Yaşadığınız herheangi bir sıkıntı varsa bu durumun sorumluluğunu kabul edip:
"İçimde bu durumu yaratan her ne varsa
Lütfen beni affet,
Özür dilerim,
Teşekkür ederim,
Seni seviyorum"
demeniz yeterli...
13 Şubat 2013 Çarşamba
Ho' oponopono
11 Şubat 2013 Pazartesi
Çocuklarda Uygulanan Psikolojik Testler Eğtiimi
Fenomen psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi olarak Ankara’da alanda çalışan ruh sağlığı profosyonellerine yönelik Çocuklara Uygulanan Objektif Testler eğitimi düzenliyoruz. Aşağıda eğitimi verilecek olan testler ve katılım hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Katılmak isteyenlerin aşağıda belirtildiği şekliyle kesin kayıt yaptırmalara gerekmektedir.
1-Bender Gestalt: 9 basit çizimden oluşan görsel motor algılama, performans testidir. Çocuk ve yetişkin olarak ayrılan bu test daha çok çocuklara yönelik kullanılmaktadır. Çocuklar için kullanılan formunda yaş sınırı 5 yaş 6 ay ile 11 yaş arasıdır.
2-Porteus Labirenti: 5 – 14 yaş arasındaki çocuklara uygulanan zekânın performans kısmını ölçen bir testtir. 12 labirentten oluşmaktadır.
3-Catell 2A ve 3A Zekâ Testi (Catell Culture Free intellegence Test): 7-14 yas arasındaki çocuklara uygulanan 25 dakika süren bir zekâ testidir. Zekânın soyut alandaki işlevini saptamaktadır.
4- Ankara Gelişim Envanteri (AGTE): 0-6 yaş arasındaki çocukların gelişimi bu testte 4 farklı alanda incelenmektedir. Bu test sadece anne baba veya çocukla daha çok vakit geçiren veya ilgilenen kişi tarafından doldurulmalıdır. Çocuğun becerilerini değerlendirmeye yöneliktir.
5- Gessel Testi: 1-7 yaş arasındaki çocuklara uygulanır. Kolaydan zora doğru sıralanmış 7 şekilden oluşur. Şekiller her yaşın seviyesine göre düzenlenmiştir. Test sonucuna dayanarak çocuğun zekâ düzeyi ve gelişim yaşı hesaplanır.
6-Metropolitan Okul Olgunluğu Testi:Bu test okula yeni başlayanların birinci sınıf talimatlarını anlamaya hazırlıklı olmalarını sağlayacak olan özelliklerini ve başarılarını ölçmek üzere hazırlanmıştır. Test çocukları anaokulun sonunda veya birinci sınıfın başlangıcında incelemek için kullanılmaktadır. Test 5yaş 6 ay – 6 yaş çocuklarına uygulanmaktadır.
7-Peabody Kelime Anlama Testi: Test 100 resimden oluşmaktadır. Çocuğun 100 resme bakarak doğru olarak tanımlaması istenir. Aldığı doğru sayısına göre çocuğun dil gelişim yaşı ortaya çıkar.
8- Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi: 4 yaş 6 ay ile 7 yaş 11 ay arasındaki çocuklara uygulanır, görsel algı seviyelerini ölçer ve görsel alanda hangisinin geliştirilmesi gerektiğini gösterir.
9- Benton Görsel Bellek Testi: 8 yaş ve üstü çocuklara uygulanan uzun süreli ve kısa süreli bellek ile ilgili bilgi verir.
Ayrıca eğitime çocukları değerlendirmede kullanılan ölçekler(duygurdurumu ölçekleri,cümle tamamlama,burdon dikkat testi, öğrenme güçlüğü değerlendirme ölçeği) de dahildir.
Eğitimci: Uzman Psikolog Reyhan ALGÜL
Eğitim Süresi: 2 gün (10:00-17:00)
Ücret: 600 TL + KDV
Eğitim Tarihi: 3-4 Kasım 2012
Kontanjan: 20 Kişiyle Sınırlıdır.
Katılabilecek Meslekler: Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanları, Özel Eğitimciler ve bu bölümlerin 3. ve 4. sınıf öğrencileri.
Not: Fiyatlara test materyalleri dahildir. Eğitim sonunda uygulamalarını yapan katılımcılara gün içinde sertifika verilecektir.
Verilecek sertifika ile testleri kamuda ve özelde uygulayabilirsiniz.
Katılım: Eğitime katılmak isteyenlerin kesin kayıt yaptırabilmeleri için eğitim ücretinin 200 TL’lık kısmını peşin olarak 1 Kasım 2012 Perşembe tarihine kadar aşağıdaki banka hesabına yatırıp, 0312 446 40 76 – 0532 160 26 65 numaralı telefonlardan kesin kayıt yaptırmaları gerekmektedir.Lütfen ödeme yaparken açıklama kısmına CTE-Ad Soyad yazınız. Eğitim ücretini yatırmadan önce lütfen ararayarak kontenjan durumu hakkında bilgi alınız.
Fenomen Psikolojik Danışmanlık MerkeziUğur Mumcu Cad. No:85/6 Çankaya Ankara0532 160 26 650312 446 40 76
Uzman Psikolog Reyhan Algül İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünde lisans eğitimini ardından da İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır.
Uzun yıllardır özel bir sağlık grubunun hastanelerinde çalışmalarına devam etmektedir. Uygulama alanında psikoterapi ile birlikte psikometrik testleri sıklıkla kullanan Uzman Psikolog Reyhan ALGÜL’ün aldığı eğitimlerin bir kısmı aşağıda listelenmiştir.
* Yetişkinlere Uygulanan Objektif Testler(Catell2-A,3-A,Porteus,
Benton,Alexandr vb)
* Rorschach [Rorschach ve Projektif Testler Derneği-Doç.Dr Tevfika
İkiz Tunaboylu]
* MMPI Test Eğitimi
* T.A.T Test Eğitimi
* Wisc-r Test Eğitimi
* Stanford Binet Test Eğitimi
* Denver, Bender Gestalt, , Frostig, Goodenough,TKT ,Metropolitan,
Peabody,AGTE Test Eğitimleri
* Transaksiyonel Analize Giriş Kursu[Doç.Dr.Azmi Varan]
* Erişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
Kursu[Doç.Dr. Cengiz Tuğlu]
* Motivasyonel Görüşme Eğitimi[Prof.Dr. Kültegin Ögel]
* Kabullenme ve Girişme Terapisi[Prof.Dr. Kültegin Ögel]
* Bilişsel Davranışçı Terapinin Felsefesi
* Bilişsel Davranışçı Terapinin Sosyal Fobide Kullanımı
* Sınav Kaygısı İle Başa Çıkma[Abdülkadir Özbek Enstitüsü]
* Sınır Kişilik Bozukluğu İçin Şema Terapi
* Çift Terapisi
* Ericksonian Terapi Eğitimi[Erickson Instute Of İstanbul-Jeffrey
K. Zeig'ın süpervizyonu ile]
* Aile ve Evlilik Terapisi Eğitimi[Petad]
* Yetişkin Psikopatolojisi Eğitimi
* Gestalt Terapisi Eğitimi
10 Şubat 2013 Pazar
30 Eylül Dolunay
30 Eylül 2012 Pazar günü 06:18’de Ay-Güneş karşıtlığı kesinleşiyor ve 7 derece Koç burcunda dolunay meydana geliyor. Bu dolunay astrolojik açıdan önemli zamanlarda olacağımızı işaret ediyor. Dünya genelinde ama Türkiye özelinde…
Ay’ın Dünya üzerindeki çekim gücü Güneş’inkinin iki buçuk katıdır. Her ay fazı hava durumunu değiştirici bir etki yapar, bu; kuraklık, kasırga, tornado ya da şimşek olabilir. Bazı araştırmalar yeni ay ya da dolunay sonrasında %10 daha fazla yağış olduğunu, bazen de bu döneme denk gelen Ay’ın perigee ve apogee (Dünya’ya en yakın ve en uzak) dönemlerinde tropik fırtınaların kasırgaya dönüşebileceğini göstermektedir. 30 Eylül’de gerçekleşecek dolunay Uranüs ve Plüton ile irtibat kuracağından, sert ev şiddetli rüzgarları, kasırgaları aktif edebilir.
Bir gezegenin Güneş’le karşıt hizalanması o gezegenin Dünya’ya en yakın pozisyonda olduğunu gösterir ve diğer faktörler uygunsa sismik aktivite görülebilir. Gezegenlerin Güneş’te konveksiyon akımı oluşturmaları gibi, Dünya’da da konveksiyon akımları oluşturabileceğini düşünebiliriz. 30 Eylül’deki dolunay esnasında Güneş Uranüs ile karşıt açıda olacak ve ayrıca Plüton ile de dik açı oluşturacak. Bu dizilim elektrikli bir atmosfer oluşacağını, elektromanyetik alanda hareketlilik görülebileceğini gösteriyor. Ekinoks sürecinde olduğumuz için bu etki daha da belirginleşebilir. Yermerkezli ve Dünya merkezli dizilimler dünya genelinde görülebilecek etkin doğal afetler riskini işaret ediyor olabilir. Tabii sadece 30 Eylül tarihinde değil, bu tarihin birkaç gün öncesinde ve birkaç gün sonrasında.
Araştırmacı ve yazar Frank Glasby’e göre Dolunay ve yeniay zamanlarında daha fazla okyanus gelgiti vardır. Bu yüzden dolunay ve yeniay zamanlarında daha çok deprem görülür. Depremlerin olmasını kolaylaştıran yatay basınç, basınç altındaki kayalardan yüklü parçacıklar (pozitif iyonlar) salınmasına neden olur ve bunların da insan ve hayvanlar üzerinde biyolojik etkileri vardır. Dolunay zamanlarında insanların daha agresif bir ruh hali içerisinde olduklarını gösteren pek çok araştırma vardır.
7 derece Koç burcunda gerçekleşecek gergin dolunayın Türkiye astrolojik haritasının Mars derecesini tetikleyecek olması önümüzdeki yakın dönemde şu risklere dikkat çeker:
Askeri konularla ilgili gelişmeler
Terör ve şiddetin tırmanması
Yangın ev kundaklama olayları
İç gerginlikler, huzursuzluklar
Doğal afetler
Neler Yapabiliriz?
Dolunayda gergin açılar altında kalacak Ay’ın duygularımız ve bedenimiz üzerindeki etkilerini göz önüne alarak, önümüzdeki yakın süreçte sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Beslenme konusu da önem taşıyor bu bağlamda. Genel olarak dolunaylarda fazla sıvı alınması önerilmez. Oruçlu olmak da yapılabilecek isabetli şeylerden biridir.
Dolunay civarındaki günlerde profesyonel veya sıradan olsun günlük işlerimizde diğer kişilerle ilişkilerimizde dikkatli adımlar atmalı, sağduyulu hareket etmeliyiz. Gergin duygusal çıkışlar yapma riskine karşı kendimizi frenlemeli, gergin ve karmaşa enerjisi taşıyan ortamlardan uzak kalmalıyız. Aksi takdirde olumsuz durumlarla karşılaşabiliriz, dikkat! En önemli şeyin insan ilişkileri olduğunu unutmayalım.
En agrese olduğumuz zamanda bile derin bir nefes almak, futbol tabiriyle “topa basmak” çok büyük bir stres yaşama olasılığını bile bertaraf etmemize yardımcı olabilir. Dolunay Koç burcunda gerçekleşeceğine göre ve Koç burcunun gölge yönü acelecilik olduğuna göre, ani ve beklenmedik gelişmeler karşısında içimizden ona kadar saymayı başarabilir, sabredebilirsek, hatta işin esprisine kaçıp şakaya vurabilirsek, muhtemel bir debdebeyi sorunsuz atlatabiliriz.
Gergin hissettiğimiz anlarda biraz içe çekilebilir, aktif ve yoğun ortamdan bir müddet için uzak kalarak dengeyi sağlayabiliriz. Zira bu gergin dolunay esnasında Güneş Terazi burcunda olacak ve denge sağlamamıza yardımcı bir konumda bulunacak. Ay bilinçdışını ve Güneş bilinçli hareket etmeyi ve iradeyi ifade ettiğine göre, ani duygusal çıkışlara meydan vermemek için irademizi devreye sokmamız gerekiyor.
Pek tabii ki bu gergin dolunay civarındaki tarihlerde hiç bir şey yapmayalım, pasif kalalım, endişe içerisinde sadece bu etkilerin geçip gitmesini bekleyelim anlamına gelmiyor. Sevdiğimiz kişilerle bir araya gelmek, sevgi paylaşımında bulunmak, dayanışma içerisinde olmak bu agresif ve değişken ruh halini aşmak için en ideal yol kanımca. Pek tabii evcimen hayvanlarımızla, bitkilerimizle, kısacası sevgi alışverişinde bulunacağımız her şeyle ve herkesle…
Dolunay zamanları yaratıcılığın da çok arttığı zamanlardır aynı zamanda. Ortaya bir ürün koyma zamanlarıdır. Dolunayın Uranüs ile kavuşumda olması yaratıcı ve keşfe yönelik etkileri maksimize ediyor. Profesyonel iş hayatımızdan, günlük işlerimize kadar her alanda daha yaratıcı, çözüm üretici olabiliriz. Daha önce fark etmediğimiz şeyleri fark edebilir, olayları daha farklı bir gözle değerlendirebiliriz.
Dolunaylar bu vakte kadar belirginleşmemiz durumların, artık görünür bir duruma gelmesine yönelik etkiler taşır. Önemli bir yol değişiminde ise, Uranüs-Plüton ile irtibat kuran bu dolunay sonrasında kendimize yeni bir rota belirlemek üzere değişim enerjisini aktif edebiliriz. Değişim enerjisine karşı çıkmaktansa, bu enerjiyle birlikte hareket etmek bize kazandıracaktır. Bitmesi, tamamlanması, hayatımızda bundan sonra yer almaması gereken şeyler olabilir. Bir nevi temizlenme yaşayabiliriz. Bunu doğal döngünün bir gerekliliği olarak görebiliriz.
Dolunaylarda Ay ve Güneş karşıttır ve bu yüzden tek başına hareket etmekten ziyade, birlikte hareket etme enerjisi taşır. Bu yüzden dolunayın enerjisini zıtlaşma ve fikir ayrılıkları yerine, tamamlanma ve sevgi alışverişine yönelik kullanmamızı mümkün kılar. Bu gergin dolunayda bile bu geçerlidir. Gezegenler bizlerin üzerinde belli bir ölçüde etki yaratırlar. Ama irademiz onların etkilerinin üzerine çıkabilir. Bunu unutmayalım.
Kişisel düşünceme göre tüm bu gergin etkilere rağmen sevgi ve huzuru koruyabiliriz. 30 Eylül’deki dolunay civarındaki günler bu bağlamda bizim testimiz olacaktır. Bu testi başarı ile geçebileceğimizden umutluyum…
Öner Döşer
Neler yapabiliriz:
Cumartesi gecesinden itibaren 998 ya hafiz okuyabiliriz. Ya Hafiz etrafımızda çok güçlü bir koruma kalkanı oluşturacaktır. Aynı zamanda insan ilişkilerimizde olası gerginliklere karşıda kendimizi frenlemeye çalışıp, ani çıkışlar yapmamaya dikkat edip, kendimizi kontrol edebilirsek sorunsuz atlatabiliriz inşallah Allahın izniyle
8 Şubat 2013 Cuma
Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.
Çoook uzun yıllar önceydi. Lisedeydim.. O kadar uzun yıllar önce yani:) Neye bu kadar kızgındım çok net hatırlamıyorum ama "bir daha kesinlikle onun yüzüne bile bakmam!!!" dediğimde bir arkadaşım " Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. " demişti.
İlk defa orada duymuştum Don Heroldun bu sözünü.
"Ayy ne dönücem be!" dedim o yaşın getirdiği toyluk ve tecrübesizlikle... O-hoooo kaç defa döndüüm ben bile unuttum sayısını! :)
Dönmem dedim döndüm!
Yapmam dediklerimi yaptım!
Sonunda öğrendim ama..
Hayatta asla sivri cümleler kurmayacakmışsın!
Hem böylelikle tükürdüğünü yalamak zorunda kalmazmışsın!
6 Şubat 2013 Çarşamba
EGO'ya mektup! :)
Sevgili Ego’m,
Düşündüm, taşındım ve artık seninle ciddi ciddi konuşmam gerektiğine karar verdim. Çünkü bu iş böyle yürümeyecek. İlişkimizin boyutunu konuşmamız gerekiyor. Artık daha fazla sessiz kalamayacağım. Ben susup seni dinledikçe sen beni hiçe saymaya başladın. Şimdi seninle açık açık konuşalım. Bir kere söyle bakalım, neden durmadan beni engellemeye çalışıyorsun? Elimi hangi işe atmak istesem onu hak etmediğimi ima ediyorsun. Durmadan beynimi yiyip beni umutsuzluğa sürüklüyorsun… Kimi sevsem ve beğensem, o sana göre değil, senden fazlasını ister diyorsun… Ne zaman para harcayacak olsam sanki görünmez ellerinle elimin üstüne vuruyor gibisin…Ve gelecekle ilgili güzel hayaller kurmama engel olduğun gibi şimdiki zamanı yaşamamı da engelliyorsun. Beni devamlı kuruntularla dolduruyorsun. Bana söylediğin tek şarkı var. ”Olmaz olmaz bu iş olamaz, hiç yalvarma bu iş olamaz”…
Şimdi de yapmadıklarını sayalım. Bana asla cesaret vermiyorsun. Hevesle başladığım hiçbir işte beni desteklemiyorsun. Hayallerime ortak olmuyorsun. Mutluluğumun uzun sürmesine izin vermiyorsun. Beni kendimle baş başa bırakmıyorsun. Güzel şeyler düşünmeme fırsat bırakmıyorsun. Ne aşkı ne başarıyı ne de zenginliği yaşamama müsaade etmiyorsun. İnsanlara güvenip onları kolayca sevmeme yardımcı olmuyorsun. Artık anladığım şey şu ki, sen beni pek de fazla sevmiyorsun sevgili Ego’m…
Oysa ben neler istiyorum bir bilsen. Sayayım mı sana?.. Hayallerini kurduğum işe sahip olmayı, korkmadan sevmeyi, deli gibi aşık olmayı, insanlara güvenip onların iyi yönlerini görmeyi, her zaman tüm ihtiyaçlarımı karşılayacak kadar paraya sahip olmayı, yeni şeyleri cesaretle denemeyi, yüreğimdeki sözleri kolayca söyleyebilmeyi, karşılıksız iyilikler yapmayı, hem şimdiki zamanı yaşamayı hem de gelecekle ilgili harika hayaller kurmayı istiyorum. İnsanlar iyidir demeyi, bir haksızlığa uğradığımda gereken cevabı verip yürüyüp gitmeyi, kendimi ezdirmeden affetmeyi, aptal gibi hissetmeden ve korkmadan, duygularımı incitirler, beni kullanırlar, kandırırlar diye düşünmeden ”seni seviyorum” diyebilmeyi istiyorum. Ve daha neler neler…
Ama sen, maalesef tüm bunları yaşamamı engelliyorsun ego. Beni kısıtladığını geç de olsa anladım. Evet, sen benliğimin bir parçası olabilirsin ama ben sana biraz fazla değer vermişim. Beni üzmene hep izin vermişim farkında olmadan. Özgürlüğümü elimden almışsın da farkında değilmişim. Ve artık olman gereken yere gitmenin zamanı geldi. Sana yerini bildirmem lazım kusura bakma. Daha fazla ödün veremem mutluluğumdan ve özgürlüğümden. Artık sadece ”merhaba, merhaba” …Eski günlerin hatırına tamamen bitirmiyorum ilişkimizi. Zihnimde bir yerlerde yaşamaya devam edebilirsin eğer sessizce duracaksan ama konuşmana izin vermiyorum, üzgünüm. Bir hukukumuz olmasa ona da izin vermem ya, neyse.
Yeni bir ilişki yaşıyorum artık. Bana cesaret veren, beni destekleyen, yolumda elektrikleri kesen değil, tam tersine ışık tutan biri var artık yanımda. Hayal kurduğumda bana ” hadi oradan” demiyor. Senin söylediğin şarkının aksine ”Olur olur, bal gibi olur” şarkısını söylüyor. Her zaman yapabileceğimi hissettiriyor bana. Artık insanlara güveniyorum, onları seviyorum, sevilecek bir yanlarını buluyorum en azından. Soru işaretleri uçtu gitti. Çünkü çok da iyi bir rehber buldum kendime. Hatırla sen o rehberi hep yalanlardın. Evet, o rehber kalbim…
Kısacası ego’cum, sanırım artık hoşçakal deme zamanı geldi. Bunca geçirdiğimiz yıl sebebiyle, her şeye rağmen sana teşekkür ediyorum. Sen de benim bir parçamsın ve insan olmanın getirdiği bir durumsun. İnsanlık var oldukça sen de var olacaksın. Ama artık eskisi kadar konuşmayacak ve kararlarıma yön veremeyeceksin. Bunca zamanlık hükümdarlık sana yeter. Kalan hayatında başarılar ve mutluluklar dilerim.
Elveda… :)
Kendini geliştir comdan ALINTIDIR..
4 Şubat 2013 Pazartesi
Akışa bırak kendini!..
Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme.
Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
ŞEMS
1 Şubat 2013 Cuma
GEÇMİŞİ BERABERİNDE TAŞIMAK
İnsan zihninin geçmişi bırakmak konusundaki beceriksizliği yada isteksizliği, Tanzan ve Ekido adında, şiddetli yağmurlardan sonra oldukça çamurlu hale gelmiş olan toprak kır yolunda yürüyen iki Zen rahibinin hikayesinde güzel bir şekilde örneklenmektedir.
Bir köyün yakınından geçerlerken,yolun karşı tarafına geçmeye çalışan
genç bir kadın görürler. Çamur çok derin olduğu için,kadın üzerindeki
ipek kimonoyu berbat etmeden karşı tarafa geçemeyecektir.
Tanzan hiç tereddüt kadını kucağına alıp yolun karşı tarafına geçirir.
Sonrasında rahipler sessizce yollarına devam ederler. Beş saat sonra,
yaşadıkları tapınağa yaklaşırlarken, Ekido daha fazla kendini tutamayarak
Tanzan'a döner. "Neden o kızı yolun karşı tarafına geçirdin?" diye
sorar. "Biz rahiplerin bu tür şeyler yapmaması gerekir."
"Ben kızı saatler önce bırakmıştım"der Tanzan
"Sen hala taşıyor musun?"
Şimdi birinin sürekli Ekido gibi hoşa gitmeyen olay ve durumları zihinde taşıyarak ve düşünce üstüne düşünce biriktirerek yaşadığını düşünürseniz, gezegendeki insanların çoğunun nasıl yaşadığı ile ilgili fikir edinmiş olursunuz.
Zihinlerinde taşıdıkları yükün ağırlığına bakar mısınız?