30 Aralık 2012 Pazar

Zamanın Ruhu, Jaguar

Geçen yazımda zaman ve takvim algımızın maskülen ve sol beyin ağırlıklı olduğunu ifade etmiştim. Bu doğrultuda Maya zaman algısını ve takvimlerini anlamak istiyorsak sağ beyin ve dişi algı ile barışmak zorunda olduğumuzu belirtmiştim. Şimdi bu konuyu biraz daha açmanın tam zamanı çünkü dişi enerjiyle dolu Jaguar burcunun haftasına (28 Temmuz – 9 Ağustos) giriyoruz.

Mayaların çok önem vererek kullandıkları bir hayvan totemidir Jaguar. Bu vahşi kedinin psişik güçlere sahip olduğuna inanırlar ve geceleri diğer hayvanların göremediklerini gördüğünü söylerler. Jaguar ruhunun tapınakları ve gizemli Alt dünyalarını koruduklarına inanırlar. En yüksek yapılarından Tikal’de ki 4 numaralı tapınak Jaguar piramidi olarak adlandırılmıştır.

Jaguar dünyada yaşayan en gizemli ve enigmatik hayvanlardan biridir. Son ana kadar duymadığınız, sessiz ve yumuşak adımları yüzünden Güney Amerika’da “ipek el” lakabı takılmıştır. Zamanın ayak izlerini takip ederek sonsuz bir sabra sahip olduğu gibi karar anlarında kritik eylemleri beklemeden yerine getirir. Çok yüksek güç ve dirayete sahip olan Jaguar ormanların, yaylaların ve dağların ruhuna hakimdir. Zekası genelde durugörü ile beraber gelir.

Jaguar, 20 burçlu Maya takvimi Tzolkin’in de ruhsal gücü en yüksek burç olarak bilinir. Yogik deyimle kundalini olarak tanımlanan “beden yıldırımının” Jaguar insanlarında çok güçlü ve aktif olduğunu söyler Mayalar. Bu burçta doğan bir çocuğu usta bir vizyoner veya büyücü olarak görürler ve şaman olmak üzere yetiştirirler. Maya kültüründe şaman olmak demek aynı zamanda Tzolkin takvimini takip etmek anlamına gelen gün bekçiliği ile birebirdir. Jaguar takvimi ve zamanın ruhunu yönetir ayrıca. Şamanlık, Jaguar burcu ve zamanın ruhuna hakim olmak; bunlar bir ve aynı şeydir bir anlamda.

Diğer bir taraftan Maya kültüründeki Jaguar ruhu, “Doğa Ana” ile bir olarak görülebilir. Jaguar Doğa Ana’nın özünü içinde barındırır ve derin bir dişi enerji taşır. Bu enerji toparlayıcı olduğu gibi iyileştirebilir ve her şeyin özüne dair mükemmel bir sezgi getirir. Mayalar Jaguar’ın çok feminen bir enerjiye sahip olduğunu söylerler ve hatta Jaguar gününde kadınların korunduğunu söylerler. Psikolojik bir açıklama ile aslında Jaguar’ın sol beyin ve analiz yeteneğine karşıt olarak sağ beyin yarısını ve sezgisel gücü temsil ettiğini söyleyebiliriz.

Maya dininin en önemli yanlarından birisi Tanrı'yı doğada görebilmekten geçiyor. Doğa ile kurulan bu ilahi teması Jaguar burcu temsil ediyor ve bu yüzden de dini liderlerin burcu olarak biliniyor. Buradan başka önemli bir konuya kapı açılıyor aslında. Maya dininin doğayı ve kadını dışlayan günümüz hakim dinlerinden farklı bir anlayışa sahip olduğunu söyleyebilirim. Maya takvimin ve Maya evrenbilimini anlamak ancak dişi enerjiyi ve doğayı kucaklayan bir bakış açısı sayesinde mümkün olabilir.

Şimdi tüm bulmaca parçalarını biraraya getirdiğimizde görüyoruz ki, zamanı algılamak, doğayı algılamakla eş anlamlıdır. Zamanı algılamak, ancak dişi, feminen ve sağ beyinsel bir algı ile mümkün olabilir. Şamanlık yeteneğini uyandıran güç aslında Doğa Ana’nın doğurduğu bir güçtür. Bu güç eşzamanlı olarak zamanın doğasını da en mükemmel hali ile algılama yeteneğini getirir. İlginç bir şekilde Hindistan’ın Tantra kültüründe de zaman dişi bir güç olarak görülür. Korkutucu görüntüsü ile ünlü Tanrıça Kali’nin sembolize ettiği şey “Zaman”dan başka bir şey değildir.

28 Temmuz – 9 Ağustos 2012 arasındaki Jaguar Trekanası ise zamanın ruhu ile yani doğanın ruhu ile temasa geçmek için en uygun enerjileri getiriyor.

Pek çok yerli geleneği doğanın ruhu ile bir olmak ve dolayısıyla kendi ruhumuzla temasa geçmemizi sağlayan doğa yürüyüşlerinin önemine değinirler. Bu gelenek bugün modern hayatta neredeyse kaybolmuştur. Doğada yürüyüşe çıkan bizler bile çok ender olarak durup etrafımızdaki yaşamın zenginliğini dinliyoruz. Bir daha ki doğa yürüyüşünüzde daha az konuşup daha fazla dinlemeye odaklanın. Kendinizi toplumsal etiketlerden özgürleştirin ve doğal özünüzle uyumlu bir halde, Jaguar’ın yolunda yürüyün.
Maya burcunuz Jaguar ise bu trekana sizin için ayrıca önem taşıyor. Kendi potansiyelinizi daha iyi keşfedip kullanabileceğiniz ve önemli dönüşümlerden geçebileceğiniz bir dönemdesiniz.


(Peki siz Maya burcunuzu biliyor musunuz? www.mayaburcum.com ile bulmak artık çok kolay.)


kaynak

Devamını Oku »

27 Aralık 2012 Perşembe

Önyargı Testi

By admin on Ağustos 17th, 2012

Aşağıdaki soruları kendinize uygun olacak bir şekilde samimi olarak işaretleyiniz. 

Bu test eğlence amaçlı hazırlanmıştır. Hiçbir şekilde bilimsel bir nitelik taşımamaktadır. Testin çözülürken bu faktörün göz önüne alınması gerekir.

Bu Yazıyı Beğendiyseniz,Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz !

kaynak

Devamını Oku »

25 Aralık 2012 Salı

Sıkıcı Biri misiniz?

By admin on Ağustos 21st, 2012

Aşağıdaki soruları kendinize uygun olacak bir şekilde samimi olarak işaretleyiniz.

Bu test eğlence amaçlı hazırlanmıştır. Hiçbir şekilde bilimsel bir nitelik taşımamaktadır. Testin çözülürken bu faktörün göz önüne alınması gerekir.

Bu Yazıyı Beğendiyseniz,Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz !

kaynak

Devamını Oku »

23 Aralık 2012 Pazar

Ankara Psikolog Tavsiye

Ankara’da çalışan birçok psikolog bulunmaktadır. Fenomen Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’ne çalışan psikologlar birçok kez tavsiye edilmiştir.


Uzman kadrosu ve özenli bakış açısıyla Fenomen Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi her problemli anınızda sizin yanınızdadır.


Fenomen Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi


Uğur Mumcu Caddesi No:85/6 Çankaya Ankara


Randevu: 0312 446 40 76 – 0532 160 26 65

ankara psikolog tavsiye, psikolog ankara tavsiye Bu Yazıyı Beğendiyseniz,Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz !

kaynak

Devamını Oku »

22 Aralık 2012 Cumartesi

Ankara Aile Psikoloğu

Son zamanlarda boşanma oranları korkutucu derecede artmıştır. Çoğu zaman evlilik sorunları çözülebilecekken birçok eş bütün yolları denemeden, uzman yardımı almadan boşanma yolunu tercih etmektedir.

Evlilik sorunlarında, aile içi iletişim problemlerinde bir aile psikologu ndan yardım almak problemlerinizin çözümünü kolaylaştırabilir.Eğer siz de Ankara’da aile psikologu, aile danışmanı ve aile terapistinden yardım almak isterseniz bize ulaşabilirsiniz.

İletişim Bilgilerimiz

Fenomen Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Uzman Psikolog & Aile Psikologu Beyhan BUDAK

Uğur Mumcu Cad. No:85/6 Çankaya Ankara

0312 446 40 76

Bu Yazıyı Beğendiyseniz,Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz !

kaynak

Devamını Oku »

20 Aralık 2012 Perşembe

İnsan Yaşamın Tadına Ölünce Bakar

“Kızım”
“Efendim Baba”
“Zorlanıyorum artık”
“Biliyorum… İç organlarını yenilemelisin… Bunu yapabilirsin…”

Akşamüstü çalışmalarımı bitirip arabama bindiğim sırada babamla içimden konuşmuştum. Evimin yolunu tutuğumda zihnimden o günün özetini geçiyordum. Akşamüstü bana nereli olduğumu soran birisine babam “Yugoslav (Makedonya) göçmenidir. Arnavut kökenliyiz” demiştim. Karşımdaki de bana “ben de duymuştum göçmenlerin güzel olduğunu” diyerek kompliman yapmıştı. Normalde üstüme alınmam gereken bu övgüye garip bir şekilde cevap vermiştim.

“Evet, babam çok güzeldir benim”

Günün yorgunluğu ile eve dönmüştüm. Kendimi dinlendirmek kanepeye uzanmıştım. Neredeyse uyuyakalacağım sırada bir anda gözümün önüne renk cümbüşü oluştu. Sıçrayarak yerimden kalktım. Bir renk eksikti. Onca rengin arasından mavinin olmadığını görmüştüm… Mavi neden yoktu ki?

İkinci Sıçrayış

Tam mavi neden yok diye düşünürken çalan telefonla ikinci kez yerimden sıçradım. Arayan ablamdı. Sesi titriyordu. Anlamıştım hemen. Babam ambulanstaydı ve hastaneye gidiyorlardı.

Apar topar evden çıktım. Kafamın içinde sadece “iç organlarını yenilemelisin baba” sesi vardı. Bunun anlamını şimdi daha iyi anlamaya başlamıştım. Yenilenme olacaktı orası kesindi ancak bunun nasıl bir yenilenme olacağına babam karar verecekti.

Yanına gittiğimde doktorlar, babamın beyin sapına embole attığını ve sol tarafına felç geldiğini söylediler. Durumu oldukça ağırdı. Ellerini tuttum ve ona “ iç organlarını yenileme vaktin şimdiymiş baba” dedim. Uzun uzun bakmaya devam etti bana. İkimizde o an bunun ne anlama geldiğini biliyorduk. Yolculuğunu sonlandırmak istediğini hissetmiştim ancak yinede bunun değişebileceğini o an ki travmatik, ağlamaklı, duygusal halimden dolayı dilemeye başlamıştım. “ Yenilen ve ayağa kalk, şimdi olmaz baba”

Kafamı yatağının başucuna kaldırdığımda 6 rakamını gördüm. Tekrar göz göze geldik. Babam adeta benimle semboller aracılığı ile konuşuyordu. Tasavvuf bilgime göre 6 kâmil olma ve üstatlığa geçme sayısıydı. O zaman şimdi üstatlığını kutlama ve çok boyutlu haline kavuşma zamanıydı. Tamamlanacaktı babam. Birden sarhoş gibi olmuştum. Benim bu alanda görevim olacak mıydı? Onun üstatlığını kutlamakla yeni bir realiteye-boyuta geçişinde yanında olacak mıydım? Ben birçok varlığın geçişine yardımcı olana biri olarak bu sefer babamın geçişini yaptırabilecek kadar dayanıklı olabilecek miydim? Hiçbir zaman bunu düşünmemiştim. Oysa babam şimdi beni bu konuda göreve çağırıyordu…

Babam ve Ben Ruhsal Planımızı Devreye Soktuk!

Yaklaşık 12 saat süren tetkik ve müşahede zamanı dolmuştu. Onu normal odaya alacaklarını söylediler. Bize de hazır olunca yanına girebileceğimizi ve bundan sonrası için, durumunu dikkatle inceleyeceklerini ve gerekli gördükleri an yoğun bakıma kaldıracaklarını anlattılar. Kısacası beklemek durumundaydık. Bu bekleyiş ne kadar sürecekti? Onun dünya katındaki görevi hala sürüyordu. Nefes aldığı sürece de yattığı yerden üstatlığına devam edecekti. Tüm bunları düşünürken babamın yanına çıkabileceğimizi haber verdiler.

Tekrar yanındaydım ve bakışlarımız birbirine kenetleniyordu. Bu sefer bilinçli olarak kafamı kaldırdım. Zaten de biliyordum. Yatak numarası 9’du. Koca çınarım tamamlanıyordu benim. Ruhsal plan devredeydi. 10 sayısından önce 9 geliyordu bu sayı yenilenmeden önceki tamamlanma sayısıydı. Sembollerle iletişimimiz devam ediyordu. Saatlerce eli elimdeydi ki artık bana dinlenmem gerektiği hatırlatılınca uyumaya çalıştım. Rüyamda babamın evindeydim. Ev komple yenilenmişti. Parkeler sökülmüş yerine yenileri yapılmıştı. Mutfak komple yıkılmış yerine yeni mutfak yapılmıştı. Baba ocağı yıkılarak büyük bir değişimi haber veriyordu adeta…

Gözlerimi açtığımda gözyaşlarıma boğuldum. Oysa güçlü olmam gerekiyordu. Ağlamamım sırası değildi. Babam gitme kararını vermişti ve bu kararını benim diğerlerine vermem en azından onları babamın geçişine hazırlamam gerekiyordu. Ancak ağlamama engel olamıyordum. O an yanaklarıma dokundum, kalbime şefkat duydum ve kendime her türlü duygusal inişler ve çıkışlar için izin verdim… Oh! Ağlamak ne kadar da güzelmiş meğer…

Kendimi çok daha iyi hissediyordum. Güçlü görüneceğim diye kendimi az daha bir oyunun içine sokmak üzereydim. Şimdi daha derinlerde babamla iletişime geçiyordum. Ruhsal plan devredeydi artık. Benim hiçbir şüphem kalmamıştı. Bundan sonra geçişi için birlikte çalışacaktık. Şuuru gitgide kapanıyordu. Ancak ben; onun, ruhsal planını hatırlayacağını ve burada farkındalığa ulaşarak çok kolay bir geçiş yapacağını biliyordum. Çünkü o benim babamı oynayan harika bir ruhtu…

Yoğun Bakıma Kaldırılıyor!

Başucundaydım tekrar. Nefes alırken çok fazla zorlanıyordu. Dayanamayıp sabaha karşı doktorları çağırdım. Bu sefer yoğun bakıma kaldırmaya karar verdiler ancak kendi üniteleri çok yoğun olduğu için bizi başka bir hastaneye sevk etmek üzere ambulans hazırlanmaya başladılar. Hazırlanma süresince arabada annemle yalnızdık. Şimdi konuşma sırasıydı. Onu incitmeden nasıl konuya gireceğimi düşünüyordum. Onun 51 yıllık hayat arkadaşıydı ve birbirlerini hala çok seviyorlardı. Babamın gideceğini nasıl söyleyecektim? Yüzüne baktım ve bunu kaldıramayacağını düşünerek vazgeçtim. En iyisi ellerini tutmaktı ve öyle yaptım.

Ambulans bizi sevk ederken ben de arkasından takip etmeye başladım. Hastaneye geldiğimizde saat sabahın 4’ünü gösteriyordu. Hastane çok tanıdık geliyordu ama çıkaramadım. Burası bana bir şeyler söylemeye çalışıyordu ancak o kadar yorgundum ki anlayamadım. Tam arabadan inmek üzereydim ki; kafamı kaldırdığımda hastanenin renginin masmavi olduğunu gördüm. Ve dayanamayarak anneme döndüm.

“Anne, babam buradan özgürlüğüne kavuşacak. Mavi özgürleşmek demektir. Merak etme her şey mükemmel olacak”

Özgürleş Baba ve Işığa Gel!

Nasıl bir uzun geceydi. Saatler bir türlü geçmek bilmiyordu. Dakikalar adeta devleşerek meydan okuyordu. Kimseyi arayamıyordum ya da arayamamak üzerimde baskı yaratıyordu. Neyse ki uykuya dalmışım.

İçimdeki ses bana bu sürecin tüm ayrıntılarını veriyordu. Yapmamız gereken en önemli şeyin babamın özgür iradesi ile gitme kararı verirse buna saygı duymamız olduğunu söylüyordu. Özgür irade nasıl güçlü bir şeydi? Bedeni gerçekten burada bırakma kararını vermek ve diğer boyutlara geçiş yapmak için bilinç yerinde değilken bile aslında sanki yerindeymiş gibi karar veriliyor olması nasıl bir deneyimdi? Peki, hal böyleyken özgür iradesi ile gitme kararını verecek olan babamın yakınları olarak buna nasıl bir anlayış gösterecektik? Başta annem 51 yıllık kocasını nasıl serbest bırakacaktı?

Artık duruma hâkim olma vakti gelmişti. Tüm ailemi toplayarak onlara durumu anlatmam gerekiyordu ancak bunun için “bilinci yerinde olmayan babamdan” izin almam gerekiyordu.

Bugün babamın yanına girme sırası bendeydi. 4 kız kardeştik ancak diğerleri yanına girme cesaretini kendilerinde bulamıyorlardı. Tıpkı benim 9 yaşımdayken ilk felcini geçiren babamın yanına girme cesaretimin olmadığı zamanlarda olduğu gibi. Babam bana bu yüzleşme fırsatını veriyordu adeta. O zamanlar korkunç acı çelen küçük kızı büyümüş şimdi babasının elinden tutarak onu karşıdan karşıya geçiren bir ruhu canlandırıyordu. Babamla bu oyunu en gerçekçi şekilde oynamak için ve ona olan son görevimi yapmak için yanına en steril bir halde sokularak usulca girdim. Odada hemşire vardı ve bana babamın artık hiçbir şeye tepki vermediğini, komutlara cevap vermediğini, dolayısı ile yanında çok fazla kalmamam gerektiğini söylemişti. Ben ona ve babamın makinelere bağlı olduğuna hiç aldırmayarak babamın elini tuttum. Hemşire ısrarla gitmiyordu. Bana verilen 5 dakikayı da onunla tartışarak geçirmeye hiç niyetim yoktu. Belli ki o da yanımızda olmalıydı… Ben babamla konuşmaya başladım.

“Baba ışığa gelmeni istiyorum. Beni duyuyor musun? Ben buradayım ve seninleyim. Beni duyuyor musun babacığım? Eğer duyuyorsan elimi sıkar mısın?”

“Babanız şu an size cevap veremez” dedi tekrar hemşire. Ben yine aynı sükûnette kalarak devam ettim ancak bu sefer içimden konuşarak ve “geçiş seremonisi” diyebileceğim bir törenle babamı ışığa davet ediyordum.

Babam gözlerini açarak bana bakmaya başladı. Göz geldik. O an içim gülümsemeye başladı çünkü ölümünün ölümsüzlüğünü yakalama anını bağışlamıştı babam. Elimi sıktı ve tekrar gözlerini kapadı.

Sessizce yanında durmaya devam ettim. Hemşire görmesi gerekeni görmüştü ve bana göre de hayat ona eşsiz bir an’a tanık olma şansı vermişti…

Artık anneme ve kardeşlerime durumu en açık bir şekilde anlatmam gerekiyordu ve öyle de yaptım. Onları bu sürece adapte etmek için hep birlikte babamı “temsili” olarak ışığa götürdük. En güzel tepkiyi annem verdi.

“Ben onu tam 30 yaşında giydiği mavi takım elbisesi ile uğurladım” dedi gözyaşları ile. “Bana gülümsüyordu” dedi. Annemize sarıldık… Hepimiz huzurluyduk… Mutluyduk… Burukluk var mıydı? Elbette vardı, o bizim babamız rolünü çok iyi oynamış ve topluma çok önemli hizmetleri olmuş bir ruhtu. Dolayısı ile onu bu bedende göremeyecek olmanın burukluğunun olması kadar doğal bir şeyin olacağını düşünemiyorduk bile…

Ve de öyle de oldu sevgili okuyucular… O ruh çok asil bir şekilde bizim yaptığımız bu çalışmadan sonra bedeninden özgürleşerek ederek ışığa yolculuk yaptı. Giderken kendine yakışan bir şekilde iz bıraktı. O gün Haliç Köprüsünün halatı kopmuştu ve dolayısı ile trafik ciddi anlamda felç olmuştu. Adeta tıpkı kendi dünya halatının kopmasına neden olan felcinin kalıntılarını özgürleştiriyordu... Yıllarca azimli bir şekilde yaşama olan bağlılığı; onun hayatında hiçbir şeyi aksatmadığı gibi cenaze töreni de, ne halat kopmasını ne de trafiği dinlemişti… Yıllar önce duyduğum Yogi Bhajan’ın sözü o an nedense aklıma gelmişti. “Özgür olan bir özgürlük yoktur.” Oysa şimdi tüm kalbimle hislerim bana bunun tam tersini söylüyordu. Özgürlük hissi hiç bu kadar özgürleştirici olmamıştı… Babam yaşamın tadına esas şimdi bakmaya başlamıştı…


kaynak

Devamını Oku »

17 Aralık 2012 Pazartesi

Depresyonda Tanı ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapi Eğitimi, Ankara

Fenomen Psikoloji ve PİES (Psikoterapi İnteraktif Eğitim Seminerleri) İşbirliği

İle

DEPRESYONDA TANI VE BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI PSİKOTERAPİ EĞİTİMİ, ANKARA


Prof. Dr. Selçuk ASLAN

Eğitim Programı

Bilişsel Davranışçı Terapide Temel Kavramlar (1 saat)Depresyonun DSM Tanısı ve Klinik Özellikler -Biyolojik ve psikososyal nedenler ve kuramlar (1 saat)Depresyonda kullanılan tanı ve izleme ölçekleri- Depresif Belirti Envanteri ile olgu örneği (1 saat video ve uygulama)Depresyonlu bir olgunun Bilişsel Davranışçı Psikoterapisinin planlanması ve olgu formulasyonuDavranışçı ve Bilişsel terapide müdahale yöntemleri (1 saat)Depresyonda Bilişsel Davranışçı Psikoterapi (BDT) ilkeleri (1 saat)Olgu örneği ve BDT uygulama süreci (1 saat)

Eğitim Tarihi: 30 Eylül  2012 Pazar Günü

Eğitimin Süresi: 09:30 – 17:30 ( 7 saat )

Eğitimin Düzenleneceği Yer : Fenomen Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi Uğur Mumcu Caddesi No: 85/6 Çankaya Ankara

Eğitime Kimler Katılabilir?

Ruh sağlığı hizmeti sunan profesyoneller: psikiyatrist, psikolog, psikolojik danışman, ve bu alanlarda eğitimine devam eden lisans 4. Sınıf öğrencileri katılabilir.

Eğitim Sonunda Verilecek Belge: Eğitim sonunda kurum onaylı Katılım Sertifikası verilecektir.

Kontenjan:Katılımlar kontenjanla sınırlı tutulacaktır.

Eğitim Ücreti:

Genel Katılım Ücreti: 230 TL + (KDV)  Toplam 271 TL

Öğrenciler İçin: 200 TL + (KDV) Toplam 236 TL

Kayıt: Eğitime kesin kayıt yaptırmak isteyenlerin en geç 28 Eylül 2012 Cuma gününe kadar eğitim ücretini aşağıdaki hesap numarasına yatırmaları gerekmektedir.

Lütfen ödeme yaparken açıklama kısmına Adınız Soyadınız ve  “Deprestonbdt  yazınız. Eğitim ücretini yatırmadan önce lütfen ararayarak kontenjan durumu hakkında bilgi alınız.


Eğitimci  Prof. . Dr. Selçuk ASLAN Kimdir?

Bilişsel Davranışçı Terapi alanında psikoterapi ve klinik çalışmalarını sürdürmektedir.

2010 yılından beri “Academy of Cognitive Therapy” üyesidir.

1969’yılında doğdu, Tıp eğitimini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1993 yılında, psikiyatri uzmanlık eğitimini aynı fakültenin psikiyatri bölümünde 1999 yılı sonunda tamamlamıştır. 2000 yılında Gazi Üniversitesi, Psikiyatri Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2006 yılı sonunda Doçent ünvanı almıştır.2012 yılında Profosör ünavnını alan ASLAN  aynı bölümde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir. Evli ve bir çocuğu var.

İlgi Alanları

Bilişsel Davranışçı Psikoterapi uygulamaları: (Panik bozukluğu, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, sağlık kaygısı tedavisi v.d.)Uykusuzluk ve diğer uyku bozuklukları,Grup psikoterapileri uygulamalarıPsikofarmakoloji: Antipsikotikler, antidepresanlar, hipnotik ilaçlar, psikiyatride akılcı ilaç tedavisi uygulamaları.

 Bilimsel Kuruluşlara Üyelikleri :

Türk Psikiyatri Derneği Kurucu Üyesi 1995-Psikiyatri Asistanları ve Uzmanları Derneği, Yönetim Kurulu üyeliği (1995-1999)Türk Uyku Araştırmaları Derneği üyesi 2004-Uyku Derneği Üyesi ve Psikiyatri Çalışma Birimi Sorumlusu 2006-Kognitif Davranışçı Terapi Derneği, Yönetim Kurulu üyeliği 2005-Ankara Çağdaş Psikoanalitik Psikoterapiler Dernegi Kurucu Üyesi. 2006-Bu Yazıyı Beğendiyseniz,Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz !

kaynak

Devamını Oku »

Etiketler

ARINMA Affetmek Alglamada Anlatm Aramak Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar BEREKET BOLUK Bahar Bayram Beden dili Bedensiz Beyinde Beyni Beynin Beyniniz Bilincine Bilmek Bitkisel Burak DERSLER Davet Deerlerimizin Deniz Depresyonun Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi EGZERSZ Egoist Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe Fregoli GCJoseph GERDE Gcyle Gelecek Gidecek Gizemli HAYIRLI Hasta Hastalklar Hayal Hayallerinizin Hayata Hikaye Hiperaktivite Hipnozu Holografik Hologram Hoşgörü Illuminati KORUMA Kabala Kadim Karanlk Kelimeler Klasik Korkular Korunma Kristaller Kuantum Fiziği Kyamet LKLERMZ MEKTUP MUTSUZ Makbul Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler Mucizeleri NAMASTE Nazar Nefret Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus POZTF PRATK PROGRAMLAMA Paranormal Patolojik Peeling Peinden Pratik Psikoloji Quantum Düşünce RAHATSIZLIIMIZ Rahat Reformist Romantik Ruhsal Sanat Sonsuz Stres Sufizm Tehlikeli Terapi Uymasn Zarar acı affetme aile akıl başkaları beden beyin bilgi bilim bilimsel bilinci bilinçaltı birey bolluk cümle dalga damla degerli düşünce egzersiz ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji evlilik evren fayda fizik fiziksel frekans garip geliim gerilim gerçek geçmiş gizli güven güzel harika hastalık hayat hissederim hoşgörüsüzlük huzur huzurlu ileti ilâc inanç insan insanlar kaos kavga kelime korku kuantum kurallar liste madde mucize neşe olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel pozitif psikolojik refah ruh sağlık seniz sevgi sistem sorumsuzluk sorun sorunlar suyun sıkıntı tabiat tedavi teori tesadüf toplum zaman zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel çekim üzüntü İletişim şifa şükretme