Dil, beyinin neresinde?

Canlı türleri içinde dilin en zengin ve çeşitli biçimde ortaya çıktığı tür olan insanlarda, dilin tek organı beyindir. Dil ile beyin arasında nasıl bir ilişki var? Dil şebekesi nedir, insan beyninin neresinde bulunur? Sağ ya da sol elini kullanan kişilerin dil şebekesinin konumu ile arasında bir bağlantı var mı? Birden çok dil bilen kişinin beyni ile tek dil bilenin beyni arasında fark söz konusu mu?

Evrimsel, gelişimsel, biyolojik, sosyal ve kültürel bir iletişim aracı olan dil, en zengin ve çeşitli haliyle canlı türleri arasında insanda anlam buluyor.Sadece sese değil aynı zamanda grafik sembollere de dayanıyor.

Dilin gelişimsel olduğunu ifade eden ÜsküdarÜniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, doğumdan sonra ortaya çıkan dilin yaşam boyu gelişme gösterdiğini söyledi. Dilin biyolojik bir temele sahip olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Tanrıdağ, dilin tek organının beyin olduğunu sözlerine ekledi.

Sosyal iletişimin en önemli aracı olan dilin bu özelliğiyle her türlü sosyal ilişkinin içine girmesine ve gerektiğinde savaşların bile yerini almasına yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Tanrıdağ, dilden edebiyat gibi yazılı ve sözlü bir iletişim aracı doğduğundan kültürel olduğunu da kaydetti.

Dil işlevlerinin beyinle olan ilişkisinin ortaya çıkarıldığı tarihi sürece dikkat çeken Tanrıdağ, ikili arasındaki bu özel ilişkinin 1860’lı yıllardan başlayarak çözüldüğünü söyledi. Tanrıdağ tarihi sürece ve gelişmelere ilişkin şunları dile getirdi.

“Konuşma, anlama, isimlendirme, yazma ve okuma işlevlerine genel olarak dil işlevleri adını veriyoruz. Dil işlevlerinin beyinle olan özel ilişkileri 1860’lardan başlayarak teker teker çözülmüş ve sonunda bu işlevlerin kendi aralarında da bağlı olmak üzere beyinde özel bir yapılanmayı gerektirdiği ortaya çıkmıştır. Bu yapılanmaya beyindeki dil şebekesi diyoruz. Bu tarihlerden itibaren otopsi çalışmalarının sağladığı verilerle önce konuşma sonra anlama ve sonrasında da okuma ve yazma işlevlerinin beyindeki alt yapıları ortaya konulmuştur.”

Tanrıdağ dil şebekesinin beyinde bulunduğu yerin insanlarda farklılık gösterdiğine dikkat çekti.

“İnsanlarda beyindeki dil şebekesinin en önemli özelliği; bu şebekenin insanların büyük bir bölümünde sol beyin yarısı içinde bulunmasıdır. Konuşma, anlama, okuma ve yazmayla ilgili harekete geçirici merkezler birbirleriyle bağlı biçimde bu yarının içindedir. Sonraki yıllar içinde yapılan araştırmalar beyinde var olan dil şebekesinin tarafıyla insanların baskın olarak hangi ellerini kullandıkları konusunun yakından ilişkili olduğu göstermiştir.

Şöyle ki; sağ ellerini sol ellerine göre daha becerikli kullananların hemen hemen tamamında beyindeki dil şebekesi sol tarafta olmakta, sol ellerini sağ ellerine oranla daha becerikli kullananların ise yaklaşık üçte ikisinde bu durum sürerken geriye kalanlarda bu şebekenin beynin sağ tarafında yer aldığı anlaşılmıştır. Bunun nedenleri tartışmalıdır.”

Dilin beyindeki gelişiminin nasıl olduğuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, insanların dil için hazır bir beyin mekanizmasıyla doğduğunu söyledi.

“İnsanlar doğuştan dil için hazır bir beyin mekanizmasıyla doğarlar. Bu mekanizma daha bebek anne karnındayken 3-6 aylıkken ortaya çıkmaya başlar. Doğumdan sonra çocuğun konuşmasına kadar geçen süre bu konuşma mekanizmasını harekete geçirmek için gerekli belleğin gelişimiyle ilgilidir. Eğer başka bir nedenle bellek yeteri kadar dış dünyaya ait materyal toplayamazsa çocukkonuşmayı öğrenemez.

Çocuğun erken dönemde ya da beklendiğinden daha erken konuşması belleğinin güçlü olduğunu gösterir. Dolayısıyla konuşma zekâyla ilintilidir. Çocukların birden fazla dil öğrenmelerinin etkileri tartışmalıdır. Zekâ ve bellek kapasiteleri yüksek olan çocuklarda bu daha çabuk ve problemsiz olduğu halde çok dilliliğin bazı çocuklarda kekemeliğe yol açabildiği ileri sürülmüştür.”

Birden çok dil bilmenin beyin üzerindeki etkisine ilişkin de bilgi veren Tanrıdağ, farklı dillerin beyinde farklı alanlarla ilintili olmadığını kaydetti. Bu güne kadar bu konuda yapılan araştırmaların öğrenilen farklı dillerin beyinde aynı dil şebekesi tarafından temsil edildiğini gösterdiğini vurgulayan Tanrıdağ, öğrenilen her yeni dil için farklı beyin alanı değil benzeri alan kullanıldığını söyledi.

“Öğrenilen her yeni dil için farklı bir beyin alanı değil benzeri bir alan kullanılmaktadır. Farklı dillerin aynı beyin alanları içinde temsil edilmesi farklı zamanlarda arşivlenen dosyaların aynı kütüphanede saklanmasına benzetilmektedir. İnsan belleğinin özelliğinden dolayı önce öğrenilen dil her zaman daha fazla hatırlanan dil olmaktadır. Bu dilin kullanılmaya devam edilmesi dil belleğini daha da sağlamlaştırmaktadır. Nitekim bu yüzden konuşma problemi yaşayan çok dilli insanlarda bu dil bozukluklarından düzelme birbirleriyle ilintili olmaktadır.

Bu konuda yaşanan gelişmeler Pitres Kanunları olarak bilinir. Buna göre bir insanda çoklu dil bozukluğu oluştuğunda; düzelme önce ana dilden ve çok kullanılan dilden başlar. Eğer ana dil aynı zamanda çok kullanılan dilse bu düzelme daha da belirgindir. Bunun dışında, eğer bilinen diller aynı dil ailesine mensuplarsa örneğin bu diller Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca

ise bunların düzelmeleri birbirine yakın olur. Ancak bilinen diller örneğin Türkçe, İngilizce ve Japoncaysa bunların düzelmelerinde ana dil ve kullanım özellikleri daha fazla devreye girer.”

Yazar: Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ
Kaynak: milliyet

Tags: beyin ve dil, dil, manset

Category: Hafıza / Beyin, Kişisel Gelişim


Kaynak

Hangi Yöntemle Daha Kolay Öğrenirsiniz?

HANGİ YÖNTEMLE DAHA KOLAY ÖĞRENİRSİNİZ?  [*]

Ahmet YILDIZ / www.ahmetyildiz.com 

Öğrenme Stillerini Bilmek Kişiye Ne Kazandırır?

Kişi öğrenme sırasında güçlü ve zayıf yönlerini bilir. Bu da güçlü yönlerini etkili kullanmasına zayıf yanlarını ise güçlendirmesine imkânı verir.Öğrencisinin öğrenme stilini bilen bir öğretmen her öğrenciye özelliklerine göre ödev verebilir. Grup çalışmalarını bu bilgiler ışığında planlayabilir.Çocuğunun öğrenme stilini bilen bir anne baba ev içerisinde ona uygun çalışma ortamları oluşturabilir.4.       Öğrenme sitilini bilmek kişiye kendini tanıma fırsatı verir. Etrafını çeviren parmaklıklardan kurtulmasını sağlar. İşte size konuyla ilgili bir hikâye: “Genç bir deve annesine sormuş “Anne neden bizim ayaklarımız bu kadar büyük?” Anne deve cevap vermiş: “Çölde kuma batmamak için.” Genç deve tekrar annesine sormuş: “Peki, kirpiklerimiz neden bu kadar gür?” Anne deve tekrar cevap vermiş:“Çölde kum fırtınası çıktığında gözümüze kum kaçmasın diye.”Meraklı olan küçük deve bir soru daha sormuş: “Bizim niye hörgüçlerimiz var?” Anne deve sabırla, kızmadan yanıtlamış:“Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için, suyu hörgüçlerimize depolarız.” Sonunda dayanamayan genç deve annesine birazda sitem dolu bir ses tonuyla sormuş:“Peki anne biz hayvanat bahçesinde ne yapıyoruz.”Öğrenme stilinizi merak ediyorsunuz değil mi? [i]

İşte size öğrenme stiliniz konusunda fikir verebilecek bir test. Aşağıdaki sorulardan cevapları size uygun olanı seçerek işaretleyiniz.

Öğrenme Stilleri Testi[ii]

Uygulama yaparak öğrendiğim konuları daha kolay hatırlıyorum.Bir konuyu anlamak için o konuyla ilgili yazılar yazmalıyım.Bir kitabı sesli olarak okuduğumda daha iyi anlıyorum.Yalnız başıma daha iyi çalışıyorum.Duyduklarımdan daha çok okuduklarımı anlıyorum.Sınıfta sorular sorulara cevap verdiğimde o konuyu daha iyi anlıyorum.Kafamdaki bir matematik problemini kendi kendime konuşarak çözmek daha çok hoşuma gidiyor.Sınıf içindeki dersle ilgili tartışmalara katılmaktan zevk alıyorum.Sözlü sorulan kolay bir matematik sorusunu yazılı hale getirerek çözüyorum. Ya da soru yazılı olarak verildiğinde çözmek daha çok hoşuma gidiyor.Bir soru sorulduğunda onun cevabını sözlü değil de yazılı olarak vermek daha çok hoşuma gidiyor.Bir konuyla ilgili kitabı okumak yerine onunla ilgili olarak birisinin anlatılması ve onunla konuşarak öğrenmek daha kolay geliyor bana. Derslerime tek başıma çalışmak istiyorum.Hikâye dinlemekten çok okumaktan hoşlanıyorum.Nasıl çalıştığımı arkadaşlarıma, öğretmenime anlatmaktan hoşlanırım.Birisi bana aklımda tutmam için üç sayı söylese birkaç gün sonra o sayıları hatırlarım.Yapılması gereken bir iş veya ders çalışma olsa grup halinde çalışmayı tercih ederim.Sayısal grafikleri veya normal grafikleri daha kolay anlıyorum.Bir konuyu birkaç kez yazarak daha kolay anlıyorum.Sessizce kitap okuyarak değil, başkasının bana okumasıyla daha kolay anlıyorum.Ben ne zaman yalnız çalışsam o zaman konuyu daha iyi anlıyorum.Okuma ile dinleme arasında bir seçim yapmam gerekse genellikle okumayı tercih ederim.Bir hikâyeyi yazmak yerine anlatmayı isterim.Çarpım tablosunu öğrenirken birisinin bana söyleyerek yardımcı olduğunda daha kolay öğreniyorum.Bir grupla beraber çalıştığımda iyi işler çıkarıyorum.Yazılı olarak sorulan bir matematik problemini daha kolay anlıyorum.Bir grup çalışmasında grafik veya poster yaparak bilgi toplamak daha çok hoşuma gidiyor.Yazılı ödevleri yapmak hoşuma gidiyor.Tek başıma çalışarak öğrendiklerimi daha kolay hatırlıyorum.Bilgimi artırmak için okumayı tercih ediyorum.Sınıfta sözlü bir ödev olduğunda ben yapmayı tercih ederim.Matematik konularını kitaptan yazılı olarak değilde birisi sözel olarak anlattığında daha kolay anlıyorum.Bir karar vermem gerektiğini başkalarına sorarak görüşlerini alırım.Yazılı matematik problemlerini sözlü sorulan problemlerden daha kolay yaparım.Öğrenirken ders araç gereçlerine dokunmak isterim.Yazılı yapılması gereken ödevlere sözel ödevlerden daha fazla önem veriyorum.Duyarak öğrendiklerimi daha kolay hatırlıyorum.Okuyarak ve dinleyerek daha kolay öğreniyorum.Bildiğim konuları anlatmak bana çok kolay geliyor.Bir kronuyla ilgili kendime sık sık sorular sorarım.Bir konuyu veya soruyu bir başkası bana anlattığında daha kolay anlıyorum.Maddeleşerek numaralandırılmış konuları çalışmayı seçerim.Bir konuyu anlamak için o konuyla ilgili maket, harita, deney gibi uygulamalar yapmam gerekir.Bir şeyler söylendiğinde onları kâğıda yazarım.Duyduklarımı daha kolay hatırlıyorum.Sınıf arkadaşlarımla beraber çalışmak eğlenceli ancak onlarla beraber çalışmak oldukça zordur.PAUN ÇETVELİ

Görsel Dil Öğrenen

5. ___

13. ___

21. ___

29. ___

37. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

Bireysel Öğrenen

4. ___

12. ___

20. ___

28. ___

45. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

İşitsel Sayısal Öğrenen

7. ___

15. ___

23. ___

31. ___

39. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

Görsel Sayısal Öğrenen

9. ___

17. ___

25. ___

33. ___

41. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

Grupla Öğrenen

8. ___

16. ___

24. ___

32. ___

40. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

Kinestetik-Dokunsal Öğrenen

1. ___

18. ___

26. ___

34. ___

42. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

İşitsel Dil Öğrenen

3. ___

11. ___

19. ___

36. ___

44. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

Konuşarak Öğrenen

6. ___

14. ___

22. ___

30. ___

38. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

Yazarak Öğrenen

2. ___

10. ___

27. ___

35. ___

43. ___

Toplam: ___ x 2 = ___ Puan

33-40 = Baskın Öğrenme Yöntemi

20-32 = Normal Öğrenme Yöntemi 5-20 = Zayıf Öğrenme Yöntemi

Öğrenme Stilinize Göre Öğrenme Tavsiyeleri

Görsel Öğrenen

Bu kişiler görerek, okuyarak ve izleyerek daha kolay öğrenirler. Onların mutlaka görmesi gerekmektedir. Bu nedenle projeksiyon gösterileri, videolar, maketler derslerde kullanılmalıdır. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Deneme sınavı, ödevler, projeler için bir takvim kullanın.  Bu takvime önemli tarihleri kaydedin

*   Çalışma masanız pencereden uzakta olmalı.

*   Derslere girmeden önce ders kitaplarını okuyun.

*   Her derste mutlaka not alın.

*   Not defteri tutarken renkli kalemler kullanın. Önemli noktaları vurgulayın. Resimlerden, grafiklerden ve çizimlerden faydalanın.

*   Derste not aldığınız veya ders defterinde yer alan grafikleri, şekilleri hatta resimleri boş bir kâğıda çizin.

*   Çalışma kartları hazırlayın ve her ortamda bu kartları okuyun.

*   Odanızda bir mantar pano bulundurun ve ders çalışırken önemli gördüğünüz bilgileri bir kâğıda yazarak veya çizerek panoya asın.

*   Test çözerken sorunun önemli noktalarının altını çizin.

Bireysel Öğrenen

Bu öğrenciler tek başına çalışmayı daha çok severler. Tek başına ders yaptıklarında daha kolay öğrenirler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Ders çalışırken hafif klasik müzik eşliğinde çalışmaya özen gösterin. Klasik müzik sizin çevredeki rahatsızlıklardan daha az etkilenmenizi sağlayacaktır.

*   Sınıfta derslere katılmaya çalışmalısınız.

*   Kalabalık yerlerde çalışma yerine birebir ders çalışmaya özen gösterin.

*   Gürültülü çalışma ortamlarında önemli konulara çalışmayın.

İşitsel Sayısal Öğrenen

Bu öğrenciler dinleyerek öğrenmeyi tercih ederler. Ayrıca maddeleştirerek ve sıralayarak daha kolay öğrenirler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Sessiz bir ortamda çalışın. Eğer gürültülü bir ortam varsa hafif klasik müzik kullanarak ortamın daha az dikkat dağıtıcı hale getirin.

*   Mutlaka bütün derslere katılın. Zorunlu olmadıkça devamsızlık yapmayın.

*   Dersleri kaydetmek için bir ses kayıt cihazı kullanın. Böylece okuldan sonra dersleri tekrar dinleme imkânınız olacaktır.

*   Grup halinde çalışarak arkadaşlarınızın size dersi anlatmasını istemelisiniz.

*   Ders çalışırken veya soru çözerken kendiniz ile konuşabilirsiniz.

*   Sesli okuma yapmanız faydalı olacaktır.

Görsel Sayısal Öğrenen

Bu öğrenciler yazıları görerek öğrenirler. Ancak bu öğrenciler detaylardan değil maddeleştirilmiş olan bilgileri görerek öğrenmeyi tercih ederler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Deneme sınavı, ödevler, projeler için bir takvim kullanın.  Bu takvime önemli tarihleri kaydedin

*   Çalışma masanız pencereden uzakta olmalı.

*   Derslere girmeden önce ders kitaplarını okuyun.

*   Her derste mutlaka not alın.

*   Not defteri tutarken renkli kalemler kullanın. Önemli noktaları vurgulayın. Resimlerden, grafiklerden ve çizimlerden faydalanın.

*   Derste not aldığınız veya ders defterinde yer alan grafikleri, şekilleri hatta resimleri boş bir kâğıda çizin.

*   Çalışma kartları hazırlayın ve her ortamda bu kartları okuyun.

*   Odanızda bir mantar pano bulundurun ve ders çalışırken önemli gördüğünüz bilgileri bir kâğıda yazarak veya çizerek panoya asın.

*   Test çözerken sorunun önemli noktalarının altını çizin.

Grupla Öğrenen

Bu öğrenciler grup halinde arkadaşlarıyla veya öğretmeniyle etkileşim halinde öğrenmeyi tercih ederler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Sınıf arkadaşlarınızla beraber çalışın.

*   Kendinize ders çalışma grubu oluşturarak bu arkadaşlarınızla evde, kütüphanede, okulda bir araya gelerek ders çalışın.

*   Derse erkenden girip sıranıza oturup derse odaklanmaya dikkat edin.

*   Sınıf içerisindeki tartışmalara, konuşmalara ve bilgi paylaşımlarına katılmaya çalışın.

Kinestetik-Dokunsal Öğrenen

Bu öğrenciler başkalarının duygularına karşı çok duyarlıdırlar. Dokunarak, yaparak ve hareket halinde öğrenmeyi tercih ederler. Proje hazırlayarak, öğrendiklerini gerçek hayat ile ilişkilendirerek daha kolay öğrenirler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Ders çalışırken görme, işitme, dokunma, tatma ve koku alma duyularının çoğunu kullanmalısınız.

*   Okurken ve dersi tekrar ederken odanızda yürüyebilirsiniz. Hatta elinizde bir lastik top sıkabilirsiniz.

*   Uzun saatler çalışma yerine sık aralar vererek çalışın. Hatta aralarda kendinizi ödüllendirin.

*   Kendiniz gibi Kinestetik-Dokunsal Öğrenme sitine sahip arkadaşlarınızla ders çalışın.

İşitsel Dil Öğrenen

Bu öğrenciler dinleyerek öğrenmeyi tercih ederler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Sessiz bir ortamda çalışın. Eğer gürültülü bir ortam varsa hafif klasik müzik kullanarak ortamın daha az dikkat dağıtıcı hale getirin.

*   Mutlaka bütün derslere katılın. Zorunlu olmadıkça devamsızlık yapmayın.

*   Dersleri kaydetmek için bir ses kayıt cihazı kullanın. Böylece okuldan sonra dersleri tekrar dinleme imkânınız olacaktır.

*   Grup halinde çalışarak arkadaşlarınızın size dersi anlatmasını istemelisiniz.

*   Ders çalışırken veya soru çözerken kendinize konuyu anlatın.

*   Sesli okuma yapmanız faydalı olacaktır.

Konuşarak Öğrenen

Bu öğrenciler konuşarak öğrenmeyi tercih ederler. Konuşarak işlenen dersleri severler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Devamsızlık yapmayın. Tüm derslere katılın.

*   Kitapları sesli okuyun.

*   Arkadaşlarınızla beraber konuşarak, bilgi paylaşımı yaparak öğrenmeye çalışın.

*   Ders çalışırken veya soru çözerken kendiniz ile konuşabilirsiniz.

Yazarak Öğrenen

Bu öğrenciler yazarak öğrenmeyi tercih ederler. Öğrenirken daha başarılı olmak isteyenler şu noktalara dikkat etmelidir:

*   Derse gelmeden önce işlenecek olan dersleri yazın.

*   Not defteri tutarken renkli kalemler kullanın. Önemli noktaları vurgulayın. Resimlerden, grafiklerden ve çizimlerden faydalanın.

*   Her derste mutlaka notlar almalısınız. Bunun için not defteri kullanın. Evde aldığınız notları tekrar yazarak ders çalışın.

*   Formülleri, önemli bilgileri kitabınıza yazın.

*   Öğrenirken kitabınızdaki, defterinizdeki her boş alana yazarak dersi dinleyebilirsiniz.

[i] Aslında Bu Konu Başlı Başına Bir Kitap Olabilecek Kadar Detaylı Bir Konudur.Ancak Burada Sizlere Bir Anket Sunarak Bir Fikir Sahibi Olmanızı Sağlamayı Düşündüm.Uzmanlar Tarafından Bir Tek Öğrenme Stili Modelleri Yoktur. Birçok Öğrenme StiliModeli Vardır.[ii] Saginaw Valley State University’in Öğrenme Stili Anketinden Yazar Ahmet Yıldız(www.ahmetyildiz.com) tarafından Türkçeleştirilip Derlenmiştir.[*] Ahmet Yıldız / Güçlü Hafıza, Sevdim Seni Matematik ve Üşünme Erteleme Vazgeçme kitaplarının yazarı.

Yazar/Kaynak: AHMET YILDIZ/ www.ahmetyildiz.com (Yazının tüm hakları Ahmet Yıldız’a aittir. www.ahmetyildiz.com belirtilerek kaynak gösterilebilir.)

Gelen Aramalar: insanların güçlü ve zayıf yönleri ingilizce proje ödevi 8 sınıf,gelişim testleri,insanları güçlü ve ğüçsüz yönleri 8 sınıf ingilizce,insanların güçlü ve zayıf yönleri ingilizce proje ödevi,yetenek ve başarı testi örnekler rehberlik Tags: Ahmet Yıldız, beyin uyumlu öğrenme, kolay öğrenme, manset, nasıl ders çalışmalıyım, öğrenme, öğrenme sitilleri, öğrenme sitilleri testi

Category: Ahmet Yıldız, Rehberlik, Test Edin, Yazarlar


Kaynak

Çocuk Yetiştirenlere Altın Öneriler

Pedagog Adem Güneş, her istediğini yapan çocuklara hiç müdahale edilmeği takdirde onların yaşama sanatını öğrenemeyeceğini ve psikolojilerinin bozulacağını söyledi

“Çocuklara hiç müdahale etmemek de onların psikolojisini bozar.”
“Serbest yetişen çocuk zamanla ailenin başına dert olur.”
“Aile büyüklerinin çocuk yetiştirme tavsiyelerine uymak lazım.”

Moral FM’de “Çocuk Deyip Geçmeyin” programına katılan Güneş, çocukları olan ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Bir annenin çocuğuna bakarken onun gereksinimlerini çok iyi öğrenebilmesi için yaşına göre hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Güneş, “Bir çocuğun 4 yaşına kadar olan zaman dilimi öğrenme yaşı değildir. Bu dönemde onlar bir ilahi gücün etkisi altındadır. O yüzden anne-babanın bunu bilmesi çok önemlidir. Çünkü bu dönemde çocuk dünyayı dokunarak ve tadarak öğrenir. Çocuğun bu dönemini iyi analiz edemeyen aileler onların hırçın olmasının nedenini anlayamadığı için ciddi sıkıntılar çekebilir.” uyarısında bulundu.

“Dokunarak ve tadarak öğrenen bir çocuktan siz etrafındaki şeyleri ne kadar uzaklaştırırsanız onun merakı o kadar çok artar. Siz çocuğa yardım etmek istiyorsanız neyi tatmak ve neye dokunmak istiyorsa onu kontrollü bir şekilde yapmasına izin vermelisiniz. Eğer çocuğun kontrollü bir şekilde dokunmasına ve tatmasına izin vermezseniz ve ona müdahale ederseniz o çocuk daha da çok hırçınlaşır. Kendini yerlere atar, bağırır ve çağırır. Aynı durum yemek konusunda da geçerlidir. 4 yaşına kadar çocuğun yemeğin ne olduğunu öğrenmesi için ona elini sürmesi ve kaşığa dokunması gerekecektir. Siz ona yemeğe dokunma özgürlüğünü verirseniz bir süre sonra çocuk aynı şeyi yapmayacaktır. Öğrenme bittiği için merak da bitecektir.”

Çocuk eğitiminde yeni kuşak ile aile büyükleri olan dede, büyükanne ve babaannenin farklı bakış açıları olabileceğini belirten Güneş, gelinlere, damatlara ve oğullara, “Yaşlılık bir insanın kendi fıtratına dönme zamanıdır. O yaştaki insanlar çocuk yetiştirmede kendi yanlışlarını görüp,fıtri tavsiyelerle bulunuyorlarsa o takdirde gelin ve evladın büyüklerinin tavsiyelerine uyması lazım. Çünkü onların göremediklerini görmüş olabilir.” tavsiyesinde bulundu.

Kaynak: Samanyolu haber

Gelen Aramalar: başarili çocuk yetiştirmek için tavsiyeler,büyükanne dede ve çocuk eği·ti·mi ppt Tags: adem güneş, Çocuk Deyip Geçmeyin, çocuk eğitimi, çocuk psikolojisi, çocuk yetiştirme, davranış sorunları, manset, Moral Fm, Pedagog Adem Güneş

Category: Çocuk Psikolojisi, Psikoloji


Kaynak

Dan Brown Kimdir?

22 Haziran 1964 yılında Amerika Birleşik Devletleri?nde dünyaya gelen ünlü yazar Dan Brown, Amherst Koleji ve Philips Exeter Akademisi?nden mezun olmuştur. Annesi ilahiyat müzisyeni, babası ise matematik profesörüdür.Öğrencilik hayatı bittikten sonra eğitim görmüş olduğu okullarda İngilizce öğretmenliği yapan ünlü yazar Dan Brown, 1996 yılında çıkardığı ve kendisini büyük üne kavuşturan ilk kitabı Digital Kale ile birlikte kısa süre içerisinde bütün dünyada adından söz ettirmiştir.

Yayımlanan ilk kitabının ardından Dan Brown, elektronik kitap listelerinde bir numaraya çıkmıştır. Bu kitabında yazar Ulusal Güvenlik ile sivil halk arasındaki ince ilişkiyi anlatmıştır. Yazarın ikinci kitabı olan “İhanet Noktası” adlı kitabının ilk basımı 2001 yılında gerçekleşmiştir. Yazar bu kitabında ahlak ve gizli teknolojiler hakkında konuları kaleme almış ve bütün dünyada büyük ses getirmiştir. Dan Brown?’un üçüncü kitabı ise “Melekler ve Şeytanlar”?dır. Bu kitabında da, Vatikan, Roma ve Cern Laboratuarlarında geçmektedir. Bilim ve din konularını işleyen gerilim türünde bir romandır. 2004 yılında yayımlanan dördüncü ve en çok ses getiren kitabı olan “Da Vinci Şifresi” ile ününe ün katmıştır. Bu kitabı yayımlandıktan sonra özellikle de Avrupa?da ve Amerika Birleşik Devletleri?nde büyük yankı uyandırdı ve büyük tartışmaları beraberinde getirdi.

Yazar 15 Eylül 2009 tarihinde yayımlanan beşinci romanında da, mason olan dedesinden etkilenerek “Kayıp Sembol” adlı kitabını kaleme almış ve bu kitabında masonluktan bahsetmiştir. Yazarın kaleme aldığı bütün kitapları büyük okuyucu kitlesine sahiptir. Yazarın kitaplarının basılmasını sabırsızlıkla bekleyen yüz binlerce kişi bulunmaktadır. Ayrıca Dan Brown’?un yazdığı kitapların bazıları beyaz perdeye aktarılmıştır. Beyaz perdeye aktarılan bu kitaplar sinema salonlarının dolmasına ve izleyici rekorları kırılmasına neden olmuştur. Yazarın kitaplarında bahsedilen şehirlerde turist akınına uğramakta ve bu şehirlere önemli maddi getiri sağlamaktadır.

Dan Brown?un merakla beklenen ve bugünlerde piyasaya çıkan son kitabı olan “Cehennem?in bir kısmı” da İstanbul?da Ayasofya?da geçmektedir.Bütün kitaplarında olduğu gibi, takipçileri bu kitabını da sabırsızlıkla beklemiştirler. Dan Brown bu son kitabında okuyucularını; ?şifreler, semboller ve gizli geçitlerden oluşan bambaşka bir dünyada yolculuğa çıkartacağı konusunda?  açıklamada bulunmuştur.

Yazar: Hikmet Akyol

Tags: Cehennem?in bir kısmı, Da Vinci Şifresi, Dan Brown, Dan Brown Kimdir, Digital Kale, manset, ünlü yazar

Category: Başarılı İnsanlar, Kişisel Gelişim


Kaynak

Telekinezi nedir? Nasıl yapılır ?

TELEKİNEZİ İLE YAPABİLECEKLERİNİZ

1) Cisimleri oynatmak
Magazinlerinizi, gazetelerinizi, bardaklarınızı vs.
2) Cisimlerin şeklini değiştirebilmek
Kaşık, çatal, anahtar vs.
3) Psişik enerji topları
Bunlar insan enerjisi ile oluşan enerji toplarıdır. Onları oluşturup fırlatabilirsiniz.
Eğer ilerlediyseniz;
Pencereleri açıp kapayabilir, kapıları kitleyip ve de ışıkları açıp kapayabilirsiniz.

1) CİSİMLE BİR OLMAK

Şimdi bir mum yakın. Rüzgarsız bir ortamda olun ve mum ışığı ile özdeşleşin. O an sadece siz varsınız. Mum ile birliktesiniz. Gözlerinizi mum ateşine odaklayın(Gözlerinizi kırpabilirsiniz). Mum ateşini sizin ekstra bir uzuvunuz olduğunu ve onu kolunuzu veya bacağınızı oynatabildiğiniz gibi oynatabildiğinizi hayal edin. Düşünmeye devam edin… Ne zaman ki onu kendinizin bir parçası olarak kabul ettiniz, ateşi istediğiniz gibi oynatmaya çalışın! Bu egzersizi 5-10 dakika yapın ve sonra mumu söndürün.
(Not: Bu deney küçük bir kağıt parçası gibi hafif cisimleri oynatma amaçlı olarak da denenebilir.)

2) BALON VE ENERJİ TOPLARI

Bu daha ileri bir kademedir. Enerji topları cisimleri oynatabildikten sonra denenmelidir. Sürtünmesiz bir yüzeye balonunuzu şişirdikten sonra koyuyorsunuz. Sonra iki elinizi birleştirip, avucunuza enerji yolladığınızı düşünüyorsunuz. Nefes alıyorsunuz ve nefesi verirken avuçlarınıza doğru gittiğini düşünüyorsunuz ve oluştuğunu hissettiğiniz enerji birikimini elinizden balona doğru yönlendirip, balonu itmeye çalışıyorsunuz.

3) GÖRÜNTÜLEŞTİRME

Adım 1:
Vücudunuzun enerji ile doldurun.
Adım 2:
Önünüze bir kağıt parçası veya bir taş koyun.
Adım 3:
Gözlerinizi taşa odaklandırın.
Adım 4:
Şimdi gözlerinizi kapatın ve taşın-kağıdın görüntüsünü gözleriniz kapalıyken hayalinizde canlandırmaya(görüntüleştirmeye) çalışın.
Adım 5:
Sonra enerjinizin o cismin etrafında dolandığını hissedin.
Adım 6:
Cismi sırasıyla sola, sağa, geriye, öne ve daha da ileri ittiğinizi düşünün.
Adım 7:
Şimdi gözlerinizi açın.
Eğer bir sonuç alamıyorsanız 6. adımı sürekli tekrarlayın.

4) TÜNEL

Küçük bir cisim seçin. Ayrıca hafif olsun. Küçük bir yüzük veya hafif bir metal parçası.
Kafanızı boşaltın. Rahatlayın ve sizi etkileyen tüm negatif şeylere gülün. Yok olduklarını göreceksiniz. Konsantre olun.
Cisimle kendi aranızda bir tünel kurun. Bunu hayalinizce canlandırın. Sadece o cismi görün. O cisim dışında her şey o tünelin dışında. Sadece o ve siz!
Şimdi düşünce gücünüzün ellerini o cisme yönlendirin ve onu ittiğinizi düşünün.
Hemen olacak diye bir şey tabii ki yok. Ümidinizi kaybetmeyin!

PSİŞİK ENERJİ TOPLARI YAPABİLMEK

BAŞLANGIÇ

Enerji topları yaratabilmek, vücut enerjini şekillendirebilmekle ilgili bir şeydir. Bazı durumlarda, bu cisimleri oynatabilmekten daha kolaydır.

==> ALIŞTIRMA 1
Ellerinizi önünüze doğru getirin ve avuç içleriniz yukarı gelecek şekilde durdurun. Gözlerinizi kapayın ve rahatlayın. Avuç içleriniz arasındaki boşlukta oluşan enerji topuna yoğunlaşın. Sürekli bu enerji topunu güçlendirdiğinizi ve daha da büyüttüğünüzü hissetmeye çalışın. Bunun elinizdeki magnetizmanizdan ve üçüncü gözünüzle ilgili bir bağ olduğunu unutmayın.

==> ALIŞTIRMA 2
Ellerinizi yuvarlak bir şey tutar gibi yapın ve gözlerinizi kapatın. Kol kasınızı sıkın ve ordaki enerjinin ellerinize aktığını düşünün. Bu enerjinin bir enerji topunu oluşturacağına inanın. Eğer ellerinizdeki titreşimi hissediyorsanız gerçekten çok iyi! Şimdi hissettiğiniz şeyi bir şeye doğru fırlatın ve ne olduğunu görün!

KAVANOZ YÖNTEMİ

İhtiyaçlar:
Bir kavanoz(kapağıyla beraber)
Bir pinpon topu
Bir ip
Bir dikiş iğnesi
Bir Soloteyp

Yapımı:

Kavanozun kapağını açıyorsunuz. Dikiş iğnesini alıp deliğinden kavanozun boyunun 4'te 3'ü kadar bir ip geçiriyorsunuz ve iğnenin ucunu pinpon topunu bırakmayacak şekilde pinpon topuna batırıyorsunuz. Sonra iğneye geçirilmiş ipin ucunu kavanoz kapağının kapanınca içeriye bakan yüzeyinin ortasına yapıştırıyorsunuz. Ve son olarak kapağı kapatıyorsunuz. Karşınızda kavanozun tabanına, sağına ve soluna deymeden tam olarak ortasından iple asılmış duran bir pinpon topu var.

Kullanımı:

Bu aleti düz bir yere koyuyorsunuz ve aranızda 1,5-2 karış olacak şekilde bu kavanoza yaklaşıyorsunuz. Lütfen dirseklerinizi kavanozu koyduğunuz yere koymayınız. Ve size anlattığım yöntemlerden birini deniyorsunuz. Yani enerjinizle kavanozun içinde asılı duran pinpon topunu oynatmaya çalışıyorsunuz. Benim en sevdiğim ve az da olsa ilerleyebildiğim yöntem budur.

MANTAR VE SU YÖNTEMİ

İhtiyaçlar:
Üstü açık bir kap
Bir şişe mantarı
Su
Yapımı:
Üstü açık kabınızı alıp içine su dolduruyorsunuz ve içine şişe mantarınızı koyuyorsunuz.
Kullanımı:
Amacınız her zamanki gibi şişe mantarını düşünce gücünüzle oynatabilmek.

PUSULA YÖNTEMİ

İhtiyaçlar:
1 pusula
Kullanımı:
Bu yöntemdeki tek sorun, yanınızda bir insanın daha olması gerekiyor. Gözlerinizi kapatıp pusulanın ibresini düşünce gücünüzle değiştirmeye çalışıyorsunuz. Arkadaşınız da size bunu rapor ediyor. Bu yöntem paranormalite bilginleri tarafından en basit yöntem olarak düşünülmektedir.

NOT: Pusulanın ibresinin nereyi gösterdiği önemli değil.

Neden TELEKİNEZİ yeteneğimi kullanamıyorum?

1) Enerjini yönlendirememekteki neden insanların duygularıdır. Örneğin stres. Stres ilerlemenizi ve düşüncelerinizi tamamen etkisi altına alır.
2) Öncelikle şunu bilmeliyiz ki bunun hiç bir zararı yoktur. Sinirsel ağ bu özelliğe zemin yaratır. Suçluluk, korku, güvensizlik ve yargılama duyguları bu olayı önlemeye yeter de artar. Enerji akımınızı keser! Öncelikle bu olayın gerçek olduğuna kesinlikle inanmanız gerekiyor.
3) Kafanıza takmayın, rahatlayın! Bu güzel özelliğinizi düşünün. Bu bir yarış değil sadece bir test.
4) Önyargılı olmayın. Sürekli kendinizi niye yapamıyorum diye sıkmayın.
5) Düş kırıklığına uğramayın ve kendinize kızmayı bırakın. Eğlenin!
6) Bur da başarısızlığa uğramanız sizin kim olduğunuzu göstermez. Sadece cismin oynamadığını gösterir. O KADAR!

Kaynak: Alıntı/slanmam

Gelen Aramalar: telekinezi nasıl yapılır Tags: ilginç başarı, manset, metafizik kişisel gelişim, Telekinezi

Category: İlginç Bilgi / Başarı, Parapsikoloji, Psikoloji


Kaynak

Sinematerapi Nedir? Terapide Ne Tür İşlevleri Vardır.

Sinematerapi nedir? İlk olarak ne zaman ortaya çıktı? Sinematerapi tek başına bir terapi yöntemi olarak kabul ediliyor mu? Bu yöntemin belli bir metodolojisi var mı?

Aksiyon Dergisi’nden  Elif Nesibe TEMİZ Sinematerapi konusunu “Uzun Metrajlı Terapi” konu başlığıyla okuyucularına sunuyor. Birbirinden çarpıcı tespitlere yer verilen yazıda, sinematerapi yönteminin ortaya çıkışı, terapötik bir yöntem olarak uygulanabilirliğini ve terapi sürecinde olası etkilerini araştırdı. 

Elif Nesibe TEMİZ’in Aksiyon Dergisi okurları için kaleme aldığı  ”Uzun Metrajlı Terapi” başlıklı yazının ayrıntıları şöyle:

Sanat ve psikolojinin yolu daha önce edebiyatta kesişmişti. Son yıllarda bu ikili sinema filmlerinde buluşuyor. ‘Sinematerapi’ adı verilen terapi destekçisi yöntem ile filmlerin oluşturduğu duygusal etki psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılıyor.

Hayatınızı değiştirecek ölçüde bir film seyrettiniz mi hiç? Ya da günlerce tesirinden kurtulamadığınız bir sinema sahnesi var mı? Film repliklerinden derlediğiniz bir günlüğünüz oldu mu mesela?  “Tam da yüreğimden geçenler dökülüyor filmdeki kahramanın ağzından.” diye geçirdiniz mi içinizden? Senaryodaki boşlukları kendi cümlelerinizle doldurmaya çalıştınız mı? Dahası “Ben olsaydım…” ifadesiyle başlayan alternatif kareler çektiniz mi yönetmenin yerine? Kimsenin anlayamadığı, kendinizin bile fark etmediği yanlarınızla bir film karesinde tanıştınız mı yahut? Beyaz perde benlik aynanız olabildi mi bir kez olsun?

Tüm bu soruların cevabı sinemaya ‘yedinci sanat’ denmesinin hikmetinde saklı aslında. Yani onun tüm sanat dallarının temel etki gücünü içinde barındırmasında. Sinema, görsel ve işitsel öğeleri apaçık ve anlaşılır biçimde kullandığı için yazan ve yönetenin tahayyülünden çok daha öteye taşıyabiliyor insanı. Zira oyunculuğun eksik kaldığı yerde mekân, ışık; diyalogların azaldığı yerde de müzik kullanılarak zihinde bir anlık boşluk oluşmasına dahi izin verilmiyor. İşte sinemanın bu etki gücü ve mesajını daha kolay verebilme özelliği psikolojide de aktif biçimde kullanılıyor. Bazı psikiyatr ve psikologlar, hastalarına/danışanlarına uyguladıkları terapi yöntemlerini daha etkin kılabilmek adına filmlerden destek alıyor. ‘Sinematerapi’ diye nitelendirilen bu metot için teknik bazı uygulama farklılıkları sebebiyle ‘sineterapi’ kavramını kullanan da var. Yöntem ve uygulama biçiminde ayrışmalar olması hedefi değiştirmiyor: Hasta/danışanın filmde izlediği sahnenin etkisiyle içgörüsünü artırması ve sorunlarını çözerken kendini yalnız hissetmemesi.

Sinematerapi terimi, ilk olarak Psikoloji Profesörü Gary Solomon’ın 1995 tarihli ‘The Motion Picture Prescription’ adlı eserinde zikrediliyor. Terapi seanslarında uygulanışını ise Amerikalı David Cambronne ve Jan Hasley çifti gerçekleştiriyor. Fakat sinematerapi tek başına bir terapi yöntemi olarak kabul edilmiyor. Daha ziyade terapinin etkisini artırmak adına tedavi süresince kullanılan bir destek unsuru sayılıyor. Yani sinema ve terapi kelimelerinin yan yana kullanılması, onun bağımsız bir terapi biçimi olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim zaman zaman bu yöntemden faydalanan Psikiyatr Mustafa Ulusoy’a göre, sinematerapinin insanı, hayatı, kâinatı açıklamaya dair bir teorisi yok. Dolayısıyla adında terapi ifadesinin yer alması çok doğru değil. O daha çok varoluşçu, psikodinamik, destekleyici veya kognütif (bilişsel) psikoterapi yöntemleri içinde yardımcı unsur olarak kullanılabiliyor. ‘Psikiyatride Sinema, Sinemada Psikiyatri’ kitabının editörlüğünü de yapan Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikiyatr Prof. Dr. Mustafa Bilici de sınırları belirlenmiş standart bir disiplin olmaması sebebiyle sinematerapiyi yardımcı bir tedavi unsuru olarak kabul ediyor.

Terapide sanattan faydalanma, sinema ile başlayan bir süreç değil aslında. Zira biblioterapi yani tedavi sürecinde kitabın etki gücünden yararlanma tekniğinin temeli 1930’lu yıllarda atılıyor. Bu teknikte hasta/danışan kendini bir film karakteri yerine roman ya da hikâye kahramanıyla özdeşleştiriyor. Fakat kitap okumak, daha fazla sabır, zaman ve konsantrasyon gerektirdiği için bazen zorlayıcı olabiliyor. Alınan ilaçların kimyasal etkisi, kişide var olan dikkat dağınıklığı gibi özellikler terapide kitaplardan faydalanmayı güçleştiriyor. Bu açıdan hasta/danışanı daha az yoran, mesajı kişinin hayal gücüne bırakmayan, uygulanması kolay, üstelik bir hobi olarak kabul edilen film izlemek tedavi sürecinde daha çok tercih ediliyor.

Bu özelliklerine rağmen Mustafa Ulusoy, biblioterapiyi, sinematerapiye kıyasla daha aktif kullanıyor. Sebebini ‘sinemanın seyirciyi pasif bırakması, kitabın ise okuyucuya zihinsel enerji sarf ettirmesi’ne bağlıyor: “Dikkat eksikliği olan insanlar saatlerce televizyon seyredebilir. Ama yarım saat ders çalışamaz. Çünkü sinema, film görüntüde akıp gittiği için çok pasif konumdayız. Kitap öyle değil. Birebir içinde olmak zorundasınız, ciddi bir enerji sarfı gerektiriyor. İkisi arasında tercih yapılacaksa kesinlikle kitap derim. Ayrıca ‘sinema seyrederek hayatımla ilgili sorunları çözdüm’ lafını duymadım hiç. Ama ‘kitaplar okudum ve hayatın, kendimin hakikatine ait önemli bir mesafe kaydettim, değiştim’ diyenleri gördüm.”

Terapide ister kitap isterse sinema filminden faydalanılsın süreç temel olarak belli aşamalardan oluşuyor. Süreci kısaca özetlemek gerekirse kişi, öncelikle izlediği filmdeki karakterle özdeşim kuruyor. Gerçek hayatın temsilini seyrettiği filmde kendi gerçek yaşantısından izler bulup bir içgörü kazanıyor. Ardından sorunları çözmede kimi zaman olumlu anlamda filmin kahramanını rol model alma kimi zamansa onun yanlışlarına düşmemeye gayret etme eğilimi gösteriyor. Sonuçta Prof. Dr. Mustafa Bilici’nin ifadesiyle kişi kendi yaşadığı duygu, düşünce, açmaz ve acıları perdede gördüğü zaman “Bu sıkıntıyı yaşayan sadece ben değilmişim.” diyebiliyor. Üstelik film karakterinin psikolojik açıdan rahatsız olması da gerekmiyor. Bir problemi olması ve onu nasıl çözdüğünü göstermesi yeterli.

Özdeşim kurma, ilk bakışta bir rahatlatma faktörü olarak düşünülebilir. Fakat ‘PSinema: Sinemada Psikolojik Bozukluklar ve Sinematerapi’ kitabının editörü, ODTÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Faruk Gençöz’e göre, sinematerapinin işleyişi rahatlamadan ziyade problemle yüzleşme ve başa çıkabilme konularına odaklı. Ve bu rahatsız edici konular, filmler aracılığıyla daha kolay işleniyor. Çünkü böylelikle kişi güvenli bir mesafede durmuş, bir yandan karakterle bağ kurarken bir yandan da resme kuşbakışı bakabilecek objektivitesini korumuş oluyor.

Akıllara, “Sadece senarist ve yönetmenin hayaliyle şekillenen bir film karakteri nasıl iyileşme sürecinde yardımcı olabilir?” sorusu gelebilir. Mustafa Ulusoy, bu durumu bast-ı zaman kavramıyla açıklıyor. Ulusoy’a göre, sinema bir insanın hikâyesini gün gün, ayrıntılarıyla değil, önemli sahneler üzerinden bütüncül bir tarzda anlatıyor. Dolayısıyla kendi hikâyelerimizi birbirimize anlatma biçimimizle paralellik arz ediyor: “Terapi, bir noktada insanın hikâyesini yeniden yazma, olan bitenin anlamını değiştirme girişimidir. Zaten hikâyelerimizi anlatmanın amacı oradan ne gibi hikmet ve sonuçlar çıkarsadığımızdır. Bizim hayatımızın aleyhine gibi görünen bir olayda aslında o an aklımızın görmediği bir hikmetin, bir hayrın yerleşik olduğunu fark etme çabasıdır.”

Ulusoy, sinemada terapinin bu özelliğinden faydalanılabileceğini düşünüyor. Zira birçok filmde kahraman, yaşadıklarını anlamlandırmaya çabalıyor. Geçmişine dönüp bazı şeyleri neden yaşadığının cevabını arıyor. Filmi izleyen herkes de kendi algısı içerisinde hikâyeyi yeniden yazıyor. Prof. Dr. Faruk Gençöz, bu noktada filmlerde beğendiğimiz ve beğenmediğimiz noktaları değer yargılarımızın belirlediğine dikkat çekiyor: “Kendi değerlerimizi, filmdeki konu veya kişiler üzerinden algılar, bu algının yarattığı hisleri, filmin bize hissettirdikleri olarak düşünürüz. Hâlbuki kendi görmek istediklerimizi veya görmeye meyilli olduklarımızı görür ve bunlar dolayısıyla hisleniriz. Bu hislerin ortaya çıkmasına yardımcı olan olay ve karakterleri kendimize yakın veya uzak olarak tanımlamaya başlarız. Tüm bunlar aslında zihnimizin bir oyunudur.”

Sinematerapide hassasiyet gösterilmesi gereken en önemli unsur, hangi hastaya hangi filmin hangi sırayla izlettirileceği meselesi. Bunun için belli bir kriter yok. ‘PSinema: Sinemada Psikolojik Bozukluklar ve Sinematerapi’ kitabındaki yazısında Başak Türküler Aka, film seçimini şu şekilde özetliyor: “Terapist, her hastanın durumunu bireysel olarak değerlendirmeli ve ona göre bir seçim yapmalıdır. Film seçimi, vakit alıcı ve terapistin çok fazla film seyretmesi, yeni çıkan filmleri takip etmesini gerektiren bir süreçtir. Seçilen filmin hastaya seyrettirilmeden önce terapist tarafından seyredilmesi gerekmektedir.” Terapistin kaç kez filmi ön izlemeye tabi tutması gerektiği hususu uzmanlar arasında farklılık arz ediyor. Aka’ya göre film seçiminde sadece hastanın durumunu açık olarak yansıtan filmler değil, metaforların kullanıldığı filmler de dikkate alınmalı. Çünkü bazen hastanın sorunlarını direkt yansıtan filmler, onun savunma mekanizmalarını harekete geçirip terapinin etkisini azaltabiliyor. Zaten filmin yüzeysel mesajının yanı sıra, senarist ya da yönetmenin belirli semboller ardına gizlediği alt mesajı da önem arz ediyor.

Bir filmi sinemada veya televizyon ekranında izlemekle terapi sırasında izlemek farklı elbette. ‘Sineterapi’ tekniğini uygulayan Psikoterapist Ufuk Maviengin, pek çok danışanının “Sinemada koskoca ses sistemi eşliğinde bu filmi izledim. Bende bu kadar tesir yapmadı.” dediğine şahit olmuş. Zira uzman eşliğinde film izlemek, o kişinin seyir öncesi filmdeki mesajı alabilecek bir hazırlık sürecinden geçmesi anlamına geliyor. Örneğin Maviengin’in danışanlarından Özlem Aktürk, terapiden iki ay önce Vanilla Sky filmini izlediğinde keyif almış. Fakat terapi sırasında aynı filmi kıpkırmızı gözlerle izlemiş. “Buraya gelmeden önce filmi izlediğimde ‘Ya işte ne kadar şanslıyım. Hayatımda hiç böyle sanallıklara yer yok.’ demiştim. Ama burada izlediğimde kendi hayatımdaki büyük-küçük sanallıkları fark ettim.” diyen Aktürk’e göre sinematerapi ille de büyük sorunları, ağır depresyonu olan insanların başvuracağı bir şey değil: “Her insanın bir uçurumu var. Oraya tek başına düşerse, kaybolur. Ama terapistiniz sizin orada elinizden tutan biri oluyor. Beraber aşağı bakabiliyorsunuz.”

Film öncesi hazırlık sürecinin biçimi ise uzmanlara göre farklılık gösteriyor. Prof. Dr. Mustafa Bilici, sinematerapiyi daha çok grup içerisinde uyguluyor. Bu uygulamada benzer sorunlara sahip hastaların uzman tarafından belirlenmiş filmi birlikte izlemesi sağlanıyor. Seyrin ardından film hakkında yapılan tartışma sayesinde bazı sahnelerin hastalar üzerindeki etki gücü artırılmaya çalışılıyor. Psikiyatr Mustafa Ulusoy ise sinematerapiyi grup uygulamasına uygun görse de genelde hastalarına ev ödevi olarak vermeyi tercih ediyor. Her iki şekilde de psikiyatrlar hastalarını seyir öncesi yönlendirip onlara filmi izlerken hangi noktalara dikkat etmeleri gerektiğini işaret ediyor. Zira çalıştıkları hastaların zaten anksiyete, depresyon, vs. gibi sebeplerle dikkat ve algıları bozuk olduğu için odaklanma ve analiz yeteneklerinin azaldığını düşünüyorlar. Fakat Psikoterapist Ufuk Maviengin, film öncesi ve sonrası danışanlarına müdahale etmemeyi daha doğru buluyor.  Ona göre sinema filminin kendisi zaten bilinçdışına gönderilmiş bir telkin. Danışanın konsantrasyonu bozuk olsa da sadece ekrana bakması bile filmde kullanılan metaforlar sebebiyle istenen telkini alması için yeterli.

Maviengin, danışanlarını ön yönlendirmeye tabi tutmak yerine sineterapiyi içinde uyguladığı hücum terapisi ile ruhsal bir hazırlık sürecinden geçiriyor. 8-10 gün süren bu terapi biçiminde kişi önce herhangi bir sorgu suale maruz kalmadan danışmanına kendi hikâyesini anlatmaya başlıyor. Havadan sudan yapılan konuşma bir süre sonra ister istemez bilinçdışı travma bölgelerine ve sorunlara doğru kaymaya başlıyor. İnsan bu aşamada yılların alışkanlığıyla travmalarının açığa çıkmasından endişe edip kendini tutma eğilimi gösteriyor. İşte bu noktada sinema filmlerinin kullanıldığı ‘çökertme’ süreci devreye giriyor. Maviengin, bu süreci bilinçli depresyona sokma aşaması olarak nitelendiriyor. Çünkü ona göre kişi zaten depresyona giremediği için hasta. Dış hayatın koşturmacası içerisinde bir saniyeliğine bırakamıyor kendisini. Bu aşamada filmler, kişinin bastırmakta zorlandığı duygularını tetiklediği için savunma mekanizması ve kalkanları çöküyor; böylelikle insan duygusal olarak deşarj olmaya, üstündeki ağırlıkları atmaya başlıyor. Sonrasında ise hipnoz tekniklerinin uygulandığı ‘toparlama’ evresi geliyor.

Her filme hasta ya da danışan elbette aynı tepkiyi vermiyor. Ufuk Maviengin, ölüm kaygısının işlendiği bir filmi seyrettikten sonra bazı hastalarının espritüel davranışlar sergileme şeklinde bir savunma düzeneği geliştirdiğini, bazılarınınsa kitaplardan bahsedip ölüm korkusunu kendisini ilme vererek aşmaya çabaladığını anlatıyor. Bu açıdan bakıldığında filmler, terapistlere danışanlarının kişilik yapısıyla ilgili ciddi bir analiz imkânı sunmuş oluyor.

Sinematerapinin uygulanış alanı her ne kadar geniş olsa da bazı durumlarda ona başvurmak tedavi açısından anlamsız oluyor. Örneğin, sahip olduğu ruhsal rahatsızlık sebebiyle zihinsel kapasitesini düzgün kullanamayan mental retarde, ağır şizofreni vakalarında bu teknik uygulanamıyor. Bunun dışında kalan pek çok psikiyatrik hasta grubu ya da psikolojik danışmanlığa ihtiyaç duyulan kişiler sinematerapinin etkisinden faydalanabiliyor. Ama yine de bu yardımcı metotta, yüzde yüz uygulanan herkese iyi gelecek diye bir genel kaide ya da mucizevi bir etki söz konusu değil. Bu sebeple uzmanlar tüm tedavi usullerini bu tekniğin üzerine inşa etmiyor, sinematerapiyi zaman zaman uygulayabilecekleri bir yardımcı unsur olarak kabul ediyorlar. Psikiyatr Mustafa Ulusoy, bu noktada “Sadece sinema üzerinden gidecek bir terapi olamaz, olmamalı da. ‘Bu film şuna iyi gelir’ şeklinde bir reçete olsaydı, film endüstrisinin zirvede olduğu Amerika’da hiçbir psikiyatrik problem olması beklenmezdi. Filmler, illa insanların varoluşsal problemlerini çözer demek yanlış olur.” uyarısında bulunuyor. Ona göre, “Her film iyidir” demek de aynı ölçüde yanlış. İzlediğimiz bir film her zaman başından sonuna işimize yaramayabilir. Bu yüzden onun bütününde anlatılmak istenenden ziyade içerisinden çıkarılabilecek birtakım hikmetli sahnelerine odaklanmak gerekir. Çünkü her filmde az da olsa iyi sahne vardır. Böylece film seyretmek bir hafta sonu hobisi ve salt eğlence aracı olmaktan çıkıp hayatımızın hakikatine katkıda bulunacak bir araç hâline dönüşebilir.

Psikiyatr Mustafa Ulusoy, hastalarına pek çok film öneriyor. İşte Ulusoy’un yorumuyla bu filmlerden iki örnek.

Venedik Taciri: Sıklıkla önerdiğim filmlerden bir tanesi Venedik Taciri’dir. Al Pacino’nun oynadığı, Shakespeare’in aynı adlı oyunundan uyarlanan bir film. Bu filmi aileden birisine, özellikle babalarına karşı yoğun öfke ve nefret duyan hastalarıma öneririm. Önerme sebebim de bu filmde nefret ve öfkenin, bu duyguyu besleyen kişiye ne kadar zarar verebileceğini göstermek. Zehirli bal gibi nefret ve öfke, kişiye önce bir tat ve haz verir, ama en çok da nefret duyan kişiyi zedeler ve bu işten en zararlı o kişi çıkar. Film bunun çok muhteşem bir örneğidir.

Dönüş: Rus filmlerinden Dönüş, baba-çocuk ilişkisi açısından son derece öğretici sahneler içeriyor. Çok sert, çocuklarıyla diyalog kurmakta zorlanan babaların seyretmesini istediğim ve yararlanma ihtimalleri olan bir film. İçinde o kadar güzel sahneler var ki çok benzerlerini bu tür babaların yaşadığını görme fırsatı verebilecek nitelikte.


Kaynak

6-12 MAYIS HAFTASI…

6 -12 MAYIS HAFTASI…
Yeni haftaya enerjik,zinde ve kararlılık enerjisiyle başlıyoruz.Fikirlerimizi çok aktif ortaya koyacak iletişimde hızlı ilerleyeceğiz.9 mayıs Venüs ikizler burcuna geçiyor.Özel-aşk ve ikili ilişkiler de akışkanlık ,spontane davranışlar,sözel oyunlar,değişkenlik yaratabilir bu durum.10 mayıs boğa burcunda halkalı güneş tutulması ve yeni ay gerçekleşiyor.Yeni aylar yeni başlangıçlar enerjisi taşır,yeni işlere başlamak ve hızlı ilerlemeyi ifade eder.Fakat güneş tutulması ve yeni ay aynı burçta boğada gerçekleşiyor.Bir yandan maddi güven huzur ve sakinlik arayışımız bir yandan da yeni başlangıçlar,yeni seçimler,iletişimde ki hız zihinsel ve içsel stres yaratabilir.Bu hafta Sakin düşünerek mantıklı kararlar vererek hareket etmenizde fayda var.12 mayıs güneş-merkür kavuşum enerjisi aktifleşiyor,önemli kararlar,yazışmalar,tanıtım,anlaşma ve imzalar için değerlendirebilirsiniz…
Haftanın burçlara göre değerlendirmesi…
KOÇ.Koçlar haftaya enerji dolu ve kararlı başlıyorlar,kendilerini rahat ifade edecek fikir ve davranışlarıyla dikkat çekecekler.Yaşamlarında yeni bir sayfa açılıyor koçların.Yeni ay 2.kazançlar hanelerinde gerçekleşiyor.Yeni işler ve başlangıçlar maddi kazanım konularında şanslılar.Venüsünde Perşembe günü ikizler burcuna geçmesiyle aşk ve ilişkilerde iletişimleri artıyor.Spontane davranışları seven koçlar venüsün bu konumundan fayda sağlayacak.Her konuda yenilik arayışları artacak.Karar almaları gereken konularda mantıklı davranışlar sergilemeleri gerekiyor koç ların bu hafta…
BOĞA.Hayatlarıyla ilgili her konuda yeni başlangıç arzuları yükseliyor boğaların.Enerji dolu ve diyalogların da açık sıcakkanlı olacaklar.10 Mayıs güneş tutulması ve yeni ay 1.evlerinde gerçekleşiyor boğaların.Sabitliği maddi güvence ve huzuru seven boğalar için bu hafta çok hareketli bereketli ve hızlı olacak.Venüsünde ikizler burcuna geçmesiyle maddi kazanımlar haneleri güçleniyor.Özel ve aşk ilişkilerinde değişkenlik,dalgalanmalar yaşayabilirler.Önemli görüşmeler yazışmalar tanıtım ve imza gerektiren konular için 12 mayıs güneş-merkür kavuşumunun gerçekleşeceği günü değerlendirebilirler…
İKİZLER.İkizler haftaya yoğun iletişim enerjisiyle giriyorlar.Arkadaşlarıyla birlikte toplumsal projeler için görüşmeler yapabilirler.Hafta başı uzun seyahatler(deniz yolculukları)gerçekleştirebilirler.10 mayıstaki güneş tutulması ve yeni ay 12.evlerinde gerçekleşiyor.Geçmiş meseleler ön plana çıkabilir birkaç gün çözüm bulmak için bu konulara yoğun mücadele verebilirler.İkizler için bu hafta yenilenme arınma haftası diyebiliriz.9 mayısta Venüs te 1.evlerine giriyor ilişkilerde şanslı bir dönem.Sanatsal konularda (en çok konuşmalarıyla dikkat çekecekler).Önemli görüşme konuşma ve imza gerektiren konular için 12.mayısı değerlendirebilirler…
YENGEÇLER.Yengeçler haftaya iş ve kariyer konularıyla giriş yapıyorlar,sezgisel olan yengeçler bu iki gün kendilerini ifadede çömert olacaklar.Yeni ay ve güneş tutulması 11.evlerinde gerçekleşiyor.Radikal kararlar alma haftası da diyebiliriz.Tutulmanın etkisiyle yaşamlarındaki önem arz eden konuları fark edecekler.Enerjilerini bu yönde kullanacaklar.Kendilerini ve yakın çevrelerini ilgilendiren konularda görüşme ve konuşmalar hız kazanacak.Değişim için hazırlık yapmak lazım yengeçler.Yeni ayın enerjisiyle güneş tutulmasının enerjisi birleşince gelecek planları için yengeçler biraz sorgulamacı davranışlar sergileyebilirler.Duygularını kontrol altında tutup mantıklı kararlar vermeleri gerekiyor.Önemli görüşmeler imza gerektiren konular için 12 mayısı değerlendirebilirler…
ASLAN.Aslanlar haftaya sosyal iletişim enerjisiyle giriyorlar eğitim yayıncılık,dış seyahatler yabancı dile başlama gibi konular gündemlerinde olacak.Mayıs ayı gelecek için karar verecekleri ve net sonuçlar elde edecekleri bir ay olacak.10 mayıstaki güneş tutulması ve yeni ay 10.evlerinde gerçekleşiyor.Yeniliklerin habercisi bu tutulma ve yeni ay aslanlar için.Yeni haberlerle,değişim çok yönlü olacak hayatlarında.Venüsünde ikizler burcuna geçmesiyle yeni kişiler arkadaşlar kazanacaklar.Önemli görüşme konuşma ve imza gerektiren konular için 12 mayısı değerlendirebilirler…
BAŞAK.Başaklar haftaya ödemeler harcamalar,alacak verecek konularıyla giriyorlar.Başkalarıyla gireşecekleri işler konularında da iletişimleri yoğun olacak.10 mayıs güneş tutulması ve yeni ay 9.evlerinde sosyal alanlarında gerçekleşiyor.Tutulma günü olayları değerlendirirken mantıklarını kullanarak hareket etmeliler başaklar.Radikal kararlar alacakları bir haftadalar.Yenilikler,başlangıçlar yeni bir aşk ta yaratabilir bu tutulma başaklara.Sosyal çevreleri artıyor başakların,eğitim tanıtım ön plana çıkma fark edilme enerjileri çok aktif bir haftadalar.Yurt dışı işler seyahatler de gündemlerinde olacak.Venüs ün de 9 mayıs ikizler burcuna geçmesiyle iş ve kariyerlerinde yükseliş aşk hayatlarında da hareket kazanacak başaklar.Önemli görüşme konuşma anlaşma ve imza gerektiren konularda 12 mayısı değerlendirebilirler…
TERAZİ.Teraziler haftaya aşk ilişkiler ve ortaklaşa yaptıkları işler konularında hızlı iletişimle girecekler.10 mayıs boğa burcunda gerçekleşecek güneş tutulması ve yeni ay 8.evlerinde gerçekleşiyor.Başkalarından beklentileri artık gerçekleşmeye başlayacak terazilerin.Başkalarıyla yaptıkları işlerden edindikleri kazançları almaya başlayacaklar.Birlikte beraber yeni işlere başlayacaklar.Hayatlarıyla ilgili radikal kararlar almaları gerekiyor terazilerin.Kendi yöneticileri Venüs ikizler burcuna geçiyor sosyal alanlarında iletişim artıyor.Önemli konuşma görüşme ve imzalar için 12 mayısı değerlendirebilirler…
AKREP.Akrepler haftaya iş hayatlarında yoğun iletişimle giriyorlar.10 mayıstaki güneş tutulması ve yeni ay 7.evlerinde gerçekleşiyor.Kariyerlerinde yeni başlangıçlar için olumlu bir döneme giriyor akrepler.Aşk ve ilişkiler ve ortaklaşa yapacakları işler konusunda şanslı bir haftadalar ve hızlı ilerleyecekler.İşleriyle ve ilişkileriyle ilgili konularda gerçekçi ve kararlı olmaları gerekiyor akreplerin bu hafta.Venüsün ikizler burcuna girmesiyle alacak verecek ve başkalarından edinecekleri kazançlar konularında da şanslı bir dönemdeler.Önemli konuşma anlaşma imza konularında 12 mayısı değerlendirebilirler…
YAY.Yaylar haftaya enerji dolu giriyorlar,kendileri rahat ifade edecek eğlenceli aktivitelerde yer alacaklar,ayrıca aşk konularında iletişimleri yoğun olacak.10 mayıs boğa burcunda gerçekleşecek güneş tutulması ve yeni ay 6.hizmet evlerinde gerçekleşiyor.Yeni ayla birlikte isteyipte başlayamadıkları işlere başlayacak,kolay ilerleyecek yaylar.Risk almayı seven yaylar tutulmaya dikkat,yeni kararlar için mantıklı hareket etmelerinde fayda var.Venüsün ikizler burcuna geçmesiyle birlikte yeni ortaklık işlerine ve özel ilişkilere başlayabilirler.Önemli görüşme konuşma anlaşma ve imzalar için 12 mayısı değerlendirebilirler…
OĞLAK.Oğlaklar haftaya ev yer değişim ve ailevi meselelerle giriş yapıyorlar.Alım satım konularıda gündemlerinde bu iki gün.10 mayıstaki güneş tutulması ve yeni ay 5.evlerinde gerçekleşiyor.Yeni kararlarıyla dikkat çekecek oğlaklar.Onlardan beklenmedik karar ve davranışlar sergileyecekler ve çok konuşulacaklar bu hafta.Yeni ay yeni başlangıçları ifade eder ve sonuç odaklı girişimleri.Aldıkları kararlarda rahat ilerleyecekler oğlaklar.Venüsün ikizler burcuna geçmesiyle iş hayatınızdaki kişilerle iletişiminizde sıcak ve sempati kazanacak.Önemli görüşme konuşma imzalar için 12 mayısı değerlendirebilirsiniz…
KOVA.Kovalar bu hafta ya iletişim enerjisiyle giriyorlar.Yakın yerlere seyahatler ve yakın çevre ilişkileri gündemlerinde olacak iki gün.10 mayıs güneş tutulması ve yeni ay 4.aile ev yuva evlerinde gerçekleşiyor.Bu konularda değişim sözkonusu olacak.Aileleriyle birlikte yaşayan kovalar ailelerinden ayrılma yer değiştirme kararı alabilirler.Ayrıca çözümlenmemiş ev davaları olanlar bu konularla yüzleşebilirler.Alım satım yapabilirler.Venüsün ikizler burcuna geçmesiyle aşk ve ilişkilerde şanslı bir döneme giriyor kovalar ayrıca sanatsal ve sahne önü konularında hızlı ilerleme kazanacaklar.(ünlü oluyor kovalar?).Önemli görüşme imzalar için 12 mayısı değerlendirebilirler…
BALIK.Balıklar haftaya maddi konularla giriş yapıyorlar,alacak verecek konularında iletişimleri yoğun olacak.10 mayıstaki güneş tutulması ve yeni ay 3.evlerinde gerçekleşiyor.İletişim kendilerini fikirlerini çok rahat ortaya koyacak ve dikkat çekecekler.Yakın çevrelerinde kardeşler arkadaşlarla yeni işlere başlayabilir ve hız kazanabilirler.Kazanımlarla dolu bir hafta ve ay olacak balıklar için.Bu hafta kararlılık ve azim enerjiLERİ YÜKSEK.İyi değerlendirmeliler.Venüsün de ikizler burcuna girmesiyle aile yuvalarında iletişimleri rahatlayacak.Kazançlarıyla birlikte ailelerinde huzuru yakalayacaklar.Önemli görüşme konuşmalar için 12 mayısı değerlendirebilirler…
Keyifli sağlıklı bir hafta diliyorum…


Kaynak

13-19 Mayıs haftası tüm burçlar…

Hafta başı ay ikizler burcunda ilerliyor.İletişim enerjisi yüksek bir hafta.Hafta başı özel ve sosyal ilişkilerde yanılma-yanlış anlama,anlaşılma-belirsizlik riski yüksek.Çarşamba günü Merkür ün ikizler burcuna geçmesiyle her tür ilişkilerde iletişim daha netlik ve akıcılık kazanmaya başlayacak.Fikirlerimizi net ifade edecek mantıklı kararlar vermeye başlayacağız.Hafta sonu özel ve ikili ilişkilerde sürpriz güzel gelişmeler yaşanabilir.Yeni aşklar –yeni yerler-yeni kişiler hayatınıza renk katabilir…

KOÇ : Haftaya yakın çevre ilişkilerinizde yoğun iletişimle giriş yapıyorsunuz.3.Evinizdeki Venüs ile 12.evinizdeki Neptün karesi ilişkilerde zorlanmalar yanlış anlama ve kafa karışıklığı yaratabilir.Geçmiş ilişkiniz yeniden gündeme gelebilir.Hafta ortası ev yuva aile konuları gündeminizde ev yer değişikliği alım satım anlaşma imza atabilirsiniz.Perşembe-Cuma aşk ve ilişkilerde şanslısınız.Ayrıca,tanıtım medyayla ilgili konularda,spor ve kişisel hobilerinizi geliştirmek için yüksek efor enerjinizi kullanabilirsiniz.Hafta sonu iş hayatınızla ilgili konularda birlikte çalıştığınız arkadaşlarınızla yeni düzenlemeler yapabilir ve güncel rutin işlerinizle uğraşabilirsiniz…

BOĞA : Haftaya maddi konularda ödemeler alacak verecek konularıyla giriyorsunuz.Pazartesi ödeme ve alacaklarınız konusunda stres yaşayabilirsiniz.Belirsizlik ve anda değişen şartlar canınızı sıkabilir.Hafta ortası iletişiminiz güçleniyor,yakın çevre ilişkilerinizden destek alabilir,yakın yerlere seyahatler yapabilirsiniz.Perşembe-Cuma alım satım yapabilir ev yer değişikliği yaşayabilirsiniz.Hafta sonu özel ilişkilerinizi yeniden gözden geçirebilir,planladığınız işlerinizi harekete geçirebilir,tanıtım için yazılı basın yada sosyal medya yı daha çok kullanabilirsiniz…

İKİZLER : Hafta başı iş ve kariyer konularında iletişimde sorun ve problemler yaşabilirsiniz,özellikle iş hayatınızdaki kişiler patronlarınızla iletişime dikkat.Yanlış anlama anlaşılma riskiniz yüksek.Anda değişen şartlar belirsizlik enerjisi iş hayatınızda bir takın sorunlar yaratabilir.Çarşambadan sonra iletişim planetiniz kendi evinize geçiyor,kendinizi daha rahat ifade edecek mantıklı kararlar verebileceksiniz.Perşembe-Cuma maddi konularda şans fırsatlara açıksınız,yeni iş anlaşmaları imzalar atabilirsiniz.Hafta sonu yakın çevre ilişkileriniz güçleniyor,yakın yerlere seyahatler yapabilirsiniz…

YENGEÇ : Hafta başı kendinizi ifadede zorlanabilir,kendinizi baskı altında hissedebilirsiniz.Jüpiter-venüs 12.evinizde ilerliyor, karşınıza çıkan kişileri gözünüzde fazla büyütmemeli ve dikkat etmelisiniz,yasak aşk ilişkileri bu ara cazip gelebilir,özellikle çalışma ortamınızdaki kişilerlerle.Hafta ortası kendinizi daha rahat ifade edecek yeni fikir ve planlarınızı aktifleştirme fırsatları bulacaksınız.Perşembe-Cuma parasal konularda şanslısınız.Hafta sonu,aile ilişkilerinizi güçlendirebilir,yakın yerlere seyahatler yapabilirsiniz…

ASLAN : Bu hafta iş ve kariyer evinizdeki stelyum size şans ve fırsatlar vermeye devam ediyor.Çarşambadan sonra yeni projeler üretebilir sosyal alanınızı genişletebilirsiniz.Yeni kişilerle toplumsal konulara ağırlık verebilir organizasyonlarda yer alabilirsiniz.Aslanlar bu dönem kişisel bakım ve gelişimlerine çok önem veriyorlar,yenilenme enerjisi bir çok değişim getirdi yaşamlarında aslanların.Perşembe-Cuma kendilerini net ve rahat ifade edecekleri iki gün her türlü plan ve projelerini aktifleştirebilir fikirleriyle dikkat çekebilirler.Hafta sonu maddi gelir giderlerin de yeni düzenlemeler yapabilirler…

TERAZİ : Teraziler hafta başı sosyal alanda iletişimleri yoğun olacak,iletişimde belirsizlik enerjisi güncel akışı zorlayabilir,yanlış anlama anlaşılma riski yüksek.Hafta ortası iş kariyer konularında yeni şans fırsatlara açıklar.Hafta sonu arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirebilir sosyal organizasyonlarda yer alabilirler.Başkalarıyla birlikte yapacakları işler ve alacaklar konularında genel olarak ta şanslı bir haftadalar.Venüs ün sosyal alanlarında hareket etmesi hem sosyal iletişimlerini güçlendirecek hem de bu çevrelerden yeni kazançlar elde etmelerini sağlayacak.Merkür de Çarşamba günü sosyal alanlarına geçiyor, fikirleriyle de dikkat çekmeye başlayacaklar…

BAŞAK : Başaklar hafta başı iş konularında anda değişen şartlar yüzünden iletişimde zorlanabilirler.Hafta ortasına doğru kendilerini rahat ifade edecek tanıtımla ilgili konular ve sosyal alanlarında yeni sürpriz güzel gelişmeler yaşayacaklar.Artık aşk hayatlarıda güneş tutulmasıyla birlikte renklendi,yeni aşklara yer açacak yada var olan ilişkilerini güçlendirecekler.Kariyer konularında da emin adımlarla ilerliyorlar.Mayıs ay kendine güven ayı başaklar için.Bireyselliklerini ortaya koyacakları bir ay ve haftadalar.Hafta sonu sosyal medya tanıtım konularında sürpriz güzel gelişmeler yaşayacaklar…

AKREP : Bu hafta başı alacak verecek ve ödemeler konuları gündemlerinde,iletişimde zorlanma yaşayabilir maddi konularda anda değişen şartlar stres agresyon yaratabilir akreplerde.Belirsizlik enerjisi akışı zorlayabilir.Hafta ortası iletişimleri güçleniyor.Sosyal alanları genişliyor,eğitim yayıncılık tanıtım reklam sosyal medya konularında hızlı ilerleyebilirler.Hafta sonu iş hayatlarında güzel sürpriz gelişmeler yaşayacaklar.Çözüm bekleyen konular hız kazanacak.Ortaklık ve ilişkilerinde yıldızlarının parlak olduğu bir haftadalar akrepler…

YAY : Yaylar hafta başı ortaklaşa işler yaptıkları kişilerle iletişimi yoğun yaşayacaklar.Anda değişen şartlar biraz canlarını sıkabilir,aşk ve ilişkilerde de hafta başı yanlış anlama anlaşılma riski yüksek.Sözlere dikkat.Hafta ortasına doğru ödemeler ve alacaklar ön planda olacak.Gelir giderleri gözden geçirme zamanı.Hafta sonu sosyal alanları hareket kazanıyor uzun yolculuklar,eğiti yayıncılık,tanıtım konuları gündemlerinde olacak…

OĞLAK : Oğlaklar hafta başı iş çalışma hayatındaki kişilerle iletişimde zorlanabilir,yanlış anlama ve anlaşılma yaşayabilirler.Hafta ortası ortaklaşa işler ve aşk ilişkilerinde daha rahat ilerleyecekler.Venüs 5.aşk ve ilişkiler evlerinde ilerliyor,kişisel bakımlarına önem verecekleri ve özel ilişkilerinde daha uyumlu ve esnek olacakları bir dönemdeler.Hafta sonu sosyal alanlarında iletişimleri artacak ve bu çevrelerden destek almaya başlayacaklar…

KOVA : Kovalar hafta başı aşk ve ilişkilere dikkat,iletişimde belirsizlik enerjisi kafanızı karıştırabilir.Hafta ortası iş hayatınızdaki koşullar ön plana çıkıyor.Kendinizi daha net ifade edecek,enerjinizi çalışma hayatınızda kullanacaksınız.Hafta sonu ortak iş alanınız ve aşk ilşkileriniz hareket kazanıyor.Ayrıca aile ev değişim konularınız ay geneli gündeminizde yeni bir eve taşınabilir yada dekarasyon yapabilirsiniz.Bu ay aşk konularında da şanslı kovalar Venüs aşk evlerinde…

BALIK : Hafta başı aile ev yuva konuları gündemlerinde,taşınma yer değişikliği yaşayabilirle.Hafta ortası aşk ilişkiler ve hobileri ön planda balıkların kendilerinde değişim yaratabilirler.Ayrıca yazılı basın, reklam sosyal medyada kendilerini tanıtabilirler.Çalışma koşullarında Perşembe-Cuma güzel gelişmeler yaşayacaklar.Yakın çevrelerinden destek almaya devam ediyor balıklar.Hafta sonu aşk ilişkileri ve ortak iş ilişkileri kurduğu kişilerle görüşmeler yapabilirler…

Keyifli, sağlıklı bir hafta diliyorum…


Kaynak

29 Nisan 5 Mayıs 2013 Haftası…

29 NİSAN – 5 MAYIS HAFTASI…
Maddi güvence ve huzur ihtiyacımızın yüksek olacağı bir hafta.Kalıcı işler ve ilişkiler için sağlam adımlar atmaya çalışacağız.Çarşamba günü merkür’ün boğa burcuna geçmesiyle birlikte iletişimimiz çok aktif olacak.Neyin çalışıp çalışmadığını görecek,yeteneklerimizi ortaya çıkarmak yönünde daha fazla çaba göstereceğimiz bu hafta, duygusal ve ruhsal açıdan da başkalarına destek olma güven sağlama temamız ön plana çıkıyor…Çarşamba günü mars-satürn karşıtlığı aktifleşiyor,fikirlerimizi ve kendimizi ifade etmekte biraz zorlanabiliriz,çekişme ve tartışmalara açık bir gündeyiz,özellikle etkin-patron-yönetici kişilerle önemli görüşmelere dikkat…
KOÇ ; Sevgili koçlar bu hafta parasal konular gündeminizde.Çarşamba günü merkürün boğa burcuna geçmesiyle parasal kazanımlarınız artmaya başlıyor ve bu konuda iletişimiz hız kazanıyor.Bu hafta kendi imkanlarınızla yapacağınız işlerde başarı olacaksınız,başkalarından elde edeceğiniz kazanımlar yada beklentilerde zorlu etkiler devam ediyor.Salı-Çarşamba önemli görüşme yazışma ve anlaşmalar açısından şanslı günleriniz.Perşembe-Cuma sosyal çevreniz de iletişim yoğunlaşıyor,arkadaşlarınızla beraber sosyal toplumsal organizasyonlar için bu günleri değerlendirebilirsiniz.Hafta sonu dinlenmeye özen gösterin,sağlığa dikkat…
BOĞA ; Sevgili boğalar hafta ya alacak verecek ödemelerle ilgili konularda aktif giriyorsunuz.Salı-Çarşamba tanıtım,medya,eğitim konularında şanslısınız.Perşembe Cuma önemli etkin kişilerle görüşmeler yapabilirsiniz,sert enerjiler devrede olacak iletişimde sözlere dikkat.Bu hafta kendinizi ve yeteneklerinizi ortaya koyma mücadeleniz yoğun olacak,Çarşamba gününden sonra iletişiminiz artıyor, özel ve iş ilişkilerinizde fikirlerinizle dikkat çekmeye başlayacaksınız…
İKİZLER ; Sevgili ikizler şart ve koşulları zorlamamanız gereken bir haftaya giriyorsunuz,özellikle Çarşamba günü Merkür ün boğa burcuna girmesiyle perde arkası olaylar,kıskançlık ve dedikodulara açık bir döneme giriyorsunuz.Hafta başı ikili ve diğer kişilerle yapacağınız görüşmeler ön planda olacak.Salı-Çarşamba alacak verecek ödemelerle ilgili konular gündeminizde.Perşembe-Cuma sosyal ilişkiler de hareket kazanıyorsunuz.Kendinizi gösterme ön plana çıkma arzunuz artıyor fakat tartışma ve çekişmelere de açıksınız dikkat.Hafta sonu biraz daha rahat hissedeceksiniz kendinizi önemli iş ve görüşmeleriniz için bu günleri değerlendirebilirsiniz…
YENGEÇLER ; Sevgili yengeçler bu hafta sosyal çevre ilişkilerinizde iletişiminiz artıyor.Salı önemli görüşmeler anlaşma sözleşme ve imza gerektiren konularda şanslısınız,atacağınız adımlar ve yapacağınız anlaşmalar kalıcı olacak.Çarşamba ve Perşembe halletmek üstesinden gelmek iştediğiniz işlerinizde daha rahat ilerleyeceksiniz.Hafta sonu da bu olumlu etkiler devam ediyor kendinizi enerjik hissedecek ve rahat ifade edeceksiniz,erişmek ulaşmak istediğiniz kişilerle görüşmeler yapabilirsiniz…
ASLAN ; Sevgili aslanlar bu hafta genel olarak iş ve kariyer konuları gündeminizde.Kendinizi ve yaptığınız işleri daha rahat ifade edeceksiniz.Hafta başı günlük işler ve aşk ilişkilernizde rahat ilerleyeceksiniz.Salı-Çarşamba iş konularında kendinizi ve fikirlerinizi daha rahat ifade edeceksiniz.Perşembe-Cuma özel ilişkiler ve ortaklık ilişkilerinizde biraz zorlanabilirsiniz,sözlere dikkat.Hafta sonu harcamalar ön planda olacak,Jüpiter sosyal alanınızda hareket ediyor bu çevrelerden destek almaya devam ediyorsunuz…
BAŞAK ; Sevgili başaklar bu hafta sosyal alanınız çok hareketli,eğitim yayıncılık dış ülkelerle görüşme anlaşmalar ve seyahatler konularında şanslısınız.Pazartesi aile ev yerleşim değişim konuları gündeminizde olabilir.Salı-Çarşamba aşk ilişkiler ve çocuklarla ilgili konularda olumlu etkiler devrede.Perşembe-Cuma iş hayatınızda iletişimizde bir takım zorlanmalar yaşayabilirsiniz.Yanlış anlama anlaşılma riskiniz sizi strese sokabilir.Dikkat.Hafta sonu aşk ve ilişkilerinizde olumlu etkiler devrede ayrıca ortaklaşa işler yaptığınız kişilerle bir araya gelebilir keyifli vakitler geçirebilirsiniz…
TERAZİ ; Sevgili teraziler haftaya alacak verecek ödemeler le ilgili konularla giriş yapıyorsunuz.Çarşambadan sonra bu alanda rahat ilerleyeceksiniz parasal beklenlentileriniz de olumlu etkiler devrede olacak.Pazartesi iletişimimiz yoğun olacak.Salı-Çarşamba aile ev yerleşim yada değişim konuları gündemde olacak fakat bu konularda daha rahat ilerleme sağlayacaksınız.Perşembe-Cuma aşk ve ilişkilere dikkat,sürtüşme ve tartışmalara açıksınız.Hafta sonu başkalarıyla girişeceğiniz işler konularında yardım ve destek göreceksiniz.Genel olarak beklenti ve maddi konularda yoğun mücade edeceğiniz bir haftadasınız…
AKREP ; Sevgili akrepler bu hafta aşk ve ilişkilerde başkalarıyla ortaklaşa yapacağınız işlerde şanslısınız.Çarşamba gününden sonra bu konularda iletişiminiz hareket kazanıyor.Salı-Çarşamba önemli görüşmeler toplantılar imza ve anlaşmalar yapmak için olumlu enerjiler devrede olacak kendinizi rahat ifade edecek sosyal alanda ön plana çıkacaksınız.Perşembe-Cuma aile ev konuları gündeminizde bu iki gün aile ilişkilerinize dikkat.Hafta sonu çocuklarla ilgili konular ve tabiî ki Merkür 7.evinize geçiyor Çarşamba aşk ikili ilişkilerde ortaklık ilişkilerinizde olumlu etkiler devrede…
YAY ; Sevgili yaylar bu hafta genel olarak günlük işleriniz çalışma koşullarınız ön planda olacak.Yapmak halletmek istediğiniz işler ve iş hayatınızda daha çok sorumluluk alacağınız bir haftadasınız.Hafta başı kendinizi rahat ifade edecek,Salı-Çarşamba parasal konular ve iş ilişkilerinizde olumlu etkiler devrede olacak.Perşembe-Cuma özellikle iş hayatınızdaki kişilerle tartışma ve sürtüşmeler yaşayabilirsiniz,fikirleriniz ön planda olacak enerjinizde yüksek sözlere dikkat.Aşk ve ilişkiler adına Jüpiter size şans vermeye devam ediyor.Hafta sonu kendinize özelinize vakit ayırabilir ailenizle keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.Genel olarak çalışma koşulları ve halletmeniz gereken konular gündeminizde bu hafta…
OĞLAK ; Sevgili oğlaklar hafta geneli aşk ve ilişkiler hobiler sportif aktiviteler çocuklar diyet gibi konular gündeminizde.Salı-Çarşamba kendinizi rahat ve etkin ifade edeceksiniz ay sizin evinizde hareket ediyor önemli görüşme konuşma yazışma ve imza gerektiren konularda olumlu etkiler devrede olacak.Perşembe-Cuma parasal konularda harcamalara biraz dikkat.Hafta sonu yakın çevre ilişkileriniz ve kısa seyahatler gündeminizde olacak…Genel olarak yapmak gerçekleştirmek istediğiniz konularda şanslı bir haftadasınız…
KOVA ; Sevgili kovalar hafta geneli ev aile yerleşim taşınma konuları gündeminizde.Çarşambadan sonra bu konular daha çok hareket kazıyor,aile içi konuşmalar ön planda olacak.Tartışmalara açıksınız.Perşembe-Cuma daha aktif olacak iletişiminizde hareket kazanacak,halletmek üstesinden gelmek gereken konular da daha rahat ilerleyeceksiniz.Hafta sonu parasal konular özel ve sosyal ilişkilerde olumlu etkiler var.Aynı zamanda sahnede olma arzunuz yükseliyor,kendinizi ön plana çıkarma sosyal alanda medya tv.konularında yoğun mücadelenin de içinde olacaksınız bu hafta…
BALIK ; Sevgili balıklar bu hafta yakın çevre ilişkileri,iletişim konuları gündeminizde.Özellikle çarşambadan sonra fikirlerinizle ön plana çıkacak dikkat çekemeye başlayacaksınız.Hafta başı önemli görüşme anlaşmalarınız için olumlu.Salı-Çarşamba sosyal çevre ilişkileri, birlikte yapılacak işler talepler için iletişiminiz artıyor ve şanlısınız bu iki gün..Perşembe-Cuma iş ve sosyal ilişkilerde zorlu etkiler devrede olacak şartları zorlamayın sözler de dikkat.Hafta sonu kendinizi ifadede rahatlayacaksınız,aile içi görüşmeler yakın seyahatler,yakın çevreden destekler,taşınma ev yer değişikliği konuları için bu iki günü değerlendirebilirsiniz…
Keyifli-sağlıklı bir hafta diliyorum…


Kaynak

22-28 NİSAN 2013 HAFTANIN GENEL DEĞERLENDİRMESİ

22 NİSAN, HAFTANIN GENEL DEĞERLENDİRMESİ

20 Nisan güneşin boğa burcuna geçmesiyle birlikte maddi manevi her konuda güven ve huzur ihtiyacımız artıyor.Sağlam kalıcı işler aynı zamanda istikrar isteyeceğimiz bu hafta yeni girişimler için daha sağlamcı hareket etmemiz gerekiyor.Girişilecek yeni işler ve anlaşmalar konusunda düşünerek hareket etmekte fayda var.25 nisan akrep boğa ekseninde gerçekleşecek ay tutulmasında gelişen olaylara göre hayatımızda sorun ve problem yaratan konuları yeniden gözden geçirmeli yeni kararlar almak için 25 Nisandaki ay tutulmasından sonraki günleri değerlendirmeliyiz.Değişime açık olmalıyız,olayları akışına göre yönlendirmemiz gereken bir haftadayız.

KOÇ: Koçlar bu haftaya maddi konularda şanslı giriyorlar.Aynı zamanda iş arayan ve yeni iş kurmak isteyen koçlar yeni şans ve fırsatlar size gelecek değerlendirin.25 Nisan akrep burcundaki ay tutulması başkalarıyla birlikte giriştiğiniz işler konusunda (alacak,verecek,ödemeler) sıkıntı ve problem yaratabilir dikkat…

BOĞA : Boğalar bu haftaya şanslı giriyorlar.Artık kendilerini çok daha rahat ifade edebilecekler ve fark edilecekler.Sağlam kalıcı işlere başlayabilir her türü projelerini aktifleştirebilecekleri güzel bir sürecin içindeler.25 Nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması boğaların aşk,evlilik ve ortaklarıyla aralarında sorun ve problemler yaratabilir.Boğalar köklü bir değişimden geçiyorlar birçok boğa özel ilişkilerinde ve ortaklarıyla yol ayrımına gelebilirler…

İKİZLER : İkizler bu haftaya maddi manevi konularda bir takım sorun ve problemlerle yüzleşerek girecekler.Duygusal olarak kendilerini bastırılmış,kısıtlanmış hissedebilirler.Zorlu bir ay sizleri bekliyor ikizler.Kendinizi ve geleceğinizi yeniden gözden geçireceksiniz.Bu hafta sağlığınıza da dikkat.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması iş hayatınızda patron ve iş arkadaşlarınızla sorun ve problemler getirebilir dikkat…

YENGEÇ : Yengeçler bu haftaya sosyal alanlarını genişletecekler.Yeni arkadaşlar edinecekler onlarla birlikte toplumsal projelerde yer alabilir.Yeni iş girişimlerinde bulunabilirler.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması yengeçlerin aşk ve ilişkilerinde sorun ve problemler yaratabilir dikkat…

ASLAN : Aslanlar bu haftaya iş ve kariyer konularında şanslı giriyorlar.Yeni iş anlaşmaları ve sözleşmeler yapabilirler.Aşk ilişkilerinde de şanslı bir haftadalar evlilik yada ilişkilerini daha sağlam temellere bağlayabilirler.Toplum önünde yeni fikirleriyle fark edilecekler.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması aile,ev düzen konularında değişim getirebilir.Aynı zamanda geçmişte kalmış çözümlenmemiş birtakım ailevi konuları gündeme getirebilir…

BAŞAK : Başaklar bu haftaya hareketli başlıyorlar.Sosyal alanları genişleyecek.Eğitim,yayıncılık,yabancı ülkelerle yapacakları iş anlaşmaları ayrıca seyahatler konularında güzel gelişmeler yaşayacaklar.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması iletişim de yanlış anlama ve anlaşılma getirebilir. Ayrıca yakın çevre konularında yeni mesuliyetler getirebilir.Birkaç gün sözlü iletişiminizde sözlere dikkat…

TERAZİ: Teraziler bu haftaya alacak verecek ve ödemelerle ilgili maddi konularla giriyorlar.Başkaları ile yapacakları işler ve edinecekleri kazançlar konularında yeni gelişmeler yaşayacaklar.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması maddi olarak alacak,verecek ve ödemelerde sıkıntı yaratabilir.Teraziler bu hafta borç para vermemeli gelir ve giderlerini dengelemeliler…

AKREP: Akrepler bu haftaya aşk,ilişkiler ve ortaklaşa yapacakları işler konusunda yeni şans ve fırsatlara açıklar.Yeni bir aşk ilişkisine başlayabilir,yeni bir ortaklık anlaşması imzalaya bilirler.Yapacakları yeni anlaşmaları detaylı bir şekilde gözden geçirmeliler.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması hayatlarında maddi ve manevi sorun ve problem yaratan konuları yeniden gözden geçirmeleri için fırsatlar sunacak.Gelişen şartlara göre yaşamlarında belirsizlik yaratan bütün faktörleri eliyebilirler.Gelecekleri için yeni kararlar alma haftası da diye biliriz…

YAY : Yaylar bu haftaya güncel ve gündelik işler konularıyla giriş yapıyorlar.İş hayatlarında daha çok sorumluluk almaları gereken bir haftadalar.Ayrıca yoğun efor gerektiren bu hafta sağlıklarına dikkate etmeleri gerekiyor.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması geçmiş sorun ve problemleri tekrar gündeme getirebilir.Çözümlenmemiş bir takım hukuksal sorunlar ortaya çıkabilir…

OĞLAK : Oğlaklar bu haftaya aşk ve ilişkilerde şanslılar.Ayrıca yapmak ve gerçekleştirmek istedikleri her türlü projelerini aktifleştire bilirler.Kişisel bakım,spor ve hobilerini geliştirebilirler.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutuması arkadaşlarıyla iletişimlerinde sorun getirebilir.Uzak yerlere seyahatleri olan oğlaklar geçikme ve erteleme yaşayabilirler…

KOVA : Kovalar bu haftaya ev,aile ,düzen değişikliği yaşayabilirler.Ayrıca ailevi konularda yeni sorumluluklar alabilirler.Aile bireyleriyle bir araya gelip yeni kararlar alabilirler.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması iş ve kariyer konularında anda değişim yaratabilir.Var olan işlerinde ayrılabilir yeni işlere başlayabilirler…

BALIK : Balıklar bu haftaya yakın çevre ve iletişim konularıyla giriş yapıyorlar.Yakın çevrelerinden destek alabilir kendilerini her anlamda rahat ifade edebilirler.25 nisan akrep burcunda gerçekleşecek ay tutulması sosyal ilişkilerde yanlış anlama,anlaşılma getirebilir.Eğitim,yayıncılık,dış ülkelere seyahatler konularında bir takım gecikme ve ertelenme yaşayabilirler.Sosyal ilişkilerinde sözlere dikkat birkaç gün…

Sağlıklı,huzurlu ve başarılı bir hafta diliyorum…

22.04.2013


Kaynak

27 Mart Terazi Burcunda DOLUNAY…

Terazi koç ekseninde gerçekleşecek olan bu dolunay ilişkilerde BEN enerjisini açığa çıkaracak.Kadın erkek karşı karşıya gelebilir.Karşıtlık sorgulama ve suçlama yaratır.İlişkilerde kıskançlık,aşırı sahiplenme,baskıcılık ön plana çıkabilir,ani ayrılıklar yaratabilir bu durum…Ateş enerjisi yüksek bir dolunay,duygularımızı kontrol etmekte zorlanabiliriz bir kaç gün…Bu dönem ilişkilerde biraz daha hoşgörülü olmakta fayda var…
Egomuz ve irade gücümüzle sınavdayız…DİKKAT !


Kaynak

Kendini Geri İsteme Duası

Ben, ———– , fiziksel bir insan odağı olarak, tüm boyutlarda bulunan, geçmiş, şimdi ve gelecekte, varolan tüm zaman ve mekan çerçeveleri içindeki her tür ve form içinde olan ve ancak şu anda benim yüksek iyiliğim adına artık hiç bir yararı bulunmayan, tüm anlaşmalarımı iptal ediyorum ve terk ediyorum. Ve şu anda bu anlaşmalara taraf olan tüm varlıkların artık durmasını, benim enerji alanımdan derhal ve sonsuza kadar çıkmalarını, ve yapılan bu yeni anlaşma nedeniyle beni kontrol altında tutan tüm enerjilerini de kendileriyle birlikte alıp götürmelerini istiyorum. Şimdi Kaynağa ait olan ulu ve ilahi varlıkların gelmesini ve ilahi amaca hizmet etmemeleri nedeniyle bozulan anlaşmalar ile onlara bağlı tüm kontrol enerjilerinin benden ayrılışlarını kontrol ederek bu çözülme işlemine tanık olmalarını talep ediyorum. Ve oluyorlar da…

Şu anda spiritüel, fiziksel, zihinsel, duygusal benlerim ile birlikte tüm diğer benlerimi de ilahi sevgi idrakinin yüksek spiritüel titreşimlerine adıyorum. Şu anda yaşamımı, işimi, çevremi ilahi sevginin idrakine adıyorum. Kendimi ve bütün benlerimi kendi yüksek gücümü ve titreşimsel yoldaki üstatlığımı, kendi adıma ve etkilediğim dünyanın tamamı adına geri kazanmaya adıyorum. Şu anda ilahi sevgi idrakinden ve kendi yüksek benliğimden kendimi adamış olduğum bu yüksek amaca paralel olarak yaşamımda gerekli değişiklikleri yapmalarını istiyor ve tüm ulu ilahi varlıklardan buna da tanıklık yapmalarını talep ediyorum. Ve oluyorlar da…

Geçmiş, şimdi ve gelecek içindeki tüm zaman ve mekan çerçeveleri içinde var olduğum tüm boyutlar içindeki bütün değişik ben’ler; sizleri o sınırlayıcı anlaşmalar içinde yer almış olmanızdan dolayı bağışlıyorum. Kendimi ve tüm benliklerimi, bana verilmiş olan gerçek ilahi gücün bilgi ve anlayışını farketmemiş olmaktan dolayı bağışlıyorum.

Geçmiş, şimdi ve gelecek içindeki tüm zaman ve uzay çerçeveleri içinde var olan ve sınırlayıcı anlaşmalara taraf olan tüm varlıklar ve deneyimler; sizi sevgi ve şefkatle bağışlıyorum. Sizi beni sınırlayıp kontrol altında tutarak, kendi gücünüzü arttırabileceğinize inanmış olmanızdan dolayı bağışlıyorum.

Şu anda hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Şimdi kendi yüksek benliklerimize yükseltildik. İlahi altın sarısı ve beyaz karışımı ışıkla doldurulduk ve sarmalandık. İlahi altın sarısı ve beyaz karışımı ışıkla doldurulduk ve sarmalandık.

Sınırlayıcı ve kontrol edici tüm anlaşmalar ve bağlantılar şu anda serbest kaldı. Hiç bir kordon, hiç bir bağ yok aramızda. Daha önce bize bağlanmış olan korku, sancı ve öfkelerin tümü serbest bırakıldı ve şifa buldu. Şimdi ilahi kaynağın en yüce ulu varlıklarını bir zamanlar benim olan enerji ve gücün var oldukları tüm kaynaklardan en saf halleri ile bana tekrar geri dönüşüne tanıklık etmeleri ve yönlendirmeleri için çağırıyorum. Bu yüce varlıklardan benim gücümü ve enerjimi kendi menfaatleri için kullanan tüm kanalları silmelerini, tamamen ve sonsuza kadar ortadan kaldırmalarını talep ediyorum. İlahi korunma talep ediyor ve yüce tanıklıklarını diliyorum. Ve oluyor da…

Şimdi Yüce ve ulu varlıklardan benimle kalarak, tüm yaralarımı, berelerimi ve gözyaşlarımı tedavi etmelerini ve bundan böyle ilahi arzunun dışında işler yapmaktan beni korumak amacı ile beni ters etkilerin tümünden korumalarını istiyorum. Ve koruyorlar da…

Ben özgürüm. Evet sonunda olması gerektiği gibi. Ben özgürüm.

Bu şifayı bulabilmem ve yükselebilmem için bana yardım eden, ve bu yolda rehberlik eden ve edecek bulunan tüm ilahi varlıklara, meleklere, yükselmiş üstatlara, tüm yüce amaçlı ulu varlıklara, diğer tüm varlıklara, ruhlara ya da enerjilere şükranlarımı sunarım. İyileşmeme göstermiş olduğunuz sevgi dolu ilgiye layık olacağım. Sizlere müteşekkirim!

Amin
Bu işlemi bitirdiğinizde eğer kendinizi temizlenmiş hissetmiyorsanız lütfen tekrar tüm hislerinizle ve yüksek sesle okuyun. Emin olamazsanız tekrar edin. Ta ki içinizde o ferahlığı hissedene kadar. Bu dua en çok yüksek sesle okunduğunda çok güçlüdür. Kelimeler en yüksek sevgi ve şifa enerjisi ile kodlanmıştır. Böylelikle beden sistemi içinde her birey kendi yüksek benliğinden alacağı miktardaki şifa enerjisinin yardımı ile fiziksel, duygusal ve zihinsel sağlığına geri kavuşacaktır.

Eğer genişlemenize hiç bir yarar sağlamayan inanç sistemlerine sahipseniz, ve bunları terketmeye artık hazırsanız….

Kendi yaşamınızı kurmaya ve onun sorumluluğunu üstlenmeye hazırsanız,

Farkında olduğunuz ya da olmadığınız seviyelerde kurban/günahkar/suçluluk gibi duyguların güç kontrolları altında iseniz …..

O zaman lütfen bu duayı tüm içten duygularınızın eşliğinde ve yüksek sesle söyleyin. Kendinize izin verin, bırakın gitsinler….

Sizler mükemmel varlıklarsınız. Kendinize bu temizlik duası için zaman ve mekan ayırın. Yalnız olabileceğiniz gibi her şeyinizi paylaşabileceğiniz dürüst bir arkadaşınız ile birlikte de olabilirsiniz. Size 2 saat gerek. Duayı okumak için ve sonrasında gözlerinizi kapatıp dinlenmek için, uyuyabilirsiniz, kestirebilirsiniz. Yeter ki meleklere temizleme işlemini yapabilecekleri süreyi verin. Bu gündüz de yapılabilir ama gece uykudan önce olması daha iyi olur, böylece ilahi varlıklar temizlik işlemine gece boyu devam edebilirler.

Kelimeleri söylerken nefes almaya ve aktif olarak duyguları serbest bırakmaya özen gösterin. Kelimelerde kodlanmış bulunan şifa enerjisi size yardım edecektir. Eğer güçlü duygulara kapılırsanız korkmayın. Bırakın içinizden aksınlar ki serbest kalabilsinler. Onları nefesle dışarı bırakın. İçinizde yükselen enerjileri tepe çakranızdan da serbest bırakabilirsiniz.

Etkileri hemen ortaya çıkacaktır. En geç 4 hafta içinde de tamamen temizleneceksiniz.

Farkındalığınızın önünde ya da hemen arkasında o durmadan tekrarlanan endişeler gidecek.. Yerlerini iç barışı ve huzuru alacak…

Sizin yaşamınızda hiç bir pozitif amacı olmayan ilişkiler çözülüp, bitecek…

Zihninizin içinde yer alan iç konuşmalar daha barışcıl ve sevgi dolu olacak….

Farkındalığınız ve anlayışınız sadece spiritüel alanla sınırlı kalmayıp her alanda yükselecek,…

Daha yüksek sevgi, mutluluk , uyum ve barış amaçlı duygularla dolacaksınız

Genel olarak yaşam algılamanız gelişecek.

Ruh kaynağının engin denizinde bulunan bireysel bir ruh olarak kendi hakkınızı ve gücünüzü geri istemek en doğal hakkınız…. bunu asla unutmayın.


Kaynak

İçsel Özgürlüğün 12 Sırrı

1. Gerçek başarı neler kazandığınızla değil sessizce neleri anladığınızla ölçülür.

2. Bir şeylere tutunmanın acıttığını anladığınızda koyverme kendiliğinden gerçekleşir.

3. Acı yaratan işkence çektiren sorulara cevap aramak neden?
Eziyet çekmenin her hangi bir akıl işi olduğunu söyleyebilir misiniz?
Acı veren soruları bırakın.

4. Düş kırıklıklarınızı düzeltilmesi gereken bir dış kaynağa bağlamak yerine anlaşılması gereken bir iç durum olarak algılayın.

5. Gizli gücünüz gizli zayıflığınızın gerçekte size ait olmadığını biliyor zaten.

6. Koyvermek ne olmadığınızı bulup onları terk etme cesaretini göstermektir.

7. Kendinizi başkalarınıza sürekli olarak nasıl onaylatacağınızı sorgulamak yerine şu soruyu sormayı öğrenin: gerçekte ben ne istiyorum Kalabalıkların alkışlarını mı yoksa sakin bir şekilde kendime ait bir yaşamı sürdürmeyi mi?

8. acıyı silmek için zevkin peşinde koşmak sizi serinletmesi için rüzgarın peşinde koşmaya benzer.

9. Gerçek özgürlük kendini tuzağa düşmüş hisseden benliğin yokluğudur yoksa kendini özgür kılmak için benliğin ihtiyaç duyduğu tuzağa düşmüşlükler değildir

10. Benliğinizden vazgeçmek sorunlardan vazgeçmektir zira onlar bir ve aynıdır.

11. Onsuz yaşayamayacağınızı zannettiğiniz bir şeyi koyverip saldığınızda tek kaybedeceğiniz şey korkunun kendisidir.

12. Sınırsız olma arzunuzla iyi geçinin.


Kaynak

Empati..!

Güneşin balık burcuna geçmesiyle fedakarlık ve vericiliğin, anlayış ve sezgilerimizin güçleneceği bir aya giriş yapıyoruz. Çarşamba balık burcunda gerçekleşecek olan yeni ay, yeni girişimlerde bulunmak için güzel bir süreçte olacağımızı gösteriyor. Duygularımızı güçlü bir şekilde ifade edeceğimiz bu ay, duygusal anlamda bekleğimiz destekleri almamızda mümkün olacaktır.

Empati, bir insanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır.

-          Kendini karşındaki kişinin yerine koy.

-          Olaylara onun bakış açısıyla bak.

-          Kişinin duygu ve düşüncelerini anlamaya çalış.

-          Hisset ve bu durumu karşındakine ilet. Evet bu sürece “empati” adı veriliyor.

Göğsü kınalı bir serçe varmış. Gök gürlediği zaman tir,tir titreyerek yere yatar, gök yıkılmasın diye de ayaklarını havaya kaldırırmış Bir yandan da “korkumdan kırk kantar yağım eridi” dermiş. Bir gün biri demiş ki sen kendin beş dirhem gelmesin nerden oluyor da 40 kantar ediyorsun? Bunun üzerine serçe şu cevabı vermiş; herkesin kendine göre dirhemi kantarı var siz ne anlarsınız). Masalda verilmek istenen cevap şudur;
her insanın hatta her canlının olaylara kendine özgü bakış açısı vardır. Dışardan baktığımızda bunu göremeyiz ve bu yüzdende onu bazı davranışlarına anlam veremeyiz. Kendimizi karşıdakinin yerine koyup olaylara onun gözüyle bakabilirsek ancak bu durumda onun duygularını ve düşüncelerini anlamamız dolayısıyla da davranışlarına anlam vermemiz mümkün olur.

Bir insana sempati duymak demek o insanın sahip olduğu duygu ve düşüncelerin aynısına sahip olmak demektir. Karşımızdaki kişiye sempati duyuyorsak onunla birlikte acı çekeriz yada seviniriz. Empati kurduğumuzda ise karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak esastır. Kendimizi sempati kurduğumuz kişinin yerine koymamız ve onu anlamamız şart değildir, sempatide yandaş olmak esastır. Empati kurduğumuzda ise karşımızdaki kişiye aynı duyguları ve görüşleri paylaşmamız gerekmez, sadece onun duygularını ve düşüncelerini anlamaya çalışırız. Bir insanı anlamak başka şeydir, ona hak vermek başka şey. Empatide anlamak, sempatide ise anlamış olalım yada olmayalım karşımızdakine hak vermek söz konusudur.

Derin duyguları anlayanlar: ( empati kuran kişi,kendisini empati kurduğu kişinin yerine koyarak onun açıkça ifade ettiği yada etmediği tüm duygularını ve onlara eşlik eden düşüncelerini fark eder ve bu durumu ona ifade eder)
Keyifli huzurlu ve sağlıklı bir ay dileğiyle ..


Kaynak

28.05.2012 Meditasyon

SEVGİ VE ŞEVKAT MEDİTASYONU

Kalbiniz ve ruhunuzla iletişim kurduğunuzda ve onları dinlediğinizde,ilahi kaynak ile ilişkiye geçmiş ve kaynaşmış olursunuz.Yaşamınızın belli bir alanına huzur ve uyum getirmek ve kalbinizi (ruhunuzu)olumlu düşüncelerle doldurarak canlandırmak için bu meditasyonu yapabilirsiniz..

Sırtınızı dikleştirerek rahat bir biçimde oturun,ama uzanmayın.Başınızı ve omuzlarınızı gevşetin.Şimdi gözlerinizi kapatın ve yavaşça nefes alıp vermeye başlayın,yalnızca nefes alıp vererek bedeninizin gevşemesini sağlayın.Eğer herhangi bir gerginlik hissediyorsanız,nefes verişlerinizde bu gerginliğin içinizden çıkıp gittiğini hayal edin.Gevşemek ve farkına vardığınız rahatsızlıkları nefesinizle birlikte tek tek bedeninizden uzaklaştırmak için zaman ayırın.Evet,güzel.Yavaşça nefes alıp vermeye devam edin.Şimdi sol avucunuzu göğsünüzün merkezine yerleştirin ve sağ avucunuzu da sol elinizin üzerine koyun.Karnınızdan derin bir nefes alın ve havanın yavaşça göğsünüze doğru yükselmesini sağlayın.Bu nefes alıp verme biçimini bir-iki dakika boyunca sürdürün.

Yalnızca nefesinize odaklanarak,düşüncelerinizin sakinleşmesine ve sessizleşmesine imkan tanıyın.Eğer düşünceler zihninize doluşup duruyorsa,o zaman yalnızca bunların farkına varın ve geçip gitmelerine izin verin,onlara ilgi göstermeye çalışın.Kendinizi zorlamadan nefes alıp verişinize yoğunlaşın.Gözlerinizi açmadan yavaşça ellerinizi göğsünüzden uzaklaştırın ve avuçlarınızı birbirine sürtün.Bu,ellerinizin enerjiyle dolarak ısınmalarını sağlayacaktır.Şimdi avuçlarınızı göğsünüzün ortasına aynı şekilde yerleştirin.Ellerinizdeki enerjinin zümrüt yeşili bir ışıkla parlayarak kalp merkezinizi ve tüm göğüs bölgenizi doldurduğunu hayal edin.Bu şekilde biraz bekleyin.

Hazır olduğunuzda,zümrüt yeşili enerjinin bütün bedeninize yayılmasına izin verin.Omuriliğiniz boyunca bir aşağı bir yukarı yavaşça hareket ettiğini hissedin.Bunun için istediğiniz kadar zaman ayırın ve nefes alıp vermeye devam edin.İmgelemenizi (hayal etmek)birkaç dakika boyunca sürdürün. Şimdi nefesinizi verirken bu güzel zümrüt yeşili enerjinin öfke ve başarısızlık gibi olumsuz duyguları kendinize ve başkalarına yönelttiğiniz eleştirileri bedeninizden dışarı atmanız için size destek olduğunu hayal edin.Tekrar nefes aldığınızda ise ilahi kaynak tan gelen iyilik,şefkat,bağışlama ve sevgi gibi olumlu enerjilerin kalp merkezinize aktığını imgeleyin.Enerjinin bütün bedeninize nufuz etmesine,her bir kasınıza,sinirinize ve hücrenize yayılmasına izin verin.Dikkatinizi bir kez daha kalp merkezinizde yoğunlaştırın.Kalbinizle nefes aldığınızı hissedin.Bunu yaparken aslında ruhunuza enerji ve ışık çekersiniz.Olumlu enerjilerin bu bölgeye doğru aktığını hissedin ve deneyimleyin.Nefes verirken bu sefer olumlu enerjilere odaklanmanızı ve bunların kalp merkezinizden dışarı doğru yayılan sevgi ve şefkat duygularına dönüştüğünü hayal etmenizi istiyorum.Kapıları ardına kadar açmak yerine enerjiyi yavaş yavaş dışarı çıkarmayı deneyin.Önce sevgi ve şefkat dolu olumlu düşünceleri bir süre içinizde tutun.

Ardından bu düşünceleri önem verdiğiniz birine yönlendirin.Ruhunuzun ve kalbinizin bu insanın ruhu ve kalbiyle bütünleşmesine izin verin.Sonra aynı iyi düşünceleri çok iyi tanımadığınız ve nötr duygular beslediğiniz bir insana yöneltin aklınıza ilk gelen insanı kullanın.Bir kez daha ruhunuzun ve kalbinizin bu insanın ruhu ve kalbiyle bütünleşmesine izin verin.Şimdi bu olumlu sevgi ve şefkat düşüncelerini hiç hoşlanmadığınız ve ya olumsuz duygular beslediğiniz birine gönderin.

Kalbinizden ve ruhunuzdan yayılan ışığın bu insanla birleştiğini hayal edin.Düşüncelerinizi sizden yayılan enerjiler olarak imgeleyin ve her bir kişi için bir iki dakika ayırın.Egzersizin sonunda sevgi dolu düşüncelerinizin ailenizi,yakın arkadaşlarınızı,iş arkadaşlarınızı ve ardından kasabanızdaki,şehrinizdeki ya da köyünüzdeki insanları,sonra bütün ülkeyi ve nihayetinde de tüm dünyayı kapsayacak şekilde genişleyen bir çember olduğunu hayal edin.Siz sevgi ve ışıksınız.Kalbiniz ve ruhunuz dışarı uzanıp tüm gezegeni olumlu sevgi enerjisiyle doldururken hiçbir sınır tanımıyor.

Egzersizi bitirirken,farkındalığınızı tekrar kendinize ve kalp merkezinize odaklayın.Gözlerinizi açın,el ve ayak parmaklarınızı esnetin ve ayağa kalkmadan önce dengenizi sağlayın.Bu enerji güçlü bir meditasyon deneyimine açabilir.Ne kadar çok alıştırma yapar ve kendinizi farklı seviyelere açarsanız,daha güçlü sevgi ve şefkat duygularına sahip olursunuz.Sevgilerimle..!

Yasemin KAPLAN


Kaynak

İçsel Bilgelik

İÇSEL HİSSETME DUYUNUZU AÇMAK.

Arkadaşlar durusezi duyunuzu açmak için size bir kaç önerim olacak.Sevgilerimle.
Yeni bir ilişkiye girmeyemi hazırlanıyorsunuz,bir araba,ev,işmi değiştirmek istiyorsunuz.Yada önemli bir seçim yapmak,karar mı vermek istiyorsunuz.

Odaklanın ve yazacağım egzersizi uygulayın.

Gözlerinizi kapatın ve ellerinizi güneş sinirağı(göbek üstü)bölgenizin üzerine koyun.Bedeninizin bu bölgesinin yavaş yavaş çok güzel,sarı bir ışıkla dolduğunu hayal edin. Kendinizi rahatlamış hissettiğinizde sorun.

Bu karar hakkında ne hissediyorum,ya da bu kişi hakkında ne hissediyorum.Zihninizde uyanan bir duygu yada görüntü olup olmadığına dikkat edin.Kendinize şöyle sorun.Olumlumu yoksa olumsuzmu hissediyorum.Eğer hissettiklerinizden rahatsızsanız,o zaman araştırmaya devam.Niçin rahatsızım.Ne kadar açık net sorular sorarsanız,o kadar kesin cevaplar alırsınız.Bu egzersiz sadece bir kaç dakikanızı alır.

EĞER BAŞKALARININ DAVRANIŞLARINDAN KENDİNİZİ SUÇLUYORSANIZ BİR EGZERSİZ DAHA.

Kendinizi suçlamadan önce,neler olup bittiğine bakın.Öncelikle kendi yolunuzdan çekilin.Nasıl hissettiğiniz ve durumu nasıl algıladığınıza ilişkin düşüncelerden kurtulun.Gevşeyin.Gözlerinizi kapatın ve nefes alın.Kendinizi o insanın yerine koyun ve o ne hissediyorsa,siz de öyle hissetmeye çalışın.Gerçekte ne olup bittiğini ancak böyle idrak edebilir ve karşınızdaki kişiyede nasıl yardımcı olabileceğinizi bilirsiniz.Durusezi yeteneğine ilişkin temel bilgi budur.

Bunu nasıl kullanacağınızı bildiğinize göre,yaşamınızın istediğiniz alanında deneyler yapmaya başlayabilirsiniz.Bu yetenek geliştirilebilir yada gerekirse pisişik duyarlılığınızı zayıflatabilirsiniz.Yalnızca,güneş sinirağı bölgenize odaklanın ve sarı ışığın azaldığını hayal edin.Bütün varlıklar enerjiden oluştuğuna göre,kısa sürede her şeyi hissetmeye başlayabilirsiniz..!


Kaynak

Etiketler

acı affetme Affetmek aile akıl Alglamada Anlatm Aramak ARINMA Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar Bahar başkaları Bayram beden Beden dili Bedensiz BEREKET beyin Beyinde Beyni Beynin Beyniniz bilgi bilim bilimsel bilinci Bilincine bilinçaltı Bilmek birey Bitkisel bolluk BOLUK Burak cümle çekim dalga damla Davet Deerlerimizin degerli Deniz Depresyonun DERSLER Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi düşünce Egoist egzersiz EGZERSZ ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu evlilik evren fayda FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe fizik fiziksel Fregoli frekans garip GCJoseph Gcyle geçmiş Gelecek geliim gerçek GERDE gerilim Gidecek Gizemli gizli güven güzel harika Hasta hastalık Hastalklar Hayal Hayallerinizin hayat Hayata HAYIRLI Hikaye Hiperaktivite Hipnozu hissederim Holografik Hologram Hoşgörü hoşgörüsüzlük huzur huzurlu Illuminati ilâc ileti İletişim inanç insan insanlar Kabala Kadim kaos Karanlk kavga kelime Kelimeler Klasik korku Korkular KORUMA Korunma Kristaller kuantum Kuantum Fiziği kurallar Kyamet liste LKLERMZ madde Makbul MEKTUP Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler mucize Mucizeleri MUTSUZ NAMASTE Nazar Nefret neşe Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel Paranormal Patolojik Peeling Peinden pozitif POZTF Pratik PRATK PROGRAMLAMA Psikoloji psikolojik Quantum Düşünce Rahat RAHATSIZLIIMIZ refah Reformist Romantik ruh Ruhsal sağlık Sanat seniz sevgi sıkıntı sistem Sonsuz sorumsuzluk sorun sorunlar Stres Sufizm suyun şifa şükretme tabiat tedavi Tehlikeli teori Terapi tesadüf toplum Uymasn üzüntü zaman Zarar zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel