Kaygının Faydası Olabilir mi?

Kaygının Faydası Olabilir mi?

Kaygının öğrenci üzerindeki derecesi ve başarması amaçlanan görevin zorluk derecesi kaygının zararlı veya faydalı olmasını belirleyen temel etkendir. Öğrenilen konu öğrenci için basit ve kolay ise, yüksek olan kaygı derecesi bunun çabuk öğrenilmesini sağlayacaktır. Ancak öğrenilecek konu öğrenci için karmaşık ve zorsa o zaman var olan yüksek kaygı durumu onu olumsuz yönde etkileyecektir.


Kaygının öğrenci üzerindeki seviyesinin ne yönde olacağını etkileyecek olan önemli faktör öğrencinin başarı durumudur. Başarısız bir öğrenci için yüksek kaygıya neden olacak bir olay başarılı öğrenci için aynı etkiye sahip olmayabilecektir. Bu nedenle genel olarak aşırı kaygı ve az olan kaygı zararlıdır. İdeal olan orta seviyedeki kaygıdır.


Kaygının Faydası Olabilir mi? Orta seviyede yaşanan kaygı düzeyi öğrenciyi motive edecektir. Bu motivasyonda öğrenci de öğrenme düzeyini artıracaktır.


Kaygının Faydası Olabilir mi? Orta düzeyde kaygıya sahip olan öğrenci enerji dolu olacaktır. Hızlı ve kolay bir şekilde kararlar verebilecektir. Kendine güveni tam ve sakin bir kişidir.


Yüksek kaygı düzeyine sahip olan öğrencinin eli ayağı birbirine dolaşır, karar almaktan korkar, gerginlik artar, insanlar arası ilişkileri bozulur. Konsantrasyonu olumsuz yönde etkiler yanlış kararlar verebilir.
Düşük kaygı düzeyine sahip olan öğrenci her şeyi boş vermiştir. Derse karşı ilgi ve isteğini artıracak, ona motivasyon sağlayacak bir amaç ve beklentileri yoktur. İştahında artış veya azalmalar görülür.



Yazar: Ahmet YILDIZ (iletisim@ahmetyildiz.com)

Bu konuya benzer "Kaygının Öğrenme Üzerindeki Etkisi" başlıklı makalemizde davranışlar, ders çalışma ve öğrenme hakkında bilgiler verilmektedir. Okumanızı tavsiye ederiz..


Kaynak

30 Ocak Kova Burcunda Yeni Ay ve Burçlara Etkileri

Ana SayfaastrolojiKmistiKdosyadaKiyaşamdaKisağlıKhaberdeKiKütüphane



30 Ocak günü saat 23:38'de Kova burcunun 10.derecesinde bir Yeniay gerçekleşiyor. Kova burcu yenilikçi ve eşitlikçi bakış açısını, özgünlüğü ve özgürlüğü, bilgi paylaşımını, sosyal grupları dernekleri, insan haklarını, bireyselliğin yanında objektifliğini de korumayı, sıra dışı farklı konuları ve yaklaşımları, icatlarıteknolojik gelişmeleri ve uzayı anlatır.


Yeniay derecesine Kova burcunun yönetici gezegenlerinden biri olan Uranüs'ün yaptığı destekleyici açı; yeni başlangıçlar yapmak için iyi bir zaman da olduğumuzu gösteriyor. Ancak Uranüs'ün Satürn ile yaptığı gergin açı değişim isteğinin stresli bir atmosfer içinde kendini göstereceğini anlatıyor. Kısaca bu yeniayla birlikte; ilişkileri değiştirmek zincirleri kırmak, isyan etmek arzusu bizi harekete geçiren faktörlerden olacak. Yeni yol ve yöntemler denemek, ideallerin peşinden gitmek, yeni gruplar arkadaşlıklar dernek takım faaliyetleri içinde yer almak, yeni oluşumlar içinde yer almak, bütünün yararı için farklı anlayışlar arayışlar içine girmek, bilimsel entelektüel zihinsel konulara yönelmek, teknoloji buluş ve yenilikleri piyasaya sürmek gibi konular gündemde daha fazla yer alabilir. Bu konularda yeni adımlar atılabilinir.


Yine Ocak ayı başından bu yana vurgulanan konularda evlilik, ilişkiler, iş ortaklıkları ve işbirliklerinde, siyasi ve politik alanda, adalet hukuk konularında değişen çıkar ve dengeleri göz önünde bulundurarak radikal adımlar atabileceğimizi de gösteriyor. Uzlaşma arayışında olduğunuz bu yolda tavizler verdiğiniz/vermediğiniz konularda artık yenilenmiş bakış açınızı hayata geçirme zamanında olduğumuzu söyleyebiliriz.


30 Ocakta Kova burcunda gerçekleşecek Yeniay ile birlikte; yeni yol ve yöntemler denemek, ideallerin peşinden gitmek, yeni gruplar arkadaşlıklar dernek/takım faaliyetleri içinde yer almak, yeni oluşumlar içinde yer almak, bütünün yararı için farklı anlayışlar/arayışlar içine girmek, bilimsel entelektüel zihinsel konulara yönelmek, teknoloji buluş ve yenilikleri piyasaya sürmek gibi konular gündemde daha fazla yer alabilir. Bu konularda yeni adımlar atılabilirsiniz. Yine özel ve iş ilişkilerinde Aralık ayından bu yana ilerlememizi kısıtlayan koşullar yavaş yavaş kalkıyor. Dikkat çeken günlere gelince;

31 Ocakta Merkür Balık burcuna geçiyor. 12 Şubata kadar bu burçta kalacak. Yaratıcı ilham ve esin dolu fikirler öne çıkabilir. Sanatsal ifade de bakış açısında artış görülebilir. Akıl ve mantıktan çok sezgileri ve hisleriyle, ilahi olanla evrensel bilinçle hareket etme eğilimi artabilir. Olumsuz tarafı ise kararsızlık yaşama, etkin net kararlar alamama veya kendini ifade edememe şeklinde ortaya çıkabilir.1 Şubatta Venüs retrosu sona eriyor. İlişki ve ortaklıklarda, aşk sevgi temalarında uyumu memnuniyeti yakalama şansımız artmaya başlayacak. Ancak, aşk yaşamında ve ilişkilerde kontrolcü sahiplenici eğilimlerinizi ve tutkularınızı (ay boyunca) doğru yönetmeye çalışın.Yeniaydan başlayarak 3 Şubata kadar Jüpiter Pluton karşıtlığı etkisini gösterecek. Güç kazanmak, etki yaratmak istediğiniz konularda kendinizi abartılı şekilde ortaya koymaktan kaçının. İnanç ve görüşlerinizi ortaya koyarken kararlı olmakla baskıcı/dayatmacı olmak arasındaki farkı gözden kaçırmayın.7 Şubatta ise senenin ilk Merkür retrosu balık burcunda başlayacak. Detaylı yazımı 1 Şubatta yayınlayacağım.11 Şubat akşam saatlerinden itibaren bir gün boyunca Güneş Satürn gergin açısı etkili olacak. Kendimizi engellenmiş ve baskı altında hissedebileceğimiz bir gün olacak. baba, eş, patron ve önemli kişilerle ilişkilerde istediğiniz sonuçları almak zor olabilir. Girişimleri görüşmeleri 11-12 Şubatta yapmamakta fayda var.14 Şubat Sevgililer Günü keyifli ve heyecanlı geçeceğe benziyor. Sevdiğinizi şaşırtacak güzel fikirler bulabilir ve uygulayabilirsiniz. Ancak Merkür retrosu sürdüğünden ayrıntılara dikkat etmekte fayda var. Her şeye rağmen duygularınızı direkt ifade edebileceğiniz tutkuların iyimserliğin öne çıktığı dikkat çekici bir gün olacak! Ancak saat 19:30 dan sonra coşku ve heyecan yerini hayatın gerçeklerinin (sorumluluk,fedakarlık gb.) vurgulandığı saatlere bırakabilir. Mümkünse akşam için planlarınızı 13 Şubatta gerçekleştirin, 14 Şubat akşamına bırakmayın. Erteleyemiyorsanız daha toleranslı hoşgörülü olmaya gayret gösterirseniz daha keyifli bir akşam geçirebilirsiniz...

Yükselen burca göre yaptığım Yeniay ve 30 Ocak-15 Şubat haftasına ait genel değerlendirmeleri aşağıda okuyabilirsiniz. Daha detaylı ve doğru bir analiz için Astroloji Danışmanlığı almanızı tavsiye ederim.


KOÇ: Yeniayla birlikte gelecek planlarını gerçekleştirmeye yönelik toplantılar destek arayışları proje fikir ve girişimler öne çıkıyor. Takım çalışmalarına katılabilir, sosyal gruplar içinde aktif rol alabilirsiniz. Kalabalık gruplara önderlik etmek, öne çıkmak fikir paylaşımları için uygun bir yeniay. İşten kazanımlarınızı artıracak projeleri hayata geçirmek içinde.. 1 Şubattan itibaren iş yaşamı kariyer konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak. 11-12 Şubat tarihlerinde ise kredi miras nafaka vergi başvurularını veya ortak para işlerindeki girişimlerinizi başlatmayın. Planları ve kaynaklarınızı gözden geçirin.


BOĞA: Yeniayla birlikte kariyer planlarınızı gerçekleştirmeye hatta yön değiştirmeye yönelik yeni adımlar atabilirsiniz. Ani iş ve ünvan değişiklikleri gündeme gelebilir. Üst yönetimle ilgili sürpriz gelişmeler öne çıkabilir. 1 Şubattan itibaren hukuk, uluslar arası işler, medya yayıncılık ve eğitim konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak. 11-12 Şubat tarihlerinde ise partnerinizle veya ortağınızla geleceğe yönelik planlarda anlaşmazlık yaşanabilir. Planları ve işbirliklerini/ilişkileri gözden geçirin.


İKİZLER: Yeniayla birlikte eğitmenlik, kişisel gelişim faaliyetleri, yüksek öğrenim-master işleri, yurt dışı işler, hukuksal konular, yolculuklar, yayıncılık, medya ve reklam çalışmalarına yönelik konuşmalar girişimler ve projeler öne çıkacak. Seyahate çıkmak, reklam faaliyetleri yapmak, eğitim vermek-almak için uygun bir yeniay. 1 Şubattan itibaren kredi, miras, nafaka burs vergi ve ortak finansal kaynakların kullanımı konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak. 11-12 Şubat tarihlerinde ise çalışma ilişkilerinde, yurt dışı işlerde ilerlemekte zorlanabilirsiniz. Planları ve işbirliklerini/ilişkileri gözden geçirin.


YENGEÇ: Yeniayla birlikte vergi miras nafaka burs kredi alacak ve ödemelere ilişkin konuşmalar pazarlıklar ve projeler öne çıkacak. Kariyer ve gelecek planlarını uygulamak için başkalarının kaynaklarından faydalanabilirsiniz. 11-12 Şubat tarihlerinde ise bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. Yatırım planlarını ve işbirliklerini/ilişkileri gözden geçirin. 1 Şubattan itibaren özel ve iş ilişkilerinde, evliliğinizde ve anlaşmalarda dengeler yerine oturmaya başlayacak.


ASLAN: Yeniayla birlikte özel iş ve ilişkilerde yeni bir dönem başlayabilir. Ortaklık kurabilir, ilişkinizi ileriye taşıma kararı alabilirsiniz. Yurt dışı veya uzaklarla bağlantılı işlerde, eğitim ve hukuki konularda daha hızlı ilerleyebilirsiniz. 11-12 Şubat tarihlerinde ise bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. Planları ve işbirlikleri, aile ilişkilerinizi gözden geçirin. 1 Şubattan itibaren iş ilişkilerinde, çalışma koşullarında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


BAŞAK: Yeniayla birlikte günlük işler, çalışma ilişkileri ve koşulları öne çıkıyor. Çalışma yeriniz göreviniz değişebilir, yürüttüğünüz görevlerde değişiklikler yaşanabilir. İş yaşamında yeni yol ve yöntemler geliştirerek müşterek kazançlarınızı artırabilirsiniz. Başkasının desteğiyle iş kurabilirsiniz, sorumluluklarınız artabilir. 11-12 Şubat tarihlerinde ise bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. Planları ve projeleri, sözleşmeleri gözden geçirin. İletişim kurarken daha özenli olun. 1 Şubattan itibaren aşk yaşamında, çocuklar konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


TERAZİ: Yeniayla birlikte yeni bir ilişkiye başlayabilirsiniz. Süre giden ilişkiniz varsa ileriye taşımak adına yeni adımlar atabilirsiniz Tasarım hobi sanat sahne çalışmalarında teklifler alabilirsiniz. Aşk yaşamı çocuklar ve hayatın keyifli yanlarının vurgulandığı bir ay yaşayacaksınız. 11-12 Şubat tarihlerinde ise bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. Planları ve projeleri, bütçenizi gözden geçirin. 1 Şubattan itibaren aile ev yerleşim konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


AKREP: Yeniayla birlikte aile ilişkileri ziyaretler, ev yerleşim gayrimenkul konularına ilişkin konuşmalar girişimler öne çıkıyor. İş koşullarına bağlı olarak evinizi değiştirmeniz söz konusu olabilir. 11-12 Şubat tarihlerinde ise görev ve sorumluluklarınızı, aile ilişkilerini gözden geçirin. Bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. 1 Şubattan itibaren eğitim, ticaret ve kardeşler konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


YAY: Yeniayla birlikte internet lojistik işleri, eğitim, yazışma-sözleşmeler, yolculuklar, kardeşler yakın çevre ilişkilerinde konuşmalar fikir paylaşımları girişimler öne çıkıyor. Blog açmak, fikirlerinizi paylaşmak, sözleşme imzalamak, kısa yolculuklara çıkmak için güzel bir yeniay. 11-12 Şubat tarihlerinde ise yakın ilişkilerinizi, düşüncelerinizi gözden geçirin. Bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. 1 Şubattan itibaren gelir ve harcamalar bütçe konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


OĞLAK: Yeniayla birlikte alım-satım, gelir ve harcamalar finansal konular öne çıkıyor. Gelen teklifleri değerlendirin. Ev araba gayrimenkul alımı-satımı, taşınma tadilat işlerine yönelik harcamalar yaşanabilir. 11-12 Şubat tarihlerinde ise arkadaşlar-para ilişkilerinizi, planlarınızı, işten kazanımlarınızı gözden geçirin. Bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. 1 Şubattan itibaren ilişkiler, iş ve aşk yaşamı, çocuklar konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


KOVA: Yeniayla birlikte sağlık konuları ve kişisel girişimlerinizi başlatmaya yönelik proje fikir ve girişimler öne çıkıyor. Gelen eğitim, seyahat ve anlaşma tekliflerini fırsatları değerlendirin. Ticarete atılmak, kendi işinizi kurmak veya büyütmek için uygun bir ay olabilir. Blog açmak, yazmak içinde... 11-12 Şubat tarihlerinde ise yakın ilişkilerinizi, düşüncelerinizi gözden geçirin. Bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. 1 Şubattan itibaren aile ve aşk ilişkileri, yurt dışı işler, eğitim ve hukuk konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


BALIK: Yeniayla birlikte arka planda kalmayı gerektiren işlere yönelmek, iç sesinizi dinlemeye önem vermek daha yararlı olacaktır. Meditasyon dua namaz faaliyetlerinde bulunmak, doğa yürüyüşlerine çıkmak size iyi gelebilir. Bu dönem harcamalarda, bütçe konularında daha dikkatli olmaya çalışın. Sürpriz harcamalar gündeme gelebilir. 11-12 Şubat tarihlerinde ise yurt dışı işler ve eğitim faaliyetlerinde, medya yayıncılık hukuk işlerinde hoşgörülü olmaya çalışın. Bu konularda önemli girişimlerinizi başlatmayın. 1 Şubattan itibaren sosyal ilişkiler, grup dernek faaliyetleri ve işten kazanımlar konularında dengeler yerine oturmaya başlayacak.


Yazarımızın biyografisi yakında güncellenecektir...


kaynak

Sınavdayız

Sınavdayız..

Tüm burçların 2014 yılı sonuna kadar sınavda olduğu konular.

Geçen gördüğüm bir ruya vardı bu konuyla ilgili,önce bunu sizlerle paylaşmak istiyorum.Tüm burçların denizin üzerine yansımış sembollerini gördüm.Koç kırmızı renkte yansıyordu.Boğa yeşil.ikizler sarı.Yengeç füme.Aslan turuncu.Başak sarı.Terazi haki yeşil.Akrep kırmızı.Yay mavi.Oğlak bordomsu kırmızı.Kova siyah.Balık turkuaz.Zodyaktaki renkleridir bu renkler burçların.Sonra tüm burçların sembolleri aynı renge dönüşmeye başladı gri.Bu belirsizlik kararsızlık anlamına gelir.Demekki değişim ve dönüşüm zorluyor tüm burçları..En çok ta ilgimi çeken Aslan oldu önce o değişmeye başladı,sabit merkezi olmasına rağmen değişime teslim olan oydu.Güneş astrolojide bilinç-ruhu temsil eder.Ruhumuz değişime direnç göstermiyor aslında o açık..Demek ki bu içinde bulunduğumuz süreç ruhsal dönüşümü ifade ediyor..Sonrasını yazdığım kitabımda paylaşmayı seçtim.Gördüğüm ruyaların mealleri olacak kitabımda.Sistemimizdeki değişim ve dönüşümün her konuda açıklamalarını bulacağınıza inanıyorum içinde..

Koç,başkalarıyla birlikte hareket etmeleri konusunda sınavdalar,alacak verecek ödemeler konusunda da,gelir giderlerini dengelemeli ihtiyaca yönelik harcamalar yapmaları gerekiyor.İletişimde de esnek.Ben yaparım aut birlikte başarabiliriz in.Biz enerjisine geçmeleri isteniyor..

Boğalar,tutundukları her şeyle sınavdalar.Kaybetme korkularıyla yüzleşiyorlar.Aşamazlarsa kaybetmeye devam edecekler,maneviyata eğilmeli değişime direnç göstermemeliler.Evlilik ortaklık ilişkileri en büyük sınavları.Sınavlarımız değişim istenen konulardan gelir,bunu fark edelim..

İkizler,anın enerjisine göre hareket etmek hep dinamik yapar,fakat özellikle artık hizmet verdikleri alanlarda sistemli disipline hareket etmeleri isteniyor.Daldan dala atlama zamanı bitti.Kişisel sorumluluklarının farkında olmalı insiyatif almalılar.Yani elini taşın altına koyma istikrarlı hareket etme zamanları..

Yengeçler,cesareti geliştirmek için güvenli limandan çıkma zamanları,yaratıcılığı da geliştirme.Çocukları olan yengeçlerin dikkatine aşırı koruyup kollamacı hareket etmeyin lütfen sakınan göze çöp batar hem onların özgür hareketleri sizinde cesaretinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.Aşk ve ilişkiler de sınavınız yüksek,net olun karşınızdakine..

Aslanlar,hımm kendinize yolculuk muhteşem değilmi ? bir çok aslan geçmiş yaşamlarını araştırmanın telaşına girdi,kendilerini bulma yolunda sıkı sınavdalar,aile kökler geçmiş hesaplarda masaya yatırıldı.Yeni siz öncelikle işiniz konusunda gel-gitler yaşıyorsunuz,özel ilişkileriniz bu dönem size ayna.karmanız temizleniyor.Bundan sonrası için şimdiki doğanızı yansıtacak işleri seçmelisiniz.bir çok aslan süptil konulara eğilim göstermeye başladı,yaratıcılığınız artık sisteme(kollektife)hizmet diyor..

Başaklar,başakların en çok sınavları iletişimleri,mesafeli mükemmeliyetçi yapıları kırılıyor.önce yakın çevrelerinde bunu deneyimliyorlar.Sorumluluk alarak.arkadaş-kardeşler-akraba-aile ilişkilerini güçlendirmeleri isteniyor,sistem bu konulardan sorumluluk yığıyor üstlerine.Mekanik robot duygusallığı deneyimliyor diyorum hizmetleri yüksek bu dönem başakların ifade problemlerini aşmaları isteniyor sıcak ve samimi bir iletişimi seçmeleri gerekiyor.Seyahat eğitim yayıncılık reklam konuları da gündemlerinde.Kendilerini yaşamda ifade etmeleri isteniyor.Ben burdayım hizmete hazırım bir neyi sahne ye hazırlık zamanları..

Teraziler,12 eylüle kadar aşk aşk evlilik ciddi  ilişki diye bağırıyor teraziler hımm onları hissediyorum.Sınavları ise maddi konular,başkalarıyla birlikte yapılan işlerden kazançlar konularında sorunları devam ediyor.Teraziler den  kazançlarını  yatırıma yönlendirmeleri de isteniyor.Çünkü yaratıcı enerjileri yükseliyor,daha çok hizmet vermeleri gerekiyor bu süreçte.Sanatsal konulara eğilimleride artacak..

Akrepler,akrepler de hayatlarının her alanında değişime zorlanıyor özellikle hizmet(iş)verdikleri alanlarda değişim rüzgarları esiyor.Aşk ve ilişkilerde ortaklaşa yaptıkları işlerde de sınavları var.Sabit burçların değişim dönüşümü daha kırizli geçiyor.Tutundukları şeyleri bırakmaları konusunda zorlanıyorlar.Şart ve koşullara göre seçimler yapmaları gereken bir süreçteler..

Yaylar,yaylar kendilerini yeniden yaratmak için ciddi sınavdalar,aşk iş aile sosyal alanda ciddi ifade problemleri yaşıyorlar.Bir çok yay evlilik yuva kurmak istiyor,huzur istiyor yaylar.sahiplenilmek de.Geçmişle hesaplaşmaları hala devam ediyor.Belkide hayatı onların biraz daha ciddiye almaları isteniyor.Değer yargılarını da değiştirmeleri isteniyor,bir çok yay iyilik yaptıkları önünü açtıkları kişilerle sorunlar yaşıyor,demekki yaratıcı enerjilerini kendileri için kullanmaları gerekiyor.Birde planlarını açıklamasın yaylar içten ve samimi davranışları kullanılıyor,buna dikkat etsinler,arka planda göremedikleri düşmanları kol geziyor..

Oğlaklar,oğlakların hayata daha çok esnemeleri isteniyor,değişim dönüşümleri ev aile yuva konularında,sınavlarıda yenilikleri kolay kabullenmemelerinden kaynaklanacak.Bir çok oğlak evini işini düzenini değiştirecek,hayatlarına gelen yeni kişiler işler onları hayata esnetecek.Hayatlarını yeniden inşa etme konusunda biraz zorlanacaklar bu süreçte..

Kovalar,kovaların sınavı iş ve aile konularında.bir çok kova işini evini düzenini değiştirmek konusunda zorlanacak.Sabit burç özgürlüğüne düşkün,çok sorumluluk almak istemiyor fakat değişim daha çok insiyatif al kendini ifade et diyor.Değişim ve dönüşüm de yaratıcı enerjilerini ifade etmeleri isteniyor,tv basın yayın sanatsal konularda onlara şans veriyor..

Balıklar,balıklar sosyal ilişkileriyle sınanıyor.İş konularında dene yanıl yöntemine takıldılar,silkelenmeleri lazım,Neptün hayallerini gerçekleştirmek için  güç sende var diyor,duygularını kontrol etmeleri başkalarının sorumluluklarını almaktan kaçınmaları gerekiyor.Kurban olmak kolayı seçmektir.Alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmeleri gerekiyor,bağımlılıklarınıda.Kazanmak için efor ve enerjilerini kullanmaları isteniyor,Uranüs yenile diyor,iş hayatını değiştir.Gitmiyorsa bitir..


Kaynak

Yalan Mı Söylüyor Acaba?

Yalan Mı Söylüyor Acaba?

Hayatımızda karşılaştığımız hemen her insan konuşmalarının arasında yalan söyler. Özellikle iş hayatında yalanları anlamak kariyerinizi kurtarabilir. İşte yalanları anlamanın püf noktaları!


Konuşurken ağzını eliyle kapamaya çalışmak çocukluktan bize miras kalan bir harekettir. Beynimiz bilinçsiz bir şekilde söylediğimiz yalanları engellemek ister. Bu nedenle yalan söyleyen biri muhtemelen farkında olmadan elini ağzına götürür. Eliyle ağzını tamamen kapatmasa da parmağıyla dudaklarını kapamaya yeltenebilir.


Burna dokunan insanın yalan söylediği bilgisi çok yaygındır. İnsanlar yalan söylerken vücudu adrenalin salgılar ve kan daha hızlı akmaya başlar. Burnumuzun ucundaki ufak kan damarları bu sebeple kaşınır ve dokunma ihtiyacı hissederiz.


Yalan söylediğimizde karşımızdakinin gözlerine bakmaktan kaçınırız ve kendi gözlerimizi saklamak isteriz. Bu nedenle gözleri kaçırma, göz kapaklarına dokunma ve ovuşturma gibi hareketler gözlemlenebilir. Unutmayın, yalan söyleyen kişi göz kontaktı kurmaktan kaçınacaktır.


Bu hareketin geçmişi de çocukluğumuza dayanır. Ebeveynlerimizin suçlamalarını duymamak için çocukken genellikle kulaklarımızı kapatırız. Bu hareket bir alışkanlık haline gelir. Gergin hissettiğinde insanlar kulak memeleriyle oynar ve onları çeker. Kulaklarına dokunarak kendilerini yalanların dışında bırakmak isterler.



Kaynak: Milliyet


Kaynak

Motivasyon Şarkıları

Çok iddialı bir başlık oldu ama cidden yaptığım listedeki müzikler inanılmaz. Bazılarını dinlemişsinizdir mutlaka, ama bazıları artık kulağınızdan düşmeyecek. Spor yaparken, sağlıklı hareketler yaparken, güne başlarken, bir işe başlarken, bilgisayar başında çalışırken sizi motive edecek müzikler.

TOP 10 tamamen benim favorilerim. Beğenip beğenmemek size kalmış. Umarım beğenirsiniz

En İyi Motivasyon Müzikleri

TOP 10 

1- Jorge Quintero – 300 Violin Orchestra

2- 50 Cent – Ready for war

3- Bill Conti – Gonna Fly Now

4- Aqua Vitae

5- Night Hounds – Final Hour

6- Clint Mansell – Requiem for a dream

7- Survivor – Eye of the tiger

8- Trevor Jones – Promentory

9- Eminem – Till I Collapse

10- Bill Conti – Going the distance

A) Motive edici Soundtrack Müzikler

Steve Jablonsky – Arrival to Earth (Transformers Soundtrack)
James Newton Howard – Epilogue (I am Legend Soundtrack)
John Powell – Test drive (How to train your Dragon Soundtrack)
Howard Shore – The Ring goes South (Lord of the Rings I Soundtrack)
Howard Shore – The Fellowship (Lord of the Rings I Soundtrack)
Hans Zimmer – Time (Inception Soundtrack)
Hans Zimmer – Red Warrior (The Last Samurai Soundtrack)
Hans Zimmer – Like a Dog chasing Cars (The Dark Knight Soundtrack)
Gustav Holst – Jupiter, the Bringer of Jollity (The Planets Suite)

B) Motive edici pop müzikleri

U2 – It’s a Beautiful Day
Michael Jackson – Beat it
Michael Jackson – Man in the Mirror
U2 – Elevation
Katrina and the Waves – Walking on Sunshine
Bon Jovi – Unbreakable
Bon Jovi – It’s my Life
Elton John – I’m still standing
Beach Boys – Good Vibrations
Ace of Base – It’s a Beautiful Life
Paul Engemann – Push it to the Limit
Paul Hoffman – You’re Unstoppable
Jimi Jamison – I’ll be ready
Men at Work – A Land Down Under
The Rembrandts – I’ll be There For You
Toto – Africa
Smash Mouth – All Star
Cristina Aguilera – Fighter
Mariah Carey – Hero
Nickelback – Gotta be Somebody
Jana Stanfield – Born for Greatness
Emily Shackelton ft. David Cook – Dream Big
Tina Turner – Simply the Best
Jakata ft. Seal – My Vision
Hurts – Wonderful Life
Nelly Furtado – Manos al Aire
Shaggy – Hope
Johnny Nash – I can see clearly now
Des’ree – You gotta be
Jimmy Eat World – The Middle

C) Motive edici Hip-Hop & Rap müzikler

Snap – I got the Power
Tupac – Me against the World
Eminem – Till I Collapse
Eminem – Loose Yourself
The Notorious B.I.G – Sky’s the Limit
The Notorious B.I.G ft. Puff Daddy – Victory
The Notorious B.I.G – Juicy
Nelly – Heart of a Champion
NAS ft. P.Diddy – Hate me now
NAS – Hero
NAS – I can
NAS – One Mic
50 Cent – Ready for War
50 Cent – Get Up
Kanye West – Good Friday
Kanye West – Touch the Sky
Kanye West – Go Hard
Kid Cudi – Heart of a Lion
Kid Cudi – Pursuit of Happiness
Kid Cudi – Up Up and Away
Jay-Z – Heart of a city
Jay-Z – Dirt Off Your Shoulders
Jay-Z ft. Mr. Hudson – Forever Young
NWA – Express Yourself
T.I. – No Matter What
Ghostface Killah – The Champ
Rick Ross – Push It
Outcast – Git Up, Git Out
Cypress Hill – Rock Superstar
MC Hush – All I got
Classified – All about you
Roy Jones Jr. – Can’t be touched
DMX ft. Fort Minor – Give me a Sign (Remix)
Fort Minor – Remember the Name
R. Kelly – I believe I can fly
Royce Da 5’9 – Can’t Nobody Stop Me
Flipside – Someday
Gym Class Heroes – Shoot Down The Stars
Ice Cube – You Can Do It
Magnetic North – Demons (remix)

D) Motive edici klasik müzikler

Jose Quintero – 300 Violin Orchesta
Carl Orff – O Fortuna
Ennio Morricone – The Ecstasy of Gold
Bill Conti – Gonna Fly Now
Luis Armstrong – What a Wonderful World
Enya – Orinoco Flow
Pavarotti – Nessun Dorma

E) Motive edici Rock & Metal müzikler

Phil Collins – Sussudio
Phil Collins – In the Air Tonight
Queen – We Will Rock You
Queen – We are the Champions
ACDC – Thunderstruck
Metallica – Enter Snadman
The Who – Pinball Wizard
Survivor – Eye of the Tiger
Europe – The Final Countdown
Van Halen – Right Now
Kenny Loggins – Danger Zone
Tom Cochrane & Red Rider – Life Is a Highway
Savage Garden – Affirmation
Nirvana – Smells Like Teen Spirit
Red Hot Chili Peppers – Can’t Stop
Billy Talent – Red Flag
The Killers – When you were young
Blur – Song 2
Skillet – Awake and Alive
Breaking Benjamin – I will not bow
P.O.D. – Boom
Linkin Park – In the End
Pillar – Frontline
Blue October – Jump Rope
Paul Stanley – Live to Win
All American Rejects – Move Along
Drowning Pool – Let the Bodies hit the Floor
Rise Against – Prayer of the Refugee
Disturbed – Down with the Sickness
Dope – Survive
Pantera – 5 Minutes Alone
Rob Zombie – Dragula
Amon Amarth – Gods of War Arise
Nine Inch Nails – Wish
Dope Stars Inc – Bang Your Head
Probot – Shake Your Blood
Saliva – Ladies and Gentlemen
Skillet – Monster
Skillet – Hero
ACDC – Highway to Hell

F) Motive edici Techno, Electronic & House müzikler

Tom Pulse – Cuando
Daft Punk – Harder Better Faster Stronger
Daft Punk – Around the World
David Guetta vs. David Bowie – Just For One Day (Heroes)
Tiësto – Power Mix
Big Ali – Neon Music
Guru Josh Project – Infinity
Dave Darell – Freeloader
Spencer & Hill – Housebeat
Eiffel 65 – Move Your Body

III. Diğer motive edici müzikler

Kutless – What Faith Can Do
Bon Jovi – Unbreakable
Irene Cara – What A Feeling
Optimistic – Sounds Of Blackness
Tracy Chapman – Fast Cars
Suede – Beautiful One
Powerman 5000 – Bombshell
Survivor – The Moment of Truth
Moody Blues – This is the Moment
Michael Franti – Hey Hey Hey
Guano Apes – Open Your Eyes
Foo Fighters – Everlong
Bon Jovi – Lay Your Hands on Me
Stevie Wonder – I Wish
Gary Glitter – The Hey Song
POD – Boom
Muse – Invincible
Muse – Butterflies and Hurricanes
The best Hip Hop melody by The Knarly Project
Crysis 2 Full Soundtrack – Hans Zimmer
Crimson Tide Theme – Hans Zimmer
The Rock Theme – Hans Zimmer
Heavy Rain – Ethan Mars Theme
Journey to Transilvania – Alan Silvestri (van Helsing Soundtrack)
Assassins Creed, Access the Animus – Jesper Kyd
Matrix Revolutions, Burly Brawl – Don Davis
Assassins Creed II, Venice Escape – Jesper Kyd
Crysis Warhead, Hovercraft Pursuit Theme – Peter Antovszki
Europa – Globus
Truth Be Known – Atlas Plug
Clint Mansell – Lux Aeterna
Watch me shine – Joanna Pacitti
Through The Rain – Mariah Carey
Winner – Kizzy McHugh
Go the distance – Michael Bolton
Can Do It – Helloween

Kaynak: bodytr-IceMan


Kaynak

Nefes Egzersizleri


Nefes, sağlıklı olma ve iyileşmede temel anahtarlardan birisidir ve nefes almadan tam olarak yararlanmak için tüm yeteneklerimizi kullanmamız gerekir. "İnsanlara kendiliğinden iyileşmeye ulaşabilmeleri için tek bir şey yapmalarını söylemek zorunda kalsaydınız söyleyeceğiniz şey ne olurdu?" diye sorulsa şu yanıtı vermek gerek. "Nefesinizle çalışın!"Nefes alma sistemlerinden en basit olanı onu gözlemlemek, herhangi bir şekilde etkilemeye çalışmadan nefes alma temponuzu zihninizle izlemekten başka bir adım atmamaktır. Bunu sağlamak için;2- Dışa Vererek Başlama : Nefes alma süreklidir, başı ya da sonu yoktur, ama doğrusu, bir nefesin içe çekerek başladığı, dışa vererek sona erdiği gibi bir düşüncemiz de vardır. Bu yaklaşımı tersine çevirmeye çalışalım. Beş dakikalık Nefes Alma Gözlemi`nin sonunda bunu deneyin. Yine, dikkatinizi onu etkilemeye çalışmadan nefes almaya yoğunlaştırın, ama nefesi dışa vermeyi her yeni nefesin başlangıcı olarak deneyin. Bunu sadece bir dakikalığına yapın. Bu şekilde tersine çevrilmiş nefes almanın ne kadar farklı olduğunu göreceksiniz. Nefes almaya dışa vererek başladığınız zaman, kendinizi nefesinize çok daha yakın hissedip, pasif biçimde izlemektense aktif biçimde onunla içiçe olduğunu düşünebileceksiniz.Bu yön değişikliğini yapmanın önemli bir psikolojik nedeni var: Nefesi dışa vermeyi denetleme potansiyeliniz nefesi içe çekmeyle kıyaslandığında daha fazladır. Çünkü ciğerlerinizden çıkan havayı sıkıştırmak için kaburgalarınız arasındaki iradenizle yönlendirdiğiniz kasları kullanabilirsiniz ve bu kas sistemi havayı içeri çekerken kullanılandan çok daha güçlüdür. Dışarı daha fazla hava verdiğinizde, kendiliğinden içeriye daha fazla hava alırsınız. Solunum, derinleştirmek istenilir bir şeydir ve bunu yapmanın en kolay yolu da nefesi dışa vermeyi her ayrı nefesin ilk kısmı olarak düşünmeye başlamak, nefesi içe çekme konusunda hiçbir kaygı duymamaktır. Çin alfabesinde "nefes"in iki parçası vardır; bunların birisi "dışa verme", diğeri ise "içe çekme" anlamına gelir ve dışa verme önce gelmektedir.3- Kendinizi Nefesinize Bırakma: Bu egzersiz en iyi biçimde sırt üstü yatarken yapılır, böylece uyurken ya da yeni uyanmış bir halde de denemek isteyebilirsiniz.a.      Gözlerinizi kapatın, kollarınızı vücudunuzun yanında tutun ve dikkatinizi onu etkilemeye çalışmadan nefes almanızda yoğunlaştırın.b.      Şimdi nefesinizi her içeri alışınızda evrenin rüzgârının size doğru estiğini, her dışarı verdiğinizde ise geri çekildiğini hayal edin. Nefesin pasif alıcısı olduğunuzu düşünün. Evrenin nefesi sizin içinize girdikçe, bırakın bu nefes, el ve ayak parmaklarınızın uçlarına kadar vücudunuzun her parçasına nüfuz etsin.c.      Nefesi on defa dışa verip içe çekmeniz süresince algılamanızı durdurmaya çalışın. Bu işlemi günde bir defa yapın.(1)     Rahat bir pozisyonda dik, gözleriniz hafif kapalı olarak oturun.(2)     Dikkatinizi nefesinize yoğunlaştırın ve mümkünse aşamalar arasındaki değişiklikleri takip ederek, içe çekip dışa vererek nefes temponuzun ritmini izleyin.Bunun her gün beş dakika boyunca uygulanması yerinde olur. Dikkatinizi nefes temponuzda yoğunlaştırıp onu izlemekten başka bir amacınız olmamalı. Nefesiniz nasıl değişirse değişsin, titreşimler çok küçük olsa bile, onları izlemeye devam edin. Bu temel bir meditasyon biçimi, bir gevşeme yöntemi ve beden ile zihni uyumlaştırmaya başlamanın bir yoludur.Dilinizi yoga pozisyonuna getirin;Dilinizin ucunu üst ön dişlerinizin iç yüzeyine değdirin, sonra minesine, dişiniz ile ağzınızın üstü arasındaki yumuşak dokuya dayanana kadar dişlerinizin üstüne kaydırın. Tüm egzersiz boyunca dilinizi orada tutun. Tamamen ağzınızdan, duyulabilir bir ses çıkararak (bir whoosh sesi), dışarı nefes verin ve nefes alın. Ağzınızı kapatın ve (içinizden) dörde kadar sayarak sakince burnunuzdan içeri nefes alın. Sonra nefesinizi yediye kadar sayarak tutun. Son olarak, sekize kadar sayıp ağzınızdan ses çıkararak nefes verin. Bu bir nefes döngüsünü oluşturur. Toplam dört defa tekrarladıktan sonra her zamanki gibi nefes alın. Diliniz o haldeyken dışa nefes vermekte zorlanıyorsanız dudaklarınızı büzmeyi deneyin; bunu yapmayı kısa sürede öğrenebilirsiniz. Egzersizi yapma hızınız burada önemli değildir. Önemli olan, "içe çek, tut, dışa ver" şeklindeki dört, yedi, sekiz oranını takip etmektir. Nefesinizi rahatça uzun bir süre tutabilmeniz sizi sınırlayacağından, sayınızı buna göre ayarlayın. Bu egzersizi yaparken yavaşlatabilirsiniz ki bu da istenilir bir şeydir. Bunu en azından günde iki defa yapın.Gevşeme Nefesini herhangi bir yerde yapabilirsiniz, ancak bir yerde oturuyorsanız dik durmaya çalışın. Akşamları yatağa giderken, uyumadan hemen önce yapmanızı salık veririz. Gece uyanırsanız da tekrar uyumanızı, düşüncelerinizden kopup duygusal çalkantılar yaşamamanızı sağlar. Ayrıca sinir sistemine harika etkilerde bulunur. Özel olarak da, içselleşmiş kaygıyı azaltıp, sindirim, dolaşım ve diğer sistemlerin daha uyumlu biçimde işlemesini sağlayarak sempatik-parasempatik sinir sisteminin faaliyetlerinin hızını düzenliyor. Bu çalışmanın yararları süreç içinde ve katlamalı olarak ortaya çıkar, en sonunda tüm sinir sisteminin daha sağlıklı biçimde işlemesini sağlar. Ayrıca kan basıncının yükselmesi, ellerin üşümesi, bağırsakların tahriş olması, kalp aritmileri görülmesi, düzensiz anksiyete ve panik ile birçok yaygın hastalıkta da özel bir tedavi işlevi görür. Bu yöntem en etkili ve vakitli gevşeme yöntemlerinden biridir.Bu egzersiz gevşetici olmaktan ziyade uyarıcıdır. Dolayısıyla bu teknikten kendinizi uyuşuk ya da zihinsel bakımdan tembel hissettiğiniz zamanlarda canlanmak amacıyla yararlanabilirsiniz. a.      Dik durarak ve gözleriniz kapalı olarak rahatça oturun ve gevşeme nefesinde tanımlandığı şekilde dilinizi yoga pozisyonuna getirin.b.      Ağzınızı hafif kapalı tutarak burnunuzdan hızla nefes alıp verin. Nefesi içe çekme ve dışa verme eşit sürede ve kısa olmalı, köprücük kemiğinin hemen üstünde, boynunuzdaki kasların ve diyaframınızın gerildiğini hissetmelisiniz. (Hareketliliği hissetmek için ellerinizi bu bölgelere koymayı deneyin.) Göğsün hareketi, hava basan bir körük gibi hızlı ve mekanik olmalıdır. Aslında bu egzersizin Sanskritçe ismi de "körük nefesi" anlamına gelmektedir. Hem içe çekerken hem dışa verirken nefes alışınızın sesi duyulmalıdır. Eğer rahat olarak yapabiliyorsanız hızı saniyede üç devire çıkarabilirsiniz.Bu egzersizi ilk denemede sadece onbeş saniye süreyle yapın, daha sonra her zamanki gibi nefes alın. Her seferinde süreyi beş saniye kadar artırın ve tam bir dakikaya ulaşmaya çalışın. Bu gerçek bir egzersizdir. Dolayısıyla kullandığınız kasların yorulduğunu hissedebilirsiniz. (Kuşkusuz bu egzersiz kaslarınızı kuvvetlendirecektir.) Ayrıca başka birşeyi daha hissetmeye başlayacaksınız: Her zamanki gibi nefes almaya döndüğünüzde bedeninizde belli belirsiz ama kesin bir enerji hareketi olacaktır. Belki, bunu kollarınızda bir titreme ya da karıncalanma olarak hissedebilirsiniz. Bunun yanında kendinizi daha uyanık hissedebilir ve yorgunluğunuzun kalmadığını görebilirsiniz. Bu olay, aşırı karbondioksit vermenin sonucunda psikolojik değişikliklere yol açan, hızlı hızlı ve derin nefes alma durumu değildir. Körük nefesini tam bir dakika sürdürebilmeniz durumunda, bunu öğleden sonraları, kendinizi canlandıracak kafeinli bir içecek yerine deneyin. Bu yöntemin yararını özellikle araba kullanırken uyuklamaya başladığınız durumlarda da görürsünüz. Ayrıca bu egzersizi üşüdüğünüzü hissettiğiniz zaman kendinizi ısıtmak için kullanabilirsiniz. Bu egzersizi ne kadar çok yaparsanız, onun yarattığı enerjinin o kadar çok farkında olursunuz.Günlük Yaşantımızda Nefes Alma Sistemlerinin Kullanımı:Nefes Gözlemi gevşemenize yardımcı olacak bir meditasyon pratiğidir ve nefes alma tekniği yoga geleneğinin eski bir tekniğidir. Düzenli yapma alışkanlığını edinirseniz kendi adınıza büyük bir kazanç olacaktır. Günde beş dakika yapılması istenmişti bu nefes gözleminin tanımında ancak istediğiniz kadar yapmakta da tabiki serbestsiniz. Bu pratiği sabahları beş dakika yapmanızı özellikle tavsiye ederim. Bu süreyi artırırsanız kendinize daha uygun şekillerde düzenleyebilirsiniz.Nefesi tersine çevirme tekniği, nefes alma kapasitenizin gelişmesine katkıda bulunarak sağlığınızı genel olarak olumlu yönde etkileyecektir. Bu tekniği günde bir dakika yapmanız salık verilmişti fakat her aklınıza gelişinde ya da her boş vakit bulduğunuzu düşündüğünüzde de yapabilirsiniz. Bunu beş dakikalık Nefes Gözlemine dahil etmeniz de mümkündür.Kendinizi Nefesinize Bırakma tekniğinde günde bir defa yapmanız istenen zihinde canlandırma oyunu da her yerde ve her zaman yapılabilir, yalnız gece yatmaya gittiğinizde ya da sabah ilk uyandığınızda yattığınız yerden yapmak daha kolayınıza gelebilir.Gevşeme Nefesi, her biri dört nefes alıp vermeden oluşan en az iki seansı gerektirmektedir. Bu egzersizi günde iki kere ve sekiz devire çıkarmanız daha yerinde olur. Kuşkusuz bu egzersizi kendinizi kaygılı, morali bozuk ya da fiziksel bir sıkıntı çektiğiniz herhangi bir zamanda da yapabilirsiniz, fakat iki seansı zorunlu bir asgari ölçü olarak benimsemenizde ısrar etmek gerekir. Bu egzersizlerden birini sabahları, doğal olarak meditasyon konumuna getirdiğinden, meditasyon yapmadan önce de tercih edebilirsiniz. Uyarıcı Nefes de her zaman yapılabilir. Kendinizi uyuşuk ya da zihinsel açıdan tembel hissettiğiniz zamanlarda canlanmanız açısından son derece yararlı bir egzersizdir ancak bunu her koşulda günde en az bir defa yapmanızı öneriyorum. Gevşeme Nefesi'nden önce yapmak da sizi daha kolay biçimde bir meditasyon ortamına getireceğinden sabah ritüellerinizle birleştirmeniz de uygun olacaktır.Bu beş nefes egzersizini şu şekilde düzenleyebiliriz:Gevşeme Nefesi (uyarıcı nefesin hemen arkasından)Nefes Gözlemi (asgari beş dakika ve gevşeme nefesinin hemen arkasından)Nefesi İçe Çekme ve Dışa Vermeyi Tersine ÇevirmeKendinizi Nefesinize Bırakma (on nefes)Gevşeme Nefesi (on nefesin hemen arkasından)Bunların hepsi on dakika bile sürmezken, sağlığınızda önemli gelişmeler sağlamanıza yarayabilir. Bu sistemleri seveceğinizi ve gece seansından sonra harika bir uykuya dalacağınızı düşünüyorum. Nefes alma çalışmasının yararlarının günlük pratiklere bağlı olduğunu, yavaş yavaş ve katlamalı biçimde artarak görüldüğünü unutmayın.

Kaynak

Beynin Gizli Güçleri

Hiçbir güç hafife alınmamalıdır. Ve bilgece kullanılmalıdır. Karma yasasını unutmayın. Ne ekerseniz, onu biçersiniz. Ne düşünüyorsanız, zihniniz o olur. Güç dayanıklılığın bir formudur. Bu kitaptan sonra düşünme yetiniz güçlenmiş olacaktır. Düşünme yetinizi güçlendirmeniz demek temel bir beceriyi başarıyla tamamlamış olmanız demektir; yani bilinçli olmayı. Gerçek benliğinizin, gerçek durumunuzun ve gerçek yaşamınızın tamamen bilincinde olmalısınız. Etrafınızda zannettiğinizden çok daha fazla şey vardır ve bunun hep farkında olmanız iyi olur. Örnek: Televizyon seyredebilirsiniz ama televizyon anteninizden gelen frekans dalgalarını göremezsiniz. Hoparlörden gelen müziği duyabilirsiniz ama ses titreşimlerini gözlerinizle göremezsiniz. Fiziksel gözlerinizle bu gibi şeyleri göremezsiniz ama bir parçanız bu görünmez şeylerin bilincindedir. “Bir yanınız bu gibi şeylerin farkındadır” derken göremediğiniz şeylerin var olduğuna inanmak realitenizde vardır. Realiteniz bir şeyin detaylarını kurcalamadan da inanabilir ya da anlayabilir, o şeyleri göremeseniz bile onların var olmaya devam ettiklerini bilirsiniz. Bu gibi görünmeyen şeylerin işleyişini anlayamasanız da size garip bir kavram gibi gelmez. İnanç sisteminizde bunu kabul etmek vardır ve bu içinde yaşadığınız gerçekliğin bir parçası haline gelir. Bir kere realiteniz oldu mu, genellikle üzerinde bilinçli olarak düşünmezsiniz. Peki, neden birçok insan zihninizin görünmeyen titreşim ve frekansları yaydığını kabul etmekte zorlanır? Elektrik kaynaklarından tüm görünmez elektrik frekanslarına inanıyoruz da neden görünmez insan “sesinin” içimizden geçeceğini anlamakta zorlanıyoruz ya da bunu gözden kaçırıyoruz? Zihninizin etrafınızdaki dünya’yı ve olayları etkileyebilecek yeteneğe sahip olduğu bilgisi halen birçok insana garip görünüyor. Ama gariptir ki cep telefonlarının frekans yayıp çevreyi etkileyeceğine inanırlar.

Bu bilgiler görünmez şeyleri kendi gözünüzle nasıl görebileceğinizi öğretmeyecek. Ama görünmez dünya’yı nasıl ele geçireceğinizi ve nasıl kendi komutanıza alacağınızı gösterecektir. Bunu yapmaya başladığınızda yeni farkındalığınız realiteniz ve genel deneyiminiz olacaktır. Artık “beyninizden gelen frekansların başkalarının beynine ulaştığı” düşüncesi size hiçte uzak gelmeyecek. Zihin, dünyamızı şekillendiren milyonlarca düşünce ve fikri yaratır, anlar. Bu nedenle zihin, gücün bir formudur. Düşünce gücünüzü geliştirmek tek temel beceriye bağlıdır; BİLİNÇLİ OLMAK. Bu bölüm boyunca, konsantrasyon ve imgeleme güçlerinizi geliştireceksiniz. Bu beceriler zihin gücü kontrolünün temelidir. Yaşamınızdaki olaylar ve etrafınızdaki deneyimler yaşamınıza sokmayı seçtiğiniz şeylerin sonucudur. Çoğu insan buna inanmak istemiyor çünkü bu, başlarına gelen olumsuz şeyi kendilerinin istemesi anlamına geliyor. Birçok insanın “istediğinizi alırsınız” düşüncesini kabullenmemelerinin sebebi vardır: farkında olmadan hayatlarındaki olayların düşüncelerden kaynaklandığını keşfetmek çok zordur. Örnek: Buzdolabında olmayan 1 elmayı düşünmeyi seçip sonra kalkıp buzdolabına baktığınızda bir elma elde edemezsiniz. Yine de kesinlikle zihniniz istediğiniz şeyi size getirecektir. Ama bunu daha çok olaylar ve çevrenizdeki enerjiler vasıtasıyla yapacaktır. Bir arkadaşınızın elinde bir elma ile çıkıp gelebilir. Ya da bir arkadaşınıza ziyarete gittiğinizde fazladan bir elmalarının olduğunu görebilirsiniz. Hedefleriniz GERÇEKLEŞECEKTİR. Ama neyi istediğinizi bilmeli ve sabırlı olmalısınız. Dilemek, ummak, arzu etmek ve zihninizin amaçlarını gerçekleştirmesi arasında bir fark vardır: Zihniniz korkunç derecede itaatkardır. Ondan ne isterseniz yerine getirecektir doğru bir şekilde istediğiniz takdirde tabii…!Zihninizin yüksek boyut seviyelerinde daha etkili olmasının sebebi beyin dalgalarınızın ya da düşünce dalgalarınızın o seviyeyle çok daha eşit ya da uyumlu boyutta olmasındandır. Düşünceler ve yüksek boyutlar el ele giderler. Bu düşünce çok önemli ve bilinmelidir. Etrafınızdaki dünyada uygulanabilir teknikler bulabilirsiniz ama daha yüksek boyutları ya da farkındalığın daha yüksek seviyelerini içeren tekniklerin 3ncü boyut tekniklerinden daha hızlı ve daha güçlü etkisi vardır. Hayatınızı ve yaşamınızdaki olayları lehinize çevirmek için düşüncelerinizi kullanmanın anahtarlarından biri İÇE BAKIŞINIZI KULLANARAK İÇİNİZDE ARAMAKTIR. Bu imgeleme kavramına girer. Hedefinizin gerçekten olduğunu zihninizde canlandırdığınızda bilinçaltınızı ya da farkında olmayan zihninizi kandırarak etkilemiş olursunuz. Zihninizin gözü kalıp tahtasına benzer. Her şey orada başlar. Zihninizin gözüyle görmeye devam edin. Aklınızda bir imge tutmak istek ve arzularınızı gerçekleştirmek için gerekli bir adımdır. Etrafınızdaki her şey önce birinin düşüncesinde başlamıştır. Bir eve bakın, tüm gerçekçiliği ile önünüzde ona dokunabilir koklayabilir hatta ön kapının tadına bile bakabilirsiniz. Evi 3 boyutlu gerçek fiziksel bir nesne olarak algılarsınız. Orada gerçekleşmiştir. O evin yapıldığı anın en başına giderseniz, neticede evin var oluşunun birinin düşüncesine dayandığını görürsünüz. BUNU KAVRAMANIZ ÇOK ÖNEMLİ. Mutlaka birileri evin planının nasıl olması gerektiğini önce zihninde tasarlamıştır. Düşünceler kağıda dökülerek 3 boyutlu dünyanın temel taşları gerçekleştirilmiştir. Bundan sonraki aşama üretim ve inşaat aşamasıdır. Her aşama birinin düşüncesiyle oluşur. Etrafınızdaki her şey böyle oluşmuştur. Sadece hayatınızda yarattığınız şeylere bakın. Düşüncenin somutlaşmasının mistik bir kavram olduğunu düşünüyorsanız o zaman dünya tümüyle mistik bir yerdir. Evren her şeyi kopyalar, detaylandırır, üretir ve sonuç olarak hayaliniz gerçekleşir. İnsanda telepatik yeteneklerin ortaya çıktığı 3 mod vardır: Bir tanesine İçgüdüsel telepati denir. Birinin eterik bedeninin çarpışması sonucunda ortaya ortaya çıkan telepati türüdür. Telepatik “mesaj” bu eterik özle taşınır ve kişiye en iyi şekilde bedenin güneş sinir ağı (solar pleksus) alanından ulaşır. Bu nokta, bir başka görünmez bedene giden doğrudan bir bağlantıdır. Genelde astral beden olarak adlandırılır. Tanımı ise duygusal ya da hisseden bedendir. Prana, yaşam gücü veren ve her yerde olan enerjidir. Bir çok ismi vardır: Orgone enerjisi, Ki, Yaşam Gücü, Light Spiral ve daha bir sürü.Dalağınız güneş sinir ağı merkezinin yakınındadır. Prana normalde buraya girer ve buradan yayılır. Sonrasında kişinin bilincine ulaşmaktadır. Telepatik düşünceler diyafram vasıtasıyla ortaya konulur. Günümüzde bu büyük ölçüde yok olmuştur. Telepatinin bir sonraki modu zihinsel telepatidir. Zihinsel telepati genellikle boğaz bölgesinden ve biraz kalpten, çok az da polar pleksustan doğar. Zihinsel güç çalışmalarında daha yetenekli hale geldiğinizde doğrudan kişiyi boğazdan vuracaktır. Teknikleri kullanırken düşüncelerin nereden vuracağını bilmek pek işe yaramasa da bu küçük bilgiyi kullanmak isterseniz harika olur. Ama yine de çok gerekli değildir çünkü otomatikman gerçekleşir. Zihin gücü tekniklerinin nasıl işlediğini anladığınızda kendinize daha çok güvenecek, realiteniz artacak en önemlisi bir temel oluşturacak ve böylelikle bu kitabı aşabilme ihtimaliniz artacak. Çok ileri seviyeye ulaştığınızda telepatik modunuz sezgisel telepatiye dönüşecektir. Bu da alıcı olmanız ve daha yüksektekilerle ve daha yüksek amaçlar için iletişim kurabileceğiniz anlamına gelir. Bu tür zihin işlevi kaşlarınızın arasından fiziksel olmayan iletişimleri alıp boğaz bölgenizden geri vermenize neden olur. Telepatik yeteneklerinizi engellemenin en güçlü iki yolu aşırı derecede başarılı olma isteği ve başarısızlık korkusudur. İleri derecede zihin gücünüzü kullanırken UMURUMDA DEĞİL tavrını takınmalı ve saplantılı olmamalısınız. Kendinizden % 100 emin ve güvenli tavrınızla teknikleri uygulayın ve sonra dikkatinizi başka bir şeye çevirin. BIRAKIN UÇUP GİTSİN çünkü tekniklerinizin ve becerilerinizin DAİMA işe yaradığını bilirsiniz ve er ya da geç istediğinizi elde edersiniz. Bilgiye sahipseniz başarılı OLACAKSINIZ. Etrafınızda fark ettiğinizden çok daha fazlasının olduğunu anlamanız önemlidir.Örnek: Televizyonun önüne geçtiğinizde anteninize gelen radyo dalgalarını göremezsiniz. Hoparlörlerden gelen müzik sesini duyabilir ama ses titreşimlerini göremezsiniz. Ama bilinciniz bu gibi şeylerin farkındadır. Bu etrafınızı saran görünmez dünya zihin gücü tekniklerini çalışırken sizin gerçekliğiniz olacaktır. Disiplinle, kullanılmayan güçlerin üzerinde egemenlik kurabilir ve sonuçlarına odaklanabilirsiniz. Bu yazının amacı tek kelime söylemeden ya da tek bir harekette bulunmadan başkalarını nasıl etkileyebileceğinizi keşfetmenizi sağlamaktır. Başkalarıyla telepati kurarak iletişim kurma gücüne her zaman sahip olduğunuzu bilin. Unutulmamalıdır ki tüm bunlar ÇALIŞMANIZA bağlıdır. Bir süre, zihinsel ayartma tekniklerini keşfediyor olacaksınız. Başkalarının kendi düşünceleriymiş gibi size çekilmelerini sağlayacak güçlü düşünceleri onların zihnine nasıl sokacağınızı öğreneceksiniz. Etkili mi?…Güçlü mü? Kesinlikle. Elinizde güçlü bir silah var, güçlerinizi bilgece kullanın.HER YANIMIZI ÇEVRELEYEN ENERJİYaşam enerjisi düşüncelerimizle şekillenir ve gerçekliğimizi bununla şekillendirir. Yaşamınızdaki olaylar kendi seçimlerinizin sonucudur. Düşüncelerinizle yaşamınızı bilinçli bir şekilde öğrendiğinizde, bunun nasıl olduğunu göreceksiniz. Garajınıza kırmızı bir ferrari’nin park edildiğini hayal edip dışarı bakarsanız arabayı göremezsiniz. Zihniniz daima size istediğiniz şeyi verecektir ama olaylar ve etrafınızdaki gizli enerjiler vasıtasıyla. Hedefleniz gerçekleşir ama sabırlı ve neyi istediğinizi bilmek zorundasınız. Enerji bir sonuç için şekillendirilir. Düşüncelerimizle realiteler yaratırız çünkü düşüncelerimiz saklı enerjiler arasında dolaşır ve düşünceler somut formlara dönüşür. Olumlu düşünme olumlu enerjileri ve çoğu zaman olumlu sonuçları kontrol altına alır. Bu, enerjinin en kolay kullanımıdır. Ama çaba gerektirir, olumlu düşünme gerçek psişik ya da zihinsel kontrol kadar etkili ve yoğun değildir. Dayanılmaz güce sahip olan için saklı enerji dalgalarının kontrolünü ele almanın üstün bir tekniği vardır.Düşüncelerinizin yaşamınızı ve çevrenizi ustalıkla idare etmesi için iç görünüzü kullanarak bunun içinizde olduğunu görmelisiniz. Bu kavrama imgelem denir. Ve zihin gücünüzü geliştirme çalışmanızın temelidir. Zihin gözüyle görmeyi öğrenmek zorundasınız. Daha ileride ne imgelerseniz onu hissedebilmeli, dokunabilmeli ve koklayabilmelisiniz. Zihninizde bir hedefinizin gerçekten oluyormuş gibi gördüğünüzde, etkili bir şekilde zihninizi kandırırsınız. Zihin gözünüz zincirleme etki oluşturur. her şeyin başladığı nokta burasıdır. İmgelemeniz işi başlatır ve sonra zihninizin bir parçası olayları etkiler. BEYİN FREKANSLARI VE BEYİN BAŞLATICILARIBeyniniz bir radyo gibidir… elektrik dalgalarını alır ve yayar. Frekanslar, elektrik faaliyetlerinin ölçüldüğü ve grafiğinin çıkarıldığı aralıklardır. Her şey bir ölçüde frekans yaydığı için frekanslar etrafınızı sarar ve bedeninize bile nüfuz eder. Yeryüzünün ise kendine özgü frekansları vardır. Bedeniniz hareket ettiğinde, bu hareketler etrafınıza iletilir. İyonosfer katmanı (buna iyonosferik kovuk da denir) yaklaşık 9.5 cps’lik(saniyedeki devirler, 7.5 civarındaydı ama şimdi çok hızlı şekilde artıyor) frekansa sahiptir. Bedeniniz 6.8 ve 9.5 Hz arasında titreşiyor. İskeletiniz ve iç organlarınızın birbiriyle uyumlu hareketleri yaklaşık 8 ile 9 cps hızındadır. Bu da şu anlama gelir: bedeniniz ve iyonosferik kovuk toplamda eş zamanlı hareket eder. Gezegenle birlikte yankılanırsınız ve birbirinizle enerji alışverişinde bulunursunuz. Ne kadar uzaklıktan enerjinizi yeryüzünün elektromanyetik kovuğuyla paylaşabilir ve enerjinizi yayabilirsiniz? Yaklaşık 40.000 km. ya da gezegenin yaklaşık tüm çevre uzunluğu kadar. Başka bir deyişle, zihninizden ve bedeninizden gelen sinyaller bu iyonosfer kovuğu vasıtasıyla tüm gezegene yaklaşık saniyenin yetmişte biri kadar hızda yayılır. İnsan bedenleri ve çevre arasındaki frekans bağı nedeniyle güneş/ay/fırtına/gökgürültüsü ve insan davranışlarındaki değişiklikler (mesela: dolunay deliliği) arasında bir ilişki vardır. Hatta benzer ilişki güneş ışınları ile hisse senedi fiyatları arasında da buna benzer bir ilişki vardır. Sadece biz çevremizi etkilemiyoruz, çevremiz de bizi etkiliyor. Çünkü her ikimiz de aynı frekansta (7-9.5 cps) titreşiyoruz. Ya da daha iyi bir ifadeyle biz ve gezegen aynı şekilde frekans değiştiriyoruz. Zihin gücü tekniklerini uygulamaya başladığınızda düşünceleriniz “bulanık geçici arzular” peşinde olmadığında isteğiniz somut ve gerçek olur. Zihnin frekanslarını anladığınızda başkalarının düşünce dalgalarının da kolaylıkla sizinkiyle uyumlu olduğunu göreceksiniz. Gezegensel frekans arttıkça sizin kişisel frekansınız da artacak. Bu nedenle, gerçekleştirme gücünüzü daha kolay ve daha hızlı kullanabileceksiniz. Bu noktadaki şunu bilmelisiniz ki içinde bulunduğumuz gezegenin modern zamanı zihin gücünüzü geliştirmek için en iyi zamandır.İnsan beyninin yaptığı zihinsel aktiviteye göre belli frekansları vardır.BETA: 14-30 cps – zihin fiziksel bir aktivite ile meşgulse ya da tetikteyseALFA: 7-13 cps – hayal kurduğunuzda ya da düşüncelere daldığınızdaTETA: 3.5-7 cps – uyuya kaldığınız anDELTA: 0.5-3.5 cps – en derin uykuya daldığınız anFrekansları Teta’dan Alfa’ya be Beta’ya değişmesine dikkat edin. Nasıl arttığını fark ettiniz mi? Gezegenin frekansı artıyor…bu gezegeninde uyandığı anlamına gelir mi?…içinde bulunduğumuz zamanlara bakarsak ilginç bir düşünce! Tüm bu farklı durumlara 24 saatlik zaman diliminde girebilirsiniz (uykusuzluk hastalığınız yoksa). Yüksek ölçüde gelişmiş bir zihniniz varsa, bu frekanslara istediğiniz an bilinçli olarak girebilirsiniz. Bu kitabı uygulamaya soktuğunuz an sizin de bunu başarabileceğini umuyorum. Böylelikle her türlü beyin durumuna göre yükseltilebilir ya da alçalabilirsiniz. Beyin dalgalarınız 7 cps ise, bu düşük alfa ya da çok yüksek teta olarak düşünülebilir. Beyniniz bu farklı durumlara girdiğinde olayları farklı bir şekilde deneyimlersiniz.Düşüncelerinizin sizin ve çevreniz üzerinde farklı etkileri olur.Alfa ve Teta durumu özellikle en yararlı olanlarıdır ve bu iki beyin durumuna daha çok başvurulur. Beyin durumu ne kadar düşerse kafanız o kadar rahattır. 1. Beyin dalgalarınız iyonosferin doğal frekansına daha yakın olacaktır…yani çevrenizi lehinize kullanmak ve etkilemek daha kolay olacaktır. Çevre derken bulutlardan, yerden, ağaçlardan bahsetmiyoruz…yaşadığınız alanı kapsayan mekanı,enerjiyi,zamanı kastediyoruz. 2. Zihninizi kullanmak için farkındalığınız ve yeteneğiniz daha kolay ve daha güçlü hale gelecektir. Bu tüm zihin gücü çalışmanızı etkileyecektir. Farkındalığın çeşitli hallerine ve bilincin çeşitli aşamalarına ulaşabileceksiniz.3. Kalp atışınız yavaşlayacak ve bedensel fonksiyonlarınız rahat konuma gelecektir. Unutmayın giriş bölümünde içsel bedensel fonksiyonlarınızla bilinçaltınız nasıl ilgileniyordu? Zihninizin uğraşacağı bir sürü işi var, hücre bölünmesinden tutun, kan pompalamaya, sinir uyaranlarını analiz etmekten anı depolamaya kadar bir sürü şey. Zihniniz kesinlikle meşguldür ve tüm bunlar olurken sizde başka şeylerle uğraşıyorsunuzdur. Bunları düşünmenize bile gerek yoktur. Temel olarak, beyin dalgalarınız yavaşladıkça ve zihniniz daha da rahatladıkça bedeninizde rahatlar. O zaman zihniniz bedeninizle daha az uğraşır. Farkında olmayan zihniniz teknikleriniz üzerinde daha çok vakte sahip olur. Beden rahatladığında beyninize daha fazla kan pompalanır ve beyin daha fazla beslenir. Bunun tam tersi beden rahatlamayıncaya kadar bu teknikleri uygulayamayacağınız anlamına gelmez. Enerji seviyeniz açısından bazı şeyleri kolaylaştırmak için teknikleri boş mideyle deneyin (aç değil, boş) farkı hissedeceksiniz.4. Beyin dalgalarınız yavaşladıkça daha iyi odaklanırsınız. 5. Siz beyninizin farklı bölümlerine ve fonksiyonlarına ulaşırken bu konuda eğitimsiz olanlara fark atarsınız.Bazılarınız bu beyin durumlarına ulaşmanın oldukça zor olduğunu düşünebilir. “Beyin dalgası senkronizasyon sağlayıcılar” ses bantlarıdır, hipnozdan, bilinçaltı çalışmalarına ve yeni çağ müziğine kadar çeşitlenirler. Hiçbiri gerekli değildir ama kendinizi rahat hissediyorsanız kullanabilirsiniz. Meditasyon yapmanın binlerce yolu olduğu gibi “aşağıya inmenin” de binlerce yolu vardı sır şudur: kendi yolunuzu bulmaktır…kendi yolunuz doğru yol olacaktır. Zihin güzünüzü kullanma biçiminiz parmak izleriniz kadar eşsiz olacaktır! Bu kitap size harika teknikler verecektir ama siz kendi varyasyonunuzu bulacaksınız. Ben kesinlikle size bunu tavsiye ediyorum, kendi tarzınızı bulamazsanız yaratıcılığınızı kısıtlıyorsunuz demektir. Yalnızken beyin dalgalarını yavaşlatma sanatını geliştirmek için daha fazla vaktiniz olur. Kalabalıkta iken, kolaylıkla derin durumlara geçemezsiniz çünkü çok fazla uyaran vardır. Bu engeli aşmak için beyninizi önceden programlayabileceğiniz bir teknik vardır. Bu teknikle kalabalıkta bile derinlere inebilirsiniz. Buna “çapalama” veya “anahtar” denir. Böyle bir şeyi yıllardır duymadığınız bir şarkıyı duyduğunuzda yaşamışsınızdır…bu şarkı geçmişteki bir anı tamamen hissetmenize ya da hatırlamanıza sebep olur. Müzik o zamana sizi çapalamıştır. Zihin gücü tekniklerini uygularken belli bir beyin hali için bir çapa kullanabilirsiniz. Böylelikle o beyin haline şarkı örneğindeki gibi çabucak ve kolayca girebilirsiniz.Zihin gücü tekniklerini kullanacağınız en önemli beyin hali alfa mesafesi ve teta mesafesidir. Becerinizi önce alfa mesafesinde geliştireceksiniz. Beyniniz bu mesafeye geldiğinde rahatlamış olacaksınız, hayal kuruyormuş gibi. Bu ilk anahtardır. Bu halde iken düşünceleriniz zaman ve mekan engelini aşar. Düşüncelerinizi evrene gönderebilirsiniz. Düşünceleriniz vardığı yerde engelleri rahatlıkla aşabilir. Yani düşünceleriniz bir başkasının düşüncelerine rahatlıkla karışabilecek yeteneğe sahiptir. Bu halde kişiyi programlayabilirsiniz. Beyninizi alfa durumuna getirmek zihninizi lehinize kullanmanın ve etkilemenin ilk anahtarıdır.Boyutlar kavramını anlamanız bu tip çalışmaları yürütmeniz açısından çok önemlidir. “Boyutlar nedir?” sorusuna cevap vermek zordur. Bilim adamlarının kendilerine göre fikirleri vardır ve sadece teoriden ibarettir. Boyut kavramı yüzlerce sayfalık derin bir kavramdır. Anlamanız gereken ilk şey tüm yüksek boyut seviyeleri birbirine kaynaşmıştır. Biri bir başka boyuta yükselmekten bahsettiğinde (bu konuda konuşacak çok fazla insan yoktur) bu dikey olarak yukarı çıkma anlamına gelmez. Farkındalığı değiştirecek yüksekliğe çıkmak anlamına da gelmez. Yüksek boyutlar yukarıda, aşağıda, civarda, içinde, yani sizin içinizde ve etrafınızdadır. Hepsi bir kekteki malzemeler gibi birbirine karışık haldedir. Tabii ki bu, siz kendiniz etrafınızdaki 3.boyut dünyasından başka yüksek boyutlardasınız anlamına da gelir.Şu an 3.boyutta olduğunuz kadar 10.boyuttasınız da. “Boyut” kelimesi realite seviyeleriyle ilgili kavrama verilen isimden başka bir şey değildir. “3” ise etrafınızdaki dünya’yı tasvir etmek için kullanılır. Siz 3.boyut dünyasına ayarlısınız. Eğer yüksek diğer boyutlarda da bulunuyorsak neden onları göremiyoruz ya da deneyimleyemiyoruz?Göremez ya da deneyimleyemezsiniz çünkü bunlara ayarlı değilsiniz. Tıpkı televizyona benzer bu durum eğer kanal4’e ayarlanmışsa kanal 11’i göremez ya da deneyimleyemezsiniz. Daha basit kelimelerle ifade edersek, boyut dünyalarının arasındaki fark dalga uzunluklarıdır. 3.Boyutun bellik bir dalga uzunluğu vardır ve siz buna ayarlısınız. Başka bir boyutun dalga uzunluğuna ayarlı olsaydınız şu anda içinde bulunduğunuz yerden başka bir dünyayı görecek ve deneyimleyecektiniz! Dalga boyu anahtardır ve nadir bilinen bir bilgidir. Tıpkı televizyon kanallarını ayarlamak gibi farklı boyutlara ayarlayabilirsiniz kendinizi, tabii nasıl yapacağınızı bilirseniz.Etrafınızdaki 3.boyut dünyasında bulunan tüm nesneleri ölçerseniz ortalama dalga boyu 7.23 cm. olacaktır. Kuantum fiziğinde, her nesne partiküllerden ya da dalgalardan (ses)(dalga boyu) oluşur. Ölçülebilir kendi sinüs dalgası “imzası”na sahiptir. Bu ortalamasıdır ve ayarlı olduğumuz 3.boyut evreninin dalga boyudur (7.23 cm.). Tibet veya Hindu öğretilerinde bu OM sesidir. Bilincinizi başka bir dalga boyuna getirince, etrafınızda gördüğünüz şeyler yeni dünyanın dalga uzunluğuna göre değişecektir. Nerede olduğunuza ve hangi dalga boyu uzunluğuna ayarlı olduğunuza göre hayat bu farklı boyutlarda değişik olacaktır. 3.boyutta insanların olması gibi, daha yüksek dalga uzunluklarında da yaşam ve bilgi bolluğu vardır. Bilim adamları gezegenlerde hayat tespit edememişlerdir. Anlamanız gereken şudur ki bunlar üzerinde çalışan bilim adamları bu gezegenlere 3.boyut dalga uzunluğuyla bakıyor 3.boyut dünyasında yaşıyor ve teleskop, bilgisayar, radar, lazer gibi bir sürü 3.boyut araçlarla çalışıyorlar. Yine de başka dalga boyuna ayarlanamazlar ve gezegenler üzerinde farklı dalga boyu üzerinde çalışırlar. O dalga boyuna ulaşabilselerdi soğuk ve kıraç gezegen tanımlamalarından başka daha farklı bir şeyler bulurlardı. Taş devri 3.boyut dünyasına ayarlıyken aşınmış kaya parçalarının güzelce hizalandığını görürdünüz. Ama farkındalığınızı başka bir dalga boyuna ayarladığınızda çok daha farklı bir şey göreceksiniz. Mısır’daki piramitler 3.boyut dalga boyundan bir mimarlık harikası olarak görülür. Ama farkındalığınızı bir dalga boyuna ayarladığınızda, piramitler karmakarışık görünmez, tamamen farklı bir şey olarak görülür. Dünyamız oldukça yeni bir şeye dönüşüyor. Doğal kaynaklar, ozon tabakası, yağmur ormanları, kimyasallar, hastalıklar, nüfus artışı hep kötüye gidiyor. Aslında olan şey şu; dünya daha yüksek dalga boyutuna geçiyor. 7.23 cm’lik dalga boyu yavaş yavaş soluyor ve yeni bir dalga boyuna gidiyoruz. 4. boyutun 10. ve 12. arasındaki seviyelerine geçmek üzereyiz. Bu seviye “isa bilinci” (koşulsuz sevgi, şefkat, şükran) olarak da bilinir. Bundan dolayı “tüm gözler üzerimizde” yüksek boyut seviyelerindeki varlıklar izliyor, bekliyor ve gözlemliyorlar (müdahale etmeden).Beyin dalgalarınızı değiştirdiğinizde “dalga boyu farkındalığınızı” da değiştirmeye başlarsınız. Farklı dalga boylarına ayarlanmaya başlarsınız. Beyin dalgalarınızı değiştirmek demek bir başka boyuta tamamen geçmenin yolu değildir. Ama beyin dalganızı değiştirdiğinizde farkındalığınızı da hafiften değiştirirsiniz ve 4.boyut parladığında 3. boyutun sisi biraz kalkar. Düşünceler hemen belirir. 4. boyut dalga boyuna ayarlandığınızda ve orada sabit kalabildiğinizde bir şey düşünmek zorundasınız ve düşünceleriniz anında kendini yaratacaktır. Ama şu anda önemli olan şey farkındalığınızı biraz değiştirdiğinizde düşüncelerinizin dünyanızda küçük hızlı bir etki bıraktığıdır. NEYİ GÖRÜYORSANIZ ONU ALIRSINIZİmgeleme işin sırrıdır. İmgeleme fikrinin sizi uçurmasını izin vermeyin. İmgelem yapmak gereklidir çünkü zihin gücünüzü bu şekilde kullanırsınız. Zihninizde bir şeyi doğru bir şekilde görmeyi bilirseniz dünyanızda bunu gerçekleştirebilirsiniz. Daha önce bahsedildiği gibi daha yüksek bir boyuttaysanız zihninizde yarattığınız düşünceleriniz ya da imgeler hemen çevrenizde gerçekleşecektir. İmgeleme fikri insanları şaşırtır oysa bu kavram insan hayatında sürekli kullanımdadır.Mesela; teknik bir ressam bir evi tasarlarken neye benzemesini istiyorsa onu hayal etmek zorundadır. O zaman bu tip bir imgeleme “ezoterik” görülmez. Zihniniz düşüncelerinize itaat eder ve arzunuzu gerçekleştirir. Zihninizin aynı parçası tüm fiziksel fonksiyonlarınızın sorumluluğunu alarak kozmosla ve etrafınızdaki enerji alanlarıyla nasıl iletişim kuracağını bilir. Zihin gözünüzle bir şey gördüğünüzde (imgelemenizle) yüksek benliğiniz işe koyulacak ve bunu sizin için gerçekleştirecektir. Zihniniz zihin gözünüzde neyi tuttuğunuza dayanarak düşüncelerini oluşturur. Yani acil durumlar, aksilikler ve sorunlar olabilir. Hepsi imgelemeyle çözülebilir ama becerinizi yaşamınızın tek bir aşamasında kullanmak isteyeceğinizi anlayacaksınız. Ben çok önemli şeyler için kullanırım diğer şeyleri “akışa” bırakırım. Araba kullanırken tüm yeşil ışıkların yandığını imgelemekle vakit kaybetmem…bunlar önemli değil. Sizinde yapmanız gereken bu; neyin önemli olduğunu bulun ve bilginizi bundan yana kullanın. Teknikler üzerinde iyileşene kadar tek bir kişi üzerinde odaklanmak en iyisi olacaktır. Biraz pratikle, başka bir sürü insan üzerinde de kolayca etki sahibi olabilirsiniz. Kitaptaki teknikler pratik yapar ve kullanırsanız işe yarar. Çalışmaya başladığınızda pratik yapana kadar imgeleme yeteneğinizin sınırlı olduğunu fark edeceksiniz. Sesleri imgelemede zorlanabilirsiniz. Etkili imgeleme için sessiz bir yerde olmalısınız. Çevreniz sessiz olmalı. İmgelemeyi öğrenmeye başlamanın en iyisi ışıkların olmamasıdır. İlk başta yapmanız gereken tek şey gözlerinizi kapatmaktır. Neticede, gözlerinizi açık tutabilirsiniz (kalabalık yerlerde) ve imgeleme beceriniz gün ışığında da gelişecektir.Çevrenizde dağınıklık olmamalı, rüzgar esmemeli, yüksek ses ve diğer bölücü şeyler olmamalı. Unutmayın imgeleme üzerine olan bu bölüm önemlidir önce bundan başlayın ve bunu uygulayın. Her gün en az üç kez ve her seferinde 15 dakika olmak üzere imgeleme üzerinde çalışmalısınız. Oturarak imgeleme yapmak daha iyidir. Uzanırken fazla rahatlayarak uyuyabilirsiniz. Ayrıca dik olacağınız için imgeleme yaparken iç realitenizde dikey konumda olmak imgelemeniz açısından daha iyi sonuç verecektir. Özel bir pozisyona gerek yok. Sadece oturun.İstenen kişi veya olay üzerine imgeleme yaparken zihninizde gerçekten oluyormuş imgesini yaratın. İlk başta zor gelecektir. Ama etkilerini yaşayacaksınız. İmgeleme üzerindeki becerim o kadar gelişti ki gözlerim açıkken bile zihnimde 3. boyut dünyasındaki şeyler kadar gerçekçiymiş gibi şeyleri görebilirim. Başkalarının göremediği sadece kendimin görebildiği bu dünyada kendi imgelerimi yaratarak eğlenirdim. Bunu hayatımı şekillendirmek için kullanabileceğimi bilmiyordum. Etkilerini gördüğümde ise çok şey değişti.Zihninizde durumları gerçekten oluyormuş gibi imgelemek aşağıdaki noktaları hesaba katarak pratik gerektirir. İmgelemeye başladığınızda kendiniz olayın bizzat içinde olun. Kendini bir filmde izliyormuş gibi uzaktan izlemeyin. İmgelerken bir aynaya bakmadığınızın sürece yüzünüzü görmeyin. Tıpkı günlük yaşamın içindeymişçesine hayal etmelisiniz. Sokakta kendinizi yürürken imgeliyorsanız yüzünüzü, başınızı ve sırtınızı göremezsiniz…aşağıya bakarak bacaklarınızı, kollarınızı ve tıpkı “gerçek” yaşamda olduğu gibi göğsünüzü görebilirsiniz. Küçük bir pratikle başlayın. Gözlerinizi kapatın ve geçmişteki bir anınızı zihninizde canlandırın. Detaylar konusunda endişelenmeyin. Pratikle netleşir. Şu anda gitmeyi istediğiniz yerleri imgelemeye çalışın. Bir yerde çalışıyorsanız iş yerinizde olduğunuzu imgeleyin. Başlangıçta fiziksel gözlerinizle imgeyi gerçekten göremezsiniz. Zihninizde, hayal gücünüzde var olur. Fiziksel gözleriniz, göz kapaklarınızın içindeki “siyahlığı” görür. İmgeleme yeteneğiniz pratikle daha iyiye gider bu yüzden acele etmeyin. Gerçekten oluyormuş hissini yaşamanız gerektiğini unutmayın. İlk başta iyi olamayabilirsiniz ama zihninizi buna inanması için kandırabilirsiniz. Şöyle ki; yüzünüzdeki hafif bir sırıtışla zihninizi kandırın ve bu becerinin çok kolay olduğunu düşüncenizde belirtin. O kadar kolay ki gerçek dünyaymış gibi hayal edebilirsiniz. Geliştikçe yüzünüzdeki sırıtış doğal bir biçimde olacaktır çünkü bu harika yeteneğe sahip olmaktan büyük mutluluk duyacaksınız…aynı zamanda koku, dokunma, tatma ve hissetme gibi duyularınızı kullanarak da zihninizi kandırabilirsiniz. Güzel bir yerde olduğunuzu hayal ediyorsanız sadece görmekle yetinmeyin koklayın, dokunun, duyun, duygusal açıdan hissedin. % 100 gerçek olmayacaktır. Ama zihniniz yeterince çaba sarf edecektir. İş yerini hayal ediyorsanız hissedin duvarını masaları kapıları havayı koklayın fotokopi kokusunu koklayın iş yerinde olduğunuzu hissedin. Zihin gözünüzle bir şey yaptığınızı ya da bir yerde olduğunuzu yarattığınızda bilinçaltı zihniniz işe girişir. Ve yaşamınızdaki realiteyi şekillendirmeye başlar. Zihninizde patronunuzun sizi kovduğunu görürseniz, ertesi gün kovulmazsınız. Ama buna devam ederseniz er ya da geç başınızı derde sokarsınız. Deli gibi imgeleme yapın, ilk 2 hafta sıkı tutun hedef belirleyip çalışın 2 haftalık pratikten sonra daha ileride olacaksınız 2 aydan sonra şu anda bulunduğunuzdan çok daha ileride olacaksınız. Kendinizi motive edemiyorsanız o zaman şansınız yok, bu satırları okumayı başkalarına bırakın.Günde 3 kez 15’er dakika imgeleme öneriyorum. Daha fazla yaparsanız hızlı bir gelişme kaydedersiniz. Sizden yapmanızı istediğin ilk şey (tabi ki istediğinizi yapmakta özgürsünüz) imgelemedeki ilk 5 dakikanızı zihin gücüyle ayartmak için kullanın. Ya da bir nesne üzerine odaklanıp tüm duyularınızı kullanarak onu hatırlama üzerine olsun. Belki bir yanınızda bir köpeğin oturduğunu imgelenebilirsiniz. Ona uzanıp evcil hayvanınızmış gibi onu okşayabilirsiniz. Postunun kokusunu alabilirsiniz hatta köpekle yürüyüşe çıktığınızı bile hayal edebilirsiniz. Karşınızdaki masada bir portakal imgeleyebilirsiniz. Onu alır kabuklarını soyarsınız. Suyu yüzünüze sıçrayabilir ve sonra onu midenize indirebilirsiniz tabii çekirdeklerinin çıktığını hayal etmeyi unutmayın. Sonra da bir kedinin portakal kabuklarını kokladığını ve yüzünü ekşiterek koşturduğunu hayal edebilirsiniz. Bu kitabı hayalinizde canlandırabilir bir masanın üzerine koyup sayfalarınızı çevirdiğinizi hayal edebilirsiniz. Bu ilk 5 dakikalık süreçte neyi imgeleyeceğinizi size bağlı. Pratik insanların en çok yapmak istediği ama yapmaktan en çok kaçındığı şeydir. Bu nedenle, dışarıda sadece bir usta ve bir yığın vasat insan harika zihinsel yeteneklerden yoksundur.İmgeleme pratiğinde daha iyi hissettikçe pasif imgelemekten ziyade aktif imgelemeye geçin. Portakal imgesini kullanmışsanız o zaman portakal kabuklarını sınıfınızdaki tahtaya fırlatın ya da portakalı bir arabanın tekerleğinin altına koyun ve suyunun fışkırdığını imgeleyin! Zihin gözünüz her seferinde daha yaratıcı olacaktır. En iyisi yaratıcılıktır ve bu konuda gerçekten iyi olmak için en önemli yoldur. Neyi imgelediğinizin ve pratik seanslarının nasıl olduğunun kaydını mutlaka tutmalısınız. Ne üzerinde çalışabileceğinizin listesini yapın. Uzaktan kumandayla televizyonu açmak gibi alelade bir şey bile pratik seansında yaratıcı bir imgeleme olabilir. Hayalinizde kumandayı elinize alın, onu görün ve hissedin. Bir düğmesinin üzerinde ne yazdığını görün. Sonra aktif olun ve imgeyi değiştirin. Düğmenin üzerindeki kelimelerin farklı görünmesini sağlatın ses + düğmesi yerine kırmızı duvarlar yazdığını görün basın düğmeye etrafınızdaki duvarlar kırmızı olsun. Kanal düğmesi tuşunun üzerinde kelepçe yazısını görün. Düğmeye basın ellerinizin kelepçelendiğini hayal edin. Başka düğmeye basıp kelepçeleri açı, kelepçeleri ellerinizde hissedin, televizyona fırlatın, ekran çatlamasını duyun. İmgelem üzerinde çılgınca şeyler düşünün çünkü imgelemede ne kadar yaratıcı olursanız, zihin gücü becerilerinde o kadar hızlı ve kolay ilerleme kaydedersiniz. İlk imgeleme seansında yapmanız gerekenler bunlardır.NEYİ GÖRÜYORSANIZ ONU ALIRSINIZ II.Beyin dalgaları ile bölümde bu tekniklerin etkili olması için özel bir algı haline geçmenin önemli olduğundan bahsedilmişti. Olağan uyanık beyin halinde de başarılı olabilirsiniz ama daha düşük beyin haline geçtiğinizde etrafınızdaki realiteyi lehinize çevireceğinizi vurgulamıştık. Unuttuysanız hatırlatalım: Uyanık durum BETA durumudur. Beyniniz 14-30 Hz (hertz) aralığında frekans yayar. Gözleriniz kapalı ve imgeleyerek dinlenme durumunda ALFA durumunda (7-13 cps) olursunuz. Bu Alfa durumu etkilemek istediğiniz kişi üzerinde ayartma tekniklerini kullanmak için çok elverişlidir. Düşünceleriniz daha fazla güçle daha net bir şekilde o kişiye ulaşacaktır. Teta durumunda olmak da aynı güce sahiptir. Hatta daha güçlüdür ama başarması sıradan bir insan için çok zordur. Bazı insanların Teta durumunda bilinçli olmayı öğrenmesi yıllarını alıyor ve bazıları bunu hiç başaramıyor.Uykudan az önce beyniniz Teta durumundadır. Uykuya geçme halini genellikle hatırlayabilirisiniz; sadece bir dakika geçmesine rağmen odanızdaki müziğin uzun süre çaldığını hatırlayabilirsiniz.Çok derin Alfadaysanız Tetaya yaklaşıyorsunuz demektir. Ama tam Teta anı Amnezi Noktasıdır. Gezegendeki birçok insanın nadiren hatırladığı bir andır. Genellikle uyandıklarında bilinçlerinin bilinçsiz uykuya geçişini asla hatırlayamazlar. Beden dışı seyahat de daha çok Teta durumuna giriş ve çıkışla Delta esnasında olur. Uykuya geçtiğiniz her gece bedeninizi bırakırsanız. Astral bedeniniz “kalkar” ve kendini fiziksel bedeninden “ayırır”. Genellik fiziksel bedeninizin 5-6 cm. yukarısında asılı kalır. Bunu asla hatırlayamazsınız. Çünkü fiziksel bedeninizden “çıkarsınız” ve beyniniz Teta haline geçtiğinde fiziksel bedeninize “geri dönersiniz” Amnezi noktası kontrol etmesi zor bir noktadır ama size bunun tekniğini daha sonra vereceğim çünkü zihni bu aşamada kontrol etme konusunda ustalaşmalıyız. Amnezi Noktası fiziksel bedeninize doğduğunuz esnada gerçekleşir. Bu hayatta bu bedene girmeden önceki hayatınızı hatırlamamanızın nedeni budur. Teta durumunu kontrol etmeye başladığınızda önceki yaşamlarınıza ait şeyleri hatırlayabileceksiniz. Ama Tetadaki düşüncelerinizi ulaşırsanız bunlar hemen gerçekleşir ve bu nedenle kontrolsüz olmanız bu durumda sabit kalamadığınız taktirde sorunlara yol açabilir. Bu noktada Teta durumu ile Alfa durumu arasındaki zihin gücüyle hissetmenin farkını açıklayalım… Alfa durumunda parmaklarınızla birine bir biçimde dokunduğunuzu imgelerken, karşınızdaki kişi düşüncelerinde bu sıcak ve hafif dokunuşu hissedecektir. Sanki fiziksel elinizle ona dokunuyormuşsunuz gibi dokunduğunuzu hissedecektir, çok gerçekçi olacaktır!İşte düşünce dalgalarınızın bir başkasının zihnine böyle girer. Kafataslarının dışından gelen bu düşünce dalgaları, kafatası kemiklerinin 5 yerinde rezonans ya da titreşim yapar. Bu modele titreşim seviyesine inen (Alfa ya da Teta) Takyonlar “beş altın dalga” modeli denir. Bu takyonlar kişinin beynindeki sıvı kristal yapıyla iletim kurar. Takyonlar Deltonlar sağlar çünkü enerji toplarlar. Aynı zamanda karşıt madde ve madde yaratır. Bu ikili aksiyon olurken, elektronlar oluşur ve elektrikli vuruş beynin bir bölümüne ulaşarak düşüncede elektrikli etkiye dönüşür…Bu nedenle, kişi etkilendiğini algılar. Bu kristalimsi yapı kafa kemiğindeki kalsiyum kemiğinde bulunur (kafatasının içindeki katman etrafında). Bunların tümü organı geren kas alanlarına girer, mikro ayrık alanlara, elektron kabuklarına, faz boşluklarına ve Fourier dönüşümlerine gider. Bu bilgileri ilk defa burada okumuş olabilirsiniz; biz şimdilik kısaca bir özetleme yapalım;Bu noktadan sonra teori biter, uygulama başlar. Tekniklerin nasıl işe yaradığını bilmeniz gerekmiyor, sadece işe yaradığını bilmeniz yeter. Bu bölümde bahsettiğim şeyler hangi gizemler üzerinde duracağınızla ilgili ön bilgilerdi. Bu çalışmanın merkezine geçmeden önce çok önemli olan kavramlara tekrar göz atalım:Düşünce realiteyi yaratır. Hiçbir şey bunu çürütemez. Köprüler, binalar hatta matematiksel incelemeler bile önce mucitlerinin düşüncelerinde var olmuştur.Düşünce başkalarının zihinlerini ve dünyevi olayları imgelemeyle etkileyebilir. İmgeleme ne kadar netse ve imgeleme esnasında duyular ne kadar net kullanılırsa o kadar güçlü olur.Enerji (prana) düşünceleri güçle doldurur ve etkilerini büyütür. Enerjiyi lehinize kullanarak (bu konu daha sonra ele alınacak),düşüncelerinizden gerçeklik yaratacak kadar güce sahip olacaksınız. Tam beklediğiniz gibi şekilde olmayabilir ama içeriği aynı olacaktır. Zihin gücünüzü bir ev yaratmak için kullanmanız yoktan bir ev var edeceğiniz anlamına gelmez. Ama bir eve sahip olmanız için olaylara yol açarsınız. Mesela, size büyüleyici küçük bir dağ evini düşük fiyata satacak bir emlak komisyoncusuyla tanışabilirsiniz.Bu teknikleri anlayıp hayatınıza geçirmeye başladığınızda basit yöntemlerinin ötesine geçebilir ve daha fazla güç vermesini sağlayabilirsiniz. Aslında “okült” kabul edilen şeyler üzerinde ne kadar çok şey okursanız o kadar şey bulabilirsiniz. Önce zihin gücünü kullanmak için Teta seviyesi beyin dalgası aktivitesine nasıl yaklaşılacağını anlatalım. Tam bilinçli Teta manipülasyonu çok ileri bir konu olduğu için ve çok az insan tarafından başarıldığından çokta fazla üzerinde durmayacağız. Ayrıca, Teta durumundayken bilinçli kalabilirseniz, zihin gücünüz konusunda zamanınızı ziyan etmek istemeyeceksiniz. Beyin dalgaları uyumadan az önce Teta frekansı yayar. Bu Teta beyin durumu ile zihin temelli teknikleri çalışmak pratik açısından çok kolaydır. Bu asla seçim tekniklerinizden bir olmamalıdır, çünkü sadece Alfa çalışmanızı güçlendiricidir (iyi bir güçlendirici). Prosedür her zamanki Alfa imgelemenize devam etmektir ama bunu gün içinde ya da akşam seansında yapmak yerine yatakta uyumaya hazırken yapın. Uyumaya hazır olduğunuza, kalkmayacağınıza, alarmı kurduğunuza vs. emin olun. Çok basit… uykuya çekilirken elinizden geldiğince imgelemenize devam edin. Daha öncede söylediğimiz gibi uykuya geçmeden önceki tam anı hatırlayamayacaksınız. Ama düşüncelerinizde kalan son kalanın imgelemeniz olmasını sağlayın. Tabii ki, bunu zorlayamaz ve bilinçli olarak birşeye dikkat etmeyi bekleyemezsiniz. Sadece imgelemenizi yapın ve kısa sürede uyuyacaksınız. Uykuya geçtiğiniz an Teta beyin dalgalarınız bu düşüncelere ya da imgelemelere nüfuz edecektir ve onları harika enerjisiyle yükleyecektir. Birçok durumda genellikle birkaç dakika içinde uyuyakalırsınız. Beden pozisyonunuzu değiştirir ve yaptığınız şeyi (düşünme, müzik…vs) bırakırsanız genellikle bunun nasıl olduğunu hatırlamazsınız. Bu yüzden bunu durdurması zordur. Pratikle ve kendinizi programlayarak, Teta haline ulaşıncaya kadar imgelemede kalın. Bundan sonra imgelemeyi bırakacaksınız (çünkü uyuyakalacaksınız) ancak tüm ihtiyacınız olan hızla Teta anını yakalamaktır. Unutmayın; Teta durumunda üzerinde çalıştığınız kişiye dokunursanız zihinsel dokunuşlarınızı gerçekmiş gibi hissedecektir.Bu, imgelemeniz bu noktada sabit kalmayı başarırsa gerçekleşir. Çabuk ve hemen olacaktır. Yavaşça uykuya çekilirken (derin Alfa) Alfa çalışmanızı yaptığınızdan etkisi harika olacaktır. Bu Teta noktasında imgelemenize elektrik akımı vermek gibidir. Zihin gücü becerinizi kullanırken kendinizi geliştirmek için zaman ayırmanız çok önemlidir. Bu şekilde kendinize eşit zamanlarda eşit oranlarda zaman ayırıp çalışırsanız zihinsel ikna yeteneğinizle beraber kişiliğiniz de gelişecektir. Yaşamınızı geliştirecek imgelemeye zaman ayırın (iş, para, arkadaşlar, bilgi, hafıza…vs) imgeleme yaparken Alfa durumunda olacağınız için, kendi zihninizi de etkilemek için harika bir konumda olacaksınız ve bu nedenle önemli şeylerin diğer yönleriyle kendi realitenizi de etkileyebileceksiniz. Sadece olmak istediğiniz şeye hazır olduğunuzu (yeni bir araba, işitme gücü, insanların size saygılı olması, sağlık…vs) imgeleyin.Zihin gücü çalışmanız başka boyutlara gitmek, beden dışı seyahatler ya da her ne üzerine olursa olsun öncelikle Hermetik Felsefesinden biraz anlamalısınız. Bu felsefe aşağıdaki prensiplere sahiptir;1. Her insan belli bir dalga boyunda var olup yaşayan itici gücü hem alır hem de yayar.2. Bu itici güçler eğitimli bir zihin tarafından algılanabilir.3. İnsanın bilinçaltı zihni “evrensel” bilinçaltı ile bağlantılıdır. Her bireyin içinde tüm evrenin holografik kopyası vardır.4. Bu seviyede aldığınız şeye sezgi denir.5. “Bilme hissi” bu dalga boyuyla bir radyo gibi yayılır.İlk bakışta bu 5 prensip size çok anlaşılır gelmemiş ve çok derin içerikli gelmiş olabilir. Aslında bunlar zihinsel gücünüz için kullanabileceğiniz etkili temel bilgilerdir. Evrensel Matrikse girmek için (Tanrı, tüm bilinç kaynağı) normalde yaptığınız şeyin “tam zıddı” görünecek şeyleri yapmanız gerekir. Bir şeyler umuyorsanız, henüz gelmemiş olan gelecekteki bir arzuyu ve belirsizliği ima edersiniz. Birşeylerin hayalini kuruyorsanız, geleceği sezinliyorsunuzdur ve bu belirsiz değildir. Bir şeyi ummakla hayal etmek (yaratmak) arasındaki ince çizgi budur. 3.boyut dünyasında somut bir şey istiyorsanız ve mantıken erişebileceğiniz bir şeyse, tüm yapmanız gereken bu isteğinizi bilinçaltına iletmektir. Bilinçaltı zihniniz dileklerinizi yaratacaktır, dilek bilincinizden düzgün bir şekilde yayılmışsa. İşte burada da ince bir çizgi var; arzunuzun başarılı bir şekilde bilinçaltı zihninize (evrenle bağlantılı) iletmek için bilinçli zihniniz bu arzu üzerinde egzersiz yapmayı bırakmalıdır. Sürekli devam eden arzu, dileğin oluşumuna engel olur. Sık sık vurguladığımız şey şudur; psişik istekler veya dokumalarınızı yaparken onu % 100 hissetmelisiniz, gerçekten şu anda oluyormuş gibi hissetmelisiniz. Küçük bir tüyo verelim; Rol ya da numara yapabilirseniz bilinçaltınızı kandırabilirsiniz. “Şu anda olduğunu” hissetmekte zorlanıyorsanız, gerçekten hissetmeye başlayana kadar hissediyormuş gibi yapabilirsiniz. Rol yapsanız bile şu anda oluşuyormuş gibi hissedebilirseniz şimdiki an farkındalığınızı gerçekten hissedeceksiniz ve imgelemeniz daha kolay olacaktır. İmgelemeniz gerçekleşene kadar hissi devam ettirin. İşiniz bittiğinde kendinizi kucaklayın ya da dokunun, içiniz gülsün, çalışmanıza ve eğitimize coşkunuzu katın.Hermetik bilgiler çoğu yeni başlayanların uygulamakta zorlandıkları prensiplerdir. Arzunuzun fiziksel dünyada gerçekleşmeden önce var olduğuna inanmanızı gerektirir. Arzu edilen bir durum DİLİYORSANIZ ya da olacağını UMUYORSANIZ, otomatikman GELECEK zamanı düşünüyorsunuz demektir. Bir şeyi istediğiniz sürece onu hep isteyeceksiniz (3. boyutta), istekleriniz gelecekte merkezlenir ve bilinçaltının sonsuz şimdisine iletilemez. Bu nedenle “dilerseniz, alamazsınız”. İsteğinizi ummayın, gerçekten oluyormuş gibi yaşayın ve deneyimleyin. Bunu imgelemenizle yapın ve gün boyunca düşüncelerinizle bunu hissedin. Bilinçaltınız bilmek ve kesinlik vasıtasıyla aktivasyon ve yanıt bekleyen bir güçtür; “sınırsız güven”. Zihniniz düşüncenin duygusal kopyasını gerçekleştirdiğiniz sürece herşeyi gerçekleştirebilir. İşin sırrı hissetmektir. İstediğinize zaten sahip olduğunuzu hissederek arzunuzu elde edebilirsiniz.Şimdi dirençle ilgili birkaç teknikten bahsedelim. Direnç meselesinin sizi rahatsız etmesine izin vermeyin. Kişi veya durumlarda, isteklerinizde direnç görüyorsanız direncin işaretlerinin farkında olmanız gerekir ve tüm fark edilebilir tepkileri not almanız gereken şeylerdir. Tepkiler veya direncin farkına vararak iyi ya da kötü hangi zihin gücü teknikleri ile yaklaşacağınızı bilirsiniz. Aslında iyi veya kötü ifadesi kullanılmamalıdır çünkü kötü olan birşey bile iyi bir işaret, bir farkındalık olabilir. Direnç görmeniz çabalarınızın sonuçsuz kaldığını göstermez. Eninde sonunda siz çalışmanıza devam ederseniz bilinçaltı zihinleri pes edecektir. Her insan ve durum farklıdır. Bu nedenle farklılığın tadını çıkarın çünkü bu sizin zihinsel yetenekleriniz iyileştirecektir yeni deneyimlere yelken açmanızı sağlayacaktır.RADYONİKLER, PSİONİKLER, KUTSAL GEOMETRİSıradan insanlardan saklı tutulan birçok teknoloji vardır. Bunun sebebi, bu teknolojilerle elde edilebileceklerin potansiyelinin sınırsız olmasıdır. Kesinlikle sınırsızdır! “Teknolojiler” kelimesiyle devasa elektronikleri, donanımları, bilgisayarları ya da milyar dolarlık makinelerı kastetmiyorum. Zihin temelli, eterik bağlantılı sunumlar ve bağlantılardır kastettiğim. Şu anda bunlar mantıklı gelmeyebilir ama mantıklı olduğunu göreceksiniz. Bu teknolojileri anlamanız için temel bilgileri paylaşalım:Etrafınızda gördüğünüzden çok daha fazlası vardır. Uzun zamandır insanlığa empoze edilen sınırlar yüzünden fiziksel gözünüzle sadece fiziksel olanları görebilirsiniz. Eğer sınırları kaldırırsanız, fiziksel çevrenizden çok daha fazlası olduğunu görebilirsiniz. Birçok insan “başka görecek ne var ki?” diye soracaktır. Cevap şudur; “çok şey!” çevrenizde gördüğünüz şeyler sadece fiziksel değildir. Fiziksel niteliklerinin yanı sıra başka nitelikleri de vardır. Bunlar seviyelere ayrılır. Varoluşun bir seviyesi bu fiziksel olan seviyededir ya da fiziksel dilin sınırlarıyla daha düzgün tanımlanmış olur. Bu üçüncü seviyenin üzerinde daha çok seviye vardır. Sayılamayacak kadar çok aslında. Bu seviyeler kek yapmak için malzemeleri karıştırdığınız gibi birbirine bağlıdır ve karışmıştır.Radyonik ve diğer taraftaki teknolojiler de aynı şeydir. İlgilendiğimiz diğer seviyeye genellikle “eterik” seviye denir. Aslında adı bu değildir. Ama ingiliz dünyası bu kelimeyle bu tanımı yapmıştır ve öylece kalmıştır. Daha önce duymuş olabileceğiniz bir başka seviye ise “astral” seviyedir. Seviyeler arasında da boyutlar ya da oktavlar vardır. Daha önce belirttiğimiz gibi fiziksel dünya üçüncü boyuttadır. Astral seviye ise dördüncü boyutun ilk ve ikinci oktavında bulunur. “Eterik boyut” astral seviyeye yakın ama biraz aşağısında ve üçüncü boyutla bağlantılıdır.Etrafımızda gördüğünüz her şey bu fiziksel boyuttan daha yüksek seviyeleri kaplar. Bu noktaya gelmek için tüm fiziksel nesnelerin ve yapıların (insanlar dahil) eterik yapısı vardır. Hareket etme fonksiyonları olan sadece fiziksel bedeniniz değildir. Eterik bedeniniz de vardır; yüksek seviyelere çıktığınızda ya da fiziksel gözlerinizle bu seviyeleri görmek için kendinizi eğittiğinizde görünmez bedeniniz görülebilir. Tüm nesnelerin fiziksel bedenleri kadar eterik bedenleri de vardır. Arabalar, ağaçlar, kitaplar, yiyecekler ve gözlerinizle göremediğiniz müzik titreşimleri, kokular ve düşüncelerin bile eterik bedenleri vardır!Düşünceler “eterik” ya da “astral” gibi yüksek seviyelerde var olur ve bu seviyelere girdiğinizde gerçekten görülebilirler. Beceri, pratik ve bilgiyle düşünceler de fiziksel dünyada görülebilir. Bu nedenle, nasıl olduğunu bilirseniz insanların gözü önünde birşeyin imgesini bile gösterebilirsiniz.Unutmayın! etrafınızda gördüğünüz insan yapımı herşey önce düşüncede başladı. Bir tişörtü ele alalım mesela. Tişörtün dizaynı kişinin düşüncesinde başlar. Tişörtün kumaş yapısı ya da kimyasalları biri tarafından yaratıldıktan sonra başlar. Tişörtü yapan makinalarda daha önce biri tarafından (muhtemelen bir mühendis) düşünülüp düşünceler kağıda aktarılmış, sonra da yeni bir dizaynla makinaya dönüşmüştür. Düşüncelerinize bu açıdan baktığınızda bu çok ulaşılmaz görünmeyecektir. Zihniyetinizdeki sınırları kırmak için ilk adım budur.Peki bu noktadan sonra Kutsal Geometri nedir? Zihniniz yeni seviyelere çıktığında düşünceleriniz ve düşüncelerinizi kullanış biçiminiz daha güç kazanır.Kutsal Geometri ise herşeyin dilidir. Okul yıllarındaki geometri “kutsal geometri”den biraz daha farklıdır. Bu tip bir geometrinin şekillerle ve matematikle alakası vardır ama daha çok “kozmik” seviyede. Kutsal Geometrinin dikkat çeken tarafı herşey (HER ŞEY) geometriye bağlıdır. Geometri matematiksel olarak tanımlanabilir bu nedenle herşeyde matematik vardır…piramitlerden gözünüze kadar. Geometri evrendeki herşeyde bulunabilir ve kutsal geometriyi anlamak size tüm evrenin bilgisini verebilir. Kesinlikle bunun sadece tanımını yapmak bir sürü kitabı doldurur. O yüzden burada sadece birazcık tadına bakmış oluyorsunuz.Herşeydeki geometriyi anladığınızda, hayatın nasıl işlediğini ve hepimizin nasıl kosmosa uyduğumuzu anlamaya başlarsınız. Herşey belirli geometrik bir şekilde yaratılmıştır ve geometrik özelliklere sahiptir…DNA’dan tutun, fiziksel hücrelere, ağaçlara, boyutlara, dillere, virüslere, müziğe, bilgisayarlara, kimyasallara, atomlara kadar. Bunlar evrendeki birçok şeyin öğeleridir, gezegenin etrafındaki enerji alanlarına kadar. Hücresel yapınızı ve DNA’nızı bile tanımlayabilirler, doğru bir şekilde bir araya getirebilirseniz. Hatta evrenin nasıl yaratıldığını bile gösterebilirler anlamasını bilirseniz.Geometrinin en kutsal imgesi Yaşam Çiçeğidir. Çünkü içinde tüm yaradılışı barındırır. Herşey bu kutsal modelin kullanılmasıyla yaratılmıştır; müzikten dile, doğaya kadar herşey. Kutsal geometriyi hiç görmemişseniz ya da bilmiyorsanız size görünmez. Unutmayın; kutsal geometri kağıt üzerindeki boş imgeler değildir. Çoklu boyutlardaki hareketler ve oluşumlardır. Mesela Yaşam Çiçeği iç içe geçmiş yuvarlakların toplamıdır. Belli bir şekle hareket ettiklerinde formlarını değiştirebilir. En ilginç bulduğum şeylerden biri tüm dillerin alfabelerinin bu imajda bulunabilmesidir (Dan Winter’ın çalışmasına bakın). Bu nasıl baktığınız ve ne gördüğünüzle ilgilidir. Bu şeklin belli bir bölümünü seçtiğinizde ve döndürdüğünüzde açıkça ingiliz alfabesini ya da ibranice alfabesini görebilirsiniz. İncil’i orjinal dili olan ibranice’den bu imgeye çevirdiğinizde, İncil’in kutsal geometri şeklini alabildiğini görürsünüz. Bu şekil ayrıca bu gezegenin manyetik parçalarının yerçekimi gücünü de gösterir. Tüm kadim alanlar bile bu spiral hatların üzerindedir (Fibonacci spirali olarak adlandırılmıştır). Bu organik büyümeyi resmeden sayıların belirli ilişkisinden doğan matematiksel bir spiraldir. Tüm kadim tapınak ve yapıların plan ve sıralanışı üzerinde olduğunu ve Mısır’daki tek belli bir noktadan kaynaklandığını görürsünüz. Fibonacci spiralini tüm doğada da görürsünüz (Koçların boynuzunda, deniz böceklerinin kabuklarında, ayçiçeğinde çift spiral) ve üzerinde inceleme yaparsanız etrafınızdaki dünya ve müzik arasındaki bağdır. Bunun sizden neden saklandığını anlayamazsınız çünkü bu bilgiye tümüyle sahip olmak sizi çok güçlü ve aydınlaşmış bir insan yapar.Dünya; şebekeler olarak adlandırılan enerji alanlarıyla çevrilidir. Gezegende farklı türde bir sürü şebeke vardır ve hepsinin geometrik şekli de farklıdır. Kadim insanlar tüm bu şebekeleri ya da diğer ismiyle Ley Hatlarını bilirdi. Şebekelere girebilirseniz bunlar doğal karşılıksız güç kaynaklarıdır. Nicola Tesla (radyonun mucidi) bunları biliyordu ve şaşırtıcı birkaç şey tasarladı (birçoğu bilmediğimiz duymadığımız şeylerdir). Halktan saklanan en büyük başarılarından biri gezegenin herhangi bir yerine elektrik yayabilmekti. Gezegenin belli noktalarına yerleştirilen 8 özel “jeneratörle” (tesla bobinleri)…bu enerji şebekelerine girebildi ve sonuçta tüm dünyaya yetecek tam bir elektrik gücü elde etti.İlginçtir ki, bu “kuleler” kutsal geometri enerji noktalarıyla çakışan belirli şebeke noktalarına yerleştirilmiştir. Büyük birşey biliyordu ama bu icadı küçük görüldü (henüz!). Yine de Nicola dünyada büyük bir etki yaratmıştır. Duvardaki 60 Hz prize her fişi soktuğumuzda onun icadını kullanıyorsunuz (AC akımı). Küçük bir Tesla her yerde…her evde ve her işte. Nicola imgeleme konusunda bir dahiydi, kağıt üzerine dökmeden bile zihni harika derecede her icadı görebiliyordu. İşte bu yüzden ilk prototipi bile başarılı oluyordu. Bunu da icatlarıyla herkesin iyiliği için kullandı. Yine de en iyi çalışması insanlardan saklanıyor.Peki bu bilgi ne kadar önemli? Kutsal geometri size olağanüstü yetenekler kazandırabilir ve onun sunacağı araçlarla başka boyutlara bile geçebilirsiniz!Bedeninizin etrafı iki iç içe geçmiş tetrahedronlardan oluşan bir enerji alanıdır. Bu düz ölçü Davut’un Yıldızı olarak da bilinir (yine de bu imgenin bilgisi hala oldukça gizli tutulur). Üç boyutlu bir ölçüde, bu imge Merkaba ya da Merkabah olarak bilinen iç içe geçmiş tetrahedronların şeklinde bir enerji alanıdır. Etrafınızda bu alan vardır yine de aktive olmayabilir (gezegendeki yaklaşık sadece 3000 insanın tam aktif Merkaba alanları vardır). Çok gizli tekniklerle bunu aktive edebilirsiniz. Bu enerji alanı kendinizi daha yüksek boyutlara taşımanızı sağlayacak “aracınızdır”. Sırrını hiç vermeden, yapacağınız şey belli bir oranda (Fibonacci oranında) etrafınızda dönmektir. Belli bir orana ulaştığında (0.9 ışık hızı), bir disk gibi dışarı çıkar ve bu nedenle boyutlar arası yolculuk için zihniniz güdülenmiş olur! Yukarıda tanımladığım “dahili Merkaba” dır ve elektronik kullanımı gerektirmez. Daha çok belli nefes teknikleri, belli imgeleme teknikleri ve her yerdeki yaşama duyulan Sevgi gerekir.Dönerek bu alan geldiğinizde, 50 metre fırlar. Bu Merkaba alanı sizin enerji\çakra noktalarınızla bağlantılıdır. Herhangi bir yogayla ilgili ya da Uzakdoğu’ya ait çakra tablosuna bakarsanız, “Kalp” çakrasına yerleştirilmiş çift tetrahedron geometrisini görürsünüz.Kozmik gücün kötü niyetler için kullanılamayacak bir teknik olduğunu bilin. Hedeflerinizin saf olmasını ve bu dileğini hak ediyor olmanızı tavsiye ederim. Kozmik Güce (Allah’a) sesleniyorum ve ondan bana güç vermesini, beni korumasını ve bana rehberlik etmesini istiyorum.Bu sihirli cümle kozmik gücün frekansına ve enerjilerine girmek için kullanmanız gereken cümledir. Bu ifadeyi bilmek kendinizi evrensel zekayla aynı frekansa sokmaktadır.Dik durun, ayaklarınız omuzlarınızın genişliğinde olsun ve elleriniz cennete dönük şekilde dua eder pozisyonunda olsun. Gözlerinizi kapatın. On kez yavaş derin nefesler alıp verin. Onuncu nefesiniz de yüksek sesle “kozmik güce sesleniyorum” sonra durun ve nefesinizi verirken şöyle deyin: “ondan bana güç vermesini, beni korumasını ve bana rehberlik etmesini istiyorum.” Bu cümleyi söylerken her kelimenin son derece farkında olun. Güç, koruma ve rehberlik kelimelerinin anlamını kavramalısınız. Sadece söylemekle sistem işlemez. Cümleyi 2 kere daha tekrarlayın. Üçüncü kere söylerken olağan dışı bir şey deneyimleyeceksiniz. Omurganızda bir elektriklenme hissedebilirsiniz. Yer titreyebilir. Bedeninizde sıcaklık ya da soğukluk sıçrayabilir bunun bir sebebi vardır. Ayakta durarak, nefes alarak, beyin dalganızı düşürerek ve bu cümleyi kurarak kendinizi otomatikman tanrı enerjilerine bağlayacak ve senkronize olacaksınız. Daha yüksek enerjilerle kendinizi aynı hizaya getirince ihtiyaçlarınızı kozmik güce iletmeniz daha kolaylaşır. Önemli not : Sihir cümlenin kendisi değildir. Kozmik güçle bağlantı kuran sihirli cümlenin arkasındaki anlam ve düşüncedir. Bu nedenle anlam yüklenmesi çok önemlidir. Yüksek sesle cümleyi söylerken hissedin ve serbest bırakın. Kozmik güçten ne dilediğinizi ne zaman istediğinizi bunu hak ettiğinizi tam olarak belirtin. Bu unsur çok önemlidir. Konuşurken eski bir arkadaşla konuşur gibi alçakgönüllü bir ses tonuyla konuşun. Süslü kelimelerden uzak durun. Dileğinizi söylerken zaten dileğinizin kabul edildiğini hissedin. Dileklerinizi kabul ettiği için kozmik güce teşekkür ederek çalışmayı son verin. Kollarınızı annenize sarılır gibi göğsünüzde kavuşturun. Bu kapatılmış enerjiyi serbest bırakır. Gözlerinizi açın, tekniği mektuba yazarak uygularsanız arzunuz kabul edilecektir.

Kaynak

EFT-Duygusal Özgürleştirme Tekniği

EFT – “Emotional Freedom Technique”, yani
“Duygusal Özgürlük Tekniği” Tüm fiziksel, zihinsel, ruhsal sorunların, hastalıkların altında, enerji sistemimizdeki tıkanıklıklar yatar.(bağımlılıklar, fiziksel rahatsızlıklar, korkular, fobiler, depresyon,Vs…).
EFT, bu tıkanıklıkların ortadan kaldırılmasında kullanılan yöntemdir…EFT, yazının ortasında görebileceğiniz üzere sayısız sorunun çözümünde uygulanabilir.Uygulamayı öğrenmek başlangıçta zor görünebilir ancak bir kere öğrenildiğinde çok kolaydır. Bir çok sorununuza yarım saat gibi kısa bir sürede çözüm bulabilirsiniz.
  EFT çok basit bir dizi işlem yapılan bir yöntemdir. Bu basitliğine rağmen, tüm yemek tariflerine benzetilir; her basamağı aynen tanımlandığı gibi uygulamazsanız, istediğiniz sonucu alamazsınız. Bu nedenle aşağıdaki basamakları iyice dikkatle incelemeli ve uygulamalısınız.

EFT’nin dört temel basamağı vardır: Ana Reçete  olarak adlandırılır.2. Vuruş serisi (Hatırlatıcı tanım söylenerek vurulur)3. Dokuz Gamut noktası ve göz hareketleri
Kurulum bölümünde ovalayarak, izleyen uygulama boyunca ise işaret ve orta parmaklarınızın uçlarını kısa, orta şiddette, hissedilir vuruşlar  (tapping) yapmak için kullanacaksınız. Vuracağınız noktalar bedendeki meridyenlerin uç noktalarıdır ve bedenin iki yanında simetrik olarak yer alırlar. Bu noktalar deri yüzeyine yakın olduğu için, meridyenlerin daha derinde gömülü bölümlerinden daha kolay ulaşılan noktalardır.Burada anlatılan dört aşama her turda uygulandığında bütün meridyenlerin uç noktalarına vurulmuş olur. Bazen kısaltılmış vuruş serisi de uygulanabilir, çünkü ilk yedi meridyene dokunulduğunda duyguların yoğunluğunda belli bir değişim hissediliyorsa, demek ki tıkanıklık bu ilk meridyenlerdedir ve parmaklardaki meridyenlere vurulması gerekmeyecektir.Bununla birlikte, biz burada tüm aşamaları her seferinde uygulamanızı öneriyoruz, böylece açıkta kalan nokta bırakmadığınızdan emin olacaksınız. Tüm prosedür çok kısa sürdüğü için sorun yaratmayacaktır.• Onaylama  “Bu ......(sorunuma) .... rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum”  (Üç kez söylerken “Hassas nokta” yı ovalayın ya da “Karate Kesme” noktasına vurun)

Kaş ucu, göz yanı, göz altı, burun altı, çene, köprücük kemiği, kol altı, başparmak, işaret parmağı, orta parmak, küçük parmak, karate kesme noktası (Bu noktalara yedişer kez vururken “Hatırlatıcı tanım” yüksek sesle söylenir)

3. Dokuz Gamut ve göz hareketleri• Gözleriniz açıp sağa, en aşağıya bakın.• Oturduğunuz yerden yukarı, düz bir çizgi izleyerek başınızın tepesine bakın.• Saat yönünde, gözlerinizle çizebileceğiniz en büyük çemberi çizin. Burnunuzu çok büyük bir saatin merkezine yapışmış gibi düşünün ve her rakamı mutlaka görmeye çalışır gibi büyük bir daire çizin.• Aynı şeyi saatin ters yönünde yapın.• İki saniyeliğine “İyi ki doğdun .....” mırıldanın.• Hızla birden beşe kadar sayın.• İki saniyeliğine “İyi ki doğdun .....” mırıldanın.4. Vuruş serisi (Bedenin diğer tarafındaki aynı noktalar)Kaş ucu, göz yanı, göz altı, burun altı, çene, köprücük kemiği, kol altı, başparmak, işaret parmağı, orta parmak, küçük parmak, karate kesme noktası (Bu noktalara yedişer kez vururken “Hatırlatıcı tanım” yüksek sesle söylenir)Başa dönerek yeniden değerlendirmeOnaylamayı  “Geriye kalan ......... e rağmen, ...............” diyerek yenileme ve hatırlatıcı tanımı “Geride kalan ......” şekliyle söyleyerek yeni seriyi uygulamaBu ilk aşama, EFT tekniğinin en önemli aşamasıdır. Bu aşamada hangi sorun üzerine odaklanacağımızı belirleriz ve dikkatimizi tamamen buna veririz. Bu şekilde sorunu enerji bazında yüzeye çıkarırız ve ardından gelen basamaklar için tam bir hazırlık yapmış oluruz.Odaklanma ve sorunla iletişim kurma aşaması ne kadar iyi yapılırsa EFT uygulamasından alacağınız başarı da o kadar yüksek olacaktır. İçtenlikle ve tam bir dürüstlükle duyguyu tanımlayın.Bu duygunun ya da rahatsızlığın o andaki yoğunluğunu ölçün.Eğer ölçemiyorsanız sorunu derinlemesine düşünün, gözünüzün önünde bir film gibi canlandırın ve oluşan duygunun yoğunluğunu “Çok - Orta - Az” gibi bir şekilde değerlendirin. Hiç yapamıyorsanız bu ölçme aşamasını  hassas noktayı ovaladıktan sonra bir kez daha deneyin.Yine bu aşamada, sorunumuzun giderilmesine engel olabilecek “Ters Yüz Olmuş Ruh Hali” ya da “Psychological Reversal: PR” adı verilen  koşullar giderilir.PR tıpkı elektrikli bir alete, örneğin bir radyoya pil yerleştirirken yaptığımız bir hataya benzer: Pilin kutuplarını ters yerleştirdiğimiz zaman aletimiz çalışmaz. Bizim meridyenlerimiz de kutupsal olarak ters yüz olabilir; dolayısıyla ruh halimiz de etkilenir ve iyileşmeyen, kronikleşen birçok sorunumuzun altında şu tatsız gerçek yatabilir: Biz bir yandan sorunumuzdan kurtulmak isteriz, bir yandan da hiç istemeyiz, çünkü bu sorun sayesinde sağladığımız  yanlış bir  “fayda” vardır.• Sigarayı bırakmak isteyen kişiler, bir yandan da tütünden aldıkları “keyiften” mahrum olmak istemezler.• Zayıflamak  isteyen birçok kişi, duygusal korunma sağlamak ya da gerginliğini yatıştırmak istediğinde gider, buzdolabında ne bulursa atıştırır.• Hastalıklarının iyileşmesini isteyen bazı insanlar, iyileştiklerinde ilgi odağı olamamaktan korkar, sevgi eksikliği çekeceklerini sanıp tedavilerini engellerler, hatta  yeni rahatsızlıklar çıkarırlar.• Başarılı olmak isteyen birçok kişi, başarılı olduklarında bunu sürdürememekten, hemen yitirmekten korkarlar,  bu hayal kırıklığını ya da yüksek tempolu çalışma hayatını yaşamaktansa, başarısız olmalarına neden olan her şeye sığınmaya ve mazeret üretmeye devam ederler.• Çok para elde etmeyi isteyen sayısız insan, bir yandan da paranın mutluluk getirmediğine, dost kaybettirdiğine ve insanın karakterini bozduğuna inanır.Tanıdık geldi mi? PR, tüm duygusal sorunların %40’ında yer alan gerçek bir olgudur ve EFT uygulamasının işleyebilmesi için ortadan kaldırılması gerekir.Bunu yapmak için, toptancı yaklaşımla, PR olsun olmasın her vakanın “Kurulum” aşamasında aşağıdaki iki basamak uygulanır:1. Bir yandan göğüsteki “Hassas Nokta” parmak uçlarıyla ovalanırken (ya da eldeki “Karate Kesme” noktasına sürekli vurulurken)2. Diğer yandan onaylama cümlesi üç kez inanılarak ve yüksek sesle tekrarlanır.Ters yüz olmuş ruh hali, yani PR,  olumsuz düşünce içerdiği için, olumlama cümlesi bunu etkisiz ve kutupsuz hale getiren bir cümle olmalıdır.Bu ______________________’ime rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.Buradaki boşluğu iyice ayrıntılı bir şekilde tanımladığımız sorun ile dolduruyoruz. Birkaç örnek vermek gerekirse:• Bu yükseklik korkuma rağmen,  kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Her gece gördüğüm berbat kabuslara rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• İşimi kaybetmem nedeniyle yaşadığım gelecek ile ilgili endişelerime rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Bu sevgiyi ve ilgiyi hak etmememe rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Bu keskin bel ağrılarıma rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Anne ve babama duyduğum öfkeye rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Sevgilimin beni terk etmesi nedeniyle yaşadığım bunalıma rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Eşimin hastalanmasından ötürü kendimi suçlu hissetmeme rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Değişmek istemememe rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Kızgınlığımı sürdürmek istememe rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Alkol bağımlılığımdan kurtulmak istemememe rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Kendimi çirkin bulmama rağmen, kendimi seviyorum ve tamamen ve derinden kabul ediyorum.• Yanlış yapmaktan çok korkmama rağmen, kendimi tamamen ve derinden, yargısızca kabul ediyorum.Bu örnekler çoğaltılabilir. PR’yi ortadan kaldırmak için, bu olumlama cümlelerini söylerken• İnanmasanız da söyleyin, inanmanız gerekmez• İnanarak ve vurgulayarak söylerseniz daha iyidir• Yüksek sesle  söylerseniz daha iyidir• Bulunduğunuz ortam uygun değilse alçak sesle mırıldanın ya da içinizden söyleyinBedenimizin üst kısmında, göğüs ortalarında iki “Hassas Nokta” vardır. Burası biraz ovalandığında hassasiyet, hatta hafif acı hissedilir, çünkü lenf tıkanıklıklarının oluştuğu yerdir. Yerleri tam olarak bulabilmek için; kaburgalarınızın ortasındaki kemiğin üst ucu “U” şeklindedir, bunu bulduktan sonra  7-8 cm aşağıya ve oradan da yine 7-8 cm sağa veya sola gidildiğinde her göğsün üzerindeki hassas noktayı bulabilirsiniz.Bu noktalar ovalanacağı için,  herhangi bir nedenle kullanamıyorsanız, (ameliyat vb) ellerdeki  “Karate Kesme” noktalarına kısa vuruşlar yaparak da olumlamaları tekrarlayabilirsiniz. Yine de deneyimler göğüsteki hassas noktaların kullanılmasının daha etkili olduğunu göstermektedir.Vuruş yaparken iki elinizin de parmak uçlarını kullanabilirsiniz. Yazı yazarken kullandığınız eli kullanmanız daha kolaydır. İşaret parmağınızı ve orta parmağınızı birleştirin ve sağlam bir şekilde, fakat acıtmadan orta  şiddette vurun. Zaten bu noktalar nispeten daha hassastır. Fazla güçlü vurduğunuzda aşırı acıtabilir ya da çürümelere, morarmalara neden olabilirsiniz.
Her noktaya yaklaşık yedi kez vurmanız önerilir. Başka birine uygulama yaparken içinizden sayabilirsiniz. Kendinize vururken bir yandan “Hatırlatıcı tanım” tekrarlayacağınız için, kaç kez vurduğunuzu sayamazsınız. Bunun yerine,  üç kez hatırlatıcı tanımı söylediğinizde diğer noktaya geçebilirsiniz. Yani 5-9 arası vuruş sayısı yeterlidir.Hatırlatıcı tanım  : Onaylama cümlesinde belirttiğiniz sorunun birkaç sözcükle özetlenmiş halidir ve vuruşlar sırasında yüksek sesle tekrarlanmalıdır. Böylelikle odaklanmanın sürdürülmesi sağlanır. Bulunduğunuz ortam nedeniyle yüksek sesle söyleyemeyecekseniz, mırıldanın ya da içinizden sürekli tekrarlayın.Sorunu aynı sözcüklerle özetlemeye özen gösterin.“Başarısızlıktan korkmama rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum”“Babama karşı duyduğum öfkeye rağmen, kendimi tamamen ve derinden kabul ediyorum”Kaş ucu : Kaşın başladığı, altındaki kemiğin burun ile birleştiği noktaGöz yanı : Gözün dış köşesindeki kemiğin üzerindeki noktaGöz altı : Tam karşıya bakarken gözbebeğinin iki buçuk santim altındaki         kemiğin üzerindeki noktaBurun altı : Burnun hemen altındaki, dudak üstünde orta noktaÇene: Çenenin alt sınırı ile alt dudağın ortasındaki noktaKöprücük Kemiği : Köprücük kemiği ile ilk kaburganın göğüs kemiği ile birleştiği nokta, tam olarak göğsün ortasındaki kemiğin üst bölümündeki “U” şeklindeki boşluktan aşağı iki-üç santim kadar inip sağa/sola iki-üç santim gidince bulduğunuz nokta) Bu nokta kemik üzerindedir. Kravat takıyor olsaydınız, kravatınızın iki ucu yaklaşık bu noktalara rastlardı.Kol altı : Koltuk altında, biraz aşağıda bulunan nokta (Erkeklerde meme ucu hizasında, kadınlarda ise sutyenin kol altına dönen bölümünün ortasında bulunan nokta)(Parmakların hepsinde, avcunuzu yere tuttuğunuzda, tırnağın size bakan tarafında bulunan kenarındaki nokta)Karate kesme noktası : Bilek kemiği ile küçük parmağın dibi arasında, elin etli kısmında tam ortadaki nokta. (Karate kesme hareketi yaparken kullanılan yerin ortasında)Dokuz Gamut noktası, elin üst tarafında, küçük parmak ile yüzük parmağından aşağı inilerek kemiklerin üçgen yaptığı yerde, üçgenin alt köşesindeki noktadır. Bu noktaya sürekli vurarak göz hareketleri yapılır ve başın hiç oynatılmamasına dikkat edilir.Bu basamak ilk vuruş serisi tamamlandıktan sonra, beynin işlevlerini canlandırmak, harekete geçirmek için yapılır.Başı sabit tutarken ve el üzerindeki dokuz gamut noktasına sürekli vururken:3. Gözleriniz açıp sağa, en aşağıya bakın.5. Saat yönünde, gözlerinizle çizebileceğiniz en büyük çemberi çizin. Burnunuzu çok büyük bir saatin merkezine yapışmış gibi düşünün ve üzerindeki her rakamı mutlaka görmeye çalışın.6. Aynı şeyi saatin ters yönünde yapın.7. İki saniyeliğine “İyi ki doğdun .....” melodisini mırıldanın. (Daha doğrusu, şarkıyı ağzınız kapalı, ama ses çıkararak söyleyin)8. Hızla birden beşe kadar sayın.9. İki saniyeliğine “İyi ki doğdun .....” mırıldanın.Bu sırayı izlemeye dikkat edin, göz hareketlerinin sırası değişse de, son üç adımı mutlaka belirtilen sırayla yapın. Burada beynin önce sol lobu, sonra sağ lobu ve yine sol lobu harekete geçirilir.Vuruş serisini bedenin diğer tarafındaki noktalarla,  aynı sırayı izleyerek tekrarlayın. Derin bir nefes alıp, verin.Duyguların yoğunluğunu yeniden değerlendirin.Bu adımda inişler veya çıkışlar yaşanabilir. Yeniden ilk vuruş serisi ile devam edin. Her sefer onaylama cümlesine “Geriye kalan” diye ekleyin:“Babama karşı duyduğum geriye kalan öfkeme rağmen, ........”“Geriye kalan pişmanlığıma rağmen, ........”“Hala biraz uçak korkusu duymama rağmen, .......”Amaç değerlendirmenin “Sıfır” ile tamamlanmasıdır. Sonuç bazen aynı gün alınır, bazen de ısrarlı bir şekilde çalışma ile bir hafta ya da bir ayda alınabilir. Tekrar etmek çalışmanın temelini oluşturur.  Üşenmeden, sıkılmadan tekrarlayın, sebat edin.Bir sorunun yoğunluğunun azalarak “idare edilebilir”,  “dayanılabilir”, “bir süre daha tahammül edilebilir” hale dönüşmesi de yararlı ve önemli bir gelişmedir, ama tamamen yok edilmesi mümkün ise, neden edilmesin?Göreceksiniz ki, siz EFT ile bazı sorunlarınızı ortadan kaldırdıkça, üzerinde çalışmanız gereken diğer sorunların bazıları da kendiliğinden yok olacaktır. Bu  EFT terminolojisinde “Genelleme Etkisi” olarak adlandırılır.Bazen EFT uygulandığında  sorunundan tümüyle kurtulan kişiler bu sorunu kendilerinin hiç yaşamadığını, hiç hatırlamadıklarını ya da sorunun kendiliğinden çözüldüğünü iddia edebilirler. Bu nedenle her vuruş serisinden sonra “ölçüm” yaparak  azalmayı hatırlamaları, adım adım bu sorundan kurtulmalarını izlemeleri ve yeni durumu kabullenmeleri sağlanır.EFT tamamen güvenli bir yöntemdir, yan etki olarak bir “zarar” görmeniz mümkün değildir (Uygulayan kişi acımasızca vurup yüzünüzü gözünüzü morartmadıysa!!). Bununla birlikte her enerji çalışması esnasında ve sonrasında olabileceği gibi, kısa bir uyum süreci yaşanabilir. Bu süreç boyunca izlenebilen birkaç tepki şunlardır:• Yoğun bir şekilde esneme ve uyuma• Gözlerin yaşarması, bazen ağlama• İç geçirme, geğirme, karın guruldaması, gaz çıkarma vb.Bol su içmek her zaman yarar sağlayacak ve toksinlerin atılmasına yardım edecektir. Her seanstan sonra bir bardak su içilmesi önerilir.

Kaynak

Etiketler

acı affetme Affetmek aile akıl Alglamada Anlatm Aramak ARINMA Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar Bahar başkaları Bayram beden Beden dili Bedensiz BEREKET beyin Beyinde Beyni Beynin Beyniniz bilgi bilim bilimsel bilinci Bilincine bilinçaltı Bilmek birey Bitkisel bolluk BOLUK Burak cümle çekim dalga damla Davet Deerlerimizin degerli Deniz Depresyonun DERSLER Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi düşünce Egoist egzersiz EGZERSZ ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu evlilik evren fayda FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe fizik fiziksel Fregoli frekans garip GCJoseph Gcyle geçmiş Gelecek geliim gerçek GERDE gerilim Gidecek Gizemli gizli güven güzel harika Hasta hastalık Hastalklar Hayal Hayallerinizin hayat Hayata HAYIRLI Hikaye Hiperaktivite Hipnozu hissederim Holografik Hologram Hoşgörü hoşgörüsüzlük huzur huzurlu Illuminati ilâc ileti İletişim inanç insan insanlar Kabala Kadim kaos Karanlk kavga kelime Kelimeler Klasik korku Korkular KORUMA Korunma Kristaller kuantum Kuantum Fiziği kurallar Kyamet liste LKLERMZ madde Makbul MEKTUP Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler mucize Mucizeleri MUTSUZ NAMASTE Nazar Nefret neşe Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel Paranormal Patolojik Peeling Peinden pozitif POZTF Pratik PRATK PROGRAMLAMA Psikoloji psikolojik Quantum Düşünce Rahat RAHATSIZLIIMIZ refah Reformist Romantik ruh Ruhsal sağlık Sanat seniz sevgi sıkıntı sistem Sonsuz sorumsuzluk sorun sorunlar Stres Sufizm suyun şifa şükretme tabiat tedavi Tehlikeli teori Terapi tesadüf toplum Uymasn üzüntü zaman Zarar zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel