için, çağırabilirsiniz … Şimdi biraz ara ve , size paylaşım fırsatı veriyorum…

Kusurlarınızın fazlasını- çok daha fazlasını Mor Ateşte bırakmayı öğrendikçe, daha fazla Yaratıcı Işığı alacaksınız ve Benliğinizin diğer yüzü ile daha fazla birleşmek için , yol yapacaksınız… CAN’ın bu dinamik hediyesini bütünleştirirken , yavaş yavaş bilincinizi tekrar kalp merkezine yöneltin. Kendinizi , tam bilinç haline geri getirirken derin derin nefes alıp verin….

Bu yere sık sık gelin. Daha fazla enerji yarattıkça , Piramidinize daha da fazlasını çekeceksiniz , ve o da daha gerçek olmaya başlayacaktır. Bu yeri ziyaret ettiğiniz her seferinde bu nadir enerjiden daha fazlasını fiziksel dünyaya getireceksiniz. Yaşadığınız yerde bir Yükseliş Kolonu inşa edeceksiniz…ve çabalarınız ile Sevgi/ Işık titreşimleri çevrenizde daha da uzağa yayılacaktır. Her biriniz komşu çevrenize , şehrinize, ve ülkenize yardım etmede aracılar olacaksınız.
Farkında olduğunuzdan çok daha güçlüsünüz…!

Şimdi nefesinize odaklanın…nefes alın ve nefes verin… ellerinizi,kollarınızı, omuzlarınızı, boynunuzu, bedeninizi, bacaklarınızı oynatın… ve hazır olduğunuzda gözlerinizi açın..


Kaynak

Devamını Oku »

Etiketler

ARINMA Affetmek Alglamada Anlatm Aramak Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar BEREKET BOLUK Bahar Bayram Beden dili Bedensiz Beyinde Beyni Beynin Beyniniz Bilincine Bilmek Bitkisel Burak DERSLER Davet Deerlerimizin Deniz Depresyonun Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi EGZERSZ Egoist Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe Fregoli GCJoseph GERDE Gcyle Gelecek Gidecek Gizemli HAYIRLI Hasta Hastalklar Hayal Hayallerinizin Hayata Hikaye Hiperaktivite Hipnozu Holografik Hologram Hoşgörü Illuminati KORUMA Kabala Kadim Karanlk Kelimeler Klasik Korkular Korunma Kristaller Kuantum Fiziği Kyamet LKLERMZ MEKTUP MUTSUZ Makbul Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler Mucizeleri NAMASTE Nazar Nefret Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus POZTF PRATK PROGRAMLAMA Paranormal Patolojik Peeling Peinden Pratik Psikoloji Quantum Düşünce RAHATSIZLIIMIZ Rahat Reformist Romantik Ruhsal Sanat Sonsuz Stres Sufizm Tehlikeli Terapi Uymasn Zarar acı affetme aile akıl başkaları beden beyin bilgi bilim bilimsel bilinci bilinçaltı birey bolluk cümle dalga damla degerli düşünce egzersiz ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji evlilik evren fayda fizik fiziksel frekans garip geliim gerilim gerçek geçmiş gizli güven güzel harika hastalık hayat hissederim hoşgörüsüzlük huzur huzurlu ileti ilâc inanç insan insanlar kaos kavga kelime korku kuantum kurallar liste madde mucize neşe olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel pozitif psikolojik refah ruh sağlık seniz sevgi sistem sorumsuzluk sorun sorunlar suyun sıkıntı tabiat tedavi teori tesadüf toplum zaman zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel çekim üzüntü İletişim şifa şükretme