Stresin Vücudunuzdaki 10 Etkisi

Küçük miktarda stres, sizi motive ederek, olumlu katkıda bulunur. Bu iyi huylu stres, hoşlanmadığınız bir durumun farkındalığıyla, bu durumu düzeltme isteğinizden kaynaklanır. Bu tip stresten kurulmak için bir eylem gerçekleştirmelisiniz. Örneğin; mutlu olmadığınız bir işten ayrılmak, daha fazla egzersiz yaparak kilo vermek, bozuk bir musluğu tamir etmek gibi…

Kötü stres ise duygusaldır. Bu tip stres çözülmemiş olayları içerdiği için insana acı verir. Eşinin ve aranızdaki konuşulmamış konular, uzun süre önce söylediğiniz olaylar ya da yaptıklarınız, her zaman finansal kararlarınızla ilgili endişeli olmanız, kendinizi işinizle ilgili eksik hissetmeniz, değişme korkusu, gelecek kaygısı ve benzerleri. Bu tip stresten kaçmanız ve bir eylem ile kurtulmanız mümkün değildir. Bu kötü stres vücudunuza düzenli olarak zarar verir.

Vücudunuza Stresin Zarar Verdiği 10 Etken:

1. Kanseri arttırıcı etkisi olduğu görülmüştür. Amerikandaki Wake Forest Üniversitesinde yapılan araştırmalar sonucunda, stres’in kanser hücrelerine yarar sağladığı ve bu hücrelerin kemoterapiye daha dayanıklı olmasını sağladığı görülmüştür.

2. Sizi depresif, uyuşuk ve karar veremez hale getirir. Stres, çaresizlik ve umutsuzluk hislerini arttırarak sizi kötü bir döngü içine alır. Kendinizi, fiziksel olarak güçsüz, yorgun, kendinize özensiz bir halde bulursunuz.

3. Beyninize zarar verir. Yüksek stres, beyindeki gri maddenin büzülmesine bu da zihinsel bozukluklar, duygusal dengenin bozulmasına neden olmaktadır.

4. Erken yaşlanmaya neden olur. Stres, parasempatik sinir sistemi bozukluğuna, bu da hücre yenilenmesini önemli oranda etkiler. Aracınıza gerektiği zaman bakım yaptırmazsanız size daha sonra çok daha büyük problemler oluşturur. Vücudunuz da böyledir.

5. Felç riskini arttırır.Clinico Universitario San Carlos hastanesinde Journal of Neurology, Neurosurgery and Psychiatry’de yayınlanan araştırmalara göre stres felç riskini arttırmaktadır.

6. Kalp hastalıkları riskini arttırır. Yüksek stres, kalp açısından günde 5 sigara içmeye eş değer miktarda risk oluşturmaktadır. Kalp hastalıklarını %27 arttırdığı görülmüştür.

7. Kronik hastalık riskini arttırmaktadır. Sürekli endişe, korku, telaş içinde olan bireylerin obezite, eklem iltihabı gibi kronik hastalılara daha yatkın oldukları görülmüştür.

8. Hastalıkları kötüleştirir. Hasta olduğunuzda stres hastalık semptomlarını kötüleştirir. Stres dolu yaşantısı olan çoğu insan, daha rahat bir yaşantıya sahip insana göre daha sık hastalanır.

9. Obeziteyi arttırır. Stres sadece uyuşukluk, tembelliği neden olmaz. Kendinize olan özeninizi kaybetmeniz ile kilo kontrolünüzü de kaybedersiniz. Stres altında çoğu insanın yeme alışkanlığı bozulmaktadır.

10. Uykusuzluğa neden olur. Panikle uyanmak, gece derin düşüncelere dalmak daha az uykuya neden olur.

Kötü Stresten Nasıl Kurtulursunuz?

1. Meditasyon (düşünce gücü). Duygusal stresten uzun vadeli kurtulabilmenizin yoludur. Problemlerinizin kaynaklarına ulaşamadığınız için fiziksel semptomlarına mümkün değildir. Meditasyon şu şekilde fayda sağlayabilir:

olaylara farklı bir bakış açısı ile bakmanıza yardımcı olur.duygusal yükseliş ve düşüşlerinizi kontrol etmenize yardımcı olur.duygu ve aklınızın yöneticisi olmayı öğrendiğinizde size öz güven sağlayacaktır.hayattaki olaylara daha az tepkili olmanıza yardımcı olur.

2. Olumlamalar ve şükretmek stres yönetimi için günlük hayatımızda önemlidir.

hayatınızdaki zor zamanların sizi güçlendirdiği için,insanlara, sizi test ederek sabrınızı kontrol etmeyi gösterdiği içinilişkilerinize, size tecrübe kazandırdığı ve yeni ilişkilere kapı açtığı için

ve şükredin. Bio-Frekans Stres Azaltma içerdiği olumlamalar ile size duygusal stres yönetiminizde yardımcı olur.

Stres yönetimi iyiliğiniz için fiziksel bakımınızda olduğu gibi temel bir ihtiyaçtır. Her şeyi bir an durdurun ve hayatınızda gerçekten önemli olan unsurlara odaklanır.



Kaynak

Sevgi İnsanın Doğasında Var?

Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışan bir akrep görür.

Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını uzatır ama akrep onu sokar.

Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar.

Yakınlardaki başka birisi ona, onu sürekli sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler.

Ama Hintli adam söyle der:

“Sokmak akrebin doğasında vardır.

Benim doğamda ise sevmek var.

Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?”

Sevmekten vazgeçmeyin. iyiliğinizden vazgeçmeyin.

Etrafınızdaki akrepler sizi soksalar bile


Kaynak

Venüs 10 aralığa kadar yay burcunda !

Venüs yay burcundaki yolculuğu boyunca,iyimser bakış açısına sahip maceradan hoşlanan neşeli eğitim almayı ve öğrenmeyi seyahat edip yeni yerleri keşfetmeyi seven riskten hoşlanan açık dürüst sıcak ve inandırıcı geniş yürekli bir yapıya bürünür. Tabi venüsün yayda ki seyahatinde  gölge yönleri de var,aşk ve ilişkilerde istekli ama sorumluluk almaktan kaçınan adeta deneyip olarak görüp daldan dala konan kısaca tutarsız ne aradığını bilmeyen anlık fırsat ve heyecanların peşinde koşan aşırı bağımsız abartılı ve aşırı harcama dır..

Bakalım venüsün yay transitinin burçlara etkileri neler olacak..

Koç ve yükselen koçlar : Koçlar bu transitte aşk ve sosyal ilişkilerinde girişken,canlı direkt ve sıcak davranışlar içinde olacaklar.Fakat anlık geçici ilişkiler içinde de olabilirler  bu dönem,bağımsızlık özgürlük arzuları yaşa geç moduna sokabilir koçları.Yabancı kültürle ticari işler içine girebilir seyahatler yapabilirler,eğitim amaçlı yolculuklarda sözkonusu.Sosyal hayatları çok hareketli bir dönemde olacaklar,yapacakları iş ticari yada eğitimle alakalı seyahatlerde yeni bir flört de bulabilirler kendilerine,enerjileri yüksek hareketli bir o kadarda bereketli bir dönemdeler..

Boğa ve yükselen boğalar : Boğalar için de hareketli bir dönem alacak verecek ödemeler işbirliği içinde oldukları kişilerden beklentiler konusunda şanslı bir dönemdeler.Cinsel arzularının da yüksek olacağı bu dönem  yeni aşklara yelken açıp maceraya atılmak isteyebilirler.Miras konularıda gündeme gelebilir..

İkizler ve yükselen ikizler : İkizler bu transitte evlilik kararı alabilir yada yeni bir ilişkiye başlayabilirler,ilişkileri olanlarda daha keyifli vakitler geçirebilirler.Ortak bir projeye imza atabilir yada yeni bir işe başlayabilirler,işleri olan ikizler için ise terfi sözkonusu olabilir.

Yengeç ve yükselen yengeçler : Yengeçlerin iş ortamları hareket kazanıyor,yaptıkları işlerle daha çok dikkat çekip ön plana çıkabilirler.Sağlık sorunları olanlar içinde güzel bir dönem,şifalanıyorlar.İş ortamlarından bir ilişki de sözkonusu.

Aslan ve yükselen aslanlar : Aslanlar  nefes alacakları aşk ilişkiler hobiler keyif ve eğlenceli vakit geçirecekleri bir dönemdeler.Enerjileri yükselecek şans ve fırsatlara açık olacaklar.Bu transit şans oyunları borsa konularında da şans veriyor aslanlara.Hem aşkta hemde kumarda kazanabilirler.

Başak ve yükselen başaklar : Bu dönem başaklar çalışmaktan çok evde vakit geçirmek isteyebilir,kendi dünyalarına çekilip aile yuva ebeveynlerle keyifli vakitler geçirebilirler.Evleriyle ilgili dekarasyon yada ev yer değişimi de gündemlerinde olabilir.Çok çalışan hizmetkarlar ev yuva özleminin tadını çıkarabilirler bu dönem..

Terazi ve yükselen teraziler : Terazilerin yakın çevre ilişkileri ve sosyal alanları hareket kazanıyor,kısa seyahatler gündemlerine gelebilir,arkadaşlarla gezintiler gibi.Yakın çevrelerinde bulunan yada arkadaşlarının vesilesiyle yeni bir ilişkiye yelken açabilir yada var olan partneriyle seyahate gidebilirler.Eş dost arkadaşlar ve yakın akrabalarla olan ilişkilerini güçlendirebilirler bu dönem teraziler..

Akrep ve yükselen akrepler : Akrepler maddi kazançlarını yükseltecek yeni şans ve fırsatlara açık bir dönemdeler,yeni bir işe başlayabilir yada yatırım yapabilirler.Yöneticileri oğlakta önce iş sonra aşk diyecek bu dönem akrepler,satürnden çok çektiler bu konuda..

Yay ve yükselen yaylar : Yaylar  hayatlarının her alanında şanslı bir dönemdeler,enerjileri yüksek heyecanlı ve coşkularıyla dikkat çekecekler.Maddi konularda aşkta işte şansları yükseliyor.Kişisel bakım sağlık  estetik alışveriş gündemlerinde olacak bu dönem..

Oğlak ve yükselen oğlaklar : Oğlaklar için spekülasyonlara açık bir dönem,gizli kapaklı ilişkilere yelken açabilir oğlaklar (4-5-6 aralık tarihleri gizli ilişkiler içinde olan oğlakları zora sokabilir.Dikkat !)Ayrıca perde arkası gizli saklı işler içine girebilirler ve bu konuda iş hayatlarında zorlanabilirler bu dönem..İşte aşkta dürüst olmaları gereken bir dönemdeler,gizli düşmanlarda ortaya çıkabilir,sağlık sorunları olan oğlaklar için şifalanma da sözkonusu..

Kova ve yükselen kovalar : Kovalar sosyalleşiyor,özgürlüklerine düşkün kovalar arkadaşlarıyla keyifli vakitler geçirmek isteyebilir mekanlarda boy gösterebilirler bu dönem.Yeni arkadaşlar tanıyabilir,takım çalışmalarının içinde yer alabilirler,sosyal yada arkadaş ortamlarından yeni bir ilişkiye de başlayabilirler.Keyifli eğlenceli bol gezmeli tozmalı bir dönemdeler,iş konusundada şanslı bir dönemdeler..

Balık ve yükselen balıklar : Balıklar iş ve kariyerlerinde güzel gelişmeler yaşayacakları bir dönemdeler.Terfi bekleyenler için süpriz güzel gelişmeler olabilir.İş ortamlarından yeni bir kişiyle birlikteliğe başlayabilirler.Kazançlarla ilgili şans ve fırsatlara açık güzel bir dönemdeler..


Kaynak

Ben Kimim ??????

Bazen oraya buraya çekerler sizi ..Kendi fikirleriyle etkilemeye çalışırlar Özellikle o dedikodu yok mu..O senin için onu dedi bu senin için şunu dedi gibilerinden...Sonra bunaldıkça başka yollar denersiniz başkalarını dinlersiniz başkalarını ararsınız başkalarının kitaplarını okursunuz ve sizi etkilemelerine bilinçli şekilde izin verirsiniz...Bazen onların ağzıyla konuşup onların beyinleriyle düşündüğünüzü fark edersiniz...Oysa SİZ KİMSİNİZ???...

Kaynak

TAŞ EV YATIRIMI

Izmir Kemalpaşa Taş Ev

Sehir yaşantısından bunalmış (özellikle İstanbuldan)  hemen hemen herkeste bahçeli  bir taş ev hayali vardır....Özellikle Egedeyse tadından yenmez...

Kemalpaşa'da işe başlar başlamaz diğer yandan piyasayı yoklamaya koyuldum ...Kafayı taktım alıcam bir kere...Kiraz bahçelerinden başlayıp hedef büyülterek 1850 m2 bahçe içinde 450 m2 natamam taş evde karar kıldım.

Torbalı yolunda bulunan bahçe bana cok deneyim kazandirdi...Elektrik direklerini kendim dikmek zorunda kaldım ( elektrik bizim girişe yeni gelmişti ) , suyu site girişinden kendimiz getirdik kanalizasyonu bile yola kadar biz götürdük...(kanal vardi şükür o da yeni yapılmış ..herkesin foseptiği vardı..)

2 donum bahçenin düzlenmesi için kepçe çok çalıştı hatta terastaki tuğla direk-kolona zarar da verdi...

M2 büyük olunca bahçenin düzenlenmesi taşların toplanması vs çok zaman alıyor.55 tane zetin ağacı ile 20 civarı meyve ağacı diktik...Sınırdaki limoni selvileri sayamıyorum bile...

Ev kaba olduğu için nesinden başlasam ..Çatıdan başladık , şapları, sıvaları, alçıları, seramikleri,tesisatları, dış cephe taşlarının (Unutmayalım Urla taşı ...:) eksiklerinin tamamlanması ve geri kalanın boyanması klozeti mufağı derken tam 2 yıl olmuş...

Sonuç:
1. İlk halini gören en az 200.000-300.000 masraf var diyordu ..millet bol keseden atmaya bayılıyor gayet makul bir rakama cıktı bence...

2.Bir daha tarlanın ortasında kaba inşaat mı??? Asla demiyeyim de düşünmüyorum...

3.Oturma raporu, elekrik, su , çatısı olmayan ev almayın....

4.Herkes yol üzeri ister..Torbalı yolu ve yol üzeri nadir parsellerden biri..ve yol cephesi ful ağaçlık...Ya burda da gürültü olmazmı falan demiyorlarmı......!!!!

5.Şu inşaat işlerini herkesin gözü yemiyor onu anladım...Kabayken satmaya karar verdik kelli felli insanlar alından kalkamam dedi...Herkes tuturmus o zor bu zor...

6.Dünya kadar masraf yapıp inşaatı bitirmişiz demezler mi bu ev su fiyattaydı ama geçen yıl diye??? O zaman gecen yıl alsaydınız geçen yılın fiyatıyla bitmiş halini almak isteyen gerzek tiplerde var tabii (yahu kardeşim ev şato olmuş  da nasıl olmuş sihirle mi??)

7.Ne zaman ki klozet lavabo mufak takıldı ...Biz mangal yapmaya başladık arkadaşlarımızı ağırladık millet sıra oldu evin onunde...Kapıdan kovalasam bacadan girecekler o derece yani..Ben alıcam kavgası...İç mimarını kapan geliyor...

8.Ben en başta inanmıştım hayal etmiştim çok güzel olacağını.. Yorulduk..Uğraştık..Satıldı..Kazandık..Tatlıya bağlandı..:))  Geride taş ev anısı...


Kaynak

Spor Yaparken Size Motivasyon Sağlayacak 60 Parça

1. Metallica – Enter Sandman (Rock/Metal) – Link

2. 50 Cent – Ok, You’re Right (Hip Hop) – Link

3. Linkin Park – Faint (Hard Rock) - Link

4. Dead Prez – Hip Hop (Hip Hop) - Link

5. Jay-Z & Linkin Park – Numb/Encore (Hip Hop/Rock) - Link

6. Godsmack – I Stand Alone (Rock/Metal) - Link

7. Fort Minor – Remember The Name (Hip Hop) - Link

8. Daft Punk – Harder, Better, Faster, Stronger (Electro) - Link

9. Eminem ft.Nate Dogg – Till I Collapse (Hip Hop) - Link

10. Rage Against The Machine – Testify (Hip Hop/Rock) - Link

11. Kanye West – Stronger (Hip Hop) - Link

12. Eminem – Lose Yourself (Hip Hop) - Link

13. Knife Party – Internet Friends (Electro/House/Dubstep) - Link

14. Rob Zombie – Dragula (Industrial Metal) - Link

15. Nas ft. Ludacris & Jadakiss – Made You Look (Remix) (Hip Hop) - Link

16. Rammstein – Du Hast (Heavy Metal) - Link

17. Pendulum – Tarantula (Drum N Bass) - Link

18. LL Cool J – Headsprung (Hip Hop) - Link

19. Disturbed – Indestructible (Alternative Metal) - Link

20. Guns And Roses – Welcome To The Jungle (Rock) - Link

21. 50 Cent – Get Up (Hip Hop) - Link

22. AC / DC – Thunderstruck (Rock) - Link

23. Rev Theory – Hell Yeah (Rock) - Link

24. Dizzee Rascal – Bonkers (Electro/Hip Hop) - Link

25. The Roots – Here I Come (Hip Hop/Rock) - Link

26. Rage Against The Machine – Killing In The Name Of (Rock/Hip Hop) - Link

27. Jay-Z – 99 Problems (Hip Hop) - Link

28. Trick Daddy ft. Lil Jon and Twista – Lets Go (Hip Hop/Rock) - Link

29. The Chemical Brothers – Galvanize (Techno) - Link

30. Justice – Phantom Pt.II (Electro) - Link

31. Tupac – Ambitionz Az A Ridah (Hip Hop) - Link

32. Fatboy Slim – Right Here, Right Now (Soul/Techno) - Link

33. Swedish House Mafia ft. Tinie Tempa – Miami 2 Ibiza (Dance/Hip Hop) - Link

34. Young Jeezy ft. Kanye West – Put On (Hip Hop) - Link

35. The Offspring – Come Out And Play (Rock) - Link

36. Labrinth ft.Tinie Tempa – Earthquake (Pop/Electro/Hip Hop) - Link

37. Far East Movement Ft. The Cataracs & Dev – Like A G6 (Pop/Electro/Hip Hop) - Link

38. The Prodigy – Breathe (Techno) - Link

39. Survivor – Eye Of The Tiger (Pop/Rock) - Link

40. Papa Roach – Last Resort (Rock) - Link

41. Hollywood Undead – Undead (Rock) - Link

42. Afrojack ft. Eva Simons – Take Over Control  (Electro) - Link

43. DMX — X Gon Give It To Ya (Hip Hop) - Link

44. Kanye West – New Workout Plan (Hip Hop) - Link

45. AC / DC – Highway To Hell (Rock) - Link

46. N.E.R.D – Lap Dance  (Hip Hop/Rock) - Link

47. D12 – Fight Music (Hip Hop) - Link

48. Muse – Super Massive Black Hole (Rock) - Link

49. Will.i.Am ft. J-Lo & Mick Jagger – The Hardest Ever (Dance/Hip Hop) - Link

50. Lloyd Banks ft. Juelz Santana – Beamer Benz Or Bentley (Hip Hop) - Link

51. Kid Cudi – Pursuit of Happiness (Steve Aoki Remix) (Electro/Dance) - Link

52. Lupe Fiasco – The Show Goes On (Hip Hop) - Link

53. Drake ft. Hyper Crush – Over (Electro/Hip Hop) - Link

54. Linkin Park – Numb (Metal/Rock) - Link

55. Outkast – B.O.B (Hip Hop/Rock) - Link

56. Limp Bizkit – Rollin (Rock) - Link

57. M.O.P – Ante Up (Hip Hop) - Link

58. George Thorogood – Bad To The Bone (Classic Rock) - Link

59. N.W.A – Straight Outta Compton (Hip Hop) - Link

60. Jimmy Eat World – Bleed American (Rock) - Link


Kaynak

Obsesif Kompülsif Bozukluk Bu Kadar Güzel Anlatılır


Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma
Başkasına zarar vermekten korkma
Hata yapmaktan korkma
Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma
Şeytanca veya günahkar düşünmekten korkma
Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı
Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı


Kaynak

Ruh, Beden ve Zihin Dengesi

Ruh, beden ve zihin biz insanoğlunu oluşturan muhteşem üçlüdür. Huzurlu güzel bir hayat için bu üçünün dengede olması gerekiyor. Neden bunların dengede olması gerekiyor?Allah kainatı yaratırken her şeyi bir nizam ve intizam içerisinde yaratmıştır. Ve onun yaratmış olduğu düzen binlerce yıldır devam etmektedir. Tüm canlıların temel taşı hücredir. Hepsinin yapısı ve stratejisi aynıdır.Hayatta kalmak ve soyunu devam ettirmek..Yaradan canlıları yaratırken bir taraftan etten kemikten yaratırken diğer taraftan hayatta kalma programını yaratmıştır.Bizim insanoğlu olarak diğer canlılardan farkımız yaratanın ruhundan üflediği parçamız.“Ben, onun yaratılışını tamamladığım ve ona ruhumdan üflediğim zaman siz hemen onun için secdeye kapanın.” Hicr-29Yaratan insanı yarattıktan sonra ona ruhundan üfleyerek onu can vermiştir. Ruhundan üflediği parçamız bizim özümüz, ruhumuz veya bilinçaltımız her ne derseniz deyin. Bizi diğer canlılardan ayıran özelliğimiz.Diğer canlılar kendine yüklenmiş program vasıtasıyla hayatta kalmaya ve üremeye çalışırken biz programımızda değişiklik yapma imkanına sahip olmamızı sağlayan zihne sahibiz. Bu durum diğer canlıların yaşamından farklı olarak insan yaşantısını karmaşık bir hale getirmiştir.
Bedenin ve ruhun yaşamına devam edebilmeleri için beslenmeye ihtiyaçları vardır. Beden besin kaynakları su, yiyecek ve hava iken ruhun besin kaynakları ise duygulardır. Beden ve ruh besin kaynaklarından enerji üreterek hayatta kalırlar.Ruh dediğimiz bölümümüz beden üzerinden maddi dünya ile iletişime geçen yönümüzdür. Ruhun kendini ifade etmesi için bedene ihtiyacı vardır.Beden bizim somut yönümüzken ruh ise soyut yönümüzdür.
Ruhun besin kaynağı duygularımızdır. Ruhumuz duygular vasıtasıyla maddi dünya ile ilişkiye geçer. Beden üzerinde yaratmış olduğu gerilim ve hislerle kendini tanımlar.Zihin ise bedenle ruh arasındaki uyulmama birimimizdir. Beden ruh ve çevre arasında uyulmamayı sağlar. Çevreden gelen bilgileri ruha ve bedene iletirken onlardaki mevcut kayıtlara bakarak anlamlandırmaya çalışır ve davranış biçimini oluşturur.  Somut dünya ile soyut dünya arasındaki geçiş birimidir.Zihin için öncelikli konu hayatta kalmaktır. Onun için bedenin hayati programları otomatik olarak çalışmaktadır. Bedenin besin ihtiyacı varken ruhun ihtiyaçları geri plana atılır. Örneği karnı aç olan kişinin önceliği yemektir,  oturup güneşin batışının keyfini çıkart çıkarta seyredemez. Bedenin ihtiyaçları karşılandığı zaman ondan sonra ruhun ihtiyaçları devreye girer.Bu durum ABD'li psikolog Abraham Maslow tarafından 1943 yılında ihtiyaçlar hiyerarşisi olarak tanımlanmıştır.“ Maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar'ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini söz konusu etmektedir. Maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir.1.  Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)2. Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)4. Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)Maslow'a göre birey için o an baskın olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise, diğer deyişle günlük etkinlikleri ağırlıklı olarak hangi gereksinimleri doyurmaya yöneliyorsa, kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır.Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur. Örnek olarak günlük olarak karnını doyurabilen fakat güvenlik içinde bulunmayan, kendini sürekli olarak olası bir tehdit altında algılayan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumak gibi bir gereksinimi yoktur. Ruhun ihtiyaçları soyuttur. Besin kaynağı duygularımızdır. En büyük besin kaynağı ise sevgidir. İnsan oğlunun bilinçaltı 0-6 yaş arasında şekillenir, 11 yaşına kadar öğrenmesi devam eder. Ruhun referans olarak kullandığı kayıtlar bu dönemlerde oluşur. Doğumdan itibaren bilinmeyen bir dünyaya adım atan insan hızlı bir şekilde hayatta kalmak ve o dünyaya uyum sağlamak için hızla öğrenme sürecine girer.  Ruhun temel amacı ayrıldığı yaradana ulaşmaktır. Onun sevgisine ulaşmaktır. Dünyaya geldiğinde sudan çıkmış balığın tekrar suyu aradığı gibi oda ayrıldığı o büyük sevgi kaynağını aramaktadır. Dünyanın neresine giderseniz gidin insanların hepsinin yaptığı kendini yaratana ulaşmaktır. Müslümanın, hiristiyanın, Yahudinin, Hindunun ve hatta ateistlerin bile yaptığı ibadet şekli farklıda olsa hepsinin amacı kendini yaratana o büyük sevgi kaynağına ulaşmaya çalışmaktır.Sevgi ihtiyacı ilk yıllarda fiziksel olarak doğumla ayrıldığı anne tarafından karşılanır. Baba ve yakın çevre tarafından da desteklenir Bu arada diğer enerji kaynağı olan korkuyu da öğrenmeye başlar.
Ancak öğrenebildiği etrafındaki kişilerin duygularını göstermesine bağlı olarak değişir. Eğer anne baba bu konuda deneyimli ise yeterli sevgiyi alıp ruhsal olarak doyumlu bir çocuk olabilirken deneyimsizlerse sevgi açlığı çekecektir. Ve ruhda yeterince beslenemediği için gelişemeyecek ve sonraki yıllarda bu konuda büyük zorluklar çekecektir.Burada da yine insanoğlunun aklı devreye girerek bunu kapatmaya çalışacaktır. Nasıl ki bedensel ihtiyaçların karşılanması için farklı meslekleri öğreniyorsak zihnimizde sevgi ihtiyacını karşılamak için yeni yöntemler geliştirecek ve sevgi ihtiyacını karşılamaya çalışacak ve bu davranış biçimini kendisine kodlayacaktır. Sonraki yıllarda sevgi açlığı hissettiğinde bilinçaltı burayı referans gösterecektir.Örneğin hastalandığında etrafındaki kişilerin ilgisini üzerine çektiğini fark eden sevgisiz büyüyen bir çocuk sonraki yıllarda ilgi sevgi açlığı hissettiğinde kendini hastalandırabilmekte ve etrafındaki kişilerin ona ilgi ve sevgisini göstermesini beklemektedir.Karşılaştığımız durumlar karşısında zihin önce tanıdık olup olmadığına ve benzer kayıt var mı diye bakar. Yoksa bilinçaltına müracaat eder.  Bilinçaltıda bu konudaki oluşmuş kaydı zihne sunar. Bilinçaltı kayıtları 11 yaş civarına kadar olduğu için davranış şeklide bir çocuğun davranış biçimi gibi olur.Gerçekten bugün insanların davranış biçimlerini dikkatle incelendiğinde kendilerini çaresiz hissettikleri veya o kaydı tetikleyen bir şey olduğundaki davranış biçimlerinin çocukça olduğu görülecektir. Örneğin koca koca adamların okul arkadaşları ile bir araya geldiklerinde aynen okuldaki gibi davranış içerisine girmeleri gibi.Başarılı olduğunda pohpohlanan ve sevilen çocuk hayatı boyunca başarı odaklı olarak çalışacak ve başarılarını ön plana çıkartarak çevresindeki insanlardan ilgi sevgi almaya çalışacaktır. Başarısızlığa tahammül etmeyecektir.Yetersiz beslenme bedenin işlevlerini etkilediği gibi ruhumuzun da yetersiz beslenmesi ruhun dengesini bozar. Yediğimiz yiyeceklerin vücudumuz için tam olarak verimli olabilmesi iyi bir sindirimden geçmesi gerektiği gibi ruhumuzun da duygularımızı sindirmesi gerekiyor.Ruhumuz duygularımızı kaslar üzerinden gösterir. Her duygu kaslar üzerinde birikir. Duyguları kaslardan boşaltma yolu kasların titreşimidir. Eğer gün içerisinde kaslarınızı hareket ettirecek doğru hareketleri yaparsanız kaslarda biriken duygular boşalacaktır. Ancak arka planda hazmedilmeyen duygular oldukça kaslar üzerine baskı devam edecektir. Onun için duygularımızla ilgili konuları mutlaka tamamlamamız gereklidir. Tamamlanmamış işler ruhumuzun sürekli o işleri tamamlamak için çalışmasına neden olur. Bu durumda sürekli duygu üretimi ve kaslar üzerindeki baskıya neden olur. Kaslar üzerindeki baskı ise hastalıklara ve rahatsızlıklara yol açar.Örneğin bel kaslarında sürekli sorun olan kişiler zihinsel olarak ağır sorumlulukları yüklendiğini düşünen kişilerdir. Kızgınlık karaciğerimizde yaşar. Karaciğer üzerinde yapılan masaj bu kızgınlığı da çözmeye başlar. Kızgınlığını dönüştürebilen kişi daha sakin ve daha yumuşak tepkiler vermeye başlar. İçki gibi toksik içecekler ya da kızgınlık gibi duygusal sebepler karaciğerimizi etkiler. Aşk ve nefreti kalbimizde taşırız. Bu aşırı duygular kalp ritmimizi etkiler. Kaygı ve stres duyduğumuzda kalp ritmi de artar ve daha fazla kan pomplanır  vücuda. Üzüntülerimizin fiziksel evi ciğerlerimizdir. Depresyonda olan insanlara doktorların açık havaya çıkmalarını, derin nefes almalarını ve spor yapmalarını tavsiye etmeleri boşuna değildir. Böbreklerimiz enerjetik olarak korkularımızı taşır.  Hissettiğimiz bir korku, böbreklerimiz üzerinde bir büzülme etkisi yaratır ve işleyişini etkiler. Böbreklerin işleyişindeki bir olumsuzluk ise bize daha fazla korku duygusu olarak geri döner.Bu durum yapılan bir araştırmayla topoğrafik olarak haritalandırılmıştır.Bugün modern tıbbında kabul ettiği gibi hastalıkların temel sebebi bizim duygu ve düşüncelerimizdir.Bu durumdan kurtulmak için duygularımızın farkında olmamız çok önemlidir. Eğer ruhumuzda gerekli dengeyi sağlayamazsak bizi psikolojik rahatsızlık boyutuna kadar götürebilir bu durumlar.Özellikle çocukluk döneminde duyguların yeterince doyurulması ve anlamlandırılması çok önemlidir. Öğrenme döneminde duygular tanınmadan yaşanan birçok olaya verilen anlamlar yıllar boyunca bizimle beraber yaşmaktadır. Özellikle sevgi duygusunun yeterince alınamaması yıllar boyu bu duygu peşinde koşulmasına neden olmaktadır.
0-6 yaş arasında yaşadığımız çevre, aile ortamı, anne ve babanın duygusal, maddi ve manevi durumları kişiliğimizin şekillenmesinde kilit noktadır. Çocuk sevgi açlığını için mevcut şartlara ayak uydurarak karşılamayı öğrenir. Burada çok bilinmeyenli bir denklem vardır. Özellikle birçok anne ve babanın kendisi sevgiyi bilemedikleri gibi bir çoğuda nasıl verilmesi gerektiğini dahi bilememekte ve önceliklerini bedensel ihtiyaçların karşılanmasına verdikleri için duygular kapalıdır.Çocuk sevgiyi alma konusunda kendini geliştirmeye çalışırken mevcut durumu göre davranır. Alabileceği maksimum sevgiyi alabilmek için bir çok yöntem dener. Ve sevgiyi aldığı en iyi yöntemi kodlayarak hayatı boyunca kullanır.Örneğin; çocukluğunda sevgi alamayan çocuk hastalandığında sevgiyi almışsa sevgi açlığı hissettiğinde yıllar boyu bu şekilde davranacaktır. Çıkış yolu bulamadığında kendini hastalandırıp ilgi ve sevgi bekleyecektir.Bazen de sevgi için toplumda etik olmayan şeyleri yapacak. Normalde yanında olmayacağı bir kişiye olmayacak birçok taviz verecektir. Bu tavizler sonucunda yeterli sevgiyi alamadığını düşündüğünde ise büyük travmalar yaşayacaktır.Duygularına hitap eden bir kişinin kölesi olup ona bağımlı olacaktır. Kişi ona fiziksel şiddet uygulasa veya aşağılasa bile birkaç gram sevgi için onun yanından ayrılamayacaktır.Çocukluğunda yeterli sevgiyi alamayan çocukların en büyük handikabı değersizlik duygusudur. Yakınlarından yeterli sevgi alamayan özellikle istenmeyen gebelikten dünyaya gelen cinsiyet beklentilerini karşılamayan çocuklarda bu durum yoğun bir şekilde hissedilir. Öyle ya annesi ve babası sevmemiş ki, istememiş ki başka kimse onu neden sevsin, neden istesin. Bu çok büyük bir yıkıcı virüstür. Hayatımız boyunca sinsi sinsi içimizde bekleyen ve fırsatını bulduğu anda bizi allak bulak eden bir virüstür.Değersizlik hisseden birisi kendini iyi şeylere layık göremez. Diğer kişilerin yanında kendisine bir çukur kazıp onlardan aşağı seviyede dururken diğer insanlara hep alttan bakar. Doğal olarak ta o çukurda olduğu sürece diğer insanlar ondan hep yukarıda olacaktır. Her durumda 1-0 yenik başlarlar. O çukuru kazanın kendisi olduğunun farkında olmadan hep birilerinin onu kurtarmasını bekler. Kurban rolü oynar.Bir diğer konu ise cinsel kimliğin kabul edilmemesidir. Bu durum özellikle kadınlarda büyük travmalara yol açmaktadır. Özellikle erkek çocuk beklentisi içerisinde olan ailelerde bebek anne karnındayken dahi bu enerjiyi hissedebilmektedir. Bebek doğarken içerisinde istenmemezlik korkusu kodlanmış olarak doğar. Doğumda anne ve baba sevse de geçmişteki o ilk kodlanış onun o verilen sevginin önünde hep bir engeldir. Birçoğu bedeninin dişi olmasını redderek karşı cinsin davranışlarını taklit ederek kabul görmeye çalışır. Eril yönleri kuvvetlenir.Zaman ilerledikçe bedeni dişi ruhu erkek olan bir kişilik ortaya çıkar ki dişil duyguları hissedemediği için hayatlarına erkekleri alamazlar, erkeklerde bu kişilerde dişil enerji görmedikleri için ilk başlarda fiziksel olarak etkilense de devamında ruhlarına uygun olmadıkları için terk ederler.Tabi ki kişilerin ruhsal sorunları bunlarla sınırlı değildir. Milyonlarca etkenin birleşmesiyle birçok farklı konu ortaya çıkabilmektedir. Örneğin çocukluğunda anne baskısı nedeniyle cinsel kimliği problem yaşayan çocuk büyüdüğünde bir şekilde kadınlardan uzak duracaktır.Bu konuda geçenlerde karşılaştığım bir olaydan bahsetmek istiyorum. Bir kadın danışanın söylediği söz ilginçti. Kendisini güzel ve alımlı özgüveni yüksek bir hanım olarak tanımlıyordu. Ancak yanında buluna erkek arkadaşı bu yanındayken başka kadınlara bakıyordu. Bunu anlayamıyordu. Aslında kendisinin eril enerjisi yüksek hayatındaki her şeyi kontrol etmeye çalışan başarı odaklı bir kişiliği vardı. Ve bu durumun farkında değildi. Bedeni kadın olsa da ruhundaki maskülen eril enerji yüksek olduğu için yaydığı enerjide buydu. Doğal olarak bu enerjiyi hisseden yanındaki erkekte dişil enerjiye doğru kayıyordu. İki erkek yan yana gezdiğinde yaptığı şeyi yapıyordu. Etrafta dişi arıyordu. Dişil olarak gördüğü kadınlara bakıyordu.Şimdi gelelim bu konu için neler yapabiliriz. Bu tarz bir davranış kalıbı olan kişinin öncelikle farkındalık içinde olması önemli. Üst üste vücudun verdiği sinyalleri algılamayan kişiler acı değeri arttıkça hislerini kapatarak  bu durumdan kurtulmaya çalışmaktadırlar ki buda başka bir travmalara yol açmaktadır.Ruhumuzun en büyük besin kaynağı sevgi enerjisidir. 0-6 yaş arasında öğrendiklerimiz kolay kolay değişmeyecek olsa da oradaki haritayı güncelleyerek yaşamımızı farklı boyuta taşıyabiliriz.Nasıl ki bedenimiz zayıf kaldığında vitaminle onu destekleyip kendini toparlamasına yardımcı olabiliyorsak, ruhumuzu da aynı şekilde destekleyebiliriz. Yapmamız gereken tek şey çocuklukta ki sevgi alamamış kendimizi severek oradaki programı güncellemek.Rahat bir yere oturup, gözlerinizi kapatın ve  3-5 dakika boyunca nefesinize odaklanıp gevşemenize ve rahatlamanıza izin verin. Zihnimiz sakinleştikten sonra çocukluk dönemlerine gidip orada sevgi açlığı çeken çocuğa sarılarak ona sevgimizi hissettirmek, Ona yapmış olduğu hatalı hareketler için affettiğimizi söylemek onun kendini daha güçlü ve huzurlu hissetmesini sağlayacaktır. Oradaki çocuğu doyurduğunuzda buradaki sizin daha önce kullandığınız sevilmeme haritası otomatikman sevilme haritası ile değişecektir. Çünkü zihin haritadaki yoldan gittiğinde karşısına çıkacak olan sevgiye doymuş çocuktur.Bu çalışmanın en az bir hafta boyunca veya 14 yada 21 gün sürekli yapılması önemlidir. Sevgiye doymuş çocukla karşılaşan zihnin olaya tepkisi 180 derece değişecek ve yaşadığımız olaya etkisi kendiliğinden yok olacaktır. Ve bunun sonucunda birey sağlıklı kararlar verecektir.Ben bütün bunları yapmış olduğum regresyonlarda canlı olarak yaşıyorum. İlk başta travmaya girmekte anlatmakta zorlanan kişiye olayın bir saat öncesine götürüp sevgi yüklemesi yaptığımda söyledikleri tek şey sahne değişti oluyor. Canını yakan travma kayboluyor.Cinsel kimlik kabul konusunda aynı şekilde çalışmalar yapılıp geçmişe gidilerek onu istemeyen kişiye net bir şekilde kendini ifade etmesi, örneğin “Anne/ Baba yaratan beni kadın olarak yarattı. Yaradan beni kadın olarak yaratmaya layık gördü. Ben cinsiyetimi kabul ediyorum. Ben kadınlığımı kabul ediyorum. Ben kadınım. Ben dişiyim.” İfadelerini ısrarla kullanması bir süre sonra diğer kişide çözülme sağlayacaktır.Yine bunun dışında günlük olarak ellerini kasıklarınızın üzerine koyarak “Ben dişiyim/erkeğim. Sağlıklı bir cinsel hayatı sevgiyle kabul ediyorum.” Olumlamaları büyük etki yaratacaktır.

Kaynak

Nasıl Bir Öğrenci Olduğunu Öğrenmek İster Misin?

a) Gözüne kestirdiğin çılgın kızlarla evde bir parti verirsin.

b) Okul araç gereçlerini temin edip. verilen ödevleri yaparsın.

c) Önce okulu iyice bir dolaşır, kimlerle arkadaş olabileceğini listelersin.

a) En arka sıra en iyisidir. Öğretmenden ne kadar uzak o kadar iyi!

b) Öğretmeninin gözünün önünden ayrılmaz ve tam dibine oturursun.

c) Tabii ki yazı tahtasını görebileceğin en ön sıraya zıplarsın.

a) Boş dersler!

b) Türkçe, coğrafya, biyoloji

c) Bütün dersler…

a) Renkli, çizgili, desenli çoraplar giyer, rengârenk tokalar takarsın.

b) Formanda fazla değişikliğe gitmez, saçlarında devrim yaratırsın.

c) Okulun koymuş olduğu kıyafet yönetmeliğine tam olarak riayet edersin. Öğretmenlerinin takdirini toplamayı becerirsin.

a) Asla. Evdekiler en az 5 kere seni uyandırmaya çalışır.

b) Uyanmakta zorlanırsın, ama servise binmeyi başarırsın.

c) Sabah erkenden uyanır, kahvaltını yapar, hatta kardeşinin hazırlanmasına bile yardımcı olursun.

a) Seni tanıdıklarından bile endişelisindir.

b) Sadece yazılı ve sözlü sınavlarda onlara gereken sevimliliği gösterirsin.

c) Oldukça iyidir. Hatta teneffüslerde bile onların yanından ayrılmazsın.

a) Ödev kavramı seninle hiç örtüşmez ve son dakika, arkadaşlarından yardım istersin.

b) Ödevlerini her zamanki gibi son dakikaya bırakır ve panik olursun.

c) Eve gider gitmez tüm ödevlerini yaparsın. Sorumluluklarını yerine getirmediğinde sinir krizleri geçirirsin.

Okula gitmenin sadece bir zorunluluk olduğunu düşünenlerdensin. Sosyal hayatına hareket gelmesi için okula gidersin. En sevdiğin an zilin çaldığı andır. Sınıfın kapısından ilk çıkan genellikle sen olursun. Dersler, ödevler ve disiplin hiç sana göre değil! Toparlan biraz!

Hem sosyalleşmek için hem de yeni şeyler öğrenmek için okula gidiyorsun. Ara sıra muzurluklar yapmadığın olmuyor değil, ama her şeyi dozunda yaşamayı biliyorsun. Bu dengeyi koruduğun sürece bir sorun yok. Sorun sadece seni zorlayan matematik, fizik ve kimya gibi derslerde! Biraz azim!

Sırana arada sırada da olsa yemyeşil çimenler bırakılıyor değil mi? Her sene okulun onur listesine giriyor, okullar arası düzenlenen bilgi yarışmalarında ilk sırayı sen alıyorsun. Hatta teneffüse bile çıkmıyor, test kitapları arasından kafanı kaldırmıyorsun. Biraz nefes alsan diyoruz…


Kaynak

3 Aralık 2014

Ay boşlukta hareket edeceği sabah saatlerinden sonra saat 07:14 de boğa burcuna girecek. Ay boşluktayken yeni girişimlerde bulunmanızı önermem. Ay boğa burcundayken finans konularıyla ilgilenmek, bütçe planlamaları yapmak, sabırla üzerinde çalışmamız gereken işlere odaklanmak için olumlu etkiler verir. Sakin olmak isteyeceğimiz ve hayattan keyif almaya odaklanabileceğimiz bir günde olacağız.


Bugün;


Sabah saatlerinde ay ile marsın kare açısının etkisi devam edecek. Bu etki gerilimlere, tartışmalara ve sinirliliğe yol açabilir. Ancak öğlen saatlerine doğru etkisi tamamen bitecek.


Akşam üzeri ise ay ile neptünün olumlu açısı manevi konularda gelişmeler, ruhsallıkla veya sanatla ilgilenmek motivasyonları verecek. Bu açı akşam saatlerinde de kısmen etkili olacak.


Bugün ay ile neptünün olumlu açısından faydalanmak için bir çalışma vereceğim.


Günün niyeti: Sabahleyin odaklanarak 7 kere okuyun


” Kendi gerçek gücümü fark ederek tüm hayatımıdeğiştirebileceğimi bütünüyle fark etmeyi seçiyorum “


Renk; Sabah saatlerinde yeşil rengi tercih etmenizi öneririm. Akşam ise beyaz veya lila tonları çok faydalı olacaktır. Bu renkleri giyebilir veya bu renklerle meditasyon yapabilirsiniz.


Doğal taş: Çalışmamıza uygun olarak bugün florit taşı kullanmanızı öneririm.


Esma: Ya Batın; Bu esma ay ile neptünün olumlu açısınınetkilerinden faydalanmak için çok etkili olacaktır.


Günün melek niyeti: Sevgili meleklerim ve Sevgili Başmelek Haniel, lütfen sezgilerimin gelişmesi ve sezgilerimi anlamlandırma yeteneğimin artması için beni destekle. Teşekkür ederim


Günün Enerji Önerisi: Sezgilerinizi geliştirecek çok etkili bir çalışma olarak bugün Psişik Reiki uyumlanmasını önerebilirim. Uyumlanma bilgilerini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.


http://reikiturk.com/market/index.php?route=product/product&path=70&product_id=96


Alıntıdır

Eleştiri Enerjisi Temizliği

Size yapılan ve bir şekilde etkilendiğiniz her eleştiri sadece inanç düzeyinde değil enerji düzeyinde de zarar görmenize yol açabiir. Bu eleştirilerin olumsuz etkilerini temizlemek için aşağıda size güzel bir yüksek benlik niyeti hazırladım. Odaklanarak 3 veya 7 kere okumanızı öneririm.


” Sevgili Yüksek benliğim; bana yönlendirilen tüm eleştirilerin, tüm saldırıların, tüm öfkeli davranışların, tüm rahatsız edici tavırların bedenimdeki, bilinçaltımdaki ve enerji alanımdaki etkilerini temizle ve arındır. Auramdaki tüm enerjisel saldırıları iptal et ve temizle. Bana yönlendirilen tüm bu olumsuz enerjilerle oluşmuş olan tüm suçluluk, utanç ve olumsuz şartlanmalarımı çözmeme yardım et. Teşekkür ederim.”


Bu çalışmanın ihtiyacı olan herkese ulaşmasını seçiyorum.


Sevgiyle kalın


Berna Özcan Demir


Alıntıdır

Tadıyla için hayatı.

Tadıyla için hayatı.

Soğutmadan sevgileri,

Soğutmadan sevdaları,

Soğutmadan dostlukları,

Yaşayın doyasıya.

Seviyorsanız koşun ardından,

Beş dakika bile zaman yok.

Kırmadan incitmeden sevin insanı.

Kırmaya zaman yok.

Çayınız bardakta soğumadan,

İçin çayınızı zaman geçiyor.

Yaşamamak yüreklere zarar.

Kaynak

Online İnteraktif Çekim Yasası, Bilinçaltı Kayıt Temizliği ve Farkındalık Oluşturma Semineri


Her kim olursa olsun, istediğin kişi olabilseydin eğer kim olmayı isterdin?Eğer hiçbir sınırı ön yargı veya sana isteklerinin abartılı, aşırı gülünç ya da ölçüsüz olduğunu söyleyen kimse olmasaydı?Yani eğer kim olursa olsun, istediğin kişi olabilseydin ve önünde bütün yollar ve kapılar açık olsaydı kim olmayı isterdin?İşte bu vakit şimdi gelmiştir.Çekim yasasını duydunuz ancak hayatınıza geçirmekte zorlanıyorsanız, kendinizle ilgili sıkıntıları nasıl çözeceğiniz bilemiyorsunuz, hep aynı şeyleri yaşıyorsanız, hep aynı sorunları ve hep aynı tip kişileri hayatınıza çekiyorsanız bu konuda çalışma yapıp hep bir yerlerde takıldıysanız işte size ihtiyacınız olan bilgiye ulaşma ve aklınıza takılan soruların cevabını bulacağınız bir eğitim. Bir çok kitap okudunuz, bir çok teknik öğrendiniz ama hala aynı yerdesiniz hayatınızda beklediğiniz değişikliği elde edemediniz. Bir yerlerde tıkanıp kaldınız. Nereden ve kimden yardım alacağınızı bilemiyorsunuz. İşte size kendinizi keşfetme ve hayatınızı değiştirme yönünde size yeni ufuklar açacak online interaktif eğitim fırsatı.
Dileyin verilecektir. Arayın bulacaksınız, Kapıyı çalın açılacaktır, Çünkü dileyen alır, Arayan bulur Ve kapı sadece çalana açılır...

EĞİTMEN :  Halis Şahiner
                       Canan Güler


      Çekim yasasının nasıl çalıştığı hakkında bilgi sahibi olmak, çekim yasasını çalıştırarak istediklerimiz şeyleri hayatımıza çekme bilgisini vermek. İstediğimiz elde etmedeki en büyük engel olan bilinçaltı kayıtlarımızın farkına varmak ve onları tespit etmek ve onların enerjilerini boşaltarak onlarla barışma hakkında bilgi vermek. Bu konuda kullanabileceğimiz teknikleri hakkında bilgi vermek.EFT Duygusal Özgürlük Tekniği uygulamasını hakkında bilgi vermek,Reiki Enerjisi ve kullanımı ile ilgili bilgi vermek,Kuantum sıçrama çalışması ile hedef oluşturma ve çalışması hakkında bilgi vermek.EĞİTİM KONULARI :


Bilinçaltı Kayıt Temizlik Teknikleri,Enerji ve uygulamaları (Canan Güler)UYGULAMA BİLGİLERİ VE ÖDEME KOSULLARI


Çalışma Şekli:  İnternet Üzerinden Online İnteraktif Seminer /Workshop
Başlangıç Tarihi : 27 Kasım 2014

Süre    : 4 hafta

Saatler : 21.00 – 22.30
 ( Katılımcılara göre gün ve saatler yeniden şekillendirilecektir.)

Ücret: 200TL 


      Çekim yasası, Bilinçaltı kayıt temizliği ve Farkındalık oluşturma semineri 20 kişilik kontenjanla sınırlıdır. Kaydınızı garantilemek için kapora tutarı olan 50TL 'nin  hesap numaramıza yatırılması gerekmektedir, geriye kalan miktar en geç 26 Kasım 2014 günü hesap numaramıza yatırılmış olmalıdır. 
İş bankası Bursa Merkez Şubesi     TR34-0006-4000-0012-2003-5617-99 -------------------------------------------------


Paypal hesabı olmayanlar mail ile bildirdiklerinde onlar için hazırlayacağımız fatura ile internet üzerinden kredi kartı ile ödeme yapabilirler.

------------------------------------------------------------------------

Kaynak

Değişim Dönüşümün Getireceği Yenilenmeyi İfade Eden 2015 Yılının Tüm Burçlara Etkisi !

2015 ve KOÇ

Sevgi koçlar 2011 yılından bu yana ciddi bir değişim ve yenilenme yaşadılar,hayatlarının her alanında yaşadıkları bu değişim 2018 yılına kadar devam edecek.Uranüs bu dokunduğu yeri değişime zorlar,bazen kızgın öfkeli bazen dikkafalı dediğim dedik gördük koçları,ben biz arasında ciddi sınavın içindeler hala.Başkalarıyla birlikte uyum içinde hareket etmeleri uzlaşmaları ve paylaşımcı olmaları isteniyor koçlardan.Şanslı jüpiter yılın ilk yarısına kadar aşk ilişkiler flörtler çocuklar sosyalleşme konularında şans fırsatları bol bol verecek koçlara,aşk ve ilişkileri kolay tüketen koçlara tavsiyem özel ve sosyal ilişkilerinizde tüketicilik ve acelecilikten uzak anlayışlı ve paylaşımcı olun.Yılın ikinci yarısı iş çalışma koşullarınız hareket kazanacak,çok çalışacak ve kazanacaksınız.Satürn yeniyılla birlikte sosyal alanınızda,geleceğinizi yeniden yapılandıracağınız 9.evinizde yaklaşık üç yıl boyunca hareket edecek.Eğitim yayıncılık yabancı kültürlerle iş aşk seyahatler gündeminizde olacak.Hayatı daha ciddiye alacağınız bir dönemde olacaksınız ve daha bilgece hareket edeceksiniz bu yıl.

2015 BOĞA

Sevgili boğalar yaklaşık üç yıl boyunca karşıt burcunuz akrepte satürn döngüsü yaşadınız,ilişkiler evlilik ortaklık konularında ciddi sorunlar deneyimlediniz.Artık bu konularda aldığınız derslerinizle birlikte ilişkilere bakış açınızı ve kendinizi de değiştirdiniz,olgunlaştınız.Yeniyılla birlikte 8.evinizde üç yıl boyunca hareket edecek satürn.Alacak verecek ödemeler başkalarıyla birlikte kazançlar kısaca maddi kazançlarınızı ne yönde harcamanız yada nasıl yatırımlar yapmanız gerektiği yönde öğretmenlik yapacak sizlere satürn.Ayrıca dönüşüm evinizde olacağından ölüm ameliyat kaza deneyimleride yaşamanız muhtemel.Omurga diş saç bölgelerinizdede hassasiyetler artabilir.Sanslı jüpiter yılın ilk 6 ayı aile yuva evinizde sizi destekleyecek,yatırımda yapabilirsiniz.İkinci altı ayı aşk ilişkiler ve çocuklar konusunda size şans fırsatlarını sunmaya başlayacak daha çok sosyalleşeceksiniz.Bu yıl genel olarak kazanma ve yatırım yapma yılınız diyebiliriz.

2015 İKİZLER

Satürn yeniyılla birlikte evlilik ortaklık evinize geçiyor ve üç yıl boyunca ilişkiler ortaklıklar gündeminizde olacak.Bir çok ikizler evlilikte deneyimleyecek,yaşça daha olgun kişilerle evlilikte sözkonusu olabilir.Bazı ikizlerde evlilik ortaklık yada ilişkilerini bitirecek ayrılık yaşayacaklar.Jüpiter iletişim evinizde kendinizi topluma ifade ettiğiniz evinizde yılın ilk ayı sizlere şans fırsatlarını sunmaya devam edecek,yakın çevre ilişkilerinizi güçlendirecek ayrıca yakın çevrenizdeki kişilerden kazanç elde etme şansıda verecek,iletişim ticaret pazarlama yayıncılık konularında şansınız artacak özellikle jüpiter retrosunun biteceği nisan ayıyla birlikte.Yılın ikinci yarısı ise ev aile yuva alım satım ev yer değişimi konularında size şans fırsatlar sunacak.Jipiter retrosu ikizler burçlarına çok yarayacak,iletişim şekilleri davranışları değişecek ikizlerin,özellikle daha felsefetik olacak,bilgilerini daha derli toplu bilgece sunmayı öğrenecekler.

2015 YENGEÇLER

Sevgili yengeçler jüpiter yılın ilk yarısı maddi konularda sizi destekleyecek,özellikle nisan ayıyla birlikte ertelenmiş gecikmiş iş fırsatlar önünüze gelmeye başlayacak,kazançlarınız artacak.Yılın ikinci yarısı iletişim yakın çevre eğitim yolculuklar ticari girişimler sosyal alanınız hareket kazanacak.Özgüven ve cesaretinizde yükselmeye başlayacak.Satürn hizmet alanınıza geçiyor yeniyılla birlikte,daha çok çalışacak daha ciddi ve disipline hareket edeceksiniz yaklaşık üç yıl boyunca.Zaman zaman enerjiniz düşebilir,çok yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz kendinizi,gündelik rutinlerinizide sistemleştirmeniz gerekebilir.Bir çok yengeç kendi işini kurup başkalarınada hizmet verebilir bu yıl,çalışma hayatında çalışanları yada çalışma arkadaşlarıyla sorun yaşayabilirler,çalışma azmi disiplin konusunda hırs yaptırabilir buda çalışma ortamlarındaki kişilerle sorunlar yaratabilir yengeçlerde.

2015 ASLAN

Sevgili aslanlar şanslı jüpiter kişisel evinizde size bir çok şans fırsat getirdi ve yılın ikinci yarısına kadarda getirmeye devam edecek,fakat satürn sizi ev aile iş hayatınızda çok zorladı.Ev yer değişimi iş değişimi getirdi.Şimdi ise yaklaşık üç yıl boyunca aşk ilişkiler keyif eğlence sosyal alanınızda sizi testten geçirecek.Bir çok aslan da evlilik deneyimleyecek,yabancı kültürlerden kişilerle  de olabilir yada uzun vadeli bir birliktelikte getirebilir..Keyif eğlence anlayışları da değişecek aslanların daha sade sakin bir yaşamı benimseyebilirler bu süreçte.Yılın ikinci yarısı jüpiter para evinize geçiyor kazançlarınızda artış,alacak verecek ödemelerde kolaylık sunacak sizlere.Kişisel evinizdeki jüpiter nisan ayına kadar retro harekette,her konuda şans fırsatlarda gecikme ertelenmeler sözkonusu olabilir,nisandan sonra hareket ve bereket zamanı başlıyor.

2015 BAŞAK

Sevgili başaklar sizler için söze yılın ilk yarısı sabır ikinci yarısı ödül var diyerek başlamak istedim.Şanslı jüpiter sizi ilahi bir koruma altına almış ruhsal büyüme yaşamanız için elinden geleni yapıyor adeta.Korunuyorsunuz.Sizleri parçadan bütüne geçmeye hazırlıyor.12.evinizde yılın ilk yarısına kadar ki yolculuğunda sizleri felsefetik yapacak,hayata daha geniş açıdan bakmayı bilgide derinleşmeyi öğreterek.Satürn yakın çevre kardeşler arkadaşlar iletişim konularında sizleri zorladı kırgınlıklar küskünlükler ayrılıklar deneyimlediniz.Hizmetkar başaklara her şeyin fazlası zarar vererek yaranamassını öğretti kısaca.Şimdi ise daha geniş kitlelere hizmete hazırlanıyorlar başaklar.Satürn yaklaşık üç yıl boyunca aile yuva evlerinde hareket edecek.Ailevi konularda sorumlulukları artabilir,ebeveynlerinin de sorumluluklarını alacak bir çok başak.Yatırımda yapacaklar.Yılın ikinci yarısı ağustos ayıyla birlikte jüpiter kişisel evlerine geçecek ve hayatlarının her alanında bolluk bereket şans ve fırsatlar sunmaya başlayacak bir yıl boyunca başaklara.

Diğer altı burcumuzu yarın sabah yazıp yayınlayacağım.Sevgilerimle


Kaynak

Beş Milyarder Beş Başarısızlık Hikayesi

Girişimcilikle ve başarılı olmakla ilgili okuyacağınız her kitap ve profesyonel tavsiyede, gideceğiniz her seminerde sıkça söylenen birşey var : başarısızlık, başarıya giden yolda kaçınılmaz bir basamaktır. Yine de bu cümle tek başına size yardımcı olmaz. Bilgi, gerçek hayata uygun olduğu ölçüde güç olarak kabul edilebilir sonuçta. Bu durumda başarısızlığı aslında olduğu şey olarak görmekte fayda var; geri bildirim.

Sonrasında da basitçe geri bildirimlerden farklı dersler çıkararak başarıya giden yolu kendiniz için bulursunuz. Ancak bu, kulağa geldiği kadar kolay değildir. Herkes günlük iş stresi, aile ve arkadaşlar gibi faktörlerle çevrelenmiştir. Birşey sonuca ulaşmadıktan sonra basit kuralları atlayarak başarısız hissetmek kolaydır, özellikle iş alanında.

Tonla zamanınızı ve paranızı yatırdığınız startup’ınız başarısız olduğunda, kendinize dair hayal kırıklığı yaşamanız gayet alışılmış ve içgüdüsel bir histir. Böyle bir yenilgiden sonra, başarılı figürlerin “başarısızlık geribildirimdir” benzeri havalı sözleri hiç umrunuzda olmaz. Bu gayet anlaşılır bir drum. Ama izin verin, size bu mantranın doğruluğunu gerçek hayattan örneklerle aktarayım.

Karşınızda, toplam değeri 90 milyar doları geçen 5 efsane girişimci figür. Her biri erken gelen başarısızlığa boyun eğmek yerine, aldıkları dersler için onlara borçlu olduklarını düşündüler ve keyfini çıkardılar. En önemlisi de, başarısızlığı kabullenmekten korkmadılar.

Nick, kimi zaman derslerine engel olan tutkulu bir sörfçü olması nedeniyle, vasat bir öğrenciydi. Ve bir milyarder olarak doğmadı. Geniş çapta başarılı olmuş giyilebilir kamera markası GoPro‘yu yaratmadan önce yaptığı iki internet girişiminde harika bir şekilde başarısız oldu.

Önce, genç bir kitleyi hedefleyen çok ucuz elektronik cihazlar satan e-ticaret sitesi EmpowerAll.com’u yarattı. Şirket hiç kar etmediği için, kısa sürede kapatıldı. Bu olay, gelecekte milyarder olacak Nick’i girişim arenasından atmaya yetmedi, aksine; daha fazla denemesine ve 1999’da online pazarlama şirketi olan FunBug’ı kurmasına neden oldu.

Site, ürün çekilişlerine katılan kullanıcılara nakit ödüller kazanma şansı veriyordu. Oyunlar üzerinden pazarlama girişimiydi. Farklı yatırımcılardan toplamda 3.9 milyon dolar yatırım almayı dahi başardı. Şirket yükselişteydi, fakat 2001’de Nick bir kez daha başarısızlığı kabullenmek zorunda kaldı. Pazarlamasını yaptığı firmalar yoluyla, üzerinden kar edebileceği sürdürülebilir bir müşteri tabanı yaratamıyordu.

4 milyon dolar kaybettiği ve ikinci kez başarısız olduğu bu girişimden yıllar sonra bu konuda Forbes’a şöyle bir açıklama yapacaktı;

“Yani kimse başarısız olmak istemez, ama en kötü şey şuydu ki, yatırımcılarımın parasını kaybetmiştim ve o insanlar fikrine tutkuyla bağlı bu gence inanmışlardı… Sonra kendinize soruyorsunuz : fikirlerim gerçekten iyi mi?”

İkinci şirketini kaybettikten sonra, Nick uzun bir sörf seyahati ile kafasını boşalttı. Döndüğünde ise, atletler tarafından kullanılabilecek bir kamera olan GoPro’nun prototipi üzerinde çalışmaya başladı.

“GoPro da uğrunda kıçımı yırttığım FunBug gibi gidecek diye çok korkuyordum. İlk yükseliş ve düşüşün bana yaptığı buydu. Tekrar başarısız olmaktan o kadar korkuyordum ki, başarılı olmaya tamamen kilitlenmiştim.”

Bu sefer, düşüş yerine, sadece yükseliş vardı. GoPro sayesinde, dünyadaki en genç milyarderlerden biri ve Amerika’da en hızlı büyüyen kamera şirketinin sahibi oldu.

Dünyanın en zengin insanı olmadan ve Xanadu 2.0‘ın (Bill Gates Evi) sahibi olmadan önce, Bill Gates başarısız bir girişimciydi.

İlk şirketi Traf-O-Data, yollardaki trafik sayarlardan ham bilgiyi alarak trafik mühendisleri için raporlar oluşturmak için kurulmuştu. Böylelikle, şirket trafiği optimize edecek ve trafik sıkışıklığını sona erdirecekti.

Şirketin ilk ürünü Traf-O-Data 8oo8, trafik kasetlerini okuyarak veri işleyebilen bir makineydi. İşlemci hizmetini önce yerel idareye satmaya çalıştıklarını, fakat ilk demonun başarısız olduğunu çünkü “çalışmadığını” hatırlıyor Gates.

Ortağı Paul Allen, deneyimi tam anlamıyla şu sözlerle anlatıyor : ” Traf-O-Data patlama yapan bir başarı olmasa da, birkaç yıl sonra Microsoft’un ilk ürününü yapmak için hazırlanmamız açısından belirleyici oldu.”

Ne mutlu ki, tam olarak bunu yaptılar. Yürümeye devam ettiler ve Microsoft dünyanın en büyük kişisel bilgisayar yazılım üreticisi oldu.

Çoğu insan mucitlerin doğuştan mucit olduğunu ve bazı özel yeteneklere sahip olduğunu düşünür. Genetik yapıları, biz sade ölümlülerden farklı olmalı. Aslında, durum bunun tam tersi. Sir James Dyson’ın şirketi bugün, ellinin üzerinde ülkede torbasız elektrik süpürgeleri satan, dünya çapında bir başarı. Ve Dyson bir milyarder. Fakat doğru formülü bulana kadar o da birçok kez başarısız olmak zorunda kaldı.

Her birini ‘başarısız girişim’ler olarak adlandırdığı tam 5127 süpürge prototipi yarattı. 1993’te pazara girene kadar tam 15 yıl ürününü mükemmelleştirmek için çalıştı. Süpürge, kendi patenti olan siklonik ayrıştırma prensibiyle çalışıyor, torbaya ihtiyacı olmamasının sebebi de bu. Bu inovasyon, elbette ciddi bir adanma sürecini içeriyor:

“Bir mucidin fikrinden vazgeçmesi sayısız kez gerçekleşmiş birşeydir. 15. prototipimi yaptığımda, 3. çocuğum doğmuştu. 2627.’de ise eşim ve ben gerçekten kuruşları sayıyorduk. 3727.’de eşim ek gelir için sanat dersleri veriyordu. Bunlar zor zamanlardı, fakat her başarısızlık beni problemi çözmeye daha da yaklaştırdı.”

Başarısızlıklar ve zorluklara rağmen, böyle umarsız bir motivasyonla Dyson nasıl milyarder olmazdı? Ve iddia ediyorum, Dyson ne iş yaparsa yapsın başarılı olurdu. Adanmanın size sağladığı budur.

Gerçek mucitler karşılaşabileceğiniz en fazla başarsız olmuş kişilerdir. Başarısız olmak, yeni birşey yaratmanın tek yoludur. Ayrıca gerçek mucitler bunları “başarısızlık” olarak görmüyorlar. Thomas Edison’un da “Ben başarısız olmadım. Sadece işe yaramayan 10000 yol buldum.” dediği gibi, Dyson şirketinin kurucusu Sir James Dyson bu prensibe kalpten katılıyor.

Yani birşey yaratmak istiyorsanız, bunun olup olmayacağını başarısız girişimlerinize nasıl baktığınız belirleyecek.

Hepimiz Steve Jobs’ı girişim gurusu ve yok satan ürünler olan iPod, iPad, iPhone ve Macbook’un arkasındaki dahi olarak tanıyoruz. O, günümüz iş dünyasının en etkileyici figürü ve her zaman teknoloji rönesansının Da Vinci’si olarak hatırlanacak.

Daha az bildiğimiz şey ise, Jobs’ın “çöp” yaratımları. İster inanın ister inanmayın, Apple böyle ürünler de üretti. Lisa’yı hatırladınız mı? Elbette hayır. Steve böyle kitlesel bir unutkanlığı yaratmak için geliştirmeye milyonlarca dolar israf etmeyi bildi. Dışardaki tüm müşterileri hipnotize etmek daha ucuza mal olurdu.

Steve Jobs’un kendi şirketinden kovulmasına neden olan fiyasko da Lisa’nın geliştirilmesiydi.

“Başarısızlık geri bildirimdir.” prensibini uygulayan Jobs, yoluna devam etti ve başka bir firma kurdu : NeXT. O şirket de, üründeki donanım problemleri yüzünden sonuna geldi. Sonuçta, bölüm Apple’a satıldı ve Steve başladığı noktaya geri döndü.

Ama şimdi, o kadar başarısızlıkla donanmış olarak, Jobs başarmak için her zamankinden daha kararlıydı. “Aynı Walt Disney, Hewlett & Packard ve Intel’i yapan insanlar gibi, bundan bir ya da iki jenerasyon sonrasına hala birşeyler sunabilen bir firma” yaratma hayali sonunda gerçekleşti.

Kendinize sorun: Jobs dursaydı ne olurdu? Dünya ne kadar farklı olurdu?

Richard Branson “başarısızlık prensibini” gerçekten paraya çevirdi. Bunu, dünyanın en çok tanınan girişimcisi olma noktasına kadar götürdü. Virgin, özellikle Richard Branson’un etkileyici kişiliği sayesinde önemli ve dünyanın en tanınmış markalarından biri.

Yine de onunla 10lu yaşlarında tanışmış olsaydınız, başarılı olacağından pek bahsetmezdiniz. Branson’ın okuma ve matematikte iyi değildi, liseyi bıraktı ve hayatı boyunca disleksik olmakla gurur duydu. Gerçekten dünya çapında bir medya ikonu ve milyarder bir yardımsever olması için ilk tercihiniz olmazdı.

Ama bu adam, her zaman 400 şirketlik bir imparatorluğun başında olmadı. 16 yaşında başlattığı ilk girişimi, ‘the Student Magazine’ (Öğrenci Dergisi) inanması güç fakat, İngiltere Polis teşkilatıyla zorluklar yaşadı. Richard, dergisinde zührevi hastalıklar için kürler yayınladığı için neredeyse hapse girecekti.

Burada da bitmiyor. Nakit akışı problemleriyle boğuşan Virgin müzik mağazaları neredeyse onu tekrar hapse gönderecekti. Zira bu sefer daha ciddi bir suçlama vardı : vergi kaçırma. Nezarette bir geceden sonra, itiraf pazarlığı ile 60.000 pound karşılığı serbest kaldı.

Hatırladığı kadarıyla bu deneyimin üzerinde büyük etkisi oldu: “Kendime, bir daha hapse girmeme neden olacak birşey yapmayacağıma ve gerçekten beni utandıracak hiçbir iş anlaşması yapmacağıma dair yemin ettim.”

Yine de tüm hayatı boyunca başarısızlık trendi devam etti : Virgin Kola (Times Meydanı’nda tanker sürdü) Virgin Votka, Virgin Vie, Virgin Brides (gelinlik giydi) , Virgin Giyim, Virgin Otomotiv, Virgin Dijital hep başarısız oldu. Ve liste daha uzun süre devam edebilir.

Kendi tanımına dayanarak, sanırım Branson için girişimcilik klubünün kralı diyebilirsiniz : “Başarısızlıktan öğrenin. Girişimciyseniz ve ilk girişiminiz başarılı olmadıysa, klübe hoşgeldiniz!”

Yani, Başarısızlık Geri Bildirimdir!

Bu kendi çabalarıyla bir yerlere gelmiş milyarderler, basitçe, herkesin ulaşımı olan bazı temel ve öz bilgileri uyguladılar. Onlar, herkesin hakkında sadece okuduğu şeyleri yaptılar. Ama bilmekle, yapmak tamamen farklı şeyler. Başarı ve başarısızlık döner merdivenlerdir ve birbirlerine çok benzerler. Bir kere adım atarsanız, eylemsizlik devam etmenizi sağlar, ve süreç başınızı döndürür. Başarısızlığa doğru inmek yerine, onu geri bildirim olarak kabul edip yolunuza devam edin. Aksi takdirde, daha da diplere inecek ve sonunda çarpacaksınız.

Peki, gelecek sefer başarısız olduğunda sen ne yapacaksın? Vaz mı geçeceksin? Yoksa bir sonraki milyarder mi olacaksın?


Kaynak

Etiketler

acı affetme Affetmek aile akıl Alglamada Anlatm Aramak ARINMA Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar Bahar başkaları Bayram beden Beden dili Bedensiz BEREKET beyin Beyinde Beyni Beynin Beyniniz bilgi bilim bilimsel bilinci Bilincine bilinçaltı Bilmek birey Bitkisel bolluk BOLUK Burak cümle çekim dalga damla Davet Deerlerimizin degerli Deniz Depresyonun DERSLER Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi düşünce Egoist egzersiz EGZERSZ ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu evlilik evren fayda FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe fizik fiziksel Fregoli frekans garip GCJoseph Gcyle geçmiş Gelecek geliim gerçek GERDE gerilim Gidecek Gizemli gizli güven güzel harika Hasta hastalık Hastalklar Hayal Hayallerinizin hayat Hayata HAYIRLI Hikaye Hiperaktivite Hipnozu hissederim Holografik Hologram Hoşgörü hoşgörüsüzlük huzur huzurlu Illuminati ilâc ileti İletişim inanç insan insanlar Kabala Kadim kaos Karanlk kavga kelime Kelimeler Klasik korku Korkular KORUMA Korunma Kristaller kuantum Kuantum Fiziği kurallar Kyamet liste LKLERMZ madde Makbul MEKTUP Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler mucize Mucizeleri MUTSUZ NAMASTE Nazar Nefret neşe Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel Paranormal Patolojik Peeling Peinden pozitif POZTF Pratik PRATK PROGRAMLAMA Psikoloji psikolojik Quantum Düşünce Rahat RAHATSIZLIIMIZ refah Reformist Romantik ruh Ruhsal sağlık Sanat seniz sevgi sıkıntı sistem Sonsuz sorumsuzluk sorun sorunlar Stres Sufizm suyun şifa şükretme tabiat tedavi Tehlikeli teori Terapi tesadüf toplum Uymasn üzüntü zaman Zarar zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel