9 Mart 2013 Cumartesi

Burak Eldem'den 21 Aralık 2012 Yorumu

Sonsuz:

Sevgili Burak Eldem. Öncelikle teşekkür ederim bu sohbeti kabul ettiğin için. Malum geçmişte yaşanan ve senin başka röportajlarımızda anlattığın üzere medyaya çıkmıyorsun. Ama en azından derKi aracılığı ile senden haber alabilecekler insanlar ve kafalarındaki sorulara yanıt bulabilecekler belki. Hani daha önce uzun bir röportaj yapmıştık seninle Marduk ve 2012 üzerine; aynı soruları tekrarlamak istemiyorum. (Bkz. Marduk 2012'nin Neresinde? yazısı) Bu noktada şunu sormak istiyorum öncelikle: 2003’te kitabını çıkarttığında 21 Aralık 2012’ye daha 9 sene kadar vardı, ama şimdi önümüzde 10 gün kadar kaldı. Öncelikle nasıl hissediyorsun? Heyecanlı mısın? Merak içinde misin? Ben şahsen kendi adıma bu tarihi döneme şahit olduğumdan ötürü çok mutluyum; senin de duygularını merak ettim.

Burak Eldem:

Yaklaşık 10 yıldır, bir değişim döneminin içindeyiz, bunu yeri geldikçe söylüyorum zaten. 21 Aralık, dünyanın güneş çevresindeki turunda yer alan dört tropik konumdan birine, yani Kış Gündönümü'ne işaret eder. Birçok kadim toplum, ekinokslar ve gündönümlerini "takvim kerterizleri" olarak ele almışlardı, Orta Amerika uygrlıklarının rahiplerinin de yaptığı, bundan farklı bir şey değil. Yani, "kapanmakta olan bir çağın, son Kış Gündönümü" olarak kaydetti Mayalar da bu tarihi. Burada binlerce yıllık astronomik döngülerin hesaplanmasından söz ediyoruz; bunu "her şey bir gün ya da bir gecede değişiverecek" gibi algılamak için, o kültürlerden bihaber, sığ bir bakışa sahip olmak gerek. Değişim yıllardan beri hızlanarak sürüyor zaten, önümüzdeki aylarda ve yıllarda da devam edecek. "On gün kaldı" diye bir şey yok yani :)

Sonsuz:

Herkesin dilinde tipik soru var: “Nerede bu Marduk?” Hani vardı da biz neden göremedik? Ben, Marduk yokken ortalarda bile koparılan tantanayı görüyorum, bir de Dünya’ya yakınlaşan bir gezegen olduğuna dair haberler çıksa neler olabilir tahmin edemiyorum. Halen “Mayaların kehanetine göre Dünya’ya gelip çarpacak Marduk gezegeni” ifadesi her yerde gırla dolaşıyor. Birisi cidden bir taş attı kuyuya ve kimse de çıkartamıyor, daha doğrusu çıkartmıyor, çünkü çıkartabilmek için okumak lazım. Okumadan, bilmeden kulaktan dolma bilgilerle yazıyorlar da yazıyorlar. Bir de o kuyuya taşı atanın sen olduğunu iddia edip kendilerince tavır yapıyorlar. Halbuki senin kitabında daha önce defalarca konuştuğumuz üzere Marduk çarpacak diye bir ifade kesinlikle yok. Bununla birlikte mayıs ayı içinde dünya haber ajanslarına düşen bir haber vardı: “Brezilyalı bir astronom, güneş sistemine giriş yapan büyük bir gökcismini tespit etti” şeklinde. Fakat sonradan sesi kesildi. Sözün özü ne dersin bu soruya yanıt olarak?

Burak Eldem:

Bu "çarpacak" lafı kimden, ne zaman çıktı, hiçbir fikrim yok. Benim kitapta anlattığım şey gayet basit: Mayalar "kıyamet"ten falan söz etmediler; zaten onlardan kalan fazla belge de yok elimizde. "Günlerin sonu" olarak adlandırdıkları tarih, bir "çağ döngüsü"nün sonuydu, "dünyanın sonu" değil. Hemen ardından da yeni bir çağ ile takvim devam edecekti. "Kıyamet" kavramı, tektanrılı dinlerin mistik bir fantezisi; Mayalarla hiçbir ilgisi yok. Onlar, çağ değişimlerinin, doğal değişimlerle iç içe geçerek, zor ve sancılı olacağından söz ediyorlardı. Bu değişim için de, o karmaşık ve büyüleyici astronomik hesapları içinde, bir göksel işaretçi bulmaya çalışmışlardı. Tıpkı, Babil'in, Mısır'ın, Hint/Harappa'nın astronom rahipleri gibi. Benim yaptığım, Mayalarda üzeri örtülü olan o göksel değişkeni, diğer kadim uygarlıkların astronomi anlayışlarıyla eşleştirmek oldu. "Uzun aralıklarla gökyüzünde beliren ve sonra uzaklaşıp giden" bir gökcismi, çoğu kadim kültürde karşımıza çıkıyor. Ayrıntıları deşifre ettiğinizde, bunun "yakın geçiş" yapan ve çok önemsenen bir göksel işaretçi olduğu çıkıyor ortaya. "Yakın" derken, Mars'ın bile ötesindeki bir noktadan söz ediyoruz :) Böyle bir geçiş, yeryüzündeki iklim, sismik hareketlilikler vb gibi doğal unsurları etkileyebilecek bir şey. Dolayısıyla, kitapta anlattığım, "kıyamet" diye bir şeyin olmadığı, "dünyanın sonunun" gelmeyeceği, ama doğal süreçlerde keskin değişimlerin yaşandığı kritik bir evreden geçileceğiydi. Tabii bir de bunun sosyoekonomik ve sosyopolitik sonuçları var: Böylesi sert dönemler, daha önce dünyadaki dengeleri ciddi biçimde etkilemiş; İ.Ö. 1650 sonrasında yaşananlar, bunun tipik örneklerinden biri. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsak, dünyadaki "güç sahipleri"nin de kontrolü ellerinde tutmak için her şeyi yapabileceklerinden söz ettim.

Sonsuz:

Yine kitabında 3661 yıl önce Marduk’un yaklaşması döngüsünde yaşanan süreçte Thera Yanardağı’nın patlamasından ve uygarlıkların yıkılışından bahsediyordun. Nitekim Girit Uygarlığı gibi dev bir uygarlık yıkılmış, Mısır eski gücünü kaybetmiş ve dünya üzerinde birçok değişiklik yaşanmıştı. 2012 içinde Thera’nın yani şimdiki Santorini adasının olduğu yerde ciddi sismik hareketler tespit edildiği ve yanardağın tekrar patlayabileceğine dair haberler okuduk sürekli. Bununla birlikte yine kitabında okuduğumuz ve 2012’de yaşanabilecek Marduk yaklaşmasının yaratabileceği siyasi etkilerden bahsediyordun. Neredeyse hepsi ve fazlası da gerçekleşti. Sen nasıl görüyorsun geçirdiğimiz bu süreci? Beklediğinden azı mı oldu, fazlası mı? Beklemediğin şeyler de yaşandı mı?

Burak Eldem:

Doğrusunu söylemek gerekirse, benim düşünebildiğimden, öngörebildiğimden de fazlası yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak gibi de görünüyor. Son on yılda yaşanan büyük doğal afetlerin bir iki tanesi bile, binlerce yıl önce karşılaşılsa ciltlerce mit ve efsaneye yol açardı: Sumatra, Çin, Şili, Japonya depremleri; Katrina kasırgası ve Asya'daki tayfunlar; muson rejimlerinin değişmesi ve Asya'yı son yıllarda vuran seller; dünya için giderek büyük tehdit oluşturmaya başlayan kuraklık ve sert iklim değişimleri gibi. Sosyopolitik anlamda da giderek kaotik hale gelen bir değişim sürecinden geçiyoruz. Kısacası, bir tek "Marduk" yok görünürde, ama öngörülen etkileri fazlasıyla hayatımızın içinde. Benim tahminim, 2009 civarında bu gök cisminin izlenebilir hale gelmesiydi, bu gerçekleşmedi. Nedenini bana sormayın, yörünge işlerine ben bakmıyorum :) Nedenlerden çok, sonuçların ve hayatı etkileyen koşulların önemli olduğuna inanırım. Bulduğum astronomik korelasyon doğru muydu, yanlış mıydı, bilemem; ama öngördüğüm etki ve sonuçların fazlasıyla doğrulandığı ortada.

Sonsuz:

En çok güldüğüm de senin ülkenin bir yerinde koloni oluşturduğun ve oraya müritlerinle birlikte yerleştiğine dair haberler. Tabii hani bir de Şirince mevzuu bu kadar popüler olmuşken ve senin de sesin pek çıkmazken medyaya çıkmaman nedeniyle söylentiler almış yürümüş. Ne dersin? Biz de yer var mı kurtarılacaklar arasında? J

Burak Eldem:

Bunlar işin nasıl cılkının çıktığının da tipik bir örneği :) Şirince'nin yerini haritada bile gösteremem, bilmiyorum çünkü. Yazar kazancıyla evler, arsalar alınabiliyor mu bilemem, alan varsa da, benim onlardan biri olmadığım açık :) İşin şakası bir yana, 8 yılda tamamladığım, üç kitaplık (yaklaşık 1700 sayfa) bir alternatif tarih incelemesinin içinden yalnızca "2012'de ne olacak?" kısmını cımbızlyıp çeken ve beni yalnızca bunun için programlara çağıran medyaya hiç saygı duymuyorum. Sınıflı toplumların doğuşunu, ataerkil dönüşümün yarattığı çirkin kırılma noktasını, inanç sistemlerinin kadını ve tüm "mülksüzleri" boyunduruk altında tutmaya hizmet etmesini, kapitalizmin içinden "küresel finans-kapital" gibi bir ucubenin çıkmasını ve bugünümüzü zehir etmesini tarihsel kökenleriyle birlikte sergileyen bir çalışma yapıyorsun, adam sadece "2012'de ne olacak" kısmıyla ilgileniyor. Güler misin ağlar mısın?

Sonsuz:

Önümüzde 21 Aralık 2012 günü ve sayısız spekülasyon var. Dün şöyle bir twit yollamışsın: “Evrende değişimler bir günde, bir gecede gerçekleşmez. On küsur yıldır olanlar oluyor zaten; "acaba şemsiye açılacak mı?" demenin alemi yok.” Aslında 21 Aralık’a bakışını çok net anlatıyor. Sorum şu: Yaşadığımız ve yaşayacağımız süreçte ne gibi değişimler bekleyebiliriz sence?

Burak Eldem:

Dediğim gibi, bu değişimler uzun zaman aralıklarına yayılır ve süreç içinde gerçekleşir. İklim değişimi oldukça kritik bir noktaya geldi; bunun bedeli, yağmur rejimlerinin bozulması, kuraklık, tarımda çöküş ki ABD başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde hızlanarak yaşanıyor zaten bu süreç. Teknolojin ne kadar güçlü olursa olsun, "ekmeğin" yoksa, bir hiçsin; çünkü yerleşik yaşamı ve uygarlığımızı tarıma borçluyuz. Kaynaklar, hızla artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayamıyor; bu nedenle de "sıkıntı" büyüdükçe büyüyor. "Arap Baharı" denen dalgalanmayı, gıda fiyatlarındaki aşırı artış başlattı, unutmayalım. Açsan, mutlu değilsen, "özgür olmadığını" daha çok hissetmeye başlarsın ve bu sana iyice batmaya başlar. Bu kaotik sürecin daha da keskinleşmesini bekleyebiliriz yani.

Sonsuz:

21 Aralık’ta ne yapmayı planlıyorsun ya da bir planın var mı? Ayrıca insanları çok panikletiyorlar, yok ormanlara yakın oturun, yok su depolayın, yok şu yok bu gibilerinden. Bu kadar panikletmeye gerek var mı?  

Burak Eldem:

Sevgilimle baş başa oturup müzik dinlemeyi, şarap içmeyi, sohbet etmeyi düşünüyorum; 21 Aralık'la ilgili planım bu :) Herkese de bunu tavsiye ederim. Merak etmeyin, "kıyamet" falan kopmayacak. On yıldır kopmakta olan kıyameti fark etmediyseniz, bundan sonra da bir şey fark etmezsiniz :) Ha, tabii ayrıca ilgilenenlere, "Fraternis" ve "Kozmik Okyanus" adlı kitaplarımı okumalarını da öneririm elbette; 21 Aralık iyi bir başlangıç olabilir "Saklı Tarih"i öğrenmek ve anlamak için ;)


kaynak

Devamını Oku »

8 Mart 2013 Cuma

21 Aralık 2012 - Varoluşun Sonu mu?

Son zamanların en popüler konusu olan ve şüphesiz en az inananının dahi büyük bir ilgi ve merakla beklediği tarih 21.12.2012’ye sayılı günler kala, bazı kesimlerce yaratılmaya çalışılan korku enerjisini hafifletmek, dünyamızın ve insanlığın bu önemli geçiş sürecini anlamlandırmaya yardımcı olmak adına bu yazıyı hazırladım.


Hepimizin bildiği üzere 21.12.2012’de eski bir Orta Amerika uygarlığı olan, zamanında astronomi, matematik, mimari ve sanatta ileri uygarlık düzeyine ulaşmış olan Mayalar’ın takvimi söylentilere göre son buluyor. Oysa bu “son” kesinlik taşımamakta ve hatta bazılarına göre “sonun başlangıcı” olarak kabul edilmektedir. Mayalar takvimlerini belirli periyotlara göre bölmüşler, bu takvim esas gücünü ve zamansal kavramını ise Güneş sistemimizden almıştır. Onlar Güneş’in tüm hareketlerini takip etmişler, Güneş sisteminin işleyişini çok iyi kavramışlar ve buna göre belirli zamansal periyotlar belirlemişlerdir. Söylentilere göre takvimin beşinci ve son periyodu 21.12.2012’de son bulmaktadır.  Oysa takvimin devamının olduğunu iddia eden kimseler de bulunmakta ve böylece, Mayalar’ın takviminin sonu ile alâkalı tüm bilgiler kesin bir gerçekliğe bağlanamamaktadır.

“Guatemala’nın yağmur ormanlarında bulunan antik Maya kenti Xultun’da, 21 Aralık 2012’de sona eren Haab takviminin sonrasındaki tarihlere işaret eden yeni bir takvim bulundu. Araştırma ekibinde yer alan ve kalıntılardaki oymaları deşifre etmek için çalışan Teksas Üniversitesi’nden arkeolog David Stuart, “Maya takvimi milyonlarca, milyarlarca, oktilyonlarca yıl devam edecek… Hatta, aklımıza bile getiremeyeceğimiz süreler boyu devam edecek” dedi.” Haberin detayları için: http://www.ntvmsnbc.com/id/25347988/”

Net olan tek konu 21.12.2012 tarihinde Güneş’in Galaktik Merkez’e 3 drc’lik bir orbla kavuşum yapacağı ve bunun astrolojik sınırlar dahilinde olup, kavuşum sayılacağıdır. Bu kavuşuma diğer gezegenlerin de belirli bir sınırda dahil olmalarıyla, o gün için öngörülen “Galaktik Hizalanma” olayı beklenmektedir.

Astronomik açıdan belirlenen tarihte gerçekleşeceği öngörülen galaktik hizalanma, Dünya’dan bakıldığında Güneş’in Galaktik Merkez’den geçmesi sırasında diğer gezegenlerin de belirli bir düzlemde dizilmesidir.
Astronomik tanımda galaktik merkez, samanyolu galaksimizin merkezine verilen addır ve Yay takımyıldızında bulunur. Bünyesinde oldukça geniş bir kara delik barındırmaktadır ve bu karadelik görünemez durumdadır. Böylece bu tarihle ilgili çeşitli senaryolar üretilmiş ve en önemlisi de Güneş’in Galaktik Merkezle kavuşumu sırasında sözü geçen karadelik tarafından yutulma olasılığı olarak öne sürülmüştür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Güneş’in Galaktik Merkezden geçişi hiçbir zaman tam bir kavuşum olmayacaktır, zira yıllara göre Galaktik Merkez pozisyonları aşağıda belirtilmiştir:

Galaktik Merkez pozisyonları

1900: 25°27'Yay
1950: 26°09' Yay
2000: 26°51' Yay
2050: 27°33'Yay

Bu pozisyonların dışında, Güneş her yıl aynı Merkezden geçmekte ve gezegenler de hızlarına göre belirli yıllık periyotlarda aynı bölgeden geçişlerini tamamlamaktadırlar. 

Konuyla alâkalı en yakın ve sağlam örnek Pluto’nun 2006 yılının 29 Aralık tarihinde 26 drc 56 dk ile Yay Burcu’ndan geçişidir. Pluto 31.12.2005 tarihinde de 24 drc 53 dk Yay Burcu’nda ilerlemeye devam ediyordu. Astrolojide olayların gerçekleşme anı için orbları kullandığımıza göre, 2006 yılının tamamında iki üç drclik bir orb ile Pluto, Galaktik Merkez olarak tanımlanan bölgeyle zaten kavuşum hâlindeydi. O zaman dilimi içerisinde herhangi bir yutulma olmadığına göre, güncel olayların neler olduğunu inceleyerek bu pozisyonu daha net anlamlandırabiliriz.

Konuyla alâkalı olarak 2010 senesinde AstrolojiTürkiye’nin kurucu astrologlarından Devrim Dölen’in DerKi’ye verdiği röportajdan bir bölümü sunuyorum:

“2012 senesi için önemli pozisyonlar var ancak en dikkat çekici olanı Güneş’in Galaktik Merkez kavuşumu. Güneş daha önce de bu merkez üzerinden geçti ancak bu defa o noktayı tam olarak kapatacak. Yalnız şunu ifade etmeliyim ki, bu noktada uzun süre Pluto da durdu. Eğer bir felâket senaryosu sözkonusu olacak olsaydı, bunu Güneş yerine Pluto mutlaka açığa çıkarırdı. İlginçtir, bu pozisyon, yani Galaktik Merkez noktası, finansal astrolojide altının fiyatının belirlenmesinde çokça kullanılan bir konum. Mayalar da bir altın ve güneş uygarlığı idi. Belki de bunun altında kendi takvimlerinin sembolizmini aramak gerekir, başka bir şeyi değil.”  (Devrim Dölen, DerKi röportajı, Aycan Aşkım Sarıoğlu, 2010)

Şimdi de, bir adım daha öteye giderek Pluto’nun 2006 yılı boyunca orb dahilinde Galaktik Merkez’le kavuşum yaptığı dönemin Dünya’daki önemli olaylarını inceleyelim ve bu arada ön bilgi olarak Yay burcunun dinî liderler, inançlar, reformlar, üniversiteler ve eğitim unsurları, hukuksal konular, yabancı ülkeler, kültürler, dünya dışı yaşam, uzaylılar, felsefe ve düşünce ile alâkalı olduğunu belirtelim.

2006 Yılı Dünyada önemli olaylar

-30 Aralık 2006 Saddam Hüseyin’in idamı (29 Aralık 2006, 26 drc 56 dk Yay Burcu’ndan Pluto’nun geçişi)

-26 Kasım-1 Aralık 2006 Papa’nın Türkiye ziyareti  (25 drc 44 dk Yay Burcu’ndan Pluto’nun geçişi)
Papa’nın Türkiye’ye gelmesindeki amaç yüzyıllardır araları açık olan Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasında dostluğu ve birleşmeyi sağlamaktı. Kısacası tarih boyunca süregelen kiliseler arasındaki sürtüşme, uyuşmayla sonuçlandırılmak isteniyordu. Papa Katoliklerin, Patrik Bartholomeos da Ortodoksların ruhanî lideridir. Bu ziyaret ile kiliseler arasındaki yakınlaşma konusunda adımlar atılmıştır. Papa bu ziyaretinde Müslümanlık ile ilgili bir süre önce Almanya’da söylediği İslam âlemini yaralayan olumsuz sözleri de bir bakıma silmek istemişti. Efes’teki Meryem Ana’da yapmış olduğu konuşmalardan açıkça olmasa bile bu anlaşılıyordu]. , 12.12.2012

-2007 Yılı Unesco tarafından Dünya Mevlana Yılı olarak seçilmiştir.
Mevlana’nın en temel öğretisi, “her şeyin üzerinde insanın hoşgörülü olması, kalbini tüm evrene açması” esasına dayanır. Kendisi “Gel, ne olursan ol gel” sözü ile evrensel bütünlüğü ve hoşgörüyü vurgulamıştır.

Sürecin Ruhsal Yönleri

Pluto gibi yıkım gücü ve dönüştürme özellikleri öne çıkan bir planet, yukarıda sözü geçen karadelik ile belirli orb dahilinde kavuşum yapmakta iken, dünyamızda bana göre yeni bir dönem zaten başlamıştır. Gerek dinî liderler gerekse insanlar belirli bir hoşgörü oluşturma adına eylemlere geçmeye başlamışlardır; ancak Pluto doğası gereği yıkıcı olduğundan, yeni bir oluşumdan önce tabi ki mevcut çürümüş sistemi yıkacaktır. Yukarıdaki tarihlerde verdiğim gibi, Pluto’nun sözkonusu karadelik geçişinde, dünyamız üzerinde gerçekleşebilecek olumsuz olaylardan daha çok, barışa, birliğe ve kardeşliğe yönlendiren olaylar damgasını vurmuştur. Egosunun hakimiyetinde yaşayan, hırslı ve kontrolsüz güç kullanan kişiler, bu dönemde gerekli olayları yaşayarak, ya saf dışı bırakılmış ya da uzaklaştırılmaya başlamışlardır.

Nitekim geldiğimiz 2012 yılı sürecinde, dünyamızda en önemli konu şüphesiz huzur ve barışla yaşamak olmaya başlamıştır. Biliyoruz ki sadece kendi isteği için mücadele eden, bütüne bir şey katmayan insanlar ve sistemler artık yavaş yavaş çökecektir. Geçmiş çağlarda bilimde, sanatta ve teknolojide ileriye gidememiş olduğunu düşündüğümüz medeniyetler ve uygarlıklar belki de bizden çok daha fazla ileriye gitmişler, gücün ve verilen bilginin, kontrolsüz ve kitleleri baskı altında tutmak için kullanıldığı zamanlarda nasıl büyük yıkımlara sebep olabildiğini deneyimlemişlerdi. Böylece kendilerine göre bir öngörü sistemi ile, geldiğimiz yıl için yine aynı şeylerin tezahür edebileceğini belirtmiş ve bizleri uyarmışlardı. Bana göre Maya Takvimi insanların kendilerinin, sistemin ve evrenin farkına varabilmeleri için bir uyarı, uyandırma sistemidir. Nitekim öngördükleri tarih olan 2012 yılı, Neptün gibi kolektif temsilcisi olan bir gezegenin, dağılma ve çözülme semboliği olan Balık Burcu’na geçişi ile eşzamanlılık göstermektedir. Böylece 21 Aralık gibi tek bir güne odaklanmaktansa, 2012’nin tamamına özel bir anlam yüklenmektedir. Peki ama bu ne olabilir?

Hepimizin 2012 sürecinde yaşadığı olaylar genel olarak farkındalığımızın artmasına sebep olmuş, insanlar olayları kişisel olarak değerlendirmektense, kitlesel çözüm önerilerine odaklanmışlardır. Bir yanda sistemlerin ve düzenin güç mücadelesi, bir yanda insanların barış çağrıları yankılanmaya başlamıştır. Herkes yaşadığı olaylarda “bunu niye yaşıyorum, görmem gereken nedir?” sorusunu kendine sormaya başlamış, kişisel gelişim sektörüne ilgi artmış, insanlar psişik yeteneklerini kullanmaya büyük bir arzu hissetmişlerdir. Aslında bu yılın en temel özelliği “Birlik bilinci”ne geçişte öncü bir yıl olmasıdır. İnsanların toplumu da ilgilendiren rüyalar görmesi, affetme ve bağışlama çalışmalarına katılmaları ve herkesin bir nevî kendini arındırma sürecine girmesi işte tam da bu dönemin gözle görülür deneyimlerindendir. Yapılması gereken olaylar karşısında sakin kalmak ve dışarıda hiçbir suçlu ya da sorumlu aramadan, öncelikle kişinin iç dünyasında barışı yaşamaya başlamasıdır, zira “göre göz, hisseden kalp” her şeye vesile olandır.
2012 sürecine en uygun gördüğüm cümlelerden bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum:

1) “Yoktum var oldum. Taştım topraktım öldüm, bitki oldum…
Bitkiydim öldüm, hayvan oldum….
Hayvandım öldüm, insan oldum…
İnsanım, öleceğim…
Böyle her ölüşte bir üst mertebeye çıktıktan sonra ölümden neden korkayım?” Mevlana
2) -Göklerdeki şuurlular da, yerdekiler de O’na teslim olmuşlardır. Ali İmran 83
-Ki siz boyuttan boyuta, hâlden hâle mutlaka geçeceksiniz. İnşıkak 19

21 Aralık 2012 Greenwich Merkezli Güneş Doğuş Haritası

21 Aralık 2012 gününün Güneş Doğuş haritasını incelediğimizde, gördüğümüz en önemli olayların başında ASC, Merkür, Venüs ve Güneş’in Yay burcunda konumlanmış olması geliyor. Yay Burcu keşiflerle, iyi niyetle, bir şeyleri öğrenmek, sentezlemek, felsefî düşünmek, ufkumuzu genişletmek, bir şeylere inanmak, hareket özgürlüğü ve en tepedekine ulaşma isteği ile doğrudan bağlantılıdır. Bu tarz keşif veya yoğun enerjilerle çalışan günleri incelediğimizde Yay burcunun her zaman haritada aktif olduğunu görmekteyiz.

Örneğin;
-En gerçekçi UFO görüntülerinin gözlem anında, haritanın iletişim evini Yay Burcu kesmektedir.
-İnsanoğlu Ay’a ilk ayak bastığı anda haritanın tepe noktasında Yay Burcu vardır.
(Kaynak: Astroloji Akademisi Eğitim Kitabı 2)

21 Aralık haritasında da 12. ve 1. evleri Yay Burcu kesmektedir. 12. ev astrolojide olumlu anlamlarıyla -ki ben bu harita için olumlu anlamları almayı tercih ediyorum- sınırların aşıldığı, çözülmelerin başladığı, egonun dağılıp ruhsal kimliğin öne çıktığı,  iyileşmenin, iyileştirmenin, şifanın ve bilinçaltının evidir. Karmaya inanan astrologlarca “karmanın evi” olarak değerlendirilmiştir. ASC ise bu tarz çalışmalarda, bir haritanın görünürdeki kimliği ve bize ne göstermeye çalıştığını ifade eder. İlk olarak gördüğümüz, görünenin ardındaki ile görünenin iç içe geçmişliğidir (12 ve 1. evlerin her ikisi de Yay).

Şifa ve ruhsallık ile görünürdeki durum birlikte hareket etmekte ve bize yeni bir farkındalıkla yola devam mesajı vermektedir. 12. ev görünmeyen durumların evi ise, bizim şu ana kadar göremediğimiz durumları, nesneleri ve boyutları ASC ile bir arada çalışarak bir nevî görebilmemize olanak tanıyacaktır. Ayrıca 12.ev rüyalarla bağlantılı bir evdir ve son dönemde herkes geçmişten gelen rüyalardan, rüyaların gerçek gibi olduğundan ve rüyasında büyük değişimleri gördüğünden bahsetmektedir. Bu da 12. ev ve 1. ev ortaklığına iyi bir örnektir. Demek ki bu ilk görünüme bakarak, 21 Aralık gününün gerçekten de “iyi ve iyileştirmeye yönelik” bir enerjisi olduğundan söz edebiliriz ancak bu değişimleri gerçekleştirebilmek ve görünenin ardındakini görebilmek için öncelikle 12. evin asıl anlamlarını yerine getirmemiz gereklidir.

Örnek verecek olursak, burada izole olmak, içe dönmek, aslında yaptığı eylemlerin ve düşündüklerinin birebir farkında ve içsel olarak barış içinde yaşayan biri olmak için gerekli bir dönemdir. Kişi, başına gelen negatif karakterde olarak tabir ettiği olaylar aracılığı ile bir nevî doğrularını ve yanlışlarını görür, hayatı ve hayatındaki kimselerle doğrudan yüzleşir, geçmişinden arınır ve sonuçta geçmiş ve geleceğin olmadığı bir zamansızlık boyutuna, yani tek ortak an olan “şimdi”ye gelir. İşte bu, 12. evin bize sunduğu şifanın yoludur. 2012 yılı içerisinde aslında büyük bir kesimin yaşadığı olaylar tam da budur. Tüm bunlar insanların “şimdi” anına gelerek, kendini tüm evrene açması ve kalplerin birlik içinde atması için gelişen olaylardır.

Haritada ruhsal olarak boyut değiştirme, dünyanın yükselişi ve aydınlanma çağı olarak nitelendirilen döngüye geçiş açısından başka envanterler aramaya devam edelim:

Göreceğimiz ikinci ve en önemli noktalardan biri şüphesiz birinci evde yerleşmiş Pluto, beşinci evde yerleşmiş Jüpiter ve MC’de konumlanmış Satürn arasındaki Yod açı kalıbıdır. Yod astrolojide “Tanrı’nın parmağı” olarak isimlendirilmişse de ben ona “Tanrı’nın eli” demeyi daha çok seviyorum. Bu açı kalıbı genel olarak bizim tahmin etmekte zorlandığımız, iyi olarak nitelendirilen olayların sonradan kötü olabileceği, kötü olarak gördüklerimizin de iyi olarak şekillenebileceği ve aslında bizim irademizin üstünde bir üst irade tarafından yönlendirilen olayları temsil eder. Yod Kalıbını oluşturan gezegenlerin pozisyon ve muhtemel anlamları şöyledir:

Pluto 8 drc 57 dk Oğlak burcunda, Satürn 8 drc 39 dk Akrep burcunda ve Yod’un apex’i yani tepesi Jüpiter 8 drc 55 dk İkizler burcunda geri hareketine devam etmekte ve asteroid Lilith (Black Moon) ile üç drc yaklaşımla kavuşum hâlindedir.

Pluto, kitlesel olaylarla ve bulunduğumuz jenerasyonla ilgili bir gezegendir. Yapısı gereği, varolan yıkım gücünü keskin bir şekilde yerine getirmesi, aslında mevcut düzeni değiştirmek, düzenlemek ve çürümüş olan her sistemi yıkarak yenisini kurmak, dönüştürmek içindir. Oğlak Burcu’ndaki Pluto “geçmişi değiştirme gücümüzü ve gücü elinde bulundurup, güç ve ihtirasla hükmeden sistemleri yıkıp dönüştürme” ile ilgilidir.

Satürn, zamanı ve yargıları, en temel gerçekleri gösterir. Akrep Burcundaki Satürn, derin ve gerçekçi bir dönüşüm zamanına girdiğimizi göstermektedir. Jüpiter ise yayılma ve genişleme, bilgiyi geliştirerek yaymakla ilgili bir gezegendir ve mitolojide Tanrıların Tanrısı Zeus ile özdeşleştirilmiştir. Jüpiter’in haritadaki konumu 5.evdir, yani 5. evde “bilincin” evindedir. Böylesine şanslı sayılan ve olumlu anlamları ile açıkta yer alan bir evde bulunan ve Yod’un tepe noktasını oluşturan Jüpiter, Satürn ve Pluto ile bir araya gelerek kadersel bir işareti temsil eder hâle gelmiştir. Buradan hareketle diyebiliriz ki, bilinçte başlayan olumlu ve mutluluk temelli değişim, bizim geçmiş kalıplarımızı ve acı veren anılarımızı dönüştürmeye başlayacak, zamanla ilgili bilincimiz, irademiz dışında bir güçle değişecek ve böylece zamansızlığın kapısı aralanarak insanlığın daha mutlu ve umutlu, daha geniş bir bilinçle yaşamına devam etmesi sağlanacaktır. Ancak burada unutulmaması gereken nokta tüm bunların 21.12.2012 tarihinde gerçekleşmeye başlamayacağıdır; çünkü bu tarih bir “sembol”dür. Sembolik anlamı da işte bu yorumlara çıkmaktadır. Daha evvel de belirttiğim üzere insanlığın bu sürece merhaba demesi daha önceki yıllara dayandığı gibi, en üst başlangıç noktasına da 2012 Şubat ayında Neptün’ün Balık Burcu’na geçişiyle birlikte varmıştır.

Neptün, 21 Aralık 2012 haritasında 0 drc 49 dk Balık burcunda ve ikinci evdedir. İkinci ev, kendimize verdiğimiz değer ve sahip olduklarımızla, maddiyatla doğrudan bağlantılı bir evdir. Neptün bulunduğu bölgeyi çözer, dağıtır ve hayallerin içinden yeni bir vizyon geliştirmemizi sağlar. Şifacılık, rüyalar ve ilhamla alâkalı bir gezegendir. İkinci evdeki Neptün, maddi değerlerle ilgili bakış açısını değiştirmeye, maddeye sıkı sıkıya bağlı kalma devrinin yavaş yavaş sona erdiğini temsil etmeye ve insanların şifa ve ilhamı daima daha yüksek bir iradeden akan bir enerji olarak kendilerinde görmesine sebep olacaktır diye düşünüyorum. İşte genel anlamlarıyla da Ocak 2026’ya kadar Balık Burcu’nda seyrine devam edecek olan Neptün, bu yıllar içerisinde herkesin şifayı kendinde aramasına, anlamlı rüyalar yolu ile bilgilendirilmeye, bilgeliğin artmasına, egonun çözülmesine, dağılmasına ve insanların şefkat ve merhamete, barışa yönlenmesine neden olacaktır.
Haritanın diğer bölümlerini incelediğimde en dikkat çeken diğer noktalar şöyledir:

1) Beşinci evdeki Jüpiter 12, 1 ve 3. evlerden gelmektedir; rüyaların anlamlanması, bilinçdışı öğrenme sürecinin desteklenmesi, tesadüfî, kadersel olayların gün içinde sıklıkla yaşanması, izole olma yolu ile insanların kendi yaşam biçimleri üzerinde düşünmesi ve içe dönmesi, böylece dışarıda değil öncelikle içeride huzurun aranması, üçüncü ev sebebi ile, iletişimde daha iyimser, bilge ve pozitif olunması, belki de önümüzdeki yıllarda telepati, durugörü vb. gibi yeni iletişim şekillerinin yayılması, henüz tanımlayamadığımız varlıklar ve boyutlarla iletişime geçilmesi.

12. evde yer alan Yay Burcu’ndaki Merkür’ün 6. ve 7. evlerden gelmesi,  Ay ile 120 drc açı oluşturması  ve Yod kalıbının tetikleyicisi olması da, günlük rutinde ve ikili ilişkilerde iyimser tavırların hakim olacağı, iletişimde yeni bir döneme geçileceği ile ilgili bir diğer önemli ayrıntı olabilir. Sağlık alanında bitkisel çözümler ve alternatif terapiler artabileceği gibi, herkesin kendini iyileştirebilme yeteneğinin artması ile ilgili bir süreci de görmekteyiz.

2)Pars Fortunae 9. ev girişinde Başak Burcu’nda yer alıyor: 9. ev Yay Burcu ile bağlantılı bir evdir ve inançlar ve eğitim konularıyla ilgilidir. İnsanların inançları ile ilgili yeni bir “düzen”e geçeceğimizi tahmin ediyorum. Bu yeni düzen içerisinde 9. ev konularından olan başka boyutları gözlem de vardır. Böylece önümüzdeki süreçte UFO gözlemleri artabilir, birlik inancı gelişebilir, âlemde tek olmadığımızı daha iyi kavrayabiliriz. Yine konuyla bağlantılı olarak süreç içinde astroloji okulları açılabilir, eğitimde yeni bir döneme geçebiliriz.

Son Not
Kıyameti tek bir güne sığdırma düşüncesindense, cehennemi ve cenneti bu dünyada yaşayan insanlara odaklanmalıyız diye düşünüyorum. Kendi içlerinde kıyamet yaşayan o kadar çok insan var ki… Siz kin tuttuğunuzda, affetmediğinizde, hırslarınıza yenik düştüğünüzde cehennemdesiniz aslında ve kendinizi, insanları, tüm evreni sevince de cennette…

Herkesin kendi kalbini dinlemesini ve korkularını bırakıp sevgiyle yola devam etmesini ve tüm âlemlerin barış içinde, dostlukla, kardeşlikle yaşamasını diliyorum.


kaynak

Devamını Oku »

6 Mart 2013 Çarşamba

Akrep Burcunda Güneş Tutulması ve Biz

Akrep Burcunda Güneş Tutulması ve Biz

14 Kasım 2012’de gerçekleşecek tam güneş tutulması, kuzey doğu Avustralya’dan gözlemlenecek ve tutulma hattı güney Amerika sahili açıklarına (Santiago) kadar uzanacak.Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Amerika, Güney Pasifik’ten izlenebilecek güneş tutulması ülkemizden izlenmeyecek.

Dünya astrolojisinde güneş ve ay tutulmaları çok önemsenir ve dönemsel tahminlerde kullanılırlar. Tutulmalar değişim ve yenilenme, açığa çıkış, görünür olma, hareketlenme, dalgalanma dönemlerine işaret ederler ve genel olarak tutulma hattına denk düşen bölgelerin, ülke ve şehirlerin tutulmanın getireceği ekonomik, politik, sosyal ve kültürel gelişmelerden daha fazla etkilenecekleri öngörülür.

İkinci olarak tutulmanın gerçekleşeceği burcun kapsamına düşen bölgeler, ülke ve şehirler dikkate alınır. Hem tutulmayı izleyecek, hem de tutulmanın gerçekleşeceği burca yerlerin bu tutulmadan etkilenirliğinin daha da fazla olacağı öngörülür.

14 Kasım’daki tam güneş tutulması Akrep burcunda gerçekleşecek. Bu şartlarda Akrep burcu kapsamına düşen yerleri de incelemek gerekir. Ivy Goldstein Jacobson’a göre Akrep burcunun yönetimindeki yerler: Cezayir, Kuzey Afrika, Bavaria (Almanya), Catalonia (İspanya), Ghent (Belçika), Halifax (Kanada), Jutland (Danimarka), Liverpool (İngiltere), Messina (İtalya), Morocco (Fas), New Orleans (Güney ABD), Baltimore (Batı ABD), Washington, D.C. (Doğu ABD), Cincinnati (Doğu ABD), New Orleans (Doğu ABD), Milwaukee (Doğu ABD), Norveç, Queensland (Avustralya), St Johns (Kanada), New Foundland (Kanada), The Yukon (Kanada) olarak belirtilmektedir.

Tutulmayı gözlemleyen ve Akrep burcuna düşen yerler yine Amerika Birleşik Devletleri güney sahilleri ve Avustralya’nın kuzey kısımları tutulmadan ekonomik, politik, sosyal ve kültürel olarak en fazla etkilenecek bölgeler olarak görülmektedir. Tutulma esnasında Ay ve Güneş Unulkalhai (Unk al Hayyah) adındaki yıldızla birleştiğinden, özellikle tutulma hattına denk düşen veya tutulma derecesinin o bölge için çıkartılan astroloji haritasının köşe evlerine denk düşen yerlerde kazalar ve şiddet, zehirlenme ve enfeksiyonlar görülebilir.

Tutulma, her ne kadar bölgemizden izlenmeyecek olsa da, ülkemiz açısından çok önem taşımaktadır. Çünkü ülkemiz astroloji haritasında başta Güneş olmak üzere Venüs, Jüpiter gibi önemli gezegenler ve Şans Noktası da Akrep burcunda yerleşmektedir. Bu tutulma esnasında transit Satürn Güneş’imizin üzerinde olacak ve tutulma derecesi, haritamızdaki Venüs-Jüpiter orta noktası üzerine düşecektir. Bunlar, ülkemizin hem büyük sorumluluklar alacağı, hem de bu geçiş sürecini doğru yönlendirmek açısından önemli şans ve fırsatlar elde edeceğini göstermektedir.

Sorumluluk alma zamanı!

Satürn, astrolojide pek çok anlamının yanı sıra sorumluluk alma prensibini temsil eder. Doğum haritamızda dünyevi rolümüz gereği hayatın hangi alanlarında sorumluluk alacağımızı gösterir. Olayı Satürn transiti tarafından ele alırsak, Satürn’ün geçiş yaptığı alanlarda dönemsel sorumluluklarımızı görürüz.

2014 yılı Aralık ayı sonlarına kadar Akrep burcunda seyredecek Satürn Türkiye astroloji haritasının çocuklar, gençler, elçiler, diplomat ve ataşeler, kalburüstü sınıf (sosyete), sanatçılar, sporcular gibi astrolojik 5. evi temsil eden kişilere sorumluluk yüklemekte; bu alanlarda sorumluluk alınması gerektiğini işaret etmektedir. Önemli zamanlardan geçmekte olduğumuzu gösteren bu etkin transit, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetini en iyi şekilde geleceğe taşıyacaklarından emin olduğumuz gençlerimize, ülkemizi temsil eden diplomatlarımıza, sanatçılarımıza, sporcularımıza bu dönemde büyük mesuliyetler düşeceğini göstermektedir. 21 derece Akrep burcunda gerçekleşecek tam güneş tutulmasının da astroloji haritamızın 5. evine denk düşüyor olması bu temayı daha da vurgulamaktadır. 

Girmekte olduğumuz Yeniçağ, sorumluluğumuzu kabul etmemizi ve süreci güçlü bir şekilde etkilememizi gerektirmektedir. Pasif ve güçsüz kalarak, şartların kurbanı olma veya daha iyi şartların kendiliğinden oluşumunu beklemek yerine, yaratımcı bir şekilde gerçekliğin oluşmasına ve şartların belirlenmesine katkıda bulunmamız, kendi yarattığımızın sorumluluğunu almamız gerekmektedir!'

Astrolog Bernadette Brady’ye göre 15 kuzey serisine ait olan bu tutulma sorumluluk üstlenmekten mutlu hissettiren bir tutulma ailesine mensup (tüm tutulmalar bir tutulma ailesine mensuptur ve numaralandırılırlar). Bu tutulma ailesi, herhangi bir haritayı etkilediğinde (haritanın ana göstergelerine kavuşum yaptığında) bu, girişim yapmak ve üstlenmek kaydıyla sorumluluklar veya taahhütler adına iyi haberler zamanıdır. Hamilelik, doğum, ebeveynlik bu tutulma ailesinin bazı muhtemel dışavurumlarındandır.

Bölgemizde hareketlenme ve yeni gelişmeler

Tam tutulma anı haritasını Ankara’ya göre düzenlediğimizde tarihin 14 Kasım olacağını görüyoruz.

Tutulma anı haritasında Başak burcu yükselmekte. Başak burcunun bu derecesi astroloji haritamızın yakın bölgemizi, komşularımızı ve onlarla ilişkilerimizi ifade eden 3. evine denk düşmektedir. Tutulma derecesinin ve Kuzey Ay Düğümü’nün yanı sıra Satürn de haritanın 3. evine denk düşmekte, aynı temayı vurgulamaktadır. Bu yerleşimler, önümüzdeki yakın süreçte bölgemizde bir hareketlenme olacağına, yeni gelişmeler kaydedilebileceğine işaret etmektedir. Bu hareketlenme ve yeni gelişmeler diplomatik alanda ve askeri alanda olabilir.

Karmanın efendisi olarak tanımlanan Satürn’ün bu alanda olması, önümüzdeki yakın süreçte en önemli mesuliyet alanlarının ve verilecek en önemli kararların yakın çevre ve komşularla ilişkiler, kardeş devletlerle yapılacak önemli işbirlikleri, girişim alanında uzun süreli kalma plan ve kararları olarak görülebilir. Satürn haritanın 5. ve 6. evlerini yönetiyor olması diplomatik girişimleri ve aracıların önem taşıyacağı bir dönemi, atılması gereken askeri adımları veya düzenlemeleri gösteriyor olabilir. Bu yerleşim aynı zamanda çocuklar ve gençlerin eğitimleri ile ilgili atılacak kararlı adımları da gösteriyor muhtemelen.

3. ev genel anlamıyla taşımacılık sektörünü, seyahat ve iletişimleri; özel anlamıyla medya ve yayıncılık alanını temsil eder. Yayıncılar ve gazeteciler, genel olarak medya, çok aktif olacağı ve önemli sorumluluk alacağı bir döneme ilerliyor olabilir. Bu alanlarda yeni adımlar atılabilir, yeni düzenlemeler yapılabilir. Medyaya yönelik kısıtlayıcı ya da sorumluluk yükleyen bağlayıcı uygulamalar konabilir. Kuzey Ay Düğümü’nün de bu alanda yer alması, yakın süreçte kadersel olarak yukarıda belirttiğimiz temalara çekileceğimizi göstermektedir.

 İç problemler, iç gerginlikler

Tutulma anı haritasında Yükselen yöneticisi konumunda olan Merkür haritanın 4. evine Yay burcuna denk düşmektedir ve geri harekettedir. Merkür haritanın Hükümet ve yöneticileri ifade eden 10. evinin de yöneticisidir. Bu yerleşim Hükümet’in gündemindeki bir diğer önemli konunun iç güvenlik, topraklarımız, yerleşim, tarım ve inşaatlar gibi 4. ev temaları olacağını göstermektedir. Yay burcunda zarar gören, geri hareketli ve Neptün ile dik açısından dolayı da zarar gören Merkür’ün yaptırım gücü azalmış durumdadır. Merkür’ün bu durumunun yanı sıra, Hükümet ve yöneticileri ifade eden 10. evde İkizler burcunda zarar gören, geri hareketli Jüpiter de Hükümet’in yakın dönemde uygulama ve iletişim alanlarında zorlanacağını gösteriyor olabilir.

Bu alanda Yay burcunda yerleşimde bulunan Mars ülke içinde sosyal ve kültürel ya da inançlarla ilgili bakış farklılıkları yüzünden bazı stres ve gerginlikler yaşanması riskine işaret etmektedir.

Merkür-Neptün arasındaki uyumsuz açı, Hükümeti temsil eden kişilerin talihsiz beyanlarını, yanlış teşhis veya karar risklerini de göstermektedir. 

Genel anlamıyla ticareti temsil eden Merkür haritanın parasal konularla ilişkilendirilen 2. evini de yönetmekte; ticari ve ekonomik konularda bazı zorlanmalara işaret etmektedir. 2. ev halkın ekonomik durumunu ve yatırımlarını gösterdiğinden, tutulma civarındaki günlerde büyük parasal girişim ve yatırımların zarar getirebileceğini gösteriyor olabilir. Ama bu alanda Terazi burcunda yerleşmiş Venüs’ün iyicil etkileri devreye gireceğinden, ekonomik zorluklarla baş etme ve kazanç sağlama şansını arttırmakta. Venüs’ün bu yerleşimi önümüzdeki yakın süreçte en çok kazandıran alanların artistik ve sanatsal konular, estetik ev güzellikle ilgili sektörler olabileceğini göstermekte.

Haritanın 8. evinde yerleşmekte olan Uranüs, haritanın 5. evinde yerleşimde bulunan Plüton ile dik açıdadır. Bu stresli açı para piyasalarında türbülans yaşanabileceğini düşündürmektedir. Bu yerleşim gençler, çocuklar, sanatçılar, sporcularla ilgili konularda bazı dönüşüm, stres ve kayıplar riskine de işaret edebilir.

Hangi uçta yer alacağız?

Tutulmanın Akrep burcunda gerçekleşiyor olması önemli bir dönüşüm ve yenilenme zamanında olduğumuzu göstermekte. Önemli bir geçiş sürecindeyiz ve bu aşamada Akrep burcunda gerçekleşen bu dikkat çekici tutulma, biriktirilmiş güçlü enerjiyi yeni bir hayat tarzı yaratmak için kullanmak üzere odaklanmayı ifade etmektedir. Olumlu kullanımıyla Akrep, kendi gücünün farkındadır, içinde bulunduğu durumu analiz ederek hedef belirler, enerjisini kararlı bir şekilde kullanır ve kendini tutkularına kaptırmadan, duygularını kontrol etmeyi başararak hedefine ulaşır. Olumsuz kullanımıyla Akrep egoist, güç ve zevk tutkunu, hedefine giden yolda her şeyi mübah gören, etrafındaki her şeyden ve herkesten şüphelenen, tutkularına kapılan ve onları kontrol etmeyen, başkalarının zayıflıklarından faydalanan yapıya dönüşür. Tutulma sonrasındaki süreçte, bu iki uçtan hangisine yöneleceğimiz konusunda göstereceğimiz kararlılık ve irade önem taşımaktadır.

Akrep evrenin derinliklerinin farkına varan bir burçtur. Bunun için sezgilerinden, kendi derinliklerinden istifade eder. Akrep burcunda tutulma zamanları derinlerimize, içimize dönüş zamanlarıdır. Duygusal deneyimler derinleşir; acılar vardır. Geri dönülmez çapta büyük dönüşümler yaratmak, yenilenme, adeta yeniden doğmak için krizler yaşamayı ve bunlarla mücadeleyi göze almak gerekir. En büyük mücadele nefis ile mücadeledir. Egoyu aşmayı, bizi gelişimden uzak tutan kalıplarımızı kırmayı gerektirir. Sadece tam bir değişim ve dönüşümle kırmak istediğimiz rutinlerimizden kurtulabilir, özgürleşebilir, canlılık duygumuzu yeniden kazanabiliriz.Şarabı yenilemek için, testideki eski şarabın dökülmesi gereklidir!

Büyüme Sancıları

Mayaların Büyük Döngü takviminin 13 Baktun’luk döngüsünün tamamlandığının ve yeni bir döngüye girildiğinin söylendiği, Batı astrolojisinin bu süreçle bağdaştırdığı Uranüs-Plüton karesinin, Balık burcunda hareket eden Kiron-Neptün kavuşumunun eşlik ettiği önemli geçiş sürecinde Akrep burcunda gerçekleşecek tam güneş tutulması, yakın zamanda içine gireceğimiz başlangıçların büyüme sancılarının işaretçisi gibi adeta. 

Akrep burcundaki Kuzey Ay Düğümü ve Satürn de bunu teyit etmektedir. Maddi anlamda bizi aşırı garantici hale getiren alışkanlıklarımızı değiştirmemiz için, büyümemiz için kriz durumlarını yaşamamız gerekebilir. Ama bu riski göze almalı, dönüştürücü krizleri büyüme için kullanabilmeyi, yaşam yeteneklerimizi bu kriz durumlarından sonra tekrar denge ve istikrar yaratmak için kullanmayı başarmalıyız. Bu krizler, neticede daha fazla güç kazanmamıza, yeni gelişim evresine geçmemize sebep olacaktır. Bunu yapabilmek için belki de tüm değer sistemimizi yeniden oluşturmamız gerekecek. Çünkü eski sistem bizi yavaş yavaş yıpratmaktadır. Eski sistemin yaşadığı bu zorluklar, aslında evrenin bizi harekete geçirmesidir. Yeni değerlerin daha doğru olduğunu hisseder, eski değerleri bir kenara bırakmaya gönüllü olur ve geri dönüp bakmadan değişimi gerçekleştirebilirsek, mutluluğa ve huzura giden yolu keşfetmiş oluruz. 

Tam tutulma anında Ay ve Güneş 21 derece 56 dakika Akrep burcunda birleşiyorlar ve Plüton-Uranüs karesine, kırkbeş derecelik ve yüzotuzbeş derecelik stresli açılarla bağlanıyorlar. Bunlar temel açılar değildir aslında. Ama bu minör açılar, dar toleransla gerçekleştiğinde, etkili sonuçlar doğururlar. Uranüs-Plüton karesinin gergin etkilerinden zaten şimdiye kadarki yazılarımızda ziyadesiyle bahsettik. Bu ikilinin gergin açısının en etkin fazında olacağımız 2015 yılı ortalarına kadarki süreçte ekonomik, politik, sosyal ve kültürel alanlarda büyük değişim ve dönüşümler zamanlarında olacağız. Bu değişim ve dönüşümler her alanda olacak ve stresli etkilerin yanı sıra, gerekli temizlenme ve yenilenmeyi de işaret etmekteler. Büyümek için bu stresli açının harekete geçirici gücüne ihtiyacımız var aslında…

Sabit Yıldızlar işbaşında!

Tutulma haritasında Plüton Facies sabit yıldızıyla birleşiyor.Bu yıldız kötücül nitelikte görülür, şiddete ve yıkıma sebep olan olaylarla ilişkilendirilir. Plüton, yılın büyük çoğunluğunda bu sabit yıldızla birleşme halinde olacak. Gökyüzündeki en zorlu ve şiddete yönelik sabit yıldızlardan biri olarak nitelendirilen Facies’in, Plüton gibi sert karakterde ve kitlesel travmalar yaratacak bir gezegenle birleşiyor olmasını, oldukça tehlikeli bulduğumun altını çizmek istiyorum. Facies savaşın karanlık gölgesini temsil eder. Başkalarına ne olacağını dikkate almadan harekete geçme ve şartları zorlamayla ilgilidir. Bu sert etkileşim, diktatör liderler ortaya çıkartabilir. Tutulmanın Akrep burcunun 3. dekanına denk geliyor olması da bu temayı destekler gibidir. Rönesans dönemi astrologu William Lilly’e göre Akrep burcunun üçüncü dekanındaki güneş tutulması “bir zorbanın yükselmesine, kralın ayaklığına ve tembelliğine işaret eder.”

Tutulma haritasında Güney Ay Düğümü Algol ile birleşiyor. Bu sabit yıldız, en negatif etkileri bünyesinde barındırmasıyla tanınır. Astrologlar Algol kelimesini duydukları yerde, şiddet ve zulmün, zorlanmanın olduğunu bilirler. Güney Ay Düğümü’nün Algol yıldızıyla birleşmesi bize fazla materyalistleşmiş yapının artık ölmesi gerektiğini göstermektedir.İçimizdeki boşluğu maddi şeylerle ve bedensel zevklerle doldurmaya çalışmayı bırakıp, bunun yerine, ruhsal farkındalığı arttıracak manevi bağlılıklar oluşturmaya başlama, bizi ruhsal doyuma ulaştıracak yolları izleme zamanlarındayız.

Tutulma haritasında Merkür Toliman yıldızıyla birleşiyor. Bu yıldız öğrenme, eğitim ve de tinsel gelişimle ilişkilendirilebilir. Bu tarihler civarında, öğreneceğimiz pek çok şey olacağını düşünüyorum. Merkür geri harekette olduğu için, öğrenilen yeni şeylerin, eskilerle karşılaştırılacağı bir süreçte olacağız. Jüpiter de geri harekette. Bunlar, bilginin hazmedilmeye çalışıldığını; bunun yanı sıra, iletişimsel ve ulaşımsal aksamalar yaşanacağını göstermekte. Merkür-Neptün arasındaki dik açı da bu etkiyi körüklüyor.

Merkür-Neptün karesi: Sis perdesi, dengesiz kararlar, ilham

Merkür-Neptün arasındaki uyumsuz açılar iletişimsel konularda, ulaşımda, seyahatlerde, ticari konularda, hukuksal konularda, eğitim ve yayıncılıkla ilgili alanlarda karmaşalı, belirsizlik ve kararsızlığın yoğun olduğu zamanlarla çakışır. Böyle zamanlarda yanıltıcı ve yanlış yönlendirici bilgiler, dedikodular, asparagas haberler artar. Önemli evraklar imzalamak, anlaşmalar yapmak, konuları kesin karara bağlamak açısından uygun görülen zamanlar değildir. Özellikle de şimdilerde olduğu gibi Merkür gerilemesinin de denk geldiği dönemlerde bu risk daha da fazladır.

Merkür-Neptün arasındaki uyumsuz açılar olayların belirsiz kaldığı, netleşemediği zamanlarla da çakışır. Böyle zamanlarda düşüncelerimiz karışık ve kesinlikten uzak olabilir. Karşımızdakilerle konuşurken veya karar alırken zorluklar çekebiliriz. Kendimizi kandırmaya ve rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmelerden kaçmaya meyil gösterebiliriz.

Öte yandan bu ikili arasındaki açı uyumsuz bile olsa hayal gücü ve yaratıcılığı körükler. Dengesizlik ve türbülans zamanlarında daha yaratıcı olduğumuz bir gerçektir. Zihin (Merkür) her zamankinden daha sınırsız (Neptün) ve yaratıcı (Neptün) çalışma eğilimindedir. Meditasyon ve benzeri içe çekilme ve iç bilgeliğinden yararlanma çalışmaları yapmak açısından da ideal zamanlardır aslında. Tutulma Akrep burcu gibi derin ve sezgiselliği ifade eden bir burçta olunca, bu etkinin daha da yoğun olacağını düşünebiliriz.

Bu önemli tutulmanın ülkemiz ve bizler için, tüm dünya insanları için hayırlı gelişmelere vesile olması dileğiyle…


kaynak

Devamını Oku »

5 Mart 2013 Salı

Semavii’den 2012 Kasım Ayı Burç Yorumları

Semavii’den 2012 Kasım Ayı Burç Yorumları 
(Not: Yükselen Burcunuzu okumayı da unutmayın.)


Kasım ayı gökyüzü oldukça tantanalı.

Yay burcuna geçen Merkür 6 Kasımda retro yani geri harekete girecek, geri hareketle 14 Kasım Akrep burcuna geri dönecek ve 22 Kasımda Akrepte düz pozisyona geçecek, böylece ayı Akrep burcunda tamamlayacak.Merkür’ün Yay burcuna geçmişken retro olup Akrep burcuna geçmesi anlamlı tabii, bizi hem geçen ayki olaylarla hem bu ayın mevcut olaylarıyla uzun süre meşgul edecek demektir. Bazı şeylerin ters tepmesi söz konusu, bu ay herkesin sağduyulu ve esnek olmasını tavsiye ederim bu bakımdan.Bu ay gökyüzü 2 önemli gökyüzü olayına misafirlik edecek..Birincisi ve en önemlisi; Dünya zamanına göre 13 Kasımda 22.12’de, Türkiye zamanına göre 14 Kasım sabahı 00.12’de gerçekleşecek olan Akrep burcunun 22 derecesindeki Tam Güneş Tutulması.İkincisi ve yine önemli bir olay; 28 Kasımda öğleden sonra gerçekleşecek olan İkizler burcunun 6.5 derecesindeki Ay Tutulması.Bu ay işimiz var yıldızlarla… Senenin başından beri bahsettiğim ve göstergelerin deprem olasılığına işaret ettiği zaman geldi çattı.. İnşallah yanılırım. Haydi hayırlısı..Diğer gökyüzü olaylarına bakacak olursak;Akrepte gezen Güneş 21 Kasımda Yaya geçiyor.Terazide gezen Venüs 22 Kasımda Akrepe geçiyor.Yayda gezen Mars 17 Kasımda Oğlak burcuna geçiyor.Uzun süredir retro gezen Neptün 11 Kasımda düz pozisyona geçmek için geri hareketini bırakıyor.Dünya ve ülkemiz karışık durumda, hem savaşın kızıştığı hem doğal afetlerin oldukça olası ve toplumun hayatını tehlikeye düşüren derecede riski olduğu bir ay geçireceğiz gibi görünüyor.Bu ayki olaylar en az altı ayımızı etkiler..  Koç Burcu ( 21 Mart-19 Nisan )Sevgili Koçlar bu ay 8.evinizde Akrep yıldızları yığılmış durumda, bu ay para hesaplarınıza, alacak-vereceklerinize dikkat etmeniz gerekecek, yer yer maddi olarak riskler getirebilir bu yıldızlar parasal hesaplarınıza, varsa borsa veya riskli girişimlerinizi kontrollü götürün derim.Öte yandan size büyük para kazandıracak fırsatların da geleceği zamandır diyebilirim, oldukça verimli işler çıkarıp iyi paralar kazanabilirsiniz ancak sadece önünüzü iyi görün ve riskler almayın bu ay derim.Gelecek parayı bekleyenler için iyi bir ay olabilir.6 Kasımda Yay burcunda ilerleyen Merkür retro pozisyona girerek bazı aksilikler getirebilir, özellikle uzaklarla iletişim sıkıntılı haberler taşıyabilir, işbirliği yaptığınız kişiler bazı konularda pürüz çıkarabilir, bunları adım adım halledin, sabırlı ve sakin davranın derim.Daha önce verdiğiniz kararları daha iyi düşünmenize neden olacak gelişmeler olacaktır. Planlarınızı yeniden gözden geçirecek, belki planlarda bazı değişikliklere gidebileceksiniz. En azından bu ay çıkan aksilikleri hallettikten sonra ilerleyebileceksiniz.Mars uzun yollar, işbirliği evinizde ilerlerken, kendinizi aktif, keyifli hissedebilirsiniz.Kimi Koçlar ayın 17’inde Mars Oğlak burcuna geçince, otorite ile bir çatışma yaşayabilir, bir olaya el koymak isteyebilirsiniz. Kiminiz henüz hazır olmamakla beraber, yönetimde yer almak için bir cesaret gösterebilirsiniz.Kimi Koçlar ise, ayın ikinci yarısında, bir yol, bir mekan değişime gidecek.. Ancak bunu aniden yapacaksınız.Merkür retro iken, yapacağınız iş değişikliği veya mekan değişiminin kalıcı olmayacağını bilin, bir süre sonra yeniden bir mekan değişimi söz konusu olacaktır.Bu ay elinizdeki işleri bitirmek için iyi bir zaman derim. Ayrıca bazı borçlarınızı halletmeniz için de iyi bir zaman. Paralar da gelecektir.Ancak geçmişte hata yapanların bedel ödemesi bu ay da devam etmekte. Bu bir borç olabilir veya başka türlü resmi bir bedel olabilir.Birilerinden talebiniz varsa, ayın 22’sinden sonra istediğinizi almak, dediğinizi kabul ettirmek noktasında Oğlaktaki Mars size biraz öfke katmakla beraber, otoriter gücünüzü bileyecektir. Birilerinin yanında üste çıkmayı başaracaksınız.Ayın 3.cü haftasından sonra parasal ve yetki vs konusunda beklentileriniz olmaya başlar.Bazı güçlü dostlar, yakınlarınızdan destek alacaksınız ayın son günlerinde. Özellikle parasal konuda ve genel resmi veya diğer işlerinizin yoluna girmesi konusunda.Ayın 13’ünde Güneş Tutulması para konusunu ve ayrıca sağlık konusunu ilgilendiren evinizde gerçekleşecek. Bu ay sağlığınıza önem göstermeniz gerekecek. Mars size güçlü ve aktif bir bünye verirken, yine de şikayetiniz varsa önem verin derim.Kimi Koçlar, ya sizin ya aileden bir baba veya yaşlı bir erkeğin ameliyat gerektiren bir sorunu belirebilir. Bu ayı sağlık konusunda dikkatli geçirirseniz iyi olur.Sosyal hayatınız keyifli olacaktır, özellikle yakın gördüğünüz kişilerle bir araya gelmek ve birlikte vakit geçirmek için zaman ayıracaksınız.Ayın 3.cü haftasından sonra beklentilerinize göre gelişmeler sizi mutlu edecektir. Sevdiklerinizle buluşma görünüyor.  Kalbi boş Koçlar bu ay aniden birine çarpılabilirsiniz. Ancak bu aşk ne olur bu ay belli olmuyor..Sanat, yazı vs para kazanan kişiler için oldukça ilhamlı, derinleşmenin iyi başarıldığı, güzel ürünlerin çıkarılacağı bir ay diyebilirim.Bu ay kimi Koçlar da geçmişleriyle yüzleşecekler, tesadüf gelişmeler sizi geçmişe ve geçmişle hesaplaşmaya götürecektir. Boğa Burcu ( 20 Nisan-20 Mayıs )Sevgili Boğalar bu ay 13/14 Kasımdaki önemli bir Tam Güneş Tutulması zıt burcunuz Akrepte gerçekleşiyor. Bu sizin de çok dikkatli olmanız, akıllı, sağduyulu ve dikkatli bir ay geçirmeniz gerektiğini söylüyor.Bazı Boğalar anlaşılan dava gibi resmi bir konuyla meşgul olacak görünüyor.Hayatınızın akışını değiştiren gelişmeler yoğun olarak bu ay yaşanacak, özellikle kiminiz resmi dava, kiminiz birebir önemli iş veya duygusal boyutlu önemli bir görüşme, kiminiz bir bazı yakınlarınızla direkt çatışma halinde olacaksınız gibi.Ayın 17’inden sonra yol görünüyor ayrıca, bu kiminiz için planlı bir yol iken, kiminiz için planlı olmakla beraber, zamanı aniden gelişen bir yol şeklinde. Olayların tetiklemesinin ardından hızla gelişen yol var özetle.Hayatınızdaki bazı zincirleri kırmak istiyorsunuz ama endişeleriniz var, alışılmadık şeyler yaşamaya karşı direngen tavrınız sizi bazen engelliyor, ama Mars’ın dost oğlak burcuna geçmesi sanırım kendinizin bu direngen tavrına uymaktan vazgeçirecek bir cesaret ve ataklık verecek size. Yani, üzerinizdeki direngen, değişime biraz karşı duran tavrı sıyırıp atacaksınız. Bu ay yaşayacaklarınız da size, “nereye kadar ve neyi bekleyeceğim daha” dedirten ve durağan halden sıyıran etkiler yaratacaktır.Mars Oğlaka geçene kadar sizin 8.evinizde gezecek, bu da sağlık konusuna özen gösterin diyor özellikle karaciğeri, kan dolaşımını ilgilendiren konularda sağlığınıza daha fazla özen gösterin, hareket olmalı hayatınızda ve ayrıca düzenli uyku durumu olmalı, Uranüs sizi hayalleriniz, yapmak istediğiniz değişimler konusunda sıkıştırırken uyku düzeninizin bozuk olması muhtemel. Neyse ki, Mars dost Oğlak burcuna geçince, ruh halinize özgürlük, güç ve cesaret gelecek ve belki de ayın son günlerinde birçok işi birden hızla halledeceksiniz. Yapmam dediğiniz şeylere cesaret gelecek birden.Kasım 17’e kadar dediğim gibi, Yaydaki Mars ve zıt burcunuz Akrepteki yoğun yıldız olayları, özellikle Güneş Tutulması bu ay dikkatli olmak gerekir diyor özellikle resmi konularda, para işlerinde. Para gelir mutlaka, ama geldiği gibi gidecek başka yerlere, bir de, bazı paraların zamanından daha geç gelmesi de mümkün.Bazı Boğalar ise sağlık için para harcayacak.14 Kasımdaki Tutulma iyi görünmemekle beraber, ayın sonlarındaki Ay Tutulması size parasal güzel bir sürpriz getirebilir, beklenmedik yüklüce bir para girebilir hanenize.Bir iş teklifi alabilirsiniz, bu belki daha önce görüşme yaptığınız bir kişiden gelebilir, yeniden gündeme gelebilir bu iş durumu, ancak Merkür ayın 22’inse kadar retro’da iken bence iyi düşünün, hatta Aralık ayına bırakın derim kararı derim.Bir ortak geliri ayırma durumu da söz konusu kimi Boğalar için. Daha önce dediğim gibi, evlilikte özellikle boşanma riski olanlar, bu türden, gelirlerin ayrılması durumu yaşarlar. Bu bir yerde geliri azaltmakla birlikte, sizde bir özgürlük duygusu da yaratacak gibi.Kiminiz ise, bir ödemenin ardından borç yükünden kurtulacak.Bu ay hayli enteresan Boğalar için, sıkıntılar getirecektir tutulmalar hayatınıza, ancak, sanki kimi Boğalar, ay sonlarında bazı sürpriz bir gelişmeyle maden bulmuş gibi olacak..İş ortamınızda gelişen olaylar sizi mutlu edecek, yeni gelen arkadaş olabilir iş yerinize, kiminiz de iş vesilesiyle iş ortamınızda yeni biriyle tanışabilirsiniz. Ancak yine de uyarmak isterim, biriyle arkadaşlığınız başkalarını rahatsız edebilir. Yine de, bu ay işbirlikleri kalıcı ve uzak vadeli işleriniz için iyi bir başlangıç yaptıracaktır size. Aşk durumlarına bakayım.. Kalbi boş olanların, iş ortamında veya yakın çevre ortamında biriyle tanışması söz konusu olabilir. Ardından bu yeni tanışma birebir randevu yapmaya, daha yakından bir tanışma, görüşmeye dönüşebilir. Yine de yıldızlar, kimi Boğaların olmadık bir ilişkiye girmesi konusunda uyarır gibi durmakta.. Bunu da bir kenara not edeyim.Kimi Boğalar da, sanki bir aşk olayı ile konuşulacak gibi..Kiminiz bir iş kiminiz dava, kiminiz başka nedenden bir yol ayrımındasınız, yaşadığınız bir çevrenizi değiştirmek üzeresiniz.  İkizler Burcu ( 21 Mayıs-21 Haziran )Sevgili İkizler epeydir zıt burcunuz Yayda dolaşan Mars sizi ilişkilerde daha aktif, daha girişimci, talep edici bir ruh hali vererek, Mars’tan aldığınız enerjiyle ilişkilerinize yön vermeye çalıştınız.Tabii bunu kimi zaman birileriyle tartışacak, bir şeylere karşı çıkarak yapmış olabilirsiniz, ama yine de, üzerinize gelen aktif enerjiyle tartışmayı, çatışmayı çözmek adına iyi bir yerde durduysanız, yani çözmekten yana, sorunu gidermekten yana, sorunları bertaraf edip sıcak ilişkiyi sağlamaktan yana durduysanız, Koçtaki Uranüs’ün de desteğini alarak hızla kafanızı karıştıran sorunları çözüp geride bırakmış olabilirsiniz.Mars size destek vermekte ve cesaretinizi artırmakta, sosyal ilişkilerde, özel hayatınızda ve iş ilişkileri kurduğunuz kişilerle iletişiminizde.Burcunuzda bulunan Jüpiter kendinize güveninizi artırıp sizi açık olmaya, istemeye sevk etmekte, hayatınıza mutluluk ve yenilik katan şeyleri başarmak için girişimci ruh vermekte epeydir. Bu ay istediğiniz bir şeye erişebilme imkanı verecek görünüyor yıldızlar, çünkü burcunuzdaki Jüpiter aslında zıt burcunuz Yay’ın doğal yıldızıdır, ve 29 Ekimde sizin burcunuza girmiş olan Merkür ise sizin öz yıldızınızdır aslında. Yani sizin öz yıldızınız karşı tarafa işaret eden zıt burcunuzun evine girdi, karşı tarafın öz yıldızı Jüpiter de epeydir sizin burcunuzda.. Bu ulaşmak istediğiniz bir şeye sizi mutlaka ulaştıracaktır. Bu bir kişi olabilir, bir terfi, bir iş teklifi, fırsatı olabilir, duygusal hayatınızla ilgili bir kişi olabilir.Öte yandan Merkür 6 Kasımda retro harekete geçip yeniden Akrep burcuna dönecek, sizin de partner, karşı taraf evinizden geri uzaklaşacak.. Yani hedefinizde görüşmek istediğiniz kişiyle bir görüşme olabilecek demektir, ancak bir şeyler sizi yeniden eski, geçen ay uğraştığınız konulara geri döndürecek gibi. Yapacağınız görüşme de bu nedenden dolayı bir süre askıda kalacak görünüyor.Geriye döneceğiniz konu nedir, herkesin farklı olabilir tabii, kiminiz iş temposu yüzünden işe geri döneceksiniz, kiminiz ya kendinizin ya da bir yakınınızın sağlık konusuyla ilgilenmek durumunda kalabilecek, kiminiz ise, eğer görüşme yaptığınız kişi işle alakalıysa, işin somutlaşması için biraz daha beklemede kalacak gibi yeniden.Kiminiz ise, yapması gereken başka sorumluluklarla meşgul olmak durumunda kalacak, bunlar biraz sıkıcı ve sorumluluk isteyen sorumluluklar olabilir.Kimi İkizler ise, bir önemli konuda aile, yakınlarla bir araya gelecek.Arkadaşlarınız ve yakınlarınızla güzel bir dayanışma var aranızda ay boyunca.Ancak kiminizin bir aile içinde sıkıntısı, kiminizin içinse güzel bir vesile sizleri bir araya getirmekte.Hayatınızı değiştirmek istiyorsunuz, yenilik getirmek istiyorsunuz, kiminiz işle ilgili kalıcı bir yeni yetki alarak başarmak istiyorsunuz, yani iş hayatınıza ciddi bir çeki düzen vererek yapmak kiminiz ise özel hayatınızda yenilik yaparak düşünüyorsunuz.Yine de size tavsiyem, Merkür retro’dayken bağlayıcı sözler vermememizdir, emin değilseniz, neyi nasıl yapacağınızdan.Kasım 28’de burcunuzda bir Ay tutulması olacak, Güneş ise zıt burcunuzda olacak, bu bazıları için hayatını birleştirecekleri, önemli bir ilişkiye adım atacakları kişiyle bir araya getirirken, kiminizi ise, ilişkiler ve hayatın gidişatı konusunda önce bir karmaşa ardından bir uyanışa götürecek, işte, hayat akışınızı ilişkiler üzerinden değiştireceğiniz bir zaman diyebilirim.Bu arada, 14 Kasımdaki Güneş Tutulmasından 2 gün sonra, Ay zıt burcunuz Yayda iken, birinin ani ve ters çıkışına dikkat edin derim. Beklenmedik bir tavır canınızı sıkabilir. O günlerde tartışma, sakarlık, yollar vs hususunda dikkatli olun derim. Yengeç Burcu ( 22 Haziran-22 Temmuz )Sevgili Yengeçler bu ay Kasım ayında Akrep burcu Güneş tutulmasından haliyle siz de etkileneceksiniz.Yıldızlar tutulma zamanlarına yakınken sakin olmak, hayatı akışta tutmak, bir şeyleri aşırı zorlamamak lazım derim.Özellikle sizi sıkan, hayat alanınızı, özgürlük alanınızı daraltan sorunlarınızın hepsini bir anda çözmeye kalkışmayın, hayatınızı düzene koymak adına, önceliklerinizi belirlemek için iyi bir ay, sizin için önceliği olan önemli şeyleri düşünün, onları sıraya koyun ve en önemli konulara zaman ve emek verin derim. Diğer şeyleri zamana bırakın, asıl önemli şeylerle meşgulken zaten diğer şeyleri de bir şekilde rayına oturtursunuz.Bu ay kiminizin iş temposu yoğun görünüyor. Gündelik hayat akışı içinde koşturmalarınız fazla, kiminiz sanki 18 Kasımdan sonra bir yol yapacak görünüyor. Mars zıt burcunuz Oğlaka geçince, sizi yol trafiğinizi ve sosyal hayat alanınızı hareketlendirecektir.Bu ay kimi Yengeçleri iş değişikliği bekliyor, aniden gelişen bir şey gibi, ancak Merkür 6 Kasımda retro’ya girmeden girseniz iyi edersiniz, sonra Merkür Akrebe dönecek, sizi yine en çok meşgul eden konuya odaklayacaktır. Belki de tam yeni işe girecekken kiminiz de, vazgeçecek, mevcut yerinizde kalacaksınız.Merkür retro’sunun bir iyi yanı olacaktır, beklemede olan işlerinizi hareketlendirir, onları sonlandırmak, halletmek için fırsatlar gelecektir.Kimi Akreplerin hedefi büyük görünüyor, istediğiniz önemli bir şey var, bu bir terfi, bir yetki olsa gerek, hayatınızın da yeni anlamına uygun bir amacınız var, bunun için yapmanız gereken somut atılımları bu ay atarsınız, hatta atmış da olabilirsiniz, işte, sizi yıldızlar bu ay bununla baya meşgul edecektir.Sağlık konusuyla ilgilenip güzel sonuçlar alacak kimi Yengeçler, Mars’ın Uranüs’le güzel açısı hızlı güzel sonuç getirecektir.Öte yandan, kiminiz evde, kiminiz iş yerinde, yapmak istediğiniz bir konuya birinin karşı çıkmasıyla gerginlik yaşayabilirsiniz. Bu evle ilgili olabilir, almak istediğiniz bir eşya, ya da evde tamirat gerektiren bir şey olabilir, bunun için elinize para geçecektir, yapmaktan vazgeçmeyeceksiniz.Bu ara evinizi değiştirmek isteği duyacaksınız, evinizi güzelleştirmek adına yenilikler yapmak isteyeceksiniz, kiminiz evi bile taşımaya kalkışabilir birden.Bu ay yaşayacaklarınız, yakınlarınızla ilişkileriniz konusunda sizi rahatsız eden şeyleri net bir şekilde onlarla konuşup onlardan anlayış bekleyeceksiniz.Kasım 28’de İkizlerdeki ay tutulması sizi şaşırtacak bir haber, bir sırrı getirebilir. Bu bir haber olmayabilir, kiminizin de içinde uyanan bir bilinçaltı uyanışı getiren bir bilgi olabilir ve şimdi birden su yüzüne taşınacak bir gerçek.. Belki eskilerden bir şey olabilir, sizi biraz geçmişle, ailenizle yüzleştirecek bir şey olsa gerek bu. Ancak ardından bir rahatlama, bir şeyin açığa çıkmasının getirdiği uyanma duygusu sizi hafifletecek.Para, yatırım ve aileyi ilgilendiren parasal konular gündemde ancak gelecek ay bunları çözüme, olumlu bir gidişe yönlenmesi mümkün görünüyor. Ancak bu ayki yıldızlar da bu olayları tetikler, bunun için önemli ve ilgili kişilerle ani ve hızlı görüşmeler söz konusu olabilir.Aşka bakalım, Satürn aşkta sizi daha kalıcı, anlamlı bir ilişki, bir duygusal hayat kurmaya doğru sevk edecek gibi görünüyor, ama ondan önce düşünme, karar verme zamanı derim. Şunu da söyleyim, evet kararları siz de verirsiniz ancak kararlarınızı partnerinizin beklentileri ve şartları hayli etkileyecek görünüyor, yıldızlar fedakarlık gerektiren kararlara sevk ediyor, yani hayatınızdaki öncelik sırasını yapmaya ve ardından almaya gönüllü olduğunuz sorumluluklarınızı seçmeye sevk edecek gibi.. Aşk bu ay hareketli görünüyor, hatta kalbi boş olan Yengeçler önemli bir duygusal karşılaşma yaşayabilir. Aslan Burcu ( 23 Temmuz-22 Ağustos )Sevgili Aslanlar, bu ayki Güneş tutulması yuva evinizde gerçekleşecek, yuvanızdaki şartları radikal bir şekilde değiştiren önemli gelişmelere hazır olun derim. 29 Ekimdeki Boğa dolunay ile tetiklenen gelişmeler, hem iş hem yuva şartlarında bazı değişimler getirecek gibi görünmekte.Ne tür değişimler derseniz, belki aileden birinin uzaklara gitmesi söz konusu olabilir, işinizde yapmış olduğunuz çalışma ve çabalarınızın sizi getirdiği noktada, yönetimin sizden yeni ve farklı sorumluluklar beklemesi olabilir, kiminizin işte kiminizin evde sorumluluklarının artması üzerine, şartlarınızı ona göre ayarlayacağınız bir karar süreci ve ardından eylemsel sürece girmeniz söz konusu.Kiminiz için duygusal hayat hayatınızın akışını değiştirecek boyutta olabilir. Kasım 18’den sonra kimi Aslanların duygusal hayatta bir yol ayrımı, yolları ayırma görmekteyim.İlişkisi iyi giden Aslanlar ise, tam tersi mutlu eden bir karar alıyorlar partneriyle birlikte. Hem ilişkinize hem yaşantınıza değişiklik getirecek bir ortak karar alacaksınız.Bazı Aslanları ise, işinde farklı bir statü bekliyor, gelen ani fırsatlar işinizde farklı bir yöne kayış getirebilir, kiminiz ise, belki uzun süredir beklediğiniz bir meslek değişimini gerçekleştirmek üzre harekete geçebilirsiniz, bu sizin birkaç ayınızı alacaktır ama start bu ay verilecek gibi.Parasal konularda bence iyi bir süreçtesiniz, ancak Mars’ın 18’inde Oğlak burcuna girmesi maddi bakımdan sizi sıkan bazı şartları aşmanız için biraz sabırla beklemeniz gereken zaman diyorum. 18’inden sonra, işler yoğun olsa da, para daha iyi gelmeye başlar, dediklerinizi yapmanız daha mümkün olur, iradeniz ve eylem gücünüz iyi olacak çünkü.Yakın çevrenizde güzel haberler alacak, sevineceksiniz.Bu ay becerilerinizi ortaya koymak konusunda iyi bir zamandasınız, yıldızlar sizi bu konuda parlatır.Satürn yuva evinize girdi, bu aslında sizi zaman zaman sıkacaktır, ama bazı gerçekleri ve sorumluluklarınızı şimdiden sağlıklı düşünür benimserseniz, ne istediğinizi de iyi bilirseniz ve isteklerinize sorumluluklarınızın farkında olunca ulaşacağınızı bilirseniz, her şey sizin için kolaylaşır. Endişelerinizi bir kenara bırakıp, özellikle yuva şartları konusunda şapkanızı önünüze koyun ve gerçekçi ve olumlu kararlar alın, sonra bu kararları zamana yayarak sabırla ve çabayla ilerleyin.Kiminiz de işinde, bir dönemece gelmiş durumda, ne istiyorsunuz, işinizin rotası nereye doğru gidiyor, rotanız ne olmalı vs düşünmeye zaman ayırın ve kararınızı verin sağlıklı bir şekilde, sonra adım adım ilerleyin bu karar uygun şekilde derim.Bu ay düşünme ve karar zamanı, hatta kararları net ve sağlam, gerçekçi şekilde belirleme zamanı, ondan sonrası gayret ve ilerlemenize bağlı.Bu ay aşkta sürpriz karşılaşmalar olabilir kimi Aslanlar için… Başak Burcu ( 23 Ağustos-22 Eylül )Sevgili Başaklar, Kasım ayındaki Güneş tutulması sizi 3.evinizden, yani yakın çevre, aile, eğitim, kısa yollar, anlaşmalar, başvurular evinden etkileyecek.Ay boyunca yollar hareketli görünüyor. Kiminiz iş hayatını, kiminiz ise duygusal hayatını, evle ilgili yaşantısını değiştirecek, farklı bir düzen getirecek önemli kararlar vermek üzeresiniz. Merkür Yayda size tam karar aldıracakken, ilgilenmeniz gereken başka işler, ve yaşayacağınız bazı tecrübeler sizi bekletecek gibi görünüyor.Ayın 18’inde Mars Oğlaka girince, sosyal hayatınızı hareketlendirecek, aktifleştirecektir, kendinizi dışarı atacaksınız, tanıdığınız insanlarla görüşecek, sosyal ortamlarda olacaksınız bol bol, bu arada sosyal ortamlarda sürpriz tanışmalar da yaşarsınız.Bu ay sizin için önemli bir karşılaşma, önemli bir buluşma söz konusu. Bunu kiminiz iş kiminiz aşk vesilesiyle yaşayacaksınız.  Venüs ayın 22’sine kadar Terazide para evinizden size iş, beklediğiniz paralar, gelirinizi artıran işler konusunda size destek verecektir. Kiminiz anlaşma yaptığınız bir yeni işe, projeye başlamak üzere adım atıyorsunuz.Kiminiz sanki eski bir çevreye döneceksiniz, Mars tanıdığınız kişiler arasında olacağınızı gösteriyor.Para konusu bu ay dediğim gibi, sizi sevindirecek paralar gelecektir, ayrıca bu ara yapacağınız bir iş, alacağınız bir görev size belki birkaç ay sonra, belki seneye yaz aylarından sonra bir statü, yetki ve akabinde daha iyi ve kalıcı gelir getirecektir. o yüzden bu ara atacağınız adımları önemseyin derim.Aşk konusu da enteresan sizin için, kalbi boş olanlar ciddi ilişkinin adım adıma hayatına girmesini yaşayacaklar, evli/sevgilisi olanlar ise, birlikte evle ilgili karar vermek üzereler, sanki özellikle partnerinizin maddi konuda sürpriz kazançları, bir süre sonra yaşam mekanınızla ilgili bir değişimi başlatacaktır. Terazi Burcu ( 23 Eylül-22 Ekim )Bu ay öz yıldızınız Venüs burcunuzda olacak ayın 22’ine kadar, kendinizi mutlu hissetmek için nedenleriniz olacaktır. En başta duygusal anlamda keyfinizi yerine getiren gelişmeler hayatınıza girebilir. Eşi/sevgilisi olanlar ise keyifli geziler yapabilir, yakınların sürpriz ziyareti ile mutlu olabilirsiniz.Ayrıca siz bir kısa seyahat düşünebilirsiniz.Kiminiz ise ya iş çevreniz ya sosyal bir çevrenizle bir yarışma, veya sosyal bir programa katılarak keyifli zamanlar yaşayacaksınız.Sınava girenler, eğitim konusuyla ilgilenenler için iyi bir zaman diyebilirim.Yatırım konusunda bu ay bazı gelişmeler size uzak vadeli kararlar aldıracaktır, bunun için birikim yapmaya karar vereceksiniz.Ailede yaşlı kişi varsa, onun sağlığı biraz bozulabilir, onunla ilgilenmek gerekebilir, özellikle ayın ilk yarısında.Kiminiz ise, işte birinin şartlarından dolayı siz bir süreliğine onun işlerini devralmak durumunda kalabilirsiniz.Evliliği sıkıntılı giden Teraziler, ayın ikinci yarısı maddi olarak, yasal bazda yolları ayırmaya gidebilir.Öte yandan, bazı Teraziler içinse, evlenip uzaklara yerleşme planı yapacak gibi. Ay sonlarındaki yıldızlar kararlarınızı ya değiştiren ya hızlandıran gelişmeler getirecektir bu konuda.Uzaklardan bir yerde yaşama düşüncesi oluşmaya başlamış bazı Terazilerin kafasında. Bu ay bu düşüncenin somutta ne derece mümkün olduğunu anlayacaksınız. Ayrıca niyetinizi daha iyi anlamak için yakınlarınızla fikir teatisi yapacaksınız. Öte yandan, size para kazandıracak bir plan lazım..Para konusunda bu ay macera zamanı değil, hesaplarınızı kontrol altında tutun derim. Parasal şartlar sizi yapmak istediklerinizden alıkoyar, parasal şartlarınıza bağlı çok şey… O yüzden para evinize geçen Satürn size maddi temeli sağlam inşa etmenin önemini gösterecektir. Yani planlarınızı parasal şartlarınızı sağlama bağlayarak uygulayın derim.Bu arada, bu ayki Güneş tutulması para evinizde gerçekleşecek, bu da uzak vadeli parasal hesaplarınızı değiştiren gelişmeler bekleyin demektir, ayrıca parasal olarak macera zamanı değil, tam tersi sağlam ve akılcı kararları almak zamanıdır.Kasım yıldızlar aileden birinin sağlığını önemli kılacaktır kiminiz için de. Akrep Burcu ( 23 Ekim-21 Kasım )Bu ay burcunuzda Güneş tutulması var ve ayrıca epey yıldız yığılması söz konusu burcunuzda. Hayatınız değiştiren ve olasılıkla beklediğiniz haberler geliyor.Atak olacaksınız bu ay, kararlı, inisiyatifli ve kafasındaki kararları artık daha fazla beklemeden eyleme döken, verdiği kararlarla geriye dönmeyen bir noktada olacaksınız.Bu bir yerde yeni bir sayfa açacak size tabii.İş değişikliği bekleyenlerin iş değişim zamanı gelmiş. İşe girmek isteyenlerin ise, aktif ve kararlı bir şekilde iş arayış zamanı. ancak işinizin ayın sonlarında olacağını bilin derim. Siz araştırma, görüşmelerinizi yapın bu arada.Sevgili Akrepler, kalbi boş olanlar, yalnız olanlar özellikle, hayatınıza bir aşk girebilir her an.Sevgilisi olan/evli Akrepler ise, birlikte hayatınızdaki karmaşayı atacak, en çok neyi istediğinize odaklanacak ve buna göre birlikte kararlar alacaksınız. Birlikte yatırım planlarına odaklanacaksınız ayrıca, Venüs’ün Terazideki etkisi size beklediğiniz parasal fırsatları getirecektir, parasal bir sorunu geride bırakacaksınız böylelikle.Ayrıca keyifli şeyler için harcama da görülüyor.Sağlık konusunda moralinizi düzeltecek güzel haberler bekleyin derim.Güneş Yay burcuna para evinize gelince, bu ara yaptığınız işlerinden asıl para kazanma döneminiz olacaktır. Ayrıca ayın ikinci yarısından sonra önemli kişilerin ve dost kişilerin desteğini alacaksınız. Güzel işbirliği görünüyor size. sanki emeklerinizin de karşılığını alacağınız zamanlar gibi.Öte yandan tutulmanın burcunuzda olduğunu unutmayın, siz amacınızdan şaşmayın derim, emeklerinize, çabalarınıza olumlu karşılık alacağınızı bilerek hareket edin, bu ay gerçekten size yardım edecek insanlar olacaktır etrafınızda. Ayrıca hayatınızdan çıkarmanız gerekenler varsa onları da yıldızlar size gösterecektir.. Yeni bir yola girdiniz, bu yolda size engel olanların yeri yok artık.. Bazı şeyleri ve kişileri geçmişte bırakmanın ve yol almanın zamanı gelmiş.Evlilik gibi ciddi bir karar düşünenler var sanırım aranızda, Merkür retro’da iken ayın 26’sından sonra evlenmenizi tavsiye ederim.Önemli ve toplumda görünmeyi gerektiren işler yapan Akrepler için önemli bir ay olacaktır, yaptıklarınızla dikkatleri çekeceksiniz, adeta geri dönüşünüz muhteşem olacak.. Yeni bir önemli işe girenler ise, gerçekten ses getirecekleri bir işle dikkatleri çekecektir bu ay.Ayın sonlarında, Mars’ın desteği ile, reklam, tanıtım, grupla işleri güçlendirecek çalışmalar yapanlar için iyi bir zaman olacaktır.Aşkta, sorun yaşayan Akrepler olaylara tarafsız bakın ve ayın sonunda partnerinizle sizi daha çok birleştirecek güzel bir yola gireceğinizi bilin, bazı olayların geçici kırgınlıklar yaratacağını, ilişkinizi daha çok sağlamlaştıracak bir barış ortamına gireceğinizi bilin derim.Aksi takdirde, ilişkisinde olan sorunları çözmek yerine ha birer büyüterek bugüne gelenler, artık bilin ki, sorunları görmezden gelemeyeceksiniz artık ve hayatınızın iplerini elinize almak zorundasınız, yoksa kopuş söz konusu olabilir. Bu bakımdan bu ay yaşanacaklar önemli.Tutulma civarında parasal işlerinize, masraflarınıza, ve evinizin, paranızın güvenliğine önem verin derim. Ayrıca ayın 3.ve son haftasında ise, yollara, haber trafiğine ve sakarlıklara dikkat edin derim. Yay Burcu ( 22 Kasım-21 Aralık )Bu ay 14 Kasımda Akrep burcunda gerçekleşecek Güneş tutulması ve 28 Kasımda zıt burcunuzda gerçekleşecek Ay tutulması tabii sizi de etkileyecektir.Güneş tutulması ruhsal dünya evinizde olurken, ay tutulması ilişkiler evinizde gerçekleşecek. Ay tutulması zıt burcunuz İkizlerde iken, Güneş burcunuzda olacak, Güneşin artan enerjisi ve gücü size irade verecektir. Hayatınıza ilişkileriniz üzerinden köklü bir yöne vereceksiniz, iradenizi bunun için ortaya koyacaksınız.Kiminizin iş kiminizin ise duygusal bazlı ve kiminizin ise yakınlar, yakın çevre temelinde ilişkilerinde değişiklik olacaktır. Özetle, bir konuda bir çıkış yapmak, bir start vermek ve hayatınızı değiştirecek girişimler için atak yapacaksınız, ayın son haftasından itibaren.Ondan önce ruhsal alem evinizdeki Akrep burcunda önemli yıldız yığılması ve 14 Kasımdaki Güneş tutulması, sizi yoğun olarak bir konuyla meşgul edecektir. Kiminiz bir gizli hazırlık içindesiniz bir amacınıza doğru, kiminiz sıkıntılı bir dönemi geride bırakmak için adeta gün sayıyor olabilirsiniz, belki bir sağlık sorunu yaşayan, bunun için tedavi görenleriniz vardır aranızda, kiminiz ise yasal bazlı bir meseleyle meşgul olabilir, yani yasal bir sıkıntılı süreçte olabilirsiniz, kiminiz de uzaklardasınızdır, ve bir süre belli şartların sıkıntısını çekmeniz gerekebilir. Bu ay dost kişilerden özellikle yasal konuda, ayrıca parasal konularda destek geleceğini bilin. Sorunlarınıza çıkış yolunu dostlar sayesinde bulacaksınız.Bir kişiyle oturup karşılıklı ciddi kararlar alacaksınız, bu bir işbirliği olabilir, kiminiz için de, duygusal konuda bir araya gelmek, karşılıklı beklentileri ortaya koymak şeklinde bir dönemdesiniz.Bu ay gerçekten çok şaşırtıcı karşılaşmalar yaşayacaksınız, uzun süredir görmediğiniz insanlarla yeniden bir araya geleceğiniz ortamlara giriyorsunuz. Ayrıca yeni gireceğiniz ortamlar birden sizi bazı işbirliklerine götürecek beklenmedik şekilde.Tutulmalar sizi ilişkiler bazında inisiyatif almaya, belki ortak bir konuda imzalar atmaya, anlaşma yapamaya, akabinde hummalı bir çalışmaya, hazırlığa sevk edecektir. Adeta hayatınızın çıkışına yapmak ister gibi kendinizi bir konuya adayacaksınız. Yoğun bir enerji sarf edeceksiniz bir konuda, ve bunu hayatınızın çarkını değiştirmek, kaderinizi değiştirmek amacıyla yapacaksınız.Önemli bir aydasınız. Önemli kişi veya kuruluşun desteğini arkanıza alacağınız bir çalışma olabilir bu ayrıca.Kimi Yayların arkasından bazı dolaplar dönebilir, buna dikkat edin derim. Kiminiz ise, tam tersi gizli bir dost elini üzerinizde hissedeceksiniz, bir üçüncü şahsın sizi önemli kişilerle bir araya getirmesi ve bir anlaşma ortamına sevk etmesi mümkün.Sağlık konusu bu ay kimi Yaylar için önemli. Sağlığınıza özen göstermeniz gereken zamanlardasınız. Kendinizi aşırı hırpalayan ve sağlığınızı bozan koşullara dur demeniz lazım.Bu arada, hayatını aktifleştirecek, canlandıracak girişimler sizi korkularınızdan uzaklaştırıp enerjinizi umut veren, sizin için önemli olan işlere aktarmanız size iyi gelecektir.Size ulaşan bir haber, gelen bir tel vs sizi birden hızlı bir şekilde harekete geçirecektir.Çıkışlarınızla bu ay şaşırtacaksınız.Sevgilisi olan ve evli Yaylara küçük bir uyarı yapmak isterim, yaşantınızı ve ilişkinizi sıkıştıran, daraltan şeylerin farkına varın, özellikle dış koşulların ve hayat tarzınızın, bunlar içinde sizi sıkan şeylere görmeye odaklanın ve onları hayatınızdan adım adım çıkarmak için gayret edin derim. Başkalarının sorumlulukları size bu ara fazla gelebilir, bu ruh halinizi karartabilir, siz bu duyguya aldırmadan, sizi sıkan dış nedenlere ve yaşam alışkanlıklarınıza dikkatinizi verin, o zaman sorunlarınızı daha net görebilir, çözümleri de ona göre sağlıklı bir şekilde bulabilirsiniz.Yakınlara, dostlara yapamayacağınız sözler vermeyin, yapabileceğiniz şeyleri yapın derim.Çıkarlarınızın birleştiği anlaşmalar söz konusu bu ay. Ancak bunun maddi-somut temelini detaylıca belirleyin derim, açık konuşmak anlaşmayı sağlam kılacaktır. Ama ondan önce neleri beklediğinizi anlamak için kendinize bir zaman tanıyın.Bu ay yollara, sakarlıklara dikkat edelim derim.Aşk için enteresan zamanlar, birinden şaşırtıcı bir teklif alabilirsiniz. Bu beklenmedik bir şey olsa gerek sizin için. Kimi Yayların ayakları havada, sırılsıklam aşık.. Ancak Merkür retro bu ay, sizi düşündüren bir şeyler var.. Bu sizden ziyade partnerinizin bir meselesi üzerine olabilir.. Neyse, siz ay sonlarında, aşk konusunda tavrınızı koyacaksınız ortaya. Sanırım sevgiliniz/partnerinizin bir sıkıntısı sizi de düşündürecek…Bu arada, siz de sağlığınıza özen gösterin, gece yarısı hastaneye götürülmek zorunda kalmayın derim.Bu ay yaşayacaklarınız hayat amacınızı daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. Bunu anladıktan sonra adeta bunun için büyük çabayla işe koyulacaksınız.Öte yandan, sorunlar yaşayan, sorunlarını gözünde büyüten Yayları uyarmak isterim, depresyona girebilirsiniz, buna izin vermeyin, aşmayı seçin derim. Bu ay bazı korkularınızla, geçmişle yüzleşme zamanı olacaktır sizin için, korkmayın, yüzleşin ve aşmayı seçin derim. Bunun için destek almaktan çekinmeyin. Oğlak Burcu ( 22 Aralık-19 Ocak )Kasım ayındaki Güneş tutulması idealler, dostlar, dilekler evinizde gerçekleşecek. Bu kimi Oğlaklar için bir idealinde, bir beklentisinde değişim olacak demektir. Sizin katılımız olan bir işbirliğimi desem, sizden habersiz yapılan mı desem, bir şekilde sizin bir beklentinizi değiştirmeniz gereken bir sonuç ortaya çıkacaktır.Aslında bu ay bazı isteklerinizi gerçekleştirme ayı sizin için. Öte yandan tutulmaların etkisi isteklerinizi, beklentilerinizi radikal bir şekilde değiştirmeye aday görünüyor.Sizinle birlikte görünen bazı insanların daha sonra yeni alınan kararın yanında olması sizi kırabilir. Ve bu sizi bazı kişilerle ilişkiyi koparmaya götürebilir. Bence bunu yapmadan önce istek/beklentinizin ne kadar gerçekçi olduğunu bir düşünün derim, gerçekten bunu istiyor musunuz, hazır mısınız, bütünün hayrına bir şey mi, sizi acaba gerçekten mutlu edecek bir şey mi, bunları düşünün ve dost bulduğunuz kişilere danışın derim.Özetle, beklentiler, istekler konusunda bir yol ayrımında olacaksınız, bence tarafsızca bakın olaylara, size haksızlık edildiğini düşünmeden önce, sizin beklentinize ne kadar sahip çıktığınızı bir kontrol edin, bir düşünün, kariyer amacınızda, hayat yolunuzda, sizi gerçekten mutlu edecek dilek, beklentileriniz nedir bunu bu ay anlamak için zaman ayırın, ve dediğim gibi, dost ve büyük kişilere danışın.Belki de siz bir amacınız için bir kişiyi, dost birini listeden çıkarmak durumunda kalabilirsiniz. Hani siz listeden çıkarılmak yerine siz birini çıkarabilirsiniz..Ne olursa olsun, önce olayları sağlıklı bir şekilde tartmayı seçin, aniden tepki vermeyin, gereksiz bir öfke nöbetine girmeyin derim veya karamsarlığa..Yıldızlar size bir yenilik getirecek, bir istediğiniz olacaktır emin olun. Hani şerde bir hayır vardır misali, asıl size kalıcı başarı getirecek bir işiniz, isteğiniz olacaktır.Bir hevesle başlanan şeyler zaten kalıcı değil.. Kalıcı olmayan şeylere boş yere kafayı takmayın derim.Bu ay aile yaşantınızı da ilgilendiren bir noktasınız, yaşam tarzınıza yenilikler getirecek bir gelişme, kazancınızı da etkileyecektir. Bir maddi kazanç kapısını noktalarken yenisini açacaksınız.Kimi evli Oğlaklar ise, eşinden kaynaklı bazı değişiklikler yaşayacak görünüyor.Ayın 18’inden sonra, daha hareketli günler bekliyor sizi, beklediğiniz bir kişi olsa gerek, gelmesi mümkün. Yani, sizin bir yere gitmenizden ziyade, gelen olsa gerek.Venüs ayın ikinci yarısından sonra gerek maddi gerekse duygusal beklentilerinize destek olacaktır.Gerçekten şaşırtıcı bir aydasınız, ilginç görüşmeler yapacak, para anlaşmaları söz konusu olacak, dediğim gibi, bir kazanç yolundan uzaklaşırken yenisi girecektir. O yüzden gidene tepki vermeden önce iyi düşünün, belki gelen kazanç yolu size daha uygundur bakarsınız.. Kova Burcu ( 20 Ocak-18 Şubat )Sevgili Kovalar Kasım ayındaki önemli Güneş tutulması sizin tepenizde gerçekleşecek. Size küçük bir uyarım; bu ay yasalarla başınızı derde sokmayın. Bu konuda bu dikkatli olun derim.Yani hayatınızı karıştırabilecek bir olay olabilir, bunu önceden görün ona göre adımlar atın, olayı aşmak adına, birilerinin size zarar vermemesi adına dikkatli olun derim gerek yaptıklarınıza gerekse ağzınızdan çıkan sözlere dikkat edin derim.Bir işin halledilmesini bekleyen Kovalar var sanırım, bunun için yetkili kişilerle yeniden görüşmeler yapacaksınız, gerekirse bir dostu araya koyacaksınız.Ayrıca bir yakınınızla da yakından ilgilenmeniz gerekecek. Önce hızlı ve güzel gelişmeler elde edersiniz, ancak 18’inde Mars Oğlaka geçince, kafanızı karıştıran bir takım soru işaretleriyle meşgul olursunuz.Resmi yerlerle meşgul anlaşılan Kovalar bu ay bol bol.Kariyerinde iyi bir yer elde etmek arzunuzu kabartan gelişmeler olacaktır, bazı konular sizi hırslandıracaktır, artık çekmek istemediğiniz bazı konuları hayatınızdan çıkarmak veya onları çözüme kavuşturmak adına çevrenizdeki insanları sıkıştıracaksınız. Taleplerde bulunacaksınız.Hayatınızın tepesinde önemli gelişmeler var.. Bu kimi Kovalar için bela gibi bir şey olabilir, o yüzden varsa hayatınızda sizi zorlayacak, kariyerinizi veya bazı şartlarınızı zorlayacak bir bela türü durum, önceden görün ve sağlıklı bir şekilde önlemini alın derim.Ailede sağlık veya resmi sıkıntısı olan biri olabilir, bu kişinin sorunu birden gündeme oturabilir sizden ziyade. Ama kiminiz için de, hayatını değiştiren şahsi bir yasal mesele gündeme oturabilir. Hem iş hem genel hayatınızı değiştirecek bir durum var anlayacağınız.Kariyerli Kovaları ise, bir skandal vari olay konusunda uyarmak isterim. Yapacağınız bir şey, hakkınızda bir konuşma sizi zor durumda bırakabilir.Özetle, bu ay Kovaların dikkatli yaşaması gerekmekte, ayı sağduyulu, uyanık ve olayları ustaca bertaraf edecek bir manevra yapması gerekiyor.Ay tutulması ise, şans, çocuklar, aşk ve sosyal hayat evinizde olacak, bu tabii çok önemli bir tutulma olmamakla beraber, sizi yine meşgul eden bir olay var demektir.Kiminiz aşk hayatında gelişen bir olayla biriyle karşı karşıya gelebilir. Sevgilisi olanların başka kişiyi araya koymadan yüz yüze görüşmelerini tavsiye ederim. Çünkü bu ay kıskançlıkları çeker durumdasınız, dost yüzlü sahte kişileri dinlemek eğiliminde olabilirsiniz. En iyisi kendi yargınıza güvenmektir.Ayrıca siz duygusal hayatınızla ilgili ani karar vermek eğiliminde olabilirsiniz. Ancak, yaşanacak bazı olaylarla ne yapacağınızı daha iyi bilir olursunuz.Tabii yıldızlar o kadar kötü değil.. Hem önemli zamanlardasınız, bundan dolayı da kıskançlıkları çekmeniz doğal, kiminiz birden iyi bir kariyer pozisyonu elde edebilirsiniz, bu da kıskançlık yaratabilir. Yani kiminiz de iyi bir olay vesilesiyle düşman geçeceksiniz gibi.Öte yandan, bu ay gerçek dostlarınızı da göreceksiniz.Ayrıca kiminiz de, bu ay çok önemli birinden önemli bir destek görebilirsiniz. Bu kişiyi bir yakının, dostun aracılığıyla tanıyabilirsiniz, adeta size unutulmaz bir destek eli uzatabilir tanışacağınız kişi.Kimi Kovalar ise, gerçekten önemli bir insan olan, toplumda önemli yerde olan birinden bir aşk daveti alabilir. Yani, bu ara tanışacağınız ve duygusal hayatınızı etkileyecek kişi hayli kelli felli biri olabilir gerek kadın gerekse erkek Kovalar için geçerli bu.Kasım sonları kimi Kovalar bir yasal kağıda imza atarak, hayatlarından bir şeyi çıkaracak.Kimi Kovalar ise, aniden gelişen, beklemediği şekilde yurt dışı bağlantısının hayatına gireceği bir aşamada.. Belki aileden biri, belki de sizsiniz, uzaklara gidecek olan kişi.Yollara para harcıyorsunuz ayın ikinci yarısında.Bu ay yaşayacaklarını hem genel hayatınızı hem kariyer hayatınızı çok etkileyecek ve değiştirecek şeyler gücünde.. Haydi hayırlısı.   Balık Burcu ( 19 Şubat-20 Mart )Kasım ayında Akrepteki Güneş tutulması sizin uzaklar, işbirliği, uzaktaki yakınlar, resmi başvurular, eğitim evinizde gerçekleşirken, Ay tutulması yuva evinizde gerçekleşecek.Ay tutulması çok ciddi bir tutulma olmamakla beraber tabii sizi yuva, ev ve iş bağlamında etkileyecektir.Akrep Güneş tutulması önemli, kariyerinizde ciddi bir yöneliş, somut kararlarınız için tutulma etkisinde gelişecek olaylar kararlarınızı vermenizde etkin olacaktır.Bence Akrep tutulması sizin eski bir kariyer döneminizi bitiren, kiminiz içinse eğitim dönemine nokta koymanıza sevk eden gelişmeleri getirecektir. bu gelişmeler iki günde bitmeyebilir ama bu ayki olaylar adeta start niteliğinde, artık kariyer döneminde geriye dönüşü olmayan bir yoldasınız, bir bitiş yeni bir uzun başlangıçtasınız.Bu ayki yaşayacağınız gelişmeler sizi somut olarak atmanız ve sabretmeniz gereken, çaba göstermeniz gereken şeyleri gösterecektir. Adeta yıldızlar yeni kariyer yolunuzda size ışık tutacak, bitmesi gerekenleri bitirerek, başlaması gerekenleri de başlatarak..Bu ay yeni bir iş başvurusu ya da yeni bir işbirliği yapabilirsiniz. Ve bunun için inisiyatif de alırsınız, gerekli görüşmeleri bizzat yaparsınız, bence de yapın, inisiyatif almaktan çekinmeyin. Ancak 18 Kasımda Mars Oğlakta iken, işbirliği yapacağınız birileriyle uzun soluklu iş yapamayacağınızı bilin. Bu bir dost olabilir, fakat beklentilerin farklılığı, dostunuzun isteklerinin, hırsının gücü sizi ikileme koyabilir, bir düşünün, onunla siz aynı şeyleri mi yapmak istiyorsunuz?.. Bunun yanıtı hayırsa, buna göre yön verin kendinize.Bu ay bir dosta aniden destek vermeniz de gerekebilir, beklenmedik bir destek durumu, ama kaçamazsınız da destekten sanki..Kasım son haftası ayrıca, belki daha önceden teklif, öneri götürdüğünüz biri, ya da başvuru yaptığınız önemli bir yer, uzunca bir düşünmenin ardından sizi arayabilir. Bu sizin meşgul olduğunuz iş planını da değiştirebilir birden. İş programınızı değiştirmek, yeni gelen teklifle ilgilenmek gerekebilir.Ay tutulması aile içinde bir konunun tartışılmasına neden olabilir.Maddi yatırım düşünen Balıklar, elinize lüks bir yatırım imkanı geçecektir, önce pahalı gelebilir, ama sonra şartlar onu almak noktasında ilerleyebilir.Kimi Balıklar bir estetik ameliyat planı içinde sanki.. Jüpiter retro iken, bence girişmeseniz iyi olur. Neptün 11’inde retro pozisyondan çıkacak, ancak, bireysel yıldızlarınız uygunsa, ayın 26’sından sonrasını önerebilirim.İş için uzun yol, başvuru sonucu, terfi, tayin bekleyen varsa, Kasım son haftası olabilir beklediğiniz sonuç.Venüs ayın ikinci yarısına kadar size para getirecektir.Aşk bekleyenler, beklentilerinizi karşılayan aşk ayın ikinci yarısı gelebilir. 

kaynak

Devamını Oku »

3 Mart 2013 Pazar

Aklını Kullanabilen Spiritüel?

İnsanoğlunun klasik davranışıdır, kendi başına aklıyla beraber yaşamayı bir türlü beceremez. İlle de inanacağı daha doğrusu inanırsa yalnız kalmayacağı, birileri tarafından destekleneceği yolları arar, durur.

Bunlardan ilki...

Tanrı'nın verdiği aklı kullanamadığı ve "Yürü ya kulum" dediğini duymadığı veya duyamadığı için körü körüne, bilgisiz ve bilinçsiz bir din inanışıyla yola çıkmasıdır. Bunu günümüz Türkiye'sinde bütün açıklığı ile yaşıyoruz. Bunun sonucu "hiç" akılda, "vahim", "az ve ortalama akılda" "başkaları tarafından kullanılma" sonuçları ile tezahür etmektedir. Aklını kullanarak bilimsel yolda ve bilimsel sonuçlarla yürüyenler ise din ve imanlarını ortalık yerde, başkalarının aklı ile veya ortalık yerde göstere göstere değil "Tanrı ile Kul" arasında olması gerektiğini bilerek ve gerektirdiği şekilde yaşarlar. 

Gelelim ikincisine... 

Bir inanışa tam anlamıyla sahip olanlar veya hiç sahip olmayanlar ise (ki yine bunlarda da kendi aklını kullanamama eksikliği mutlaka vardır) ya kendi yarım yamalak inanışlarını tamamlayabilecek başka yan inanışlara ya da hiç olmayan inançlarına yeni alternatifler bulmak amacıyla günümüzde new age ya da yeni çağ denilen ve spritüalizme dayanan bilgilere bir dinmiş edasıyla sarılırlar. 

Çünkü hayatta başarıya ulaşmak ve adam gibi yaşamak için ille ki inanca ihtiyaç vardır. Halbuki bu inanç, ille de bir din veya yeniçağ dinleri şeklinde tezahür edecek ya da etmesi gereken bir meret değildir. 

Asıl olan sadece ve sadece kendine "inanç" tır.

İnsanların spiritüalimden yararlanarak kendilerine inanmaları, kendilerini tanımaları, düzeltmeleri ve yaşamlarını düzene sokmaları beklenirken kayıtsız şartsız dine ya da daha doğrusu dini yöneten ruhban takımına teslim olmaları veya ikinci olay gibi yeni çağ dinleri yaratan şaklabanlara teslim olmaları tamamiyle Tanrı kavramını anlamayış, akıl yoksunluğu, olanı kullanma yetisi eksikliği veya akıl tutulmasıdır.

Bunun sonucu neyi doğurmaktadır? 

Bunun sonucu esas amacın yüksekliş olması gerekirken bu insanların batışını getirmesidir.

Yıllardır bu çeşit Yeni Çağ (new age) gruplarının içindeyim ve gözlemlerim şunlar; 

Bir sürü insan spiritüalizmin önemini ve gerekliliğini kavrıyor ama bunların %80'i asıl amacı kavrayamadığı için güzel olandan gittikçe uzaklaşıyor. 

Neden kavrayamıyorlar?

Birincisi kendi akıllarını kullanamadıkları için, 
İkincisi kullanamadıkları akılı başkalarına kullandırttıkları için, 
Üçüncüsü o anda bir şekilde ve bir nedenle zayıf ve kırılgan oldukları yani sarılacak bir şeyler aradıkları için, 
Dördüncüsü iki üç şey öğrendiklerinde dünya mektebini bitirdiklerini yani "OL"duklarını zannettikleri için

Halbuki insanoğlu hiç bir zaman "OL"maz, sadece bir nebze olsun kendini geliştirir, yükseltir ve insan gibi yaşama ulaşmaya, becerilerini geliştirmeye çalışır. Meyve bile "OL"duğu zaman dalından düşer ve ağacın dibinde çürür. Halbuki mühim ve esas olan hiç bir zaman tam "OL"amayacağını bilmek ve mümkün olduğu kadar dalında kalmaya, kalabilmeye gayret etmektir. Ancak dalında kalabilenler çevrelerine yararlı olabilirler, öğrendiklerini, kendilerini, gün gelip onlara aktararak...

Bunları kavrayamayanlar ne yapıyorlar?

Bunların içinde de yine aklını kullananlar ve kullanamayıp kullandırtanlar mevcut... 

Kullananlar:

"zeka" ile "kurnaz"lığın büyük farkını görmezden gelerek işi kurnazlğa döküyorlar ve bu çeşitli nedenlerle aklını kullanamayan %80'ini çeşitli yollarla kullanmaya başlıyorlar. Spiritüalizmden yola çıkarak; kimi yeni "new age" dinler yaratıyor kendine göre, kimi yükselmiş ruhlardan ya da meleklerden ya da UFO'lardan haber taşımaya başlıyor (ki bunların çoğu sonuçta bu kendi dalaverelerine kendileri de inanmaya başlıyor ve kendilerini mürşid, aklını kullandıkları zavallıları da mürid olarak görmeye başlıyorlar), kimileri amerikan kapitalizminin durdurulamayan etkisi ile yepyeni ruhsal olgunlaşma ve tedavi yöntemleri yaratmaya ve bunların satışı ile uğraşmaya başlıyorlar, kimileri de ben "OL" dum diyerek etraflarına kısıtlı 10-15 kelime ve bunlardan kurulmuş ve klasikleşmiş cümlelerle sözde müritlerine akıl dağıtmaya başlıyorlar. Ve bunlar doğal olarak eleştirenleri hiç sevmezler...

Kullanamayıp kullandırtanlar:

Zaten çoğunlukla bozuk olan ruh hallerinin eşliğinde kendileri koyverip yukarda saydığım "Kurnaz" tiplemelere kendilerini kayıtsız, şartsız teslim ediyor, onların yaptıklarını doğru diye kabul edip vakitlerini onları besleyerek ve onlara tezahürat yaparak boşa harcıyorlar ve yükseldiklerinin hayalini kuruyorlar. Yani aslında dibe batışlarını hızlandırıyorlar. Bu tipler de "akıllarını kullanmaya hiç niyetleri yoksa" akıl hocalarına yalakalığa devam ederler ve onlar gibi bu tipler de eleştirenleri hiç sevmezler 

Aklını kullanabilen ve "kurnaz" değil "zeki" olanlar ne yapıyor?

Onlarda spiritüalizmin doğrularını dinselleştirmeye değil, içselleştirmeye çalışıyorlar. Hiç bir zaman ben "OL"dum demiyorlar çünkü hiç bir zaman tam "OL"amayacaklarını biliyorlar. Çeşitli yöntemlerle %80'i bilinçlendirmeye, onların akıllarını bir menfaatleri olmaksızın, harekete geçirmeye çalışıyorlar, Bilim dışı konularla yeni iş olanakları yaratarak "para" peşinde koşmuyorlar ve kapitalist düzene asla yem olmuyorlar. İnsanları kullanmıyorlar, onlarla bilgi birikim ve tecrübelerini paylaşıyorlar.

Bu alemde siz hangisisiniz? 

Kendinizi gerçekten görebiliyor musunuz?

Yoksa 3-5 kelime ile sınırlı bir kısır döngü içinde misiniz?

NOT : Spiritüalistler dünyasında en çok kullanılan ve beni çok hasta eden o 
3-5 kelimeyi de yazmadan edemeyeceğim. Bunlardan ilki "Yargılıyorsun"... Her olayda ve buna bağlı kişileri eleştirdiğinde mutlaka kullanılır. 
Bir başkası "kendinle yüzleşip 'KARMA' nı düzeltmelisin" Yüzleşme kısmı doğru da "Karma" ne menem bir şey biyor musun? 
Bir başkası "Senin çakraların tıkanmış" damar yolu mu kardeşim nasıl tıkanmış. (zamanında Karma temizliği yaparak yolunu bulanları, çakra açarak ekmek yiyenleri yaşamış ve görmüş biri olarak bu kelime ve cümlelere hasta olmamak imkansız) 
Bir başkası "Hayırlara vesile olsun" bu da Adnan hoca ve meleklerinin "inşallah" ve "maşallah" ları gibi bir cümle... 
Ve bir başkası "Senin tekamülün daha tamamlanmamış" Senin ki tamamlanmış mı? da bizimkinde tamam olma durumunu arıyor, sorguluyorsun? Daha neler var neler sayfalar yetmez, uzar gider.

Bütün bunları neden yazdım?

Şurda 21.12.2012 de dünyanın sonuna 5 kala, UFO'lar gökten Şirince'ye inip orada yer bulabilen ve şarap içmekle meşgul akıllı ve yarım akıllıları, süper entellektüel ve spiritüalistleri kurtarmadan önce bazı şeyleri sizlerle paylaşmak şart olmuştu, onun için yazdım.


kaynak

Devamını Oku »

1 Mart 2013 Cuma

İnsanlığın Apocryphası

Kadîm bir öğreti olan okültizm, doğa ve evren yasalarını kavrama bilgisini içerir. Pekiyi, tek Tanrı’lı dinlerin ortaya çıkmasının sebebi neydi?


Belirgin olarak Nuh ile başlatılan, İbrahim ile devam ettirilen ve günümüze dek gelen tek Tanrı kavramı, gerçekte insan bilincine katkı sağlayabildi mi? Yoksa bir tümdengelim yanılsamasına mı sebep oldu? Oysa bir bütünü kavramak, ancak parçaları bir araya getirmekle mümkün olabilecektir.


Pekiyi, bu tek Tanrı ve tanrılar kimdi? Şayet bir Yaratıcı’dan bahsediliyor ise onu kim bilebilir? O’na ancak yolculuk yapılabilir. Bu da kavrayışla mümkündür. O halde, Yaratıcı’yı ve Tanrı’yı ayırdetmek, ancak farkındalıkla mümkün olacaktır. (Kitaptan alıntı)


Nimet Hanım, yeni kitabınız olan “İnsanlığın Apocrypha’sı” isimli eseriniz Eylül 2012’de kitabevlerinin raflarında yerini aldı ve ben de okuma fırsatı buldum. Kitabınızın, dinler tarihi üzerine bir inceleme olduğunu görmekteyiz, neden dinler?


Sorunuz için teşekkürler. Dinler tarihi ve bunların izleri, insanlığın yaşamı üzerinde eksik çarpık, yanlış doğru her türlü olumlu olumsuz izleri taşımakta ve insan hayatını etkileyen çok önemli bir husustur. Biz farkında olsak da olmasak da seçimlerimizi bu etkilerin izleriyle yapmaktayız. Çünkü bu etkiler kolektif alt hafızamıza işlemiş durumdadır. Tarih, çok uzun bir süreçtir. Şayet bu tarihî süreçler hakkında yeterli bilgi donanımına sahip değilsek; neyi doğru, neyi eksik, neyi yanlış yaptığımızı da bilemeyiz. İşte ben “İnsanlığın Apocrypha’sı” adlı bu ikinci kitabımda dinleri, kaynağından yani kutsal kabul edilen metinlerden faydalanarak kaleme aldım. Tabii ki, yalnızca bu kaynaklarla sınırlı kalmayarak; Mitoloji, Teoloji, Arkeoloji, Sembol Dili, Tarih, Bilim ve en önemlisi de ezoterik çalışmalarımın bir sentezi doğrultusunda gerçekleştirdim. Aslında yola, dinler tarihi üzerine bir kitap yazmak için çıkmadım, ancak yolculuğum ve edindiğim birikim beni bu noktaya taşıdı.


Dinler tarihini kaynağından incelediğinizi ifade ettiniz; pekiyi, siz bu incelemelerinizde nereye vardınız?


Tarihin, süreç sürtünmesiyle deforme olduğunu, özünden uzaklaştırıldığını, mazrufun zarfa büründüğünü, maneviyatın maddeleştirildiğini, dolayısıyla kavrayışın pek çok noktada düşürüldüğünü söyleyebilirim.


Bir örnek verebilir misiniz?


Elbette. Mesela kurban ve sünnet geleneğinde; bize anlatılanlarla kutsal metinlerde yazılanlar karşılaştırıldığında bizim bildiğimiz gibi olmadığını gösteriyor. Zaten kitabın adını Apocrypha koymak istememizin nedeni de buradan kaynaklanmaktadır.


Apocrypha kelimesini biraz açabilir misiniz?


Apocrypha kelimesi Grekçe’den gelmektedir. Bu kelimenin ortaya çıkmasının asıl nedeni; milat öncesindeki yıllarda bazı kutsal metinlerin halktan uzaklaştırılarak gizlenmesiyle ilişkilidir. Birçok metinde yer alan önemli bilgilerin halktan gizlenmesi güçlü yöneticiler açısından gerekli(!) görülmüştür. Böylece dönemin kralları, din adamları ve yöneticilerinin otoriteleri sorgulanamayacak ve istediklerini istedikleri gibi yazma ve yönetme gücünü ellerinde tutabileceklerdir. İşte “Apocrypha” üstü örtülmüş, kapatılmış ve gizlenmiş anlamını buradan almaktadır. Bilgiyi ortadan kaldırmanın bir başka önemli tarihsel gerçekliği ise; İskenderiye Kütüphanesi’nin yakılması ve beraberinde karanlık bir  çağa büyük bir adım atılmasıdır. Kendi döneminin bilgilerini içeren çok önemli bazı tomarlar Ölü Deniz kıyılarındaki mağaralarda gömülerek saklanmıştır. Bir çobanın tesadüfen keşfetmesiyle, yakın geçmişte yapılan Arkeolojik kazılar sayesinde, bu tomarlar ortaya çıkarılmıştır. Onlarca mağarada bulunan bu yazıtlar; İngiltere, Fransa ve İsrail müzelerinde sergilenmiş ve tarihi eser olarak koruma altına alınmıştır. İşte Arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan kağıt-deri tomarlar, tabletler ve tarihî kalıntılar ve bunların deşifrasyonu, dinler tarihini anlamaya büyük katkı sağlamıştır.


Anlıyorum.. Nimet Hanım ilk kitabınız “Kur’an-ı Kerim’in Apocrypha’sı” ile ikinci kitabınız olan “İnsanlığın Apocrypha’sı” nın bağlantısı var mı? Var ise nasıl bir bağlantı kurdunuz?


 Kur’an, gerçekten içinde çok kadîm bir bilgi taşımaktadır. İlk kitabımda kozmik ve evrensel bilgiyi içeren ayetlerin daha açık anlaşılmasını amaçlamıştım. Burada ezoterik öğrenimimin, ayetleri anlamamda ve anlatmamda büyük bir katkısı olmuştur.  İşte bu çalışmamın ardından Kur’an-ı Kerim’de geçen pek çok peygamberin ve tarihsel olayların kökenine doğru gitmek istediğimde de karşıma Yahudi Halkı’nın kutsal kitabı olan TORA yazmaları çıktı. Tora; Musa’ya, Sina Dağ’ında, Yahudiler’in Tanrısı tarafından verilen öğretiyi ve Mısır’dan çıkarılan Yahudi Halkı’nın kırk yıl süren çöl yaşamını anlatmaktadır. Tabii ki, Tora’da da yaratılışa dair çok önemli ipuçlarına da rastlamaktayız. Tıpkı Sümer tabletlerindeki yaratılış öyküsünde olduğu gibi… Yani şu Tanrılar Meclisi’nde alınan kararla insanın yaratılması anlatısı! Bu noktada, yazdığım iki kitabın tamamını aktarmam mümkün değil, ancak her iki kitabımdaki önemli noktaları ve bağlantıları açıklamaktayım. Mesela, Yahudi Halkı ile Müslüman Halkı’nın orijinde kardeş olduklarını gördüm. İşte bu nedenle her iki halkın da sünnet olmalarının nedeni burada yatmaktadır. Ve yine Tanrı’nın, dünyanın krallığını Yahudi Halkı’na neden verdiğini ve Müslümanlarla yüzyıllardır süregelen bu husumetin nedenini de Tora metinlerinde görebilmekteyiz.


Arka kapak yazısı,  kitabın ana fikrini çok iyi özetlemekte. Özellikle Tanrı ve Yaratıcı ayrımına dikkat çekmektesiniz, bu ayrımı yapabilmenin bilinçlere katkı sağlayacağını vurgulamaktasınız. Nedir bu? Tanrı ve Yaratıcı ayrı mı?


Evet, kitabımın arka kapağında; tanrıların da bizim gibi etten ve kemikten olduğunu, onların da tıpkı bizler gibi öfkelendiklerini, intikam aldıklarını, dilediklerini ödüllendirip dilediklerini cezalandırdıklarını görmekteyiz. Mitolojideki tanrılar da böyle anlatılmıyor mu? O zaman biz kime tapınıyoruz? Bir Tanrı’ya tapmak ile Yaratıcı bilinci birbirinden ayrı şeylerdir. Bu ayrımı yapabilecek kavrayışa ulaşabilirsek o zaman gerçek yolculuğumuza doğru yol alabiliriz. Elbette bu tanrıları da yabana atmamak gerekir. Tanrılar, bilimde ve teknolojide bizi yönetecek kadar ileri düzeydedirler. Ve en önemlisi onlar; insana, yaptıkları genetik müdahaleyle birdenbire Homo Sapiens Sapiens’e sıçrama yaptıran tanrılardır. Bilgili ve bilgedirler. İşte zamanla tanrılar da aralarında giderek farklılaşma göstermiş ve bunun içindir ki, tek Tanrı düşüncesine rağmen dinlerin tanrısı farklılaşmıştır. Sonuçta yeter ki biz onlara giderken Yaratıcı’ya gittiğimiz yanılgısına düşmeyelim. Benim ısrarla dikkat çekmek istediğim nokta burasıdır. Yaratıcı’ya dönmek ve bu dünyadaki sınavlarımızı vermek, tekâmül sürecimizin gereğidir. Ancak, tekâmül bir kavrayıştır. Kavrayış bilgiyle olur, teslimiyetle değil.


Kavrayış, bilgiyle olur dediniz. Bu bilgi nasıl olmalı ve nerelerden faydalanmalıyız?


Önce şartlanmalardan ve şekilden sıyrılmakla başlayabiliriz. Şahsen benim için bir insanın Müslüman veya Yahudi ya da Hıristiyan yahut başka bir inanca mensup olması hiç mi hiç önemli değildir. Benim için anlamlı olan İnsân’dır ve ruhta var olan Yaratıcı’ya ait olan bilgidir. Bu bilgi yine Yaratıcı’nın yansıması olan doğada ve evrendedir. Her yerde ve her şeyin içindedir. Yeter ki bilgiyle o perdeyi aralayabilelim. İşte ancak o zaman TEK’lik ile BÜTÜN’lük arasındaki farkı kavrayabiliriz.


Kitaplarınızdaki konulara dair bir hedef kitleniz var mıdır?


Bir kere bu iki kitabın altyapısı çok uzun yılları kapsamaktadır. Bu araştırmalarımın içinde okumak istediğim, fakat göze almaya pek cesaret edemediğim beş ciltlik Tora yazması vardı. Gerçekten de bu beş cildi okumak için bir neden arıyorsunuz. Bunun için ya araştırmacı ya da din adamıysanız göze alabiliyorsunuz. Ben bir araştırmacı yazar olarak her gün sekiz ila on saat okumayı göze alarak yaklaşık iki yıl üzerinde titizlikle çalışarak, okuyucuya zamanı tasarruf ettirdiğimi düşünüyorum. Bu anlamda “İnsanlığın Apocrypha’sı” adlı eser, diğer araştırmacılar için kaynakça niteliğindedir. Çünkü kitap tarihsel bütünlükle beraber, yalın anlatımıyla her kesimden okuyucuyu sürükleyebilmektedir. Bana göre bir yazarın sadeliği onun bilincindeki netlikten kaynaklanmaktadır. Zira ne kadar iyi anlamışsa o kadar net anlatabilecektir.


Kitabımda belirttiğim gibi, kendi yorumumu saklı tutarken, okuyucuya da düşünme serbestliği sunmaya özen gösterdim. Her şeye rağmen bir taraf soruluyorsa cevabım; bilginin kendisidir.


Araştırmacı Yazar Nimet Erenler Gülkökü’nü kısaca tanıyacak olursak;


Nimet Erenler Gülkökü 1965 Tunceli doğumludur. İlgili olduğu alan Ezoterizm'dir. Bu yoldaki birikimlerini bir eğitmen olarak aktarmakta ve öğretirken öğrenen, öğrenirken öğreten biri olarak yolculuğuna devam etmektedir.


2002 yılında "Bir Zen Ustası"yla karşılaşması, onun yaşam döngüsünün en önemli olgusu olmuştur. İlk kitabı olan "Kur'an-ı Kerim'in Apocrypha'sı" 2010 yılında; ikinci kitabı "İnsanlığın Apocrypha'sı" ise  Eylül 2012’de  yayınlanmıştır. Yazar bütün bu çalışmaların yanında, "Ezoterizm'de Rüyalar ve Boyutlar" adlı üçüncü kitabı üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.


http://nimeterenlergulkoku.blogspot.com/


kaynak

Devamını Oku »

Etiketler

ARINMA Affetmek Alglamada Anlatm Aramak Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar BEREKET BOLUK Bahar Bayram Beden dili Bedensiz Beyinde Beyni Beynin Beyniniz Bilincine Bilmek Bitkisel Burak DERSLER Davet Deerlerimizin Deniz Depresyonun Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi EGZERSZ Egoist Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe Fregoli GCJoseph GERDE Gcyle Gelecek Gidecek Gizemli HAYIRLI Hasta Hastalklar Hayal Hayallerinizin Hayata Hikaye Hiperaktivite Hipnozu Holografik Hologram Hoşgörü Illuminati KORUMA Kabala Kadim Karanlk Kelimeler Klasik Korkular Korunma Kristaller Kuantum Fiziği Kyamet LKLERMZ MEKTUP MUTSUZ Makbul Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler Mucizeleri NAMASTE Nazar Nefret Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus POZTF PRATK PROGRAMLAMA Paranormal Patolojik Peeling Peinden Pratik Psikoloji Quantum Düşünce RAHATSIZLIIMIZ Rahat Reformist Romantik Ruhsal Sanat Sonsuz Stres Sufizm Tehlikeli Terapi Uymasn Zarar acı affetme aile akıl başkaları beden beyin bilgi bilim bilimsel bilinci bilinçaltı birey bolluk cümle dalga damla degerli düşünce egzersiz ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji evlilik evren fayda fizik fiziksel frekans garip geliim gerilim gerçek geçmiş gizli güven güzel harika hastalık hayat hissederim hoşgörüsüzlük huzur huzurlu ileti ilâc inanç insan insanlar kaos kavga kelime korku kuantum kurallar liste madde mucize neşe olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel pozitif psikolojik refah ruh sağlık seniz sevgi sistem sorumsuzluk sorun sorunlar suyun sıkıntı tabiat tedavi teori tesadüf toplum zaman zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel çekim üzüntü İletişim şifa şükretme