Mutluluk

Mutlu oldugunuzda mutlulugu yaşayan sadece kendiniz degilsiniz.

Sevgi dolu oldugunuzda, sevgiyi yaşayan ,sadece kendiniz degilsiniz. Barış ve huzur içinde oldugunuzda, barış ve huzuru yaşayan, sadece kendiniz degilsiniz. Mevlana oldugunuzda, Mevlanalığı yaşayan, sadece kendiniz degilsiniz. Siz bir yandan bunları yaşarken, bir yandan da farkında olmadan, evrenin enerjisini yükselterek, pek insanin hayatını etkiliyorsunuz. Yaşadıklarınız ile oluşan düşük veya yüksek frekanstaki enerjiniz ile, siz farkına olsanız da olmasanız da, inansanız da inanmasanız da, görsenizde görmeseniz de, toplu bilinçteki yaşam enerjisini fazlası ile etkilemektesinizdir .

Kanadalı doktor David Hawkins araştırmaları sonucu vardıgı deger şöyle
Pozitif ve herşeyi oldugu gibi kabullenen mutlu bir insanın yaydıgı enerji,
90.000 insanin yaydıgı düşük enerjiyi dengelemektedir.

Sevgiyi gerçek anlamda yaşayan bir insanın yaydıgı enerji,
750.000 insanin yaydıgı düşük enerjiyi dengelemektedir.

Barış ve huzur içinde yaşayan bir insanın yaydıgı enerji,
10 milyon insanin yaydıgı düşük enerjiyi dengelemektedir.

Mevlanalığı yaşayan bir insanın yaydıgı enerji,
70 milyon insanin yaydıgı düşük enerjiyi dengelemektedir.

Peygamber,budha seviyesinde yaşayan bir insanın yaydıgı enerji ise
tüm insanlıgın yayadıgı düşük enerjiyi dengelemektedir.

Bugün, peygamber,budha veya mevlana olmasanızda,
90 bin insani mutlu etmeye ne dersiniz ?


kaynak

ÇAKRANIN ANLAMI


Çakranın kelime anlamı Sanskritçede tekerlektir. Çakralara, tekerlek gibi döndüğü için “çakra” adı verilmiştir. Çakralar enerji bedenimizde var olan ana enerji merkezleridir ve bedenin ortası boyunca uzanan dikey bir çizgi üzerinde vücudun ön ve arkasında yer alırlar. Bu enerji merkezlerinin görevi evrensel enerjiyi alıp, bedenin kullanabileceği frekansa dönüştürmektir. Tıpkı bir trafo gibi çalışır. Bedenimizde 88.000 çakra vardır.7 ana terminal çakra vardır. Çakralar aşağıdan yukarıya doğru numaralandırılır. Her çakranın belli enerjisi ve belli frekansı vardır. En düşük frekanslı olan en alttaki kök çakra, en yüksek olan tepedeki taç veya tepe çakradır. O yüzden numaralama aşağıdan yukarıya doğru yapılmıştır. Her çakraya denk gelen bir rengin enerjisi vardır. Bu renkleri kullanarak çakrada ki sorunları çözebilir ve enerji akışını düzenli hale getirebiliriz.
REI : EVRENSEL, MANEVİ BİLGİLER
KI : YAŞAM ENERJİSİ
1. KÖK ÇAKRA (kırmızı) : Enerji sistemin merkezidir.
2. HARA ÇAKRA (turuncu) : Cinsel organları kontrol eder.
3. SOLAR PLEKSUS (sarı): Sindirim sisteminin tüm fonksiyonlarını kontrol eder (karaciğer, dalak)
4. KALP ÇAKRASI (yeşil/pembe): Kan dolaşım sistemini kontrol eder.
5. BOĞAZ ÇAKRASI (mavi) : Solunum sistemini kontrol eder.
6. 3. GÖZ ÇAKRASI / ALIN ÇAKRASI (eflatun): Sezgiyi kontrol eder.
7. TAÇ ÇAKRASI (beyaz): Vücudun tüm fonksiyonlarını kontrol eder. (beyin, omurilik, beyincik)

Kök Çakra dünyadan enerji alır.
Solar Pleksus/3. Çakra güneşten enerji alır.
Taç Çakra evrenden enerji alır.


kaynak

Hastalıklar - Olası Nedenleri - Yeni Düşünce Modelleri

Hayatımızdaki her rahatsızlığın ortaya çıkması bir ihtiyaçtan doğar. Zihinsel nedeni çözüp ortadan kaldırmak için içimize yönelmeliyiz, çünkü cevap orada yatıyor. İrade gücümüzün işe yaramamasının sebebi burada yatmaktadır. İrade gücümüz sadece dışsal etkenlerle savaşır, içsel sorunlarımızda etkisiz eleman konumuna gelirler. Diyelimki sigara tiryakisisiniz, sigarayla savaşmak yerine neden bunu kullanmaya ihtiyaç duyduğunuzu bulun ve onu çözün. İhtiyaç ortadan kalkınca, bağımlılık da ortadan kalkacaktır

Bedenimizde en çok rahatsızlığa sebep olan düşünce kalıpları ELEŞTİRME, KIZGINLIK, GÜCENME, AFFETMEME VE SUÇLULUK'tur. Çok eleştiren bir kişinin artrit (eklem romatizması) olması büyük olasılıktır. Kızgınlık duygusu kendisini ateşli ve iltihaplı bir rahatsızlıkla ortaya koyar. Uzun süren içerlemeler kendisini kanser rahatsızlığı olarak koyar. Aşağıda bazı hastalıkların olası nedenlerini ve iyileşmeniz için gerekli yeni düşünce modellerini göreceksiniz. Rahatsızlığınız karşısındaki yeni düşünce modelini sürekli olarak tekrarlamanız gerekmektedir ki eskisi kırılıp temizlendin yerini yenisine terk etsin.

SORUN - OLASI NEDEN - YENİ DÜŞÜNCE MODELİ

ACI
Suçluluk duygusu.
Geçmişe sevgiyle bakıyorum. Onları da kendimi de özgür bırakıyorum Huzur içindeyim.

AIDS
Kendinden vazgeçme.Cinsel suçluluk. Yeterince iyi olmadığı konusunda güçlü kanı.
Kimsenin kendisini umursamadığını düşünme. Kendini savunmasız ve umutsuz hissetme.
Ben evrensel kompozisyonun bir parçasıyım. Ben önemliyim ve hayat'ın kendisi tarafından seviliyorum. Güçlü ve muktedirim. kendimi olduğum gibi seviyor ve takdir ediyorum.

ADETLE İLGİLİ RAHATSIZLIKLAR
Kadınlığını reddetme. Suçluluk, korku. Üreme organlarının günahkar ya da kirli olduklarına inanma
Bir kadın olarak tüm gücümü kabul ediyorum.tüm bedensel süreçlerimi doğal kabul ediyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

*Adet görememe
Kadın olmayı istememe ve kendinden hoşlanmama
Kendimden hoşnutum, kadınlık bana sevinç veriyor. Ben her zaman mükemmel biçimde akan hayatın güzel bir ifadesiyim.

*Adet öncesi sendrom
Karışıklığın hakim olmasına izin verme. Gücünü dış etkilere teslim etme. Kadınlık süreçlerini reddetme.
Şimdi zihnimin ve hayatımın sorumluluğunu kabul ediyorum. Ben güçlü ve dinamik bir
kadınım.Bedenimin her parçası kusursuz çalışıyor.kendimi seviyorum.

*Ağrılı Adet görme
Kendine kızma. Kendi bedeninden ya da kadınlıktan nefret etme
Bedenimi seviyorum. Kendimi seviyorum. Tüm devrelerimi seviyorum.Herşey yolunda.

AKCİĞER RAHATSIZLIĞI
Depresyon.Keder.Hayatı içine almaktan korkma Doya doya yaşamayı kendine layık görmeme.
Hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim.Hayatı sevgiyle dopdolu yaşıyorum.

ALLERJİLER
Kime karşı allerjiniz var? Kendi gücünü inkar etme.
Dünya güvenli.Emin ellerdeyim.Hayatla barış halindeyim.

ALKOLİZM
Anlamsızlık duygusu. Yararsızlık,suçluluk, yetersizlik hissetme. Kendini reddetme
Ben hayatın tanrısal bir ifadesiyim. Kendimi olduğum gibi seviyor ve kabulleniyorum.

ALZHEIMER
Dünyayı olduğu kabul etmeyi ve onunla ilişki kurmayı reddetme. Umutsuzluk, çaresizlik, Öfke
Hayatı deneyimleyebileceğim yeni ve daha iyi bir yol daima vardır. Geçmişi bağışlıyor ve geride bırakıyorum.Sevinç ve hazza doğru ilerliyorum.

ANEMİ
"Evet-Ama" tutumu. Sevinçten yoksunluk. Hayattan korkma. Kendini yetersiz bulma Kendi adına çekinmeden konuşamayacağı ve ihtiyaçlarını talep edemeyeceği konusunda güçlü bir inanç.
Hayatımın her alanında sevinç duymam iyi ve güvenli bir şey. Hayarı seviyorum. İhtiyaçlarımın karşılanması benim doğuştan sahip olduğum bir haktır. İsteklerimi sevgiyle ve rahatça talep ediyorum.

APANDİSİT
Korku, hayattan korkma.Akışın önünü kesme
Emin ellerdeyim. Gevşiyor ve hayatın neşeyle akmasına izin veriyorum.

APSE
Düşünceleri incinmeler, küçümsemeler ve intikam arzusu üzerinde mayalandırma.
Düşüncelerimin özgürleşmesine izin veriyorum. Geçmiş artık son buldu. Huzur içindeyim.

ARPACIK
Yaşama öfkeli gözlerle bakma. Birisine kızma
Herkesi ve herşeyi neşe içinde görmeyi seçiyorum.

ARTRİT
Sevilmediğini hissetme. Kendilerini ve başkalarını sürekli eleştirme, içerleme. Her şeyin kusursuz olmasını aşırı derecede isteme.
Ben sevgiyim.Artık kemdimi sevmeyi ve onaylamayı seçiyorum.

*Artritli parmaklar
Cezalandırma arzusu. Suçlama. Kendini aldatılmış ve mağdur edilmiş hissetme. Mükemmelliyetçilik
Sevgi ve anlayışla görüyorum. Tüm deneyimlerimi sevginin ışığına çıkarıyorum.

ASTIM
Boğucu sevgi. Kendi bireyselliğini ve bağımsızlığını hissedememe. Kendini bastırılmış be boğulmuş hissetme. Bastırılmış ağlama.
Artık kendi hayatımın sorumluluğunu üstlenebilirim. Özgürlüğü seçiyorum.

AŞIRI KİLO
Hayattan korkma. İncinme, aşağılanma, eleştri ve cinsellikten korunma ihtiyacı. Duygulardan kaçma. Güvensizlik, kendini reddetme. Doyum arama.
Duygularımla barış halindeyim. Olduğum yerde güvenlik içindeyim. Kendi güvenliğimi kendim yaratıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

ATEŞ
Aşırı öfke
Ben sevgi ve barışın sukunet dolu ifadesiyim


BAYILMA
Korku. Başa çıkamayıp bırakma. Bilincini yitirme arzusu
Hayatımdaki herşeyle başaçıkabilecek güce ve bilgiye sahibim.

BEL SOĞUKLUĞU
Kötü bir insan olduğu için cezalandırma ihtiyacı
Bedenimi seviyorum. Kendimi seviyorum. Cinselliğimi seviyorum

BEYİN RAHATSIZLIKLARI

*Felci
Aileyi bir sevgi eylemi içinde birleştirme.
Birlil içinde, sevgi dolu ve huzurlu bir aile yaşamına katkıda bulunuyorum.Herşey yolunda

*Uru
Bilgisayara yüklenmiş yanlış inançlar.İnatçılık. Eski düşünce kalıplarından vazgeçmeme
Zihin bilgisayarımı yeniden proglayabilecek güçteyim. Hayat bir değişimdir ve zihnim kendini
daima yeniler.

*Menenjit
Hastalıklı düşünme biçimi ve hayata karşı şiddetli öfke duyma.
Tüm suçlamaları bırakıyır ve hayatı sevinçle kucaklıyorum.

BOYUN RAHATSIZLIKLARI

*omurga sorunları
bir meselenin diğer bakış açılarını görmeyi reddetme. İnatçılık, eğilmezlik.
Meselelerin her yönünü esneklik ve kolaylıkla görebiliyorum. Güven içindeyim.

*Tutulma
Kararından dönmez, boyun eğmez bir inatçılık
Başka bakış açılarını görmek yararlı, bu bakış açılarını görmede kendimi serbest bırakıyorum

BÖBREK RAHATSIZLIKLARI
Eleştirme, düş kırıklığı, başarısızlık. Utanç. Küçük bir çocuk gibi tepki gösterme.
Yaşadığım her deneyim benim hayrıma gerçekleşiyor. Büyümek güvenli bir gelişme.

*Taşlar
Halledilmemiş, çözülmemiş öfke yumruları
Geçmişte yaşadığım tüm sorunları kolaylıkla çözüyor ve ortadan kaldırıyorum.

*böbreküstü bezleri
Bozguna uğrama.Artık kendisine bakamama ve ilgilenmeme. Endişe, korku
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Kendime bakmam iyi ve güven verici bir durum.

*Nefrit
Hiçbirşeyi doğru dürüst yapamadığına inanma. Başarısızlık ve kaybetme korkusu.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Kendime değer veriyorum ve yeterliyim.

BRONŞİT
Huzursuz aile ortamı. Tartışmalar, bağrışmalar ya da sessiz sürtüşmeler.
İçimde ve çevremde uyum ilan ediyorum. Herşey yolunda

BURUN RAHATSIZLIKLARI

*Akması
Yardım isteme.İçsel feryat, ağlama
Beni mutlu kılan yollarla kendimi seviyor ve rahatlıyorum.

*Kanaması
Tanınma, kabul edilme ihtiyacı duyma. Umursanıp önemsendiğini hissetme. Sevgi isteme.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Kendi değerimi biliyor ve kabul ediyorum. Ben harikayım.

*Tıkanması
Kendi değerini tanıyıp kabullenmeme
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum.

CİLT RAHATSIZLIKLIĞI

*Kurdeşen-sedef-İsilik
Bireyselliğimizin tehdit edildiğini hissetmek. Endişe, korku. Başkalarının üzerimizde güce sahip
olduğunu hissetmek. Eski gömülmüş karışıklık.
Kendimi neşe ve huzur düşünceleriyle, sevgiyle koruyorum. Geçmiş bağışlandı ve unutuldu. Şu anda özgürüm.

*Sivilceler-yağ bezeleri
Çirkinliği gizleme
Kendimi güzel ve sevilmeye değer buluyorum.

*Siyah noktalar
Küçük öfke patlamaları
Düşüncelerimi yatıştırıyorum. Sükunet içindeyim.

CİNSEL SOĞUKLUK
Korku. Zevk yadsıma. Cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğuna inanma. Duyarsız eş .Babadan korkma.
Kendi bedenimden zevk almak iyi ve güvenli bir şey. Kadın olmak çok güzel.

ÇENE RAHATSIZLIKLARI
Öfke. İçerleme ve intikam alma arzusu.
Zihnimdeki bu durumu yaratan düşünce kalıplarını değiştirmeye hazırım. Kendimi seviyor
ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim.

DALAK
Sabit fikirler ve saplantılar. Birşeyler hakkında sürekli tedirginlikler ve endişelere sahip olmak.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim. Her şey yolunda.

DEPRESYON

Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk.
Artık diğer insanların korkularının ve sınırlamalarının ötesine geçiyorum. Kendi hayatımı yaşıyorum.

DİSK KAYMASI
Hayat tarafından hiç desteklenmediğini sanma. Kararsızlık.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Yaşam tüm isteklerimi destekliyor. Her şey yolunda.

DİŞETİ KANAMASI
Hayatta verdiği kararlardan sevinç duymama
Hayatımda verdiğim kasrarlar daima doğru. Huzur içindeyim.

DİZ RAHATSIZLIKLARI
İnatçı ego ve gurur. Eğilmezlik, esnek olamama. Korku. Teslim olmama.
Olayların karşında rahatlıkla eğiliyorum ve yaşadıklarımı sevgiyle kabul ediyorum.

DÜŞÜK
Gelecek korkusu. Doğru zaman olmadığı düşüncesi
Hayatımda daima Tanrısal eylem gerçekleşmekte. Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum.
Herşey yolunda.

EGZAMA
Soluk kesici kin. Zihinsel patlamalar
Uyum ve barış, sevgi ve mutluluk beni kuşatıyor. Evren güvenli, güvendeyim.

ENFEKSİYON
Sinirlenme, öfke, sıkıntı
Rahat, sakin ve uyumlu olmayı seçiyorum.

FELÇ

Korku, dehşet. Bir durumdan ya da bir kişiden kaçış. Direnme
Tüm hayatla birim. Her durum için tam anlamıyla yeterliyim.

FITIK
Kopmuş, uyumu bozulmuş ilişkiler. Gerilme, zora gelme, sorumluluklar, yanlış yaratıcı ifade.
Zihnim hafif ve uyumlu. Özgürüm. Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum.

GASTRİT
Süregelen rahatsızlık. Kaygılar. Endişeler.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum.Evren güvenli, güvendeyim.

GAZ SANCILARI
Sıkı tutma. Korku. Sindirilmiş fikirler.
Gevşiyor ve hayatın içimden rahatça akmasına izin veriyorum

GEĞİRME
Korku. Hayatı çok hızlı biçimde içine tıkıştırma.
yapmak istediğim herşey için yeterli vaktim var. Huzur içindeyim.

GÖZ RAHATSIZLIKLARI

*Astigmatizm
"Ben" sorunu. Kendi benliğiyle karşılaşmaktan korkma
Artık kendi güzelliğimi ve görkemimi görmeye hazırım

*Glokom
Katı bir bağışlamazlık. Çoktan beri süren incinmelerin
Sevgi ve şefkatle bakıyorum. baskısı. Bunlara boğulmuş olma.

*Hipermetrop
Şimdiden, yaşanan andan korkma
Evren güvenli, güvendeyim.

*Katarakt
Geleceğe neşe ve umutla bakamama
Hayat sonsuz mutluluk içeriyor. Her yeni anı yaşamak istiyorum.

*Keratit
Aşırı öfke. Birisine vurma isteği
İçimden akan sevginin gördüğüm herşeyi iyileştirmesine izin veriyorum. Barışı seçiyorum.
Herşey yolunda.

*Miyop
Gelecekten korkma, önünde olana güvenmeme.
Tanrısal rehberliği kabul ediyorum. Yaşam sürecine güveniyorum. Emin ellerdeyim.

*Şaşılık
Dışarıda olanları görmek istememe. Ayrı amaçlar içinde olma.
Görmem iyi ve güvenli bir şey. Huzurluyum


GRIP
Kitle olumsuzluğunu ve inançlarını benimsememe. Korku. İstatistiklere inanma.
Ben grup inançlarının ötesindeyim. Tüm tıkanıklıktan ve etkilerden kurtuldum.

GUATR
Acı çektirildiği ve cezalandırıldığı için nefret duyma. Kendini kurnan olarak görme. Hasyatta kendini engellenmiş hissetme.
Hayatımın hakimi, yöneticisi benim. Kendim olmakta özgürüm.

GUT
Herşeye hakim olma, üstün olma arzusu. Sabırsızlık, öfke
Güvendeyim ve tehlikelerden uzaktayım. Kendimle ve başkalatyla barış içindeyim.

HAZIMSIZLIK
Korku, endişe, dehşet hissetme. Sızlanma homurdanma
Tüm yeni deneyimler sakinlikle kabul ediyor ve özümsüyorum.

HEPATİT
Değişikliğe direnme. Korku, öfke, nefret. Karaciğer öfke ve gazabın yeridir.
Zihnim arınmış ve özgür. Geçmişi sevgiyle bırakıyorum ve yeniliklere sevgiyle kucak açıyorum

HİPOGLİSEMİ
Hayatın sorumlulukları, yükleri yüzünden bunalma. "Hayatın hiçbir anlamı yok" tarzında duygu ve düşünceler
Şimdi hayatımı aydınlık, kolay ve neşe dolu kılmayı seçiyorum.

HORLAMA
Eski düşünce kalıplarından vazgeçmeme
Zihnimden içerisinde sevgi barındırmayan her şeyi atıyorum. Geçmişi arkamda bırakarak
yeni ve önemli olana doğru gidiyorum.

İDRAR TUTAMAMA
Duygusal taşma. Duyguları yıllarca kontrol altında tutmanın birikimi.
Hissetmeye hazırım. Duygularımı ifade etmem iyi ve güvenli. Kendimi seviyorum.

İDRAR YOLU İLTİHABI
Öfke, kızgınlık, suçlama.
Hayatımda sadece sevindirici deneyimler yaratıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

İKTİDARSIZLIK
Cinsel baskı, gerilim,suçluluk duygusu. Toplumsal inançlar benimsene. Eski eşe karşı kin duyma. Anneden korkma.
Artık cinsel gücümün kolaylıkla ve keyifle iş görmesine izin veriyorum. Yaşamak çok zevkli.

İLTİHAPLANMA
Korku ve çok güçlü öfke.
Ben sakinlikle, kendi merkezimde kalarak düşünüyorum.

İNME
Vazgeçme. Direnme. Değişikliktense ölmeyi yeğleme. Yaşamayı reddetme.
Hayat değişimin kendisidir. Ben yeniliklere kolaylıkla uyum sağlayabilirim. Hayatı, geçmişi,
şimdiyi ve geleceği kabul ediyorum.

İNTİHAR
Yaşamda hiçbir çıkış yolu görememe.
Evren güvenli, güvendeyim. Her zaman çıkış yolu vardır.

İSHAL
Korku, reddetme, kaçış.
Benim bedenim kusursuz işleiyor. Hayatla barış halindeyim.

KABIZLIK
Eski fikirlerden vazgeçmeyi reddetme. Geçmişe saklanıp kalma. Cimrilik.
Geçmişi bırakıyor, yeni ve gerekli olanı kabul ediyorum. Hayatın içimden akmasını
kabul ediyorum

KALP RAHATSIZLIKLARI
Uzun süreden beri yaşanılan duygusal sorunlar. Sevinçten yoksunluk. Kalbin katılaşması. Fazla çabalama. Aşırı duygusal ve zihinsel gerilim altında olduğuna inanma.
Sevinç. Sevinç. Sevinç. Sevincin zihnimden bedenimden ve hayatımdan akmasına
sevgiyle izin veriyorum.

*Trombozu
Kendini yalnız ve panikte hissetme. "Ben yeterince iyi değilim, yaptığım yeterli değil, asla başaramayacağım" düşüncesi
Hayatla birlik içindeyim. Evren güvenli ve beni destekliyor. Her şey yolunda.

*Krizi
Para ve mevki uğruna kalbindeki tüm neşe ve sevinci yok etmek.
Neşe ve sevinci kalp merkezime geri getiriyorum. Herkese sevgiyle davranıyorum.

KANGREN
Zihinsel marazilik. Zehirli düşüncelerle yaşama sevincini boğma.
Artık uyumlu düşünceleri seçiyor ve yaşam sevincinin içimden sevgiyle akmasına izin veriyorum.

KANSER
Derin bir biçimde incinme, yaralanma. Uzun zamandır süren kızgınlık. İnsanı için için yiyen derin bir üzüntü veya sır. Nefret etme.
Geçmişte yaşananlar sevgiyle bağışlıyor ve özgür bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

KAŞINTI
İnsanın kendi doğasına zıt düşen arzular duyması. Doyumsuzluk. Vicdan azabı. Kaçmak ve kurtulmak isteği
Şimdi ve burada huzur içindeyim. Evren benim tüm ihtiyaç ve arzularımı yerine getiriyor.
Benim için hayırlı olanı kabul ediyorum.

KAZALAR
Düşüncelerini dile getirmeye çekinme. Otoriteye başkaldırı. Şiddete ve zor gücüne inanma. Kazalar biz kendimize çekeriz.
Bendeki bu durumu yaratan düşünce kalıplarını terk ediyorum. Evrenle barış halindeyim ve
çok değerliyim.

KEKELEME
Güvensizlik. Kendini ifader eksikliği. Ağlamasına izin verilmemiş olması.
Düşüncelerimi açıklıkla ve rahatlıkla açıklamakta özgürüm. Kendime güveniyorum. Kendimi ve
başkalarını seviyorum.


KILLANMA
Üstü örtülü öfke. Derin korku. Suçlama arzusu. Suçlanma korkusu. Kendi bedenine değer vermeme.
Ben kendimin sevgi dolu evebeyniyim. Seviliyor ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum

KISIRLIK
Korku ve yaşam sürecine güvenmeme. Analık-babalık deneyimine ihtiyaç duymama.
Yaşam sürecine güveniyorum. Ben daima doğru yerde ve zamanda, doğru şeyler
yapıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.

KİSTLER
Geçmişteki acı veren olayları sürekli hatırlama ve düşünme. Yanlış, marazi gelişme
Tüm yaşadıklarım benim deneyimin için gerekli ve güzel olaylar.Ben onları sevgiyle
anıyorum. Kendimi seviyorum.

KOLESTROL
Mutluluğu kabullenmekten korkma ve kaçma.
Hayatı sevmeyi seçiyorum. Mutluluk kanallarım sonuna kadar açık, neşeyi kabul ediyorum.

KOLİK
Zihinsel öfke, sabırsızlık. Bulunduğu ortamdan sıkılmak, rahatsız olmak.
Bu çocuk sadece sevgiye ve sevecen düşüncelere tepki verir. Güvende olduğunu
hissetmek ister.

KOLİT
Güvensizlik. Bitmiş olanı bırakamama
Hayatın mükemmel ritminin ve akışının bir parçasıyım.Herşey tanrısal bir düzen içinde.

KOMA
Şiddetli korku. Birisninden ya da birşeyden kaçış.
Seni güvenlik ve sevgiyle kuşatıyoruz. Sana sevgi dolu iyileşebileceğin bir ortam yaratıyoruz.

KONJONKTIVIT
Bir beklenti ile ilgili öfke ve düş kırıklığı
Sevgi dolu gözlerle bakıyorum yaşama. Uyumlu bir çözüm var ve ben onu kabul ediyorum

KRAMPLAR
Gerilim, korku, sıkı tutma, sürdürme
Gevşiyor ve zihnimin rahatlayıp sakinleşmesine izin veriyorum.

KULAK İLTİHAPLARI
Öfke. İşitmek istememe. Çok fazla gürültü, karışılık. Tartışan ana-baba
Uyum beni kuşatıyor. Hoş ve güzel olanı sevgiyle dinliyorum.

KULAK ÇINLAMASI
Dinlemeyi reddetme. İç sesini işitmek istememe. İnatçılık.
Yüksek benliğime güveniyorum. İç sesimi sevgiyle dinliyorum. Ben bir sevgi merkexiyim.

KURDEŞEN
Pireyi deve yapmak. Gizli korkular.
Hayatımın her köşesinde barış ve huzur var.

KUSMA
Fikirleri şiddetle reddetme. Yeni'den korkma
Hayatı güven içinde ve neşeyle sindiriyorum. Bana yalnızca hayırlı şeyler gelir, ben de yalnızca hayırlı şeyler yaparım.

LARENJIT
Konuşamıyacak kadar çok kızma. Söylemek istediklerini söylemekten çekinme. Otoriteyle anlaşamama.
Arzu ettiklerimi söylemekte özgürüm. Söylediğim herşey takdir ve onay görüyor. barış halindeyim.

LENF HASTALIKLARI
Zihnin artık -sevgi ve mutluluk- üzerine kesinlikle odaklanmasının uyarısı
Şimdi yaşama sevincine tamamen odaklanmış durumdayım. Hayatla uyumlu olarak akıyorum.

MANTAR HASTALIĞI
Başkalarının sizi üzmelerine ve sinirlendirmelerine izin vermeniz. Kendinizi yeterince iyi ve temiz hissetmemeniz.
İç huzurum var ve herşeyi seviyorum. Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Hiçbir güç benim üzerimde güce sahip değil. özgürüm. Kendime güveniyorum.

MEME RAHATSIZLIKLARI
Aşırı annalik etme. Aşırı koruma. Zorbaca bir tutuma varan aşırı müdahale. Kendine bakmayı reddedip, herkesi kendi önüne geçirme.
Ben önemliyiyim ve değerliyim. Artık kendime sevgiyle ve keyifle özen gösteriyorum. Başkarına kendileri olma özgürlüğünü tanıyorum. Hepimiz güvendeyiz.

MİGREN
Kusursuz olma isteğiyle kişinin kendi üzerine baskı yapması. Bastırılmış öfke. Hayatın akışına güvenmeme. Cinsel korkular.
Kendimi hayatın akışına bırakıyorum ve evrenin tüm ihtiyaçlarımı en güzel biçimde karşılayacağına inanıyorum.Yaşama güzel.

NASIRLAR
Katılaşmış kavramlar vr fikirler. Katılaşmış korku.
Yeni fikirleri ve yolları denemenin güvenli ve güzel olduğuna inanıyorum. Hayırlığı olana açığım ve onu sevgiyle kabul ediyorum.

NEVRALJİ
Kendini bir suç için cezalandırma. İletşim sorunu nedeniyle kendine eziyet etme.
Kendimi bağışlıyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.Tüm iletişimlerim sevgi dolu.

NEZLE
Aynı anda pek çok şeyin olup bitmesi. Zihinsel karmaşa, düzensizlik. Küçük incinmeler. Her kış nezle olurum düşüncesi.
Zihmimin gevşeyip rahatlamasına izin veriyorum. İçimde ve çevremde berraklık ve uyum var.
Her şey yolunda.

NÖBETLER
Aileden, kendinden ya da yaşamdan kaçış.
Ben evrende güvendeyim ve kendi evimdeyim.

OMURGA EĞRİLİĞİ
Hayatla uyum içinde akma isteğinden yoksunluk. Korku. Eski fikirlere tutunma. Hayata güvenmeme.
Tüm korkularımdan arınıyorum. Evren güvenli. Sevgiyle kendimden emin bir şekilde dimdik yürüyorum.

KAMBUR
Hayatın yüklerini taşıma düşüncesi. Kendini çaresiz ve umutsuz hissetme.
Sırtım dik ve özgürüm.Hayatım her gün daha iyiye gidiyor. Kendimi, seviyor,onaylıyorum.

OSTEPOROZ
Hayatta artık hiçbir desteğinin kalmadığına inanma.
Ben kendime yeterim ve kendi hayatımın desteğiyim.Hayat beni sevgi dolu yollarıyla destekliyor. Her şey yolunda.

ÖKSÜRÜK
Dünyaya bağırma isteği. "Beni görün ve dinleyin."
Ben önemseniyor ve takdir ediliyorum. Ben kendime yeterliyim.

PANKREAS İLTİHABI
Reddetme.Hayat tatlılığını yitirdiği için öfke ve düş kırıklığı hissetme.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Hayatımda kimseye ihtiyaç duymadan sevgi ve neşe yaratacak güçteyim.

PARAZİTLER
Gücünü dış etkilere teslim etme. Başkalarınınkontrolüne izin verme.
Gücümü sevgiyle geri alıyor ve tüm parazitlerden kurtuluyorum.

AĞIZ KOKUSU
Öfke ve intikam düşünceleri. Yoz eğilimler, dedikoduculuk. Kötü düşünceler.
Sevgi dolu nazik ve dostça konuşuyorum. Geçmişi sevgiyle bırakıyor ve sadece sevgi
ifadelerini hayatıma alıyorum.

PROSTAT
Erkekliği zayıf düşüren zihinsel korkular. Vazgeçme. Cinsel baskı ve suçluluk duygusu. Yaşlanmaya inanma.
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. ruhumun genç olduğuna inanarak kendi gücümü kabul ediyorum.

RAŞİTİZM
Duygusal olarak kötü ya da yetersiz gelişme. Sevgi ve güven yoksunluğu.
Evren güvenli.Evren beni seviyor. Ben kendime yeterim.

ROMATİZMA
Kendini aldatılmış, mağdur edilmiş, kurban gibi hissetme. Sevgi eksikliği ya da yokluğu. Kronik acılık. İçerleme.
Kendi deneyimlerimi kendim yaratıyorum. Kendimi ve başkalarını seviyor ve onaylıyorum.

SAFRA KESESİ TAŞLARI
Acılık, keskinlik. Katı düşünceler. Suçlama, mahkum etme. Kibir.
Geçmişi sevgiyle bırakıyorum. Hayat çok tatlı

SAĞLIK
Duymak istememe. Reddetme, inatçılık, kendini tecrit etme.
Tanrısal olanı dinliyorum. Her şey O'nun sesi. İşittiğim her şey bana neşe veriyor.

SALGI BEZLERİ RAHATSIZLIĞI
Harekete geçiren ve ileriye yönelten düşüncelerin zayıflığı. Kendini baskı altında tutma ve çekinme.
Gerek duyduğum tüm fikirlere ve faaliyetlere sahibim. İleri doğru adım atma cesaretim var.

SARA
Zülm duygusu. Hayatı reddetme. Büyük mücadele verme duygusu. Kendine karşı zorbalık.
Hayatın sonsuz güzelliğini yaşamayı seçiyorum. Hayatla barışığım.

SARILIK
İçsel ve dışsal önyargı. Dengesiz muhakeme.
Kendime ve tüm canlılara karşı hoşgörü, şefkat ve sevgi duyuyorum.

SEDEF HASTALIĞI
İncitilmekten korkma. Kendi duygularını uyuşturma. Duygularının sorumluluğunu kabullenmeyi reddetme.
Hayatta benim için en iyi olanı hak ediyorum. Sevinçli olan herşeyi kabul ediyorum. Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum.

SELÜLİT
Biriktirilmiş öfke ve kendini cezalandırma.
Kendimi ve başkalarını seviyor ve onaylıyorum. Affediyorum. Hayatı sevmek ve tadına varmak
için özgürüm.

SIRT RAHATSIZLIKLARI

*Alt Bölüm
Para konusunda korku. Mali destekten yoksunluk. İşini sevmeme.
Yaşam sürecine güveniyorum. Evren benim gereksinim duyduğum herşeyi sağlayacaktır.
Evren güvenli, ben güvendeyim.

*Orta Bölüm
Suçluluk duygusu ardındaki tüm ıvır zıvır'a saplanıp kalma.
Geçmişi sevgiyle geride bırakıyorum. Geleceğime sevgiyle ve güvenle bakıyorum. Kendimi afediyorum.

*Üst Bölüm
Duygusal destekten yoksunluk. Sevilmediğini hissetme. Bu yüzden kendi sevgisini de gösterememe. Hayat sorumluluğunun ağır
Kendimi seviyor,beğeniyor ve onaylıyorum. Evren beni seviyor ve destekliyor. gelmesi.

SİNİR BOZUKLUĞU
Ben merkezcilik.Hep kendini düşünerek doğal iletişim yollaını kapatma.
Yüreğimi sevgiye açıyor ve paylaşmayı seçiyorum.

SİNİRLİLİK
Korku, endişe, mücadele ve acele etme. Yaşam sürecine güvenmeme.
Yaşam yolunda her şey için bol vaktim var. Acele etmeden yürekteniletişim kuruyorum.

SİNÜZİT
Yakın bir kişiye sinirlenme.
Huzur ve uyumun beni kuşattığını ve her şeyin yolunda olduğunu ilan ediyorum.

SİSTİT
Endişe. Eski fikirlerin altında olma. Kızgınlık.
Eskiyi kolaylıkla ve sevgiyle bırakıyor. Yeniye hoş geldin diyorum. Emin ellerdeyim.

SİYATİK
İki yüzlü olduğunu düşünüp kendine kızma. para ve gelecek için endişelenme.
Benim için hayırlı olanı kabul ediyorum. Evren güvenli, ben güvendeyim.

ŞEKER HASTALIĞI
"Keşke öyle olsaydı" düşüncesinden kaynaklanan özlem. İdareyi hep elinde tutma isteği. Derin keder. Hayatın anlamını yitirmesi. inatla afetmeme.
Bu an sevinçle dolu. Keşke diye bir şey yok. Tüm deneyimlerim benim gelişimim için. Yaşamdan tat almayı seçiyorum.

TANSİYON RAHATSIZLIKLARI

* Yüksek
Uzun süreden beli gelen çözülmemiş duygusal sorun.
Geçmişi sevgiyle geride bırakıyorum. Huzur içindeyim.

*Düşük
Çocuklukta yaşanan sevgi eksikliği. "Ne anlamı varki, nasıl olsa bir işe yaramıyacak düşüncesi.
Ben kendimi seviyor ve onaylıyorum. Yaşantımı sevinç kaynağına dönüştürmeye karar verdim.

TIRNAK YEME
Düş kırıklığı ve kendini içten yiyip durma.
Kendi hayatımın sahibiyim ve hayatımı sevinçle yönetiyorum.

TİKLER
Korku. Başkaları tarafından gözlendiği hissi.
Herkes beni beğeniyor ve onaylıyor. Herşey yolunda. Evren güvenli.

TİMÜS
Bağışıklı sistemini yöneten salgı bezi. Hayat tarafından saldırıya uğrandığını hissetme. Herkes bana saldırmak için bekliyor, beni sevmiyorlar düşüncesi.
Evren güvenli , ben güvendeyim. Herkes beni seviyor ve iyiliğimi istiyor. Hem içimde hem dışımda güvendeyim.

TROİT
Aşağılanma duygusu. Yapmak istediklerini hiç yapamıyacak olduğuna inanma ve korkma.
Evren beni seviyor ve destekliyor. İstediğim her şeyi yapmaya muktedirim.

*Çok çalışması
Dışlanmışlık hissinden doğa öfke, gazap
Ben hayatın merkezindeyim. Herhes beni seviyor, beyeniyor ve onaylıyor.

*Az çalışması
Yaşamdan, mücadeleden vazgeçme. Kendini umutsuz bir biçimde bastırılmış hissetme.
Kurallarını kendimin koyduğu sevgi dolu bir yaşamı seçiyorum. Her halimle özgürüm.

UÇUKLAR
Öfkeli sözleri kendi içinde kurma, içinde kavga etme ve bu duyguşarı ifade etmekten korma.
Ben yalnızca huzur verici deneyimler yaşıyorum ve kendimi seviyorum. Her şey yolunda.

UYKUSUZLUK
Korku. Yeterli olamama duygusu. Suçluluk
Yaşadıklarımı sevgiyle bırakıyor ve huzur dolu bir uykuya dalıyorum.

UYUZ
Hastalıklı düşünme biçimi. Başkalarının sizi üzmelerine ve sinirlendirmelerine izin verme.
Ben hayatın canlı, neşeli ve sevgi dolu bir ifadesiyim. Ben kendi kendimin efendisiyim.

ÜLSER


kaynak

Jahnabi dd

Sevgili Arkadaşlar,

Sizlerle harika bir haberi paylaşmanın mutluluğu içindeyim.
Yol arkadaşım, Zeynep Ünlü Mutlu, 29 Mart Cumartesi sabah saatlerinden itibaren Harinam Inisiyasyonu alma sanşına erişerek artık ismi "Jahnabi" olmuştur. Hintçede Jahnabi isminin anlamı ise "Ganj Nehri", yani arındıran, saflaştıran kutsal nehir...

Harinam inisiyasyonun ve verilen ismin kişinin enerjisini yükseltme, kişiyi içsel aydınlığa biraz daha yaklaştırma gibi önemli etkileri vardır.

Tıpkı bana "Brajabanita" diye hitap etmeniz gibi, Zeynep'e de artık "Jahnabi" diye hitap etmemizin ayrı bir önemi var.

Artık bundan sonra Brajabanita ve Jahnabi olarak sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz…

Sevgili "Jahnabi", gelişim yolunda attığın bu değerli adımda yolun açık ve aydınlık olsun.

Sevgilerimle,
Brajabanita d.d.


kaynak

HUZUR, TEK GERÇEĞİN SEVGİ OLDUĞUNU BİLMEKTİR.

Reiki'nin Beş Prensibinin İçindeki Sır

Hepimizin hayatında hep bir durağan ve hiçbirşey yapmak istemediğimiz, direndiğimiz, isyan ettiğimiz, kendimizi adeta negatiflik oyununa bile bile sürükleyip daha sonra da o oyunu gerçeğe dönüştürdüğümüz ve gerçek gücümüzü nerden aldığımızı unutmak için özel çaba sarfettiğimiz zamanlar mutlaka vardır.

Bu yaşadığımız dönemler aslında tam anlamıyla öncelikle kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemekten, kendi gerçeğimizle yüzleşmemek ve kendimizi reddetmek isteyişimizden kaynaklanır. Ve en kolay olanı seçip herkesi ve herşeyi suçlamaya alır, kendimizi de kurban pozisyonuna sokar, adeta küçük bir çocuk gibi ellerimizi kavuşturarak otururuz, taa ki sizinle o direnci kırmaya çalışan anneniz sevgi ile size ışığını değene kadar o enerjiden çıkmak istemezsiniz.

Evet, SEVGİ, herşeyi sevgi ile çözen değerli annelerimizin, elindeki anahtarın sırrını hiç oturup düşünmüş müydünüz mü? Altın anahtarları : SONSUZ SEVGILERI : "sonsuz sevgileri ve bizi o sevgi sayesinde olduğumuz gibi kabul edip, bizim her nefes aldığımız an için yürekten dua edip şükretmeleri ….. "

Sürekli eğitim aldığım değerli hocamın dünkü mesajı çok özeldi: ihtiyacın olan mesajlar sana gelir ve sen de onu çevrene yansıtırsın. Evren ihtiyacımız olan herşeyi gerçekten bize en uygun zamanda sunar…

11 Kasım'ın ardından çevremdeki pek çok kişinin özellikle bu dönemde çok fazla etkilendiğini görmek, bu yazıya aracı olmama neden oldu.

Reiki'nin beş prensibini okuduğumuzda :

Bugün, özellikle bugün öfkelenme.
Bugün, özellikle bugün endişelenme.
Bugün, özellikle bugün dürüst ol.
Bugün, özellikle bugün varolan tüm canlılara iyi davran.
Bugün, özellikle bugün Tanrı'nın zengin hediyeleri için müteşekkir ol.

Dr. Usui'nin bize verdiği mesajını aslında şu şekilde de yorumlayabilir miyiz ?

Yaşamı, kendini var olan herkesi, herşeyi olduğu gibi kabul et, içindeki sevgiyi keşfetmek ve onu herkese ve herşeye yansıtabilmek için Yaradan'la bağını koparma ve herşeye şükret.

Bugün arkadaşlarımızdan birisi, balayının ertesinde beni aradı. Gittikleri Doğu ülkeleri seyahetinden ve duygularından bahsetti. Özet olarak, onca karmaşa ve fakirlik arasında halkın nasıl bu kadar herşeyi olduğu gibi kabul ediyor olması ve kimsenin sinirlenmeyişi onu en etkileyen can alıcı nokta olmuştu….. "o huzuru" tarif etti bana. Telefon konuşmasında bana o huzuru her nefesinde de yansıttı arkadaşımız. Ters gelen, yargıladığımız pek çok şeyi anlatırken farkına varmadan yorum da yapsa, aslında sevgi ve hayranlıkla anlatıyordu. Ona bu seyahatin ona verilmiş çok güzel bir mesaj olduğunu söyledim. Evliliğinin başındaydı ve bugün tatilden sonra işinin ilk günüydü… Bu duyguları unutmadan önce kendisi için bu seyahatin onda iz bırakan duygu ve anları yazmasını rica ettim ara ara dönüp anımsayabılmesi için… Evet, arkadaşınız tatil sonrası "aslında yanılsama olan gerçek sandığı hayatına geri döndü" ona verilen mesaj çok büyüktü . "…evlilikle yeni bir yaşama kapılarını açtın. Sevgi ile yüreğini ve ruhunu birleştirdiğin eşini olduğu gibi kabul et, huzuru seç, sevgiyi seç, işinde ve her olayda sana verdiğim bu mesajı hatırla.."

Olayları olduğu gibi kabul ettiğimizde huzurda, dolayısıyla sevgide kalırız.

HUZUR, TEK GERÇEĞİN SEVGİ OLDUĞUNU BİLMEKTİR.

Kendinizi kötü hissettiğinizde, öfke dolu olduğunuzda, aşağıya çektiğinizde, hiçbirşey yapmak istemediğinizde içinizdeki o küçük çocuğu anımsayın, dudağını bükmüş kollarını kavuşturmuş hiçbirşey yapmamak için direnen o inatçı küçük çocuğu…. Ona tüm gücünüzle SEVGI ile sarılın ….. ona yüreğinizdeki sevgi ışığı ile sarılın, ona tek gerçeğinin SEVGI olduğunu ve gücünü hatırlatın…..Sevginin herşeyi nasıl hallettiğini, sizi yumuşatıp, kendinize getirdiğini göreceksiniz…

Emin olun kendinizi daha iyi hissedecek ve Mucizelerini yaşayacaksınız…..

Dr. Usui'nin, mutluluğun ve sağlığın sırrı olarak 5 prensibi :

Bugün, özellikle bugün öfkelenme.
Bugün, özellikle bugün endişelenme.
Bugün, özellikle bugün dürüst ol.
Bugün, özellikle bugün varolan tüm canlılara iyi davran.
Bugün, özellikle bugün Tanrı'nın zengin hediyeleri için müteşekkir ol.

her gün tekrarlarken, haddim olmadan yorumladığım şekilde, bu prensiplerin enerjisini hissedip onu içselleştirin. Size, nasıl huzur verdiğini ve sizi ne kadar güçlendirdiğini mucizeleriyle kendiniz deneyimleyeceksiniz…

Her sabah ellerinizi Gassho veya Namaste pozisyonunda (ellerinizi göğsünüzün önünde birleştirerek orta parmaklarınızın birleştiği noktaya konsantre olarak) tutarak sakin ve sessizce oturun. 5 prensibi izleyin. Bunların dışarıdan içeriye girmesi için kalpten çalışın.

Bugün, özellikle bugün öfkelenme.
Bugün, özellikle bugün endişelenme.
Bugün, özellikle bugün dürüst ol.
Bugün, özellikle bugün varolan tüm canlılara iyi davran.
Bugün, özellikle bugün Tanrı'nın zengin hediyeleri için müteşekkir ol.

Sonra aşağıdaki gibi, kendinize has yaratacağınız bir dua ile bitirin :

Kendimi, yaşamı,var olan herkesi, herşeyi olduğu gibi kabul ediyorum, içimdeki sevgiyi keşfetmek ve onu herkese ve herşeye yansıtabilmek için Yaradan'ım seninle bağımı koparmama izin verme ve bana yardım et. Verdiğin herşeye şükürler olsun.

Yaradan'ım herşey senin elinde, huzurunda, sevginde. Herşey olması gerektiği gibi..Şükürler olsun. Tek görevim olan bağışlama ve herşeyi olduğu gibi kabullenme, izleme aracılığiya SEVGIDE kalmama yardım et.


kaynak

Anne Karnından Sonra Devam Eden Öğretilmiş Korkular / Bölüm 2

Bizler yıllarca, birçok şeyden korkmaya programlanmış birer robot gibi büyütüldük. Büyüklerimiz yapmamızı istemedikleri her şeyi, korkutarak durdurma yolunu bulmuşlardı. Kendiniz gibi bir çocuk yaratmak. Benim anlatmak isteğim konu da işte tam olarak bu. Eğer ki çocuğunuz varsa; aşağıda okuyacaklarınızı önyargısız olarak okumanızı, eğer ki henüz bir meleğiniz yoksa kendi çocukluğunuzu gözden geçirerek okumanızı rica ediyorum. Siz çocuğunuzu ne kadar bağımsız bir birey olarak yetiştirebiliyorsunuz? Ya da siz ne kadar bağımsız bir birey olarak yetiştirildiniz! Ve en önemli soru; SİZ ÇOCUĞUNUZU, YETİŞTİRİLİŞ TARZINIZA GÖRE Mİ YETİŞTİRMEYİ PLANLIYORSUNUZ?

Bizler yıllarca, birçok şeyden korkmaya programlanmış birer robot gibi büyütüldük. Büyüklerimiz yapmamızı istemedikleri her şeyi, korkutarak durdurma yolunu bulmuşlardı. İşte nesilden nesle devam eden bu davranış biçimi öğretilmişlik bakımından bilinçli ama sonunun ne olacağı düşünülmediği için de bilinçsizce yapılan otokontrol yöntemidir. İplerin ebeveynin elinde olduğunu kanıtlamak ya da anı kurtarmak amacıyla ortalığa savrulmuş olan ama ileride de büyük sorunlar yaratan, yine ebeveynlerimize ait olan korku otokontrolleri…

İşte ana başlıklarıyla; hayat kalitemizi düşürüp, bizi biz olmaktan çıkaran korkularımız:

Sevgi üstüne yapılan korkutmalarHani çoğumuzun dilindedir ya da mutlaka anne ve babamızdan duymuşuzdur; "Çocuğum yemeğini ye yoksa seni sevmem", ya da "Uslu durmazsan senin yerine komşunun çocuğunu severim", ya da "Sen beni dinlemiyorsun, ben de artık seni sevmeyeceğim"...

Ne hazindir ki, çocukken sevgiyi kaybetmekten korkmaya ve sevgiyi hak etmek gerekliliğine inanamaya programlanan çocuk, ileri de bunu bir hayat biçimi olarak kabul edip; hırslı, kıskanç, şüpheci bir insan olup çıkıyor.

Hayata ve insanlara olan güvenini kaybettiği gibi; kendisine olan güvenini de yitiriyor. Ve yine hayata ve insanlara hep şüpheli gözlerle bakıp, hep aldatılabileceğini düşünüp, sürekli gardını almış, tetikte bekleyerek ilerlemeye çalışıyor. Hep aşırı uçlarda yaşamayı bir tercih olarak seçiyor. Ya pasif, kırılgan, hakkını savunmayı bir kenara bırakın kendi adına cümleler bile kuramayan bir birey oluyor ya da istediği şeyleri elde etmek için anlam veremediği bir hırsla savaşıp duran, kaybetmeyi hazmedemeyen, daima kendini kanıtlamak zorunda hisseden bir birey oluyor.

Ne yazık ki; iki sonuç da insanı mutlu eden, hayat kalitesini yüksek tutan kıstaslar değil. Sayacaklarım arasında en tehlikeli silah; işte budur. SEVGİ ÜZERİNE YAPILAN KORKUTMALAR. Bizler, daha çocuklarımıza sevgiyi doyasıya yaşama hakkını tanımadan, onlara sevginin bir alışveriş unsuru olduğunu öğretip, verdiğin kadarını alabilirsin felsefesini aşılıyoruz. Ama unuttuğumuz ya da atladığımız bir şey var ki; karşılık beklemeden verdikçe çoğalan tek şey SEVGİDİR.
Allah üzerine yapılan korkutmalar
Her şeyin altında yatan olduğu gibi bunun altında da aslında sevgiyle yapılan korkutma var. Ama içeriği biraz farklı, çünkü burada, sevmemiz gereken bir şeyden korkmayı öğreniyoruz. Çünkü daha çocuklarımıza Allah ı anlatmadan, O’nu, bir korku unsuru olarak tanıtıyoruz. Size bu konuyu daha anlaşılır kılmak adına bizzat yaşadığım ve açıkçası oldukça ürktüğüm bir konuyu anlatmak istiyorum. Oğlumla beraber evimizin hemen yanındaki çocuk parkına gittiğimiz de, oldukça bitap haldeki bir köpek yavrusunun kaydırağın üzerinde bitkin bir halde yattığını gördük. Oğlumun da bu durum, hemen dikkatini çekti ve ona yaklaşıp sevmek istediğinde ne yazık ki köpek korktu ve kaçtı.
Oğlum bu duruma üzüldü ama oyun oynama aşkı ağır bastığı için, kaydırağın tepesine çıkmaktan kendini alamadı ve tam kaymak üzereyken, orada oynayan bir çocuk oğlumu durdurdu ve kaymaması gerektiğini söyledi. Neden olduğunu sorduğumda da bana; “Orada köpek yattı, köpeğin olduğu yerden kaymak günahtır, Allah oğlunu çarpar” dedi. Bir an dehşete düştüm ve bunu nereden bildiğini sordum, bana annesinin söylediğini, Allah ı kızdırmamamız gerektiğini yoksa yüzümüzün eciş bücüş olabileceğini ve bunları da, bizim değil de kendisinin biliyor olmasının verdiği bir gururla, uzun uzun anlattı. O anlattı ben daha çok dehşete düştüm. Ve ben ne kadar, tersini anlatmaya çalışsam da beni dinlemeyeceğini fark ettim ve her şeyini oluruna bıraktım. Çünkü bu şahit olduğum ilk olay değildi.
Bizler, Allah'ı o kadar uzak ve korkulması gereken bir varlık olarak aşılıyoruz ki çocuklarımıza, neyi seveceklerini ve korkutuldukları şeyi sevip sevemeyecekleri konusunda büyük karmaşmalar yaşıyorlar. Bu nedenle de Allah’ a ne hissedeceğini bilmeyen, sonunda da isyankâr bir nesil yaratıyoruz. Bizlere, başımıza gelen her olayın Allah’ın takdiri olduğu öğretiliyor. İyi bir insan olursak, ebeveynlerimizin dediklerine göre hareket edersek Allah tarafından ödüllendirileceğimiz aksi takdirde cezalardan ceza beğenmemiz gerektiğine inandırılıyoruz. Neden çocuklarımıza Allah’ın güzelliklerini anlatmadan önce, cezalandırıcı, korkulası bir varlık olarak tanıtıyoruz! Neden sevmemiz gereken bir şeyden korkmamayı değil de; korktuğumuz şeyi aslında sevmediğimizi anlatmıyoruz! Korku, sevgiyle asla eşdeğer değildir.Gelecek üzerine yapılan korkutmalar


“Derslerinde başarılı ol yoksa ileride sürünürsün, iyi bir tahsil yapıp şu mesleği seç yoksa aç kalırsın”… Nasıl bu sözler size de tanıdık geldi mi! O kadar çok gelecek korkusu aşılıyoruz ki çocuklarımıza, onlara sormak ya da araştırmak dahi aklımıza gelmiyor; “ÇOCUĞUM HANGİ MESLEĞİ SEÇERSEN MUTLU OLURSUN YA DA HANGİ YETENEĞİNİ GELİŞTİRİP BUNU MESLEĞİN OLARAK SEÇMEK İSTERSİN” diye. Şu anda bulunduğu mevkiden hiç de mutlu olmayan ama sırf aç kalmamak için ( ailelerine göre) istemeye istemeye işyerine gidip, çalışmak için çabalayan, ruh sağlığı bozuk, o kadar çok insan var ki! Belki siz de, bunlardan birisiniz. Gelecekten korkmamız gerektiği ve bizim isteklerimizin hiç de önemli olmadığı öğretildi bizlere. Sevmeden yapılan bir işin, severek yapılan bir işten daha başarı kazandıracağı nereden geldi insanların aklına bilemiyorum ama sevilerek yapılan bir mesleğin sağladığı başarının daha tatmin edici ve kalıcı olduğunun anlaşılmasını diliyorum. Nesillerdir, çocuklarımızın üzerine bir beden küçük ve üstelik de hiç tarzları olmayan bir kıyafeti, durmadan ite kaka giydirmeye çalışıyoruz. Üstlerine olmayınca da, ya orasından ya burasın patlayıveriyor. Sonucunda da; ne giydiğinden, ne de giydikten sonraki görüntüsünden hoşnut olan, durmadan gelecek korkusuyla, hayatın tüm güzelliklerini kaçıran; mutsuz, huzursuz, öfkeli bir birey yaratıyoruz.

Terk edilme ve yalnız kalma üzerine korkular

“Tamam, gelmiyor musun benimle, kal o zaman burada, ben giderim seni de almam yanıma, görürsün gününü, tek başına. Karanlıkta öcüler gelir, yer seni”, “ sen iyice yaramaz oldun, sen benim çocuğum olma artık, ben Ahmet i çocuğum yapacağım, sen de git sokak da yat, seni istemiyorum ” bu iki cümlenin de söylendiği çocuğun yüz ifadesine şahit oldum. Ve bir daha da şahit olmamayı diledim. Çünkü hiç bu kadar korku dolu gözler görmemiştim hayatımda. O an kendimi, o çocukların yerine koydum ve kendimi hiç bu kadar; çaresiz, savunmasız ve ezik hissetmediğimi gördüm. Bir çocuğun hayal gücüyle oynamak çok kolaydır. Çünkü bunu yaratan ve çocuğa sunan sizsiniz. Oyunun kurallarını bilen ve öğreten de sizsiniz. Siz ne kadar yalnızlık aşılarsanız çocuğa; çocuk da büyüdüğün de bir o kadar; çevresinde insanları tutmak için; kendini önemsemeyen silik bir kişilik olacaktır. Hiçbir zaman kendine ait fikirler üretemeyen, kim ne derse boyun eğen, isteklerini yapamayan, kendine ait değer yargıları bile bulunmayan hatta kendisi için değil sürekli başkaları için yaşayan bir birey olacaktır.

Kısaca ana başlıklarıyla korkuları anlatmaya çalıştım. Daha anlatamadığım birçokları var daha, inanın. Belki bu konuyla ilgili en az iki yazı daha çıkarılabilecek kadar ileri gidilebilir. Ama eğer ki amaç bir adım atmaksa ve dur diyebilme gücünü hissedebilmekse içinizde; şunları lütfen unutmayın;

Çocuk büyütürken korkutma yöntemini kullanmak, ASLA AMA ASLA sağlıklı bir yöntem değildir.

Sevilen bir şeyden korkulmaz ya da korktuğumuz şeyi aslında bizler sevmiyoruz…


Çocuklarımıza aşıladıklarımız aslında kendi korkularımız. Bunları bir koz olarak görüyoruz ve onların hayatlarına en büyük müdahaleleri yapıyoruz. Onlara “O” olma hakkını tanımıyoruz.


Ve en vahim olanı da aslında; bize öğretilenleri biz de kendi çocuklarımıza öğretiyoruz ve buna DUR demiyoruz. Çünkü korkutmak kolayımıza geliyor. Dilerim siz, “siz” olmayı seçip, çocuklarınıza da “o” olma hakkını vermeyi seçenlerden olursunuz.


Yazar: Burcu Akar
Kaynak: http://www.indigodergisi.com/burcu_21.htm


kaynak

MART AYI PRATİK REİKİ Egzersizleri

Sevgili Arkadaşlar,

27 Mart 2008 tarihindeki "Çakra Dengeleme Uygulaması" çalışmalarımız çerçevesinde, kimliğimizin, yaratıcılığımızın ve kendimizi ifade etme merkezimiz olan 2. ve 5. çakra anlatımı ve meditasyonları ile devam ettik.

Bu ay çalıştığımız konu ile ilgili bilgiler katilamayan arkadaslar icin ekte sunulmuştur.

Bu arada, çakra dengelemesi yaparken beraberinde onaylamalarını da söylemeniz çok faydalı olacaktır:

1. ve 6. çakra :
Dünyamda herşey iyi ve güzel. İçimde ve dışımda uyum var.

2. ve 5. çakra :
Bedenimi ve kimliğimi sevgiyle kabul ediyorum. Bu benim hayatım. Tüm sınırlamalaimdan kurtuluyorum ve kendimi özgürce ifade ediyorum.

3. ve 4. çakra:
Güvendeyim. Emin ellerdeyim. Kendimi bağışlıyorum, olduğum gibi kabul ediyorum, onaylıyorum, seviyorum ve tüm sevgimle özgür bırakıyorum.

Sevgilerimizle,
Brajabanita ve Zeynep

İKİNCİ ÇAKRA (SAKRAL ÇAKRA)
*

SAKRAL CAKRA: 2. CAKRA (SVADHISTHANA)
ÇAKRA RENGİ: Turuncu
TEMEL DUYGU : Cinsellik
AROMATERAPİK YAĞI: Yasemin, sardunya
ŞİFA ÇALIŞMALARINDA KULLANILAN TAŞLAR: Ay taşı, carneol, manzaralı jasper
İLGİLİ ORGANLAR: Üreme organları, böbrekler, mesane, kan, sindirim asitleri ve benzeri vucut sıvıları,erbezleri, leğen kemikleri, yumurtalıklar, bağırsaklar
İLGİLİ HORMONLAR: Ostrojen, testosteron
2. ÇAKRANIN INSAN VARLIĞI OLARAK IFADESI: Kadın ve erkek kimliğinde birey
ANA PRENSİBİ: Üreme, manevi ve doğal dürtüler
MANEVİ PRENSİBİ: Yaşamla akış ve cinsel zevkler
ÇAKRANIN ONAYLAMASI: Bedenimi ve kimliğimi sevgiyle kabul ediyorum. Bu, benim hayatım. Hayatımdan ve kendi bedenimde yaşamaktan zevk alırım.

- İkinci enerji merkezi olan Sakral Çakra, Svadhıstan Çakra ve Dalak Çakra olarak da bilinir. Sakral çakranın rengi, yaratıcılığın frekansını taşıyan “portakal” alevidir. Elementi ateştir. Reiki ateşi hücrelerdeki şifreyi çözer ve yaratıcılığı açığa çıkarır.

- İkinci çakra süzülmemiş ilkel duyguların, cinsel arzuların ve yaratıcılığın merkezidir.


- Tüm biyolojik yaşamın kaynağı olan su ile tanımlanır. Su, yeni yaşamı döller ve üretir.


- Bu çakra döllenme ve üreme işlevini yapar. Bu çakra yaratıcılığımızın merkezidir. İkinci merkezde, çakrada ifade bulan yaratıcılığın, estetik güzelliğin ve üreticiliğin dışa açılımı boğaz çakrası ile ortaklaşa gerçekleşir.

- Çakranın hormonları “östrojen ve testosteron”, erkek ve dişil beden işlevselliğini sağlar. Duyu organı “tat” alma, yaşamdan haz duymayı hissettirir. Hayatı sevgi, çoşku ve neşe ile sürdürmek kişinin yaşam kalitesini ve enerjisini yükseltir.
- Çakranın ses rengi “re” mantrası “vam” dır ve “altı yapraklı” lotus çiçeği ile sembolize edilir.
- Karaciğer, dalak, böbrekler, idrar yolları ve kesesi, bağırsaklar, rahim, yumurtalık çakranın fonksiyonlarını kontrol ettiği organlardır. 2. ve 3. çakranın ortak kontrol ettiği karaciğer, dikkatin merkezidir. Dikkat eşiğinin yüksek olması farkındalılığı arttırır.
- Alkol bu çakra için olumsuz bir uyarıcıdır. Karaciğeri, yarattığı ısı ile tahrip eder ve ortaya agresif ve kızgın tavırların çıkmasına yol açar. Karaciğer organın rahatsızlığı ikinci çakranın enerjisini tüketir.
- İkinci çakranın en önemli işlevlerinden biri de, ortaya çıkardığı enerjinin beyin hücreleri tarafından “düşünme” işlemi sırasında yakıt olarak kullanılmasıdır. Sağlıksız karaciğere sahip olan bir kişide, dikkat dağınıklığı, bulanık zihin, düşünceleri toplayamama görülür ve bu durum kapasitesi düşük algılamaya neden olur.
- Yaratacılığın merkezi olan ikinci çakra, üreticiliğin, estetik güzellikle buluştuğu yaratıcı enerjiyi üretir. Kişinin kendini ifade etme arzusu, Tanrısal özün yansımasından kaynaklanır. Bu güç, insanı yaratıcılığa ve üreticiliğe yönlendirir. İkinci çakra, ilham kanalıdır ve sanatçı kişiliğin iç sesidir.
- İkinci çakra kişinin imgeleme eşiğini yükseltir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri de “imgeleme”, yaratıcı güçtür.

-İkinci çakranın normal çalışması durumunda uyumlu bir cinsel yaşam, bedeni sevgiyle kabullenme görülür. Beden, zihin ve ruh dengede olur, eylemler yaratıcı olur ve yaratıcılığın derin mutluluğunun farkına varılır.


- Anda kalmak bu çakrayı da olumlu etkiler. Tüm hastalıkları kendimiz oluştururuz. Her deneyim biraz daha büyümemize yardımcı olur. Geçmiş ve gelecek bütünün içindedir. Şimdide kalarak, anı yaşamak endişe ve kaygılardan bizi kurtarır.

- Çakrada tıkanıklık olduğunda, kişide cinsiyet problemleri, kadın-erkek kimliklerinin oturmaması, özgüven eksikliği, bedenini sevmeme, duygusal felç görülür. Üreme ile ilgili organlarda çeşitli hastalıklar olabilir.


- Bu çakrayı tıkayan çok önemli diğer bir faktör de bir başka varlığın obsesif, takıntılı bir şekilde takipçisi olmak, yanlış spiritüel öğretmen, veya öğretileri takip etmektir. Doğru olmayan bir öğretiyi ve şekilcilikleri izlemek, üretkenlikleri ve yaratıcılığı engeller.

İKİNCİ ÇAKRAYI TEMİZLEME YÖNTEMLERİ

- İkinci çakranın temizlenmesinde; ay taşı, carneol, manzaralı jasper taşlarından yararlanılır. Yasemin, sardunya ve sandal ağacı aromaları da düşünme ve hissetme eşiğindeki titreşimlerde bir bütünlük sağlar, yaratıcılığı kamçılar. Yılan yılang ağacının çiçeklerinden elde edilen aroma ise kişiye huzur verir, güven duygusunu arttırır ve engellenmiş, karışıklık içindeki asi duyguların dengelenmesini kolaylaştırır.


- İkinci ve Beşinci çakrayı dengeleme yaparak çalışmak, bu iki çakra arasındaki ilişkiyi düzene sokar, dengeyi sağlamaya yardımcı olur.
- Bir başkasına terapi yapılırken, topraklama yöntemlerinden büyük baklava kullanılmalı, portakal renkli Reiki topları ile meditasyon uygulanmalıdır. Renklerin eşlik ettiği meditasyonlar derin temizlik sağlar. Kendimize Reiki uygularken çakraların renklerini imgeleyerek çalıştığımızda çok daha etkin bir arınma gerçekleşir.
- Çakralar da beynimiz gibi depolama ve hatırlama yeteğine sahiptir. Yaşanan tüm olayları çakraların içinde bulmak mümkündür. Reiki çakra meditasyonu yaparken iç gözümüzle bakmak ve kendimizi gerçek duygularımız ile algılamak, çakraların güçlenmesini sağlar ve blokajların oluşmasını engeller.

BEŞİNCİ ÇAKRA BOĞAZ ÇAKRASI
*

BEŞİNCİ ENERJİ MERKEZİ , BOĞAZ ÇAKRASI : 5. CAKRA (VISHUDDHA)
ÇAKRA RENGİ: Mavi.
TEMEL DUYGUSU: Dürüstlük, iletişim merkezi
AROMATERAPIK YAĞI: Lavanta
ŞİFA ÇALIŞMALARINDA KULLANILAN TAŞLAR: Mavi kalsedon, turkuvaz (firuze)
İLGİLİ ORGANLAR: Ciğer,boğaz,bronşlar, kulaklar, yemek borusu, ses telleri, ense, çene ve dişler, akciğerlerin üst kısmı, kollar tiroid ve paratroid bezleri
İLGİLİ HORMONLAR: Tiroid /Throxyn (guatr bezi)
5 . ÇAKRANIN İNSAN VARLIĞI OLARAK İFADESİ: (önemli bir bölge burası kapıdır) Üst varlıklar arasında kendini ifade etme boyutunun başlangıcı bu çakradır.
ANA PRENSİBİ: Varoluşun seste yankısı(iletişim kurabilme yeteneği, ifade etme yeteneği; üst aşamalara geçiş – kendini bulma )
MANEVİ PRENSİBİ: Iletişim, yaratıcı, ifade tarzı, kendini bulma, bağımsızlık, varoluşun üst aşamalarına geçiş
Çakranın onaylaması: Tüm sınırlamalarımdan kurtuluyorum kendimi özgürce ifade ediyorum.

- Beşinci çakra, iletişim merkezi, Boyun ve Boğaz Çakrası, Vishuddha çakra olarak bilinir. Negatif enerjilerden koruyucu özelliği, eskiçağlardan beri bilinip kullanılan, özgürlüğü ve sakinliği temsil eden “mavi” çakranın rengidir. Elementi, beşinci boyutun saf sevgi enerjisi, işitme ve koku alma çakranın duyu organlarıdır.

- Bu çakra; iletişimin, ifadenin merkezidir, alt çakralarla taç çakra arasında bağlantı kurar.

- Bu çakra yoluyla içimizdeki herşeyi ifade ederiz. İletişim duygusu 5. çakraya aittir.

- 5. çakra, Yaradan’ın flütü olarak adlandırılır. Varoluşun üst aşamalarına geçiş kapısı olan bu merkez, üst boyutlarda ve yükselmiş üstatlar arasında kişinin kendini ifade etmesinde aracıdır.

- Dış dünyaya açılan bu çakra, varoluşun seste yankılanmasıdır. Yaradan’ın flütü, düşünce ve duyguları ses vibrasyonuyla dışarıya iletirken; kulaklar, dışarıdaki iletiyi içeri alır. Hem içe hem dışa açılma özelliği taşıyan tek çakra boğaz çakrasıdır.

- Boğaz çakrasının arzuyla gerçekleştirdiği konuşma, kalbin tatlı melodisini taşımalıdır. Bu enstrümanı, iletişim zinciri içinde sesle etkileşen düşünceleri olumlu ve güzel değerleri ifade etmek için kullanmak gerekir.

- İkinci merkezde, çakrada ifade bulan yaratıcılığın, estetik güzelliğin ve üreticiliğin dışa açılımı boğaz çakrası ile ortaklaşa gerçekleşir.

- 5. çakranın negatif enerjilerden koruyucu özelliği, eski çağlardan beri bilinip kullanılan, özgürlüğü ve sakinliği temsil eden “mavi” çakranın rengidir. Elementi, beşinci boyutun saf sevgi enerjisidir, işitme ve koku alma duyuları da bu çakranın duyu organlarıdır.

- İlgili hormonu tiroit bezinin salgıladığı “thyroxin” hormonudur.

- Ses rengi “sol” mantrası “ham”dır.

- 16 yapraklı lotus çiçeği ile temsil edilir.

- El ve kol hareketleri (jestler), yüz ifadesi (mimikler) boğaz çakrası tarafından kontrol edilir. Kulak, burun, boğaz ve ses telleri, dil, diş etleri, sinüsler, ense, yutak ve bademcikler, kollar, tiroit bezi, beşinci çakranın kontrolünde olan organlardır.

- Dışarı açılan bu enerji kapısı, virüs ve bakteri gibi negatif enerjilere bekçilik görevi yaparak, bedeni beklenmedik misafirlerden korur. Aynı zamanda, solunum yoluyla alınan zehirli maddelerin süzgecidir. Hava kirliliğine neden olan endüstriyel duman ve gazlar, bu çakrayı olumsuz etkiler. Sigara bu çakrayı tahrip eden nedenlerin başında yer alır.

- Bu çakranın uyumlu çalışması durumunda duygularımız, düşüncelerimiz ve iç bilgeliğimiz özgürce ifade edilir. Konuşma ve yaratıcılık tamamen açıktır. Diğer insanların düşünceleri sizi yolunuzdan saptırmaz. Bağımsızlık ve özgürlük korunur. Bütünlük duygusu hissedilir. Gülmek, eleştirinin barınmadığı espiri yeteneğini geliştirmek, sevginin gücünde kalmak, hoşgörü ve nötr kalmak, “lütfen” ve “şükran” sözcüklerini kullanmak bu çakranın enerjisini yükseltir.

- Bu çakra iyi çalışmadığında ise, duygular ifade edilemez, bastırılır, derin konuları ifade ederken boğaz düğümlenir. İnsanlardaki iletişim kopuklukları bu çakranın problemli olmasından kaynaklanır. Bu çakrada sorun olduğunda, diğer insanlardan daha kolay grip olunur, vücuda beta mikrobu vb. alınır.

- Ortak çalışan 2. ve 5. çakraları en çok tahrip eden alkol ve sigaradır.

- Yargılamak, ego yelpazesinde bulunan kibir, ben merkezcilik, kuşku, öfke, nezaketsizlik, maddesel gücün peşinde olmak 5. çakrayı tıkar ve ona zarar verir. Çekingenlik ve suçluluk duygusu bu çakrada gerginlik yaratır.

5. ÇAKRAYI TEMİZLEME YÖNTEMLERİ


· Reiki uygularken, bu çakranın taşları olan akuamarin, turkuvaz, mavi kalsidon ve lapis kullanılır. Aromalardan ise okaliptus bitkisinin aromasi kişiyi iç sesine yönlendirir ve ruhun titreşimlerini daha rahat hissetmeyi sağlar. Lavanta ve adaçayı aromaları da negatif enerjiyi alır ve gevşetir. Meditasyonlarda ve Reiki uygulamalarında, her çakrada olduğu gibi, Reiki renk topu eşliğinde çalışmak yararlıdır. Beşinci ve ikinci çakra mutlaka eşitlenmelidir.

· Dengeleme çalışması sırasında omurganın ön tarafından akan boğaz çakrasının mavi rengi, 2. çakranın portakal rengine karışır. İkinci çakranın portakal rengi de omurganın arka tarafından yükselerek boğaz çakrasının mavi rengi ile bütünleşir. Mavi ve portakal renginin etkileşimi, iki çakrayı da olumlu etkiler ve dengeler.

· Boğaz çakrasının temiz tutulması emek ister. Enerji düşüklüğüne davet ettiren mikroplar, hastalıklara neden olurlar. Gece boyunca üretilen asit, ağız temizliğinin önemini belirler. Diş çrümeleri ve kötü kokuları gidermek için de, dişler en az günde iki kez fırçalanmalı ve düzenli ağız bakımı yapılmalıdır.

· Bir başkasına terapi yapılırken büyük baklava bu çakranın da temizliğinde etkindir. Çakraya ait mantra ve onaylamaların ses vibrasyonları hücrelerin farkındalığını arttırır. “Ham”, “Allahu Ekber” mantraları üç veya yedi kez yüksek sesle tekrarlandığında bu çakrayı temizler ve rahatlatır. Bunun açık ve temiz havada yapılması tavsiye edilir.

· Tuzlu su ile gargara yapmak çakralardaki negatif enerjiyi temizler.

· Özgüveni arttırmak ve doğa ile bütünleşmek, kişinin yaşam ve 5. çakrasının enerjisini yükseltir.

İKİNCİ ÇAKRA VE BEŞİNCİ İÇİN MEDITASYON


Derin yoga nefesleri almak bu meditasyonda derin temizlik noktalarına inmemizi kolaylaştırır. Derin nefes alın. Elleri Gassho pozisyonuna getirerek içinizdeki Tanrı’yı/Yaradan’ı selamlayın ve Reiki kanalınızı sevgiyle açın. İkinci aşamalar, 1. ve 2. sembolleri kullanarak, 3. aşamalar 4. sembolü de katarak, bir metre çapında bir ışık küresi imgeleyin. Şimdi bu kocaman ışık topunu taç çakranızın 40 cm. yüksekliğine kadar kaldırın ve derin nefes alarak bırakın. Ve enerji topunun içine girdiğinizi hissedin. Işık küresi medtasyon boyunca sizin auranızı saracaktır.

İkinci Çakrada kendi öz merkezinizdesiniz. Üç kez derin nefes alın verin. 2. ve 3. aşamalar sembolleri yine uygulasınlar. Renginiz canlı bir portakal alevi. Sıcak ve mutluluk veren bir enerji, herşeyi sıcacık sarıyor. Sakral merkezin enerjisi yükseliyor, farkındalılığı genişliyor. Çakranız iyileşiyor, çalışıyor, temizleniyor, dengeleniyor ve aktive oluyor. Bu arada herşey doğal ve sade. Olaylar ve konular sizi zorlasalar bile hepsi de zevk alınacak birer oyun.

Kendi görüntünüzü bu çakraya yansıtın. Bu mekanda yaşasaydınız, nasıl olurdunuz? Kaç yaşında ve nasıl bir görüntüye sahipsiniz? Görüntünüzün size tavrı nasıl? Bazı olumsuz düşünce, duygu, görüntüler varsa orlarla iletişim kurun, onları Reiki ile aydınlatın , doldurun ve barışı, huzuru sağlayın.

Onaylama: Bu, benim hayatım. Hayatımdan ve kendi bedenimde yaşamaktan zevk alırım.

Şimdi boğaz çakrasındayız ve renginiz mavi. Üç kez derin nefes alın verin. 2. ve 3. aşamalar sembolleri yine uygulasınlar. Gökyüzünün canlı mavisi çakranızdan akarak boyun ense ve omuzlara doğru yayılıyor. Bu bölgelerdeki tüm gerginlikleri çözüyor. Boğaz çakranın enerjisi yükseliyor ve farkındalılığı genişliyor. Temizleniyor, iyileşiyor, dengeleniyor ve aktive oluyor. Çakranın içine kendinizin görüntüsünü yansıtın ve izleyin. Kaç yaşındasınız ve görüntünüz nasıl? Çakranın size söylemek istedikleri neler? Onları yeterince dinleyebiliyormusunuz? Olası negatif duyguları Reiki’nin ışığı ile yıkayın ve arındırın.

Onaylama: Duygu ve düşüncelerimin farkındayım ve onları özgürce ve sevgi ile ifade ediyorum. Tüm sınırlamalarımdan kurtuluyorum ve kendimi özgürce ifade ediyorum.

Beşinci ve ikinci çakra mutlaka eşitlenmelidir. Eşitlenme işleminde omurganın ön tarafında akan boğaz çakranın mavi rengi, sakral çakranın (ikinci çakranın) portakal rengine karışır. Mavi ve portakal renginin etkileşimi, iki çakrayı da olumlu etkiler ve dengeler.

Şimdi İkinci çakranın portakal renginin omurganın arka tarafından yükselerek boğaz çakranın mavi rengi ile bütünleştiğini imgeleyin.

Bir müddet bu konumda kalın.. Sonra üç kez derin nefes alın.

Yaradana, Reiki’ye, Dr. Mıkao Usui’ye ve tüm evrene şükranlarınızı sunuyorsunuz ve yaptığınız bu meditasyonun , bütünün hayrına olması dileğiyle, derin bir nefes alarak bitiriyorsunuz. Hazır olunca gözlerinizi açın lütfen.
NAMASTE.


kaynak

2012'e Girerken...

Sevgili Arkadaşlar,
2012’e girerken bizi bir cocuk gibi coşkulandıran, sizlerin yararlanacağını umdugumuz, bir yenilik yaparak , sizlere, eger kabul ederseniz, "sürpriz bir Yılbaşı Armağanı" vermeyi arzu ettik:
"DENGEDE REİKİ"
http://www.dengede-reiki.blogspot.com/

Evet, Brajeshwari’nin tum sevgisiyle olusturduğu, mimarı olduğu, Nilambara’nın da emekleriyle ve yüreğiyle zenginleştirdiği, hepimize ait olan bir “blog”umuz var artık. Öncelikle, Sevgili dostlarımız Brajeshwari ve Nilambara’ya, sizin nezdinizde bizden asla esirgemedikleri sonsuz destekleri için bir kez daha teşekkür etmek istiyoruz.
Ekip halinde sizler icin hazırladığımız bu blogda Reiki Inisiyasyonları ve Reiki Pratik çalışmaları esnasında verdiğimiz bilgileri, uyguladığımiz çeşitli meditasyonları, çeşitli kaynaklardan bulduğumuz faydalı olacağına inandığımız bilgileri, değerli hocalarımızın bizleri yalnız bırakmayarak yazdıkları ve yazacakları yazıları ve sizlerin katkısıyla oluşturulacak olan paylaşımlarınızı bulacaksınız...
Sadece birer aracı olduğumuz, çalışmalarımızda verilen bilgilerin, bir arşivi niteliğinde olan bu blogun amacı ve dileğimiz ihtiyacınız olduğunda buradaki bilgilerden yararlanabilmeniz, bir bütünlük bilinci içinde hep birlikte bu blogu zenginleştirebilmek ve bu blogu ziyaret eden diğer arkadaşlara da bir deniz feneri gibi rehberlik edebilmek…….
Bizi çok heyecanlandıran, “sevgi ile yürekten” oluşturulan ve hepimize ait olan blogumuzla ilgili çalışmalarımızda; desteklerinizi, önerilerinizi, eksiklerimiz hakkındaki düşüncelerinizi, katkılarınızı, paylaşımlarınızı esirgemiyeceğinize yürekten inanıyoruz.
DEĞİŞEN ENERJİLERLE SEVGİ KAPILARI ARTIK ARDINA KADAR AÇIK OLAN 2008 ‘DE
SEVGİ OLDUĞUNUZU HER “AN” ANIMSAYACAĞINIZ VE SEVGİNİN VARLIĞINI HER “AN” HİSSEDEBİLECEĞİNİZ MUCİZEVİ BİR YILIN SİZLERLE OLMASINI DİLİYORUZ….
NİCE SEVGİ VE HUZUR DOLU MUTLU YILLARA…….

Huzur ve sevgi iç içedir. Huzursuzluğu sectiğinizde bilin ki sevgisizliği seçtiniz ve Yaradan'dan, Varoluştan, Özünüzden ayrıldınız.
Uzakdoğunun kutsal metni BHAGAVAT GİTA da söyle der :
"Varoluşun içinde olarak, harekete gecin"
“HUZUR, SEVGİNİN TEK GERÇEK OLDUGUNU BİLMEKTİR”*ALBERT EINSTEİN söyle der : Hayatımızı yaşamanın sadece iki yolu vardır: Bir tanesi hicbir şey mucize değilmiş gibi, diğeri ise herşey mucizeymis gibi yaşamak...Sevgilerimizle,
Daima hizmetinizde olan,
Brajabanita & Zeynep

kaynak

Aroma Terapi

Duyularımız üzerindeki en güçlü etkiyi kokular yapar ve kokular ayrıca ruh halimizi de doğrudan etkiler.

Bu terapide yalnızca eterik kokular kullanılır. Çiçek ve bitkilerin eterik maddeleri, insan varlığının enerji bedenlerine dokunarak onun iyileştirici, uyum yaratıcı enerjilerini açığa çıkarırlar.

Uygulamaya kök çakra ile başlayın ve her çakraya birkaç dakika Reiki eşliğinde koku sürerek terapi yapın.

Genelde
kök çakra için Sandal, sedir, karanfil yağı
2. çakra için Sardunya, yasemin yağı
3. çakra için Kekik, limon yağı
4. çakra için Gül yağı
5. çakra için Sardunya, lavanta yağı
6. çakra için Lavanta, nane, yasemin yağı
7. çakra için Lavanta yağı
kullanılır.


kaynak

Mart Ayı Pratik Reiki çalışması


Mart Ayı Pratik Reiki çalışmasıTarih : 27 Mart 2008, perşembeYer : Denge Merkezi , Filistin Sokak No.9/11, G.O.P. – AnkaraPratik Reiki çalışmamız ücretsiz olup sadece Reiki bilenlere yöneliktir.Pratik Reiki çalışması programını belirleyebilmemiz için çalışmaya katılmak isteyenlerin en kısa zamanda brajabanitavezeynep@gmail.com adresine bilgi vermelerini rica ederiz.

kaynak

Kristaller


Prof. Dr. Galip Sağıroğlu
İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü
Kristallografi Ders Kitabından notlar

Kristal kelimesi, mineraloji ve kristallografi biliminde yalnızca kuvars kristalleri için değil, “kristal atomer yapı” içeren tüm değerli ve yarı değerli taşlar için kullanılan bir kelimedir.
Yani: Kristal, üç boyutta periyodik olarak tekrarlanan, dizilmiş atomik motiflerdir. Bu motifler, en küçük atom grubu olarak uzayın üç yönünde sonsuz olarak (pratik bakımdan sonsuz) tekrarlanınca, kristal oluşur. Bu motif, periyodik üç boyutlu uzayı (yani elementer bir şebeke ağının içini) heterojen olarak doldurur.
Atomlar, kristal ağ içinde periyodik olarak tekrarlanırlar ve kristal dış şekillerinde gördüğümüz simetri yasalarına özdeş kanunlara riayet ederler, gerçi, kristal dış şekillerini belirleyen yasalarla motifi belirleyen yasalar arasında farklar da vardır.

DeBroglie adlı bilginin dalga-madde ikilisi üzerinde yaptığı araştırmalardan, kristallerden elektron difraksiyonları olayı doğdu ve ikinci dünya savaşından sonra, nötron difraksiyonunun geliştirilmesi, atomik pillerin de gelişmesini sağladı.

Kusur olarak kristalde boşluklar, örneğin kristal şebekelerinin bir noktasında bir atomun yokluğu, şebekede araya parazit olarak giren başka atomlar, dislokasyonlar gibi özellikler kusur bakımından difraksiyon olaylarını pek az etkiler ve kristallerin periyodiklik olayına gölge düşürmez.


…………….

Şifacılık anlamında, burada geçen tanımlamalardan bizim için önemli olan şu noktaları çıkarabiliriz:

1. Kristal yapının enaz üç boyutta tekrarlanması (ki enerji yapısı da öyle olmak durumundadır)
2. Periyodik olarak bu enaz üç boyutun tekrarlanarak bir şebeke oluşturması (kristalin kendi yoğun enerji ağı)
3. Kristaldeki boşluklar: kristalin kendi enerji ağındaki atom düğümlerinin araya başka parazit atomların girmesini engelleyecek yoğunlukta olması.

Kristalin atomer yapısının dengeli ve atom düğümlerinin düzgün sıralanması, bunların sağlam bir enerji ağı içinde olması ve parazit atomları bünyesine almaması demek (diğer bazı kristallerde, yabancı –parazit- atom, taşın (veya maddenin) bünyesine alınabiliyor. Kuvars kristaliyle çalışanlar bilirler, böyle bir durumda taşınız parçalanır.

Ayrıca, kristalin bu teknik özellikleri, çalışmalarımızda kullanabileceğimiz şu özellikleri de getirirler:

1. Kristalin dengeli atom yapısı, enerji depolanması için ideal bir ağ oluşturur (telekomünikasyon, bilgisayar çipleri, ama aynı zamanda atom pillerine kadar uzanan bir depolama gücü). Yani, kristalimize yoğun bir şekilde enerji depolayabiliriz.

2. Kristalin yapısı, onun, programlanırken aldığı komutlara göre fonksiyon göstermesini sağlar yani kuvars kristali, aldığı komutla enerjiyi birleştirerek çalışır. Kuvarsın, diğer kristallere göre bir üstünlüğü daha var burada, kullandığımız doğal taş veya kristal ne kadar saf ise, komutlama ve depolama çok daha iyi çalışır. Kuvars ise, yarı değerli taşlar içinde en saf olanıdır, renk veren bakır (yeşil-mavi tonları), demir (kırmızı) bile içermez.

3. Depolama: Burada, kuvarsa verilen komuta göre, kendi enerjimizi depolayarak ve enerjiyi dağıtmadan, ucundan odaklayıp göndererek çalışabileceğimiz gibi, herhangi bir blokaj üzerinde çalışırken, kuvarsın içindeki boşluklardan, o bölgedeki ağır negatif enerjileri emdirerek çalışabiliriz de. Yani, kuvarsın depolanması, bu yönde de kullanılabilir, ancak taşın fazla dolmamasına dikkat etmeliyiz. Kristalle çalıştığım zamanlarda, seansa ara vererek taşımı akan suda bol bol yıkar, temizler, kaldığım yerden devam ederdim. Yoksa taş elinizde parçalanabilir (ki bu da başıma gelmiştir, hatırladıkça hala çok üzülürüm.)

4. Mohs sertliğine göre de (bilgimiz olsun : 1. Talk, 2. Gips-alçı-, 3. Kalsit 4. Florit, 5. Apatit, 6. Ortoklaz, 7. Kuvars, 8. Topaz, 9. Korund, 10. Elmas) oldukça üst bir derecede kuvars. Atom dizilimlerinin toplanarak tek odakta toplandığı uç nokta ise, enerjinin odaklanabilmesi açısından çok önemli. Kristalimize enerji depoladıktan sonra, ağır bir blokaj üzerinde çalışırken bu özelliği çok iyi kullanabiliriz. Biliyorsunuzdur, blokajların da üzeri, kabuk gibi de görülebilen sert bir enerji tabakasıyla kaplıdır. Burada, blokajın kabuğunu, enerjiyi kristalden lazer gibi yönlendirerek kırıp içini temizleyebiliriz. Yalnız, çok hırpalanmış dokular üzerinde bu tekniği uygulamamalıyız.

5. Kristalin saflığı ve nötrlüğü : Kuvars kristali, içine konulan enerjiyi bozmadan, etkilemeden, temiz bir şekilde aktarır, bu özelliği de, telefon cihazlarında neden silisyumun bu kadar makbul olduğunu açıklıyor (sesin temiz ve parazitsiz aktarılması).

Mineraloji ve kristallografi bilimleri, kristalleri incelemeye devam ediyorlar, çünkü öğrenilecek daha çok fazla şey var. Kuvarslarla çalışırken de öyle. Başarılarınıza ve bilgilerinize katkılı olabilmek dileğiyle…

Sevil Ongankul


kaynak

NİSAN AYI PRATİK REİKİ Egzersizleri

28 Nisan 2008 tarihindeki "Çakra Dengeleme Uygulaması" çalışmalarımız çerçevesinde, 3. ve 4. çakra anlatımı ve meditasyonları ile devam ettik.SOLAR PLEXUS: 3. CAKRA (MANİPURA CAKRA)
ÇAKRA RENGİ : Sarı.
TEMEL DUYGUSU : Kararlılık
AROMATERAPİK YAĞI :Limon, kekik, bergamot, lavanta
ŞİFA ÇALIŞMALARINDA KULLANILAN TAŞLAR: Kaplan gözü, amber, sarı topaz, sitrin
İLGİLİ ORGANLAR : Sırtın alt kısmı, sindirim sistemi, mide, karaciğer, dalak, safra kesesi, deri, pankreas
İLGİLİ HORMONLAR :Pankreas, insulin
3. ÇAKRANIN İNSAN VARLIĞI OLARAK İFADESİ : Ego (ben)
ANA PRENSİBİ : Varoluşun şekillendirilmesini ifade
MANEVİ PRENSİBİ :Kişiliğin gelişmesi, yaşantıların tecrübeye dönüşümü, güç, kudret, yaşam bilgeliği

· Solar Pleksus , mide çakra, manipura çakra ve güneş sinir ağı olarak da bilinir.
· Sıcaklığı, enerjiyi ve aktiviteyi sembolize eder. Güneşi yani güç merkezini simgeler. Bedenimizin duygusal enerji yaydığı bölge burasıdır. Bu çakra kişiliğin temelini temsil eder.
· Çakranın sarı rengi; tatmin olmanın , huzurun ve refahın titreşimlerini taşır. Eğer başka kişilerin denetimi altına girerseniz veya onlar sizi kontrol altında tutarlarsa rengi koyu sarı olur ve küçülür. Eğer güç kazanma ve kontrolü elinizde tutma durumu söz konusu ise çakra büyük ve kirli sarı bir renk alır.
· Solar Pleksus on yapraklı lotus çiçeği ile temsil edilir. Mantrası “ram”, ses rengi “mi” dir.
· Sırtın alt kısmı, sindirim sistemi, mide, karaciğer, dalak, safra kesesi, deri, pankreas fonksiyonları, göbek deliğinin üst kısmında yer alan 3. çakranın kontrol ettiği bölgelerdir.
· Çakrada problem oluştuğunda kendisi ile ilgili olan organlarda da hastalık olur. Kişide, herşey kendi isteği doğrultusunda görme, iç ve dış dünyada egemen olma isteği belirir. İç huzursuzluk ve tatminsizlik yaşanır. Eksiklik duygusu, kırgınlık, karşılıklı birşeylerin yapılmasını istememizden dolayı, beklentiler meydana gelir, bağımlılıklar – bunlar mide bulantılarına neden olur.
· 3. çakra iyi çalışmıyorsa ve baskı altında kalındığında, kişi kendisini midesi bulanıyorken veya sinirli bir halde bulabilir. Aşırı çalışma durumunda ise her şeyi kontrol altında tutma ve aşırı kıpır kıpır olma halini gözlemleyebiliriz.
· Bu çakra normal çalıştığında kendini tanıma ve kabullenme olur, başkalarının fikirlerine saygı duyulur ve önem verilir. Tüm eylemler kozmik yasayla uyumlu olur.


3. ÇAKRANIN ETKİLENDİĞİ DÜŞÜNCELER VE TIKANMA NEDENLERİ

1.- GÜÇ / KORKU
Varolma korkusu, arzusu, güçlü kişilik, otorite sahibi kişilerden korkmak, sürekli güçlü olmaya yönelik düşünme, ırkçılık ve milliyetçilik düşünceleri, geçmiş yaşamlarda yenildiğini hissetmek.

2.- KONTROL
Başkaları tarafından kontrol edilme korkusu, kontrolü kaybetme korkusu, geçmişteki deneyimlerinizde kontrol dışı kaldığınızı veya başkaları tarafından kontrol edildiğinizi hissetmek.

3.- BAĞIMLILIK
Sahiplenme hissi ve maddeye karşı olan bağımlılık. Kumar ve içki bağımlılıkları. Bunlar açgözlülükle de birleşirse bu çakra dengesini iyice yitirir.

4.- SORUNLU İLİŞKİLER VE KİŞİLİĞE YÖNELİK DAVRANIŞLAR
Aile içi ilişkilerin sorunlarla yüklü olması, aile bireylerine karşı sevgisiz, saygısız, küçültücü ve yaptırımlarla davranılması, gerekli saygının gösterilmemesi üçüncü çakranın enerjisinin düşürür. Fiziksel ve ruhsal hastalıklara açık hale getirir.

5.- ANDA KALMAMAK
Geleceğe yönelik içeriği sevgisiz ve aşırı planlamalar, aşırı gelecek endişeleri özellikle mideyi etkiler. (Planlar yapılmalı ama o günün ve anın şartlarına göre değiştirilme esnekliğine sahip olunmalıdır.)

6.- DOĞRU BESLENMEME
Üçüncü çakra, yiyip içtiklerimizle bağlantılıdır. Kötü ve dengesiz beslenme bu çakrayı yorar. Hayvanlar ölürken adrenalin salgıladığı için tabağımıza “korku” halinde gelen et, boyalı ve gazlı meşrubatlar, olumsuz uyarıcılar içeren çay tenin ve kahve kafein içerdiğinden, alkol, uyuşturucu kullanımı bu çakrayı tahrip eder.

Beslenmede biyolojiye uygun en güzel reçete, doğal beslenme veya ona en yakın olandır. Taze sebze ve meyveler, tahıl ve tahıl ürünleri, süt, süt ürünleri ve yoğurttur. 3 dakika kadar Reiki verilen besinler, sindirime daha uygun hale gelirler.

Gergin, stresli kişiler yediklerini iyi sindiremez. Stresli bir kişinin mide kasları, oluşan gerginlikten dolayı olması gerektiği gibi doğal akışında hareket edemiyeceğinden, kişi sindirim zorlukları yaşayacaktır. Hızlı ve koşturma içinde yenilen yemekler de kolay sindirilemez.

Unutmamalıyız ki, “Ne yersek o oluruz!”

ÜÇÜNCÜ ÇAKRAYI TEMIZLEME YÖNTEMLERİ

· Bu çakraya Reiki ile çalışılırken birinci sembol ile çalışılması tavsiye olunur. (2. ve 3. aşamalar için)
· Sarı topaz, sitrin, kaplan gözü taşlarını ve lavanta, limon, kekik ve bergamot aromalarını çakra temizliğinde kullanmak bu çakranın enerjisini artırır. Lavanta yağı aşırı çalışan çakrada sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkiye sahiptir. Bergamot ağacınının meyvelerinden elde edilen yağ, içeriğinde büyük miktarda ışık barındırdığından, yaşam enerjimizi güçlendirir ve öz güven verir. Limon ve kekik yağları özellikle sindirim sistemini rahatlattığından dengeyi sağlar.
· Reiki topraklama yöntemlerinden küçuk baklava bu çakra için etkili olur.
· Çalışma sırasında konulan Reiki topları çakranın enerjisini güçlendirir.
· Çakra eşitlenmesi mutlaka yapılmalıdır. (sol el kalp çakrasında sağ el solar pleksusta)
· Hoşgörü penceresinden bakarak olayları olduğu gibi kabul edip sevgiye dönüştürme çalışmaları ve “Güvendeyim. Emin ellerdeyim. Herşeyi olduğu gibi kabul ediyorum. Ben özgürum. Şükürler olsun” onaylaması bu çakrayı dengede tutar.

KORKULARDAN ARINMA MEDİTASYONU

Bu meditasyon özellikle solar pleksusun temizlenmesinde faydalı bir arınma ve dengelenme çalışmasıdır. Bu çalışmada, ayıklanan her korkunun sevgiye dönüştürülmesiyle, güneş sinir ağında barınan bloklar ve tıkanıklar ortadan kaldırılır. Farkındalılığınızın yükselmesiyle korkular gözünüzü ve kalbinizi kapatmaz. Arınır ve dengede kalırsınız.

Önce sevgiye dönüştürmek istediğiniz olumsuz duygunuzu tespit edin.

Sessiz ve sakin bir ortamda içinize dönün. Üç kez derin nefes alıp verin. Reiki kanalınızi açın ve sembolleri uygulayın. Derin bir nefes alıp verin. Korkularınızdan kurtulma arzunuzu bildirin ve niyet edin. Her bir korkuyu, siyah ve karanlık bir varlık olarak imgeleyin. Bu karanlık varlık veya varlıkların her birini bir gonca güle, sonra yavaşça açarak olgun bir güle dönüştüğünü ve etrafına mis kokular saçan bu gülün bir müddet sonra yerini, ışık ve sevgi gülüne bıraktığını imgeleyin. Işık gülünü derin bir istekle evrene bırakın, aksın. Dileğiniz yerini bilir ve bulur. Gülünüz ışığa dönüşmeye devam ederken lültfen aşağıdaki onaylamayı yapın.
“ Ben (isim ve soyadınız), korkularımdan arınmayı seviyorum ve onlardan tamamen arınmayı sevgiyle seçiyorum. Her bir korkum ışık oluyor. Işığımı ve Tanrısal/ İlahi sevgimi evrene gönderiyorum. Bana gelen Tanrısal /İlahi ışıkla ve sevgiyle arınıyorum.

Bir müddet bu konumda kalın. Derin bir nefes alın ve “Karanlık benim isteğim ve seçimim değildir. Benim seçimim ışıktır. Yaradanım herşey senin elinde, sevginde ve huzurunda. Şükürler olsun.” onaylamasını söyleyin. Tekrar derin bir nefes alarak meditasyonu sonlandırın. NAMASTE

KALP ÇAKRASI : 4. CAKRA (ANAHATA CAKRA)


ÇAKRA RENGİ : Yeşil veya pembe arası bir renktir.
TEMEL DUYGUSU : Sevgi
AROMATERAPIK YAĞI : Gül
ŞİFA ÇALIŞMALARINDA KULLANILAN TAŞLAR: Zümrüt, jade, pembe kuarz, turmalin, malahit
İLGİLİ ORGANLAR : Sırtın üst kısmı, kalp, göğüs kafesi ve boşluğu, kan dolaşımı sistemi, deri
İLGİLİ HORMONLAR : Timus, lenf bezleri
4 . ÇAKRANIN İNSAN VARLIĞI OLARAK İFADESİ: Kozmik ailenin bir üyesi, gerçek insan aşamasına geçiş (Özümüzdeki insana geçiş: İnsan Tanrı’nın özünden yaratılmıştır ve kozmik aileye dahildir. Bilinç yükseldiğinde kişi kozmik frekansa geçmiş olur)
ANA PRENSİBİ : Hayatın akışına tam bir güvenle teslimiyet
MANEVI PRENSİBİ :Sevme yeteneğinin gelişimi, sabır, özveri, acıma, kendini verme, adama ve şifa
Anahata çakra olarak bilinen kalp çakrası, dördüncü çakra, tüm çakra sisteminin ve “sevginin” merkezidir. Sembolü 12 yapraklı Lotus çiçeği olup Kalp çakrasının amacı sevgi yoluyla tam bütünleşmeye varmaktır.
Bu çakra üst çakraların başlangıcını simgeler. Alttaki 3 çakra ise fiziksel ve materyalist iletişimleri sağlar

1.2. ve 3. çakralar : Alt (maddi) çakralardır. 4. Çakradan itibaren frekans yükselir ve manevi çakralar başlar.

Göğüs kemiğinin arkasında yer alan kalp çakrası, kalp, sırtın üst kısmı, göğüs kafesi ve boşluğu, kaslar ve damarlar, kan dolaşım sistemi, akciğerler, sırtın üst kısmı, el ve ayak bilekleri, deri ve timüs bezi çalışmalarını kontrol eder.
Kalp çakrası, gerçek mutluluk ve sevginin merkezidir. Bu sevgi yüksek çakralara bağlandığında tüm yaradılışın fark edilmesini sağlar ve bu ilahi sevgiye dönüşür. Kalp çakrası üzerinde bulunan Timus bezi sevmenin merkezidir.
Bu çakra iyi çalışırsa hastalıklı ya da acı çeken bölgeye enerji göndererek o bölge iyileştrilir. Öfke, kızgınlık, nefret ve kırgınlık burada nötrleştirilir. Kalp çakrasının enerjisi çok kuvvetlidir ve açıldığı zaman başkaları üzerinde de iyileştirme özelliği gösterir. Yeşil tedavi ve uyumun rengidir. Pembe ise ilahi sevgiyi yansıtır.
Kalp çakrasında problem varsa sevgi ile ilgili sorunların varlığı görülür. Tüm kalp hastalıkları sevgisizlikten ya da sevgi ile ilgili problemlerden kaynaklanır. İnsanlar sevgiden bahsederler ama gerçek sevgiyi çoğunlukla bilmezler. Hep beklentiler doğrultusunda severler. Sevilmek için önce sevmeyi bilmeliyiz. Kendini sevemeyen, kimseyi sevemez. Sevgi emektir. Sevgi özveridir. Sevgi koşulsuzdur. Kendimizi seversek, yalnızlık ve sevgisizlik çekmeyiz. Koşulsuz sevgiye en yakın örnek anne-evlat ilişkisidir. Çünkü anne onun, kendisinden bir parça olduğunu bilir. Bütünün içinde herkes Yaradan’ın çocuklarıdır ve bütündür. Ayrım yapmadan Yaradan herkesi sever. Bunun farkında olan kişi içinde huzur ve sevgiyi dolu dolu hisseder.
Huzur; tek gerçeğin sevgi olduğunu bilmektir.
Kalp çakrasının normal çalışması halinde kişide, şefkat, yardım etme duygusu, yargılamadan, beklemeden sevme eylemi gözlenir ve ilahi sevgi yaşanır.
Şifa verebilmek içinde kalp çakrasının açık olması gerekir. Şifa veren kişinin aurası yeşil renktedir.
Elementi “hava”, mantrası “yam” ses rengi “fa” dır.

KALP ÇAKRASININ ETKİLENDİĞİ DÜŞÜNCELER

1- İLİŞKİLER
Özensiz ve sevgisiz ilişkiler, kalp merkezini olumsuz etkiler ve karmalara yol açar. Damar tıkanıklığı, göğüs kanseri, fibro kistler ve kalp ile ilgili diğer hastalıklar, kalp çakrasının problemleridir.
Çocuklar, sorumluluğunu aldığımız Yaradan’ın bizlere armağanlarıdır. Onlar bize, koşulsuz sevgiyi öğrenmemiz yolunda verilmiş en büyük rehber ve armağandır.
Yaşlılık ise ikinci bir çocukluk dönemidir. Sabır, sevgi ve bağımlılıklarımız için sunulmuş bir dönemdir.

2- SEVGİ
Ruhani aşk ve yüksek benlik, romantik veya platonik aşklar, aile sevgisi gibi her türlü sevgi hissi, kalp çakrası ile ilgilidir.

3- KİŞİSEL BAĞLILIKLAR
Akrabalık düşkünlüğü veya bir kişiye düşkün olma. (Denge)

4- UNUTMA VEYA UNUTMAMA
Kendisine, başkalarına (aile üyesi, arkadaş v.b veya memlekete, insan gurubuna, hükümet temsilcisi veya organizasyona) yapılan şeyleri unutma veya unutmama.
Sevgi alma veya verme konusundaki korkular, çakranın büzülmesine ve kirlenmesine neden olur.İlişki bağımlılığı geniş ve tıkalı bir çakraya neden olur. Kirli bir kalp çakrası gerçek aşkın derin mutluluğunu deneyimlemeyi engeller.
Herkesin bir başka kişiyle aşk, dostluk, cinsellik gibi deneyimler yaşamaya ilişkin bazı korkuları olabilir. Çoğu kişi aşk ilişkisinde acıyı ferdi olarak denemiştir.
Sonuçta acıyı ve aşkı birleştiririz. Bu da kalp çakralarımızda engeller oluşturur. Kontrolü kaybetmemize ve aşkın derinliğini hissetmememize neden olur. Bizim özümüz ruhsal aşktır. Aşk bizim gücümüzün, sahip olduğumuz herşeyin ve isteklerimizin kaynağıdır.
Kalp çakrası, sezgileri ve geleceği hissetmeyi geliştirmede merkezi bir noktadır.
Kalp çakramızı daha fazla temizleyip açarsak büyük bir kuvvet, doğruluk ve sevgiye sahip oluruz.
Çok çalışan bir kalp çakrası aşırı sevgi, şefkat, acıma duygularını ortaya çıkarırken, az çalışan bir kalp çakrası kişinin sevgisiz ve hoşgörüsüz olmasına neden olabilir. Nedensiz sırt ve kalp ağrıları kalp çakrası tıkanıklıklarının mevcut olduğunun kanıttır.

KALP ÇAKRASININ , SEVGİDE VE DENGEDE KALMASI İÇİN UYGULANACAK YÖNTEMLER

Reiki sembolleri, yeşim veya zümrüt veya turmolin veya pembe kuvars ve gül aramosı eşliğinde yapılan çalışmalar sevgi eşiğini yükseltir, çakrayı temizler, iyileştirir ve aktive eder.

Çalışma esnasında çakraya konulan Reiki topları bu çakrayı sevgi enerjisi ile doldurur.

Reiki ile yapılan çakra temizleme meditasyonları kalp çakrasının enerjisini yükseltir. Meditasyonlarda “lotusun yaprakları açılsın” anlamına gelen “OM MANI PANME HUM” sözcüklerini kullanmanız kalp çakranızın enerjisini temizler.

Topraklama yöntemlerinden küçük ve ters baklava kişiyi daha iyi hissettirir.

Doğa ortamında veya açık alanlarda yapılan solunum egzersizleri çok yararlıdır. (yavaş ve derin nefes alıp, bir süre sonra verilen oksijen KI enerjisini bedene taşır.)

“Kendimi bağışlıyorum, olduğum gibi kabul ediyor, onaylıyorum, seviyorum ve tüm sevgimle özgür bırakıyorum.“; “Ben sevgiyim”, “Ben sevginin merkeziyim”; “Herşeyi olduğu gibi sevgiyle kabul ediyor ve sevgiyle özgür bırakıyorum.” gibi sevgi ile ilgili onaylamalar, kalp çakrası temizliğinde kullanılır. Bu onaylamalar saf niyetinizle birleşince tüm olumsuzluklar, olumlamaya dönüşecektir.

Solar pleksus ile birlikte yapılan dengeleme yöntemi, alt ve üst çakra merkezlerini eşitler. Bu dengeleme çalışmasında sol el her zaman kalp çakrasında sabit olarak durur. Sağ el, 3-5’er dakika aralıklarla sıra ile önce solar pleksusta, sonra ikinci çakrada durur. Maddi çakralardan sonra sağ el manevi çakralara geçer ve önce boğaz daha sonra alın ve taç çakralarında durur. Ellerin çakralarda kalış süresi en az 3 dakika en fazla ise içinizden gelen süre kadar olmalıdır.


kaynak

ŞUBAT AYI PRATİK REİKİ Egzersizleri


27 Şubat 2008 tarihindeki çalışmamızda, hem çakra bilgilerimizi tazelemek hemde “Çakra Dengeleme Uygulaması” nı daha iyi anlayabilmek için 1. ve 6. çakra hakkında bilgi verdik ve meditasyon çalışmaları yaptık.
Mart çalışmamızda 2. ve 5. çakra , Nisan ayı çalışmamızda da 3. ve 4. çakramız hakkında bilgi verip meditasyon çalışmaları yapacağız.
Bu çalışmalarda, çakranın taşları, renkleri ve kokularını da kullanacağız. Bunun yanısıra eski notlarınızdan çakralarla ilgili bilgilerinizi tazeleyip gelebilirseniz sizin için daha iyi olur.
Sizler ve gelemeyen arkadaşlarımız için bu ay çalıştığımız konu ile ilgili bilgiler aşağıda sunulmuştur. Bu arada bu ay boyunca, çakra dengelemesi yapmanız dışında 1. ve 6. çakranın temizleme yöntemleriyle ilgili çalışmalar yapmanız size faydalı olacaktır.
MART AYI PRATİK REİKİ ÇALIŞMASI

KÖK ÇAKRA (1. ÇAKRA – MULADHARA ÇAKRA) - ALIN ÇAKRASI : 6. ÇAKRA (AJNA ÇAKRA/ 3. GÖZ)


Bu ay ki çalışmamızda 1. Çakra yani Muladhara çakra ve 6. Çakra yani Ajna Çakra (3. Göz) dan bahsetmek biraz bilgilerinizi tazelemek istiyoruz. Kök çakra maddi, 6. Çakra ise manevi çakramız ve her ikiside birbirini tamamlayan ve uyum içinde olan çakradır.
Kök Çakra, duygusal olarak yerküreye dolayısıyla yaşama olan bağlılığın ifadesi, varoluş ve yaşama içgüdüsüdür. Kök Çakranın yer kürede ifade şekli ailedir. Yaşamı olduğu gibi kabullenme, uyum ve haz içinde devamını sağlar.
6. Çakra ise kendini tanıma anlamına varma, manevi güç, yönlendirme ve sezgisel güç olarak ifade eder. Bir bütünün parçası olduğumuzu vurgular. Dünyayı olduğu gibi kabullenmeyi, bağışlamayı ve farklı bir biçimde algılamamızı sağlar.

KÖK ÇAKRA (1. ÇAKRA – MULADHARA ÇAKRA) (KUNDALİNİ MERKEZİ)
ÇAKRA RENGİ: Kırmızı
TEMEL DUYGU : Kabullenme
AROMATERAPİK YAĞI : Sandal ağacı
ŞİFA ÇALIŞMALARINDA KULLANILAN TAŞLAR: Akik, kırmızı jasper, kırmızı mercan, garnet
İLGİLİ ORGANLAR : Pelvis pleksus, kemikler (iskelet yapısı), omurga, tırnak dişler, ilik yapısı ,bacaklar, kalın bağırsak, kan ve hücre yapımı, anüs, prostat bezi ve üreme organlarıdır.
İLGİLİ HORMONLAR :Adranelin , noradranelin
Kök çakrada tıkanıklık olduğunda belirtilen organlar ve hormanlarda problem var demektir.
KÖK ÇAKRANIN İNSAN VARLIĞI OLARAK İFADESİ : Aile
ANA PRENSİBİ : Var olma ve yaşama iç güdüsü
MANEVİ PRENSİBİ : Doğal yaşam gücü ve zevki, denge ve dünyaya güven


Birinci enerji merkezi, Kök Çakra, temel çakra, Muladhara Çakra kuyruk sokumu merkezi olarak isimlendirilir. Yedi kundalini çakranın ilki olan kök çakranın ana prensibi, varoluş ve yaşama içgüdüsüdür. Bu çakra, kişiyi maddi dünyaya bağlar. Kök çakra, duygusal olarak yerküreye dolayısıyla yaşama olan bağlılığın ifadesidir. Kök Çakranın yer kürede ifade şekli ailedir.
Dengeli ve doğal bir yaşam akışı, sağlıklı bir kök çakranın yansımasıdır. Yaşamın uyum ve haz içinde devamını sağlar.
Doğuda ölüm ve hayatın kapısı olarak bilinir. Doğum ve yeniden doğum noktasıdır. Kök çakra diğer yüksek çakraların yaşamsal temelini oluşturur ve yaşam gücünün kaynağıdır. Bizi maddi dünyaya bağlayan çakradır. Bu nedenle tüm günlük yaşamdan etkilenir. Günlük olaylar direkt kök çakrayı etkiler.
Kök çakrada problem varsa kişide : Stres, gelecek endişesi, maddi dünyada rahatsızlık, korku, güvensizlik, bağımlılıklar, öfke, huzursuzluk gözlenir.
Kök Çakranın titreşimlerinin dengesizliği, varoluşun anlamını kavrayamama ve sezgileri duyumsamama zorlukları yaratır. Farkındalılığı ve sezgileri az bir kişi doyumu sınırsız hırs, mal mülk sahiplenme isteğine dönüştürür. Diğer zıt dengesizlik ise yaşamdan zevk alamama, dünyada kalma isteğinin zayıflığıdır ve intihar girişimlerine sebep olabilir.
Eğer kök çakrada problem yoksa kişinin endişe, korkuları yok olur ve dünyaya güven içinde olur. Kişide yaşama isteği ve yaşamdan zevk alma gözlenir. Kişi dünyadaki her şeyi ve herkesi olduğu gibi önyargısız ve koşulsuz sevgiyle kabullenir.
KÖK ÇAKRANIN RENGİ VE SESİ :
Merkezi güneş sisteminden yansıyan yedi ana renk ve ses frekansı vardır.
Gücün ifadesi olan kırmızı ışın titreşimleri kök çakranın rengidir. Canlandırıcı bu renk, temel bir arzu olan üremenin ve aşkın da ifadesidir. Gücü ve başarıyı temsil eder. Bu renk benlik ve yerküreyi bir uyum, bütün içine sokar, yaşamla zihin arasındaki dengeyi kurar.
Kırmızı alevin olumlu gücü doğallığa ve bilgeliğe götürür. Olumsuz gücü ise tutkunun gücünü hırsa, kendinize duyduğunuz güveni bencilliğe ve teşhirciliğe yol açabilir. Aynı zamanda öfkenin kırmızısı, acı çekmenize neden olur.
Kök çakranın Mantrası “lam”, ses karşılığı “do”dur. Dört yapraklı lotus çiçeği ile sembolize edilir.

KÖK ÇAKRAYI TEMİZLEME YÖNTEMLERİ :
Lam meditasyonu
Reiki (alev/kırmızı) topu
Büyük baklava ve ters baklava
Toprak üzerinde 10 ile 20 dakika oturmak (soğuktan ve ıslaktan kendinizi koruyarak yapılmalıdır)
Ayak ve bacak ağrılarında şifa taşı obsidiyeni kullanmak yararlı olur.
Kök çakra bölgesinin enerjiye doyana kadar ellerinizle Reiki çalışmanız
Akik, kırmızı jasper, kırmızı mercan,garnet gibi taşlarla kök çakrasına Reiki ile çalışmanız
Sandal ağacı, sedir veya karanfil kokularıyla kök çakrasına Reiki ile çalışmanız
Çakra dengeleme
Köklenme meditasyonu

KÖKLENME MEDİTASYONU
· Ayakta durunuz, ayaklarınızı omuz hizasında açınız. Reiki kanalınız açık olmalı ve meditasyonun bütünün ve kendinizin en yüksek hayrına olmasını talep edin ve niyet edin. Kollarınızı tepe çakranın üstünden vücudunuzun iki yanına koyarken mekandaki evrensel yaşam gücü enerjisini bir süre hissetmeye çalışın. Sonra, beyaz kristalimsi bir ışığın tepe çakranızdan girdiğini imgeleyin. Bu İlahi ışık bütün çakralarınızdan akıp toprağa yönelirken, enerji merkezleriniz, birbiri ardına çalışıyor ve dengeleniyor. Beyaz ışığın gücüyle çakra çiçekleri neşeyle gülümsüyor ve enerjileri yükseliyor, farkındalıkları büyüyor..

ALIN ÇAKRASI : 6. ÇAKRA (AJNA CAKRA/ 3. GÖZ)
ÇAKRA RENGİ : Eflatun.
TEMEL DUYGUSU : Bilgelik
AROMATERAPİK YAĞI : Lavanta
ŞİFA ÇALIŞMALARINDA KULLANILAN TAŞLAR: Ametist, lapis lazuli, safir, sodalit
İLGİLİ ORGANLAR : Beyincik, kulaklar, burun, sinüs boşlukları, yüz, gözler, merkezi sinir sistemi
İLGİLİ HORMONLAR :Pituiter hormon (TSH, ACTH, MSH, ADH, GH)/ Hipofiz
6. ÇAKRANIN İNSAN VARLIĞI OLARAK İFADESİ : Büyük bir bütünün parçası
(alt çakralarda “ben”(ego) vardı burada BİZ var)
ANA PRENSİBİ : Tanıma anlamına varma, manevi güç, yönlendirme
MANEVİ PRENSİBİ: Sezgilere güvenmedir.


Düşünce merkezi ve denetimini sağlayan altıncı çakra, beynin ortasında yer alır. Üçüncü Göz, Alın Çakra, Ajna Çakra, Bilgelik gözü olarak bilinir. Yüksek zihinsel güçlerimizin, hafızamızın ve irademizin merkezidir. Sinir sisteminin merkezidir. Görme merkezidir. Bilincin geliştirilmesi ve üçüncü gözün açılmasıyla düşüncelerin denetlenmesi öğrenilir.
Bu çakra uyumlu çalışırsa sezgi artar. İç farkındalık gelişir. Dünya değişik algılanır. Maddi dünya saydam görünür. Bilinç ise ilahi alanın bir aynası olur. Hayatın zor ve kolay akışı özgür iradenin sonucudur. Düşüncelerin sorumluluğuna sahip çıkılmalıdır. İstemediğiniz şeyi üretemezsiniz. Size olumsuz yaklaşanları, ruhsal gelişmenizi sağladıkları için sevgi ile kucaklayabilirsiniz. Düşünceleriniz neyse, yaşam akışınızda odur. Hoşlanmadığınız neyi değiştirmek istiyorsanız önce düşüncelerinizi değiştiriniz. Kimseye kızmadan ve yargılamadan baktığınızda, pozitif düşüncede, hoşgörüde, bağışlamada ve sevgide olmak kolaylaşır.
Bu çakrada yetersiz çalışılırsa, unutkanlık ve ruhsal gelişimi reddetme, güç gösterileriyle başkalarını etkileme gibi davranışlar ortaya çıkar, algılar bozulur ve bu, baş ağrılarına sebep olur. Aynı zamanda, bağışlayamamak, alın çakrasının tıkanma nedenlerinin başında yer alır. Affetmeyi başaramadığımız zaman gönlümüzde kalır ve tüm dikkatimizi o insanın veya veya o olayın üzerine yoğunlaşır. Kin ve nefret, yıkıcı ve kötülüğe neden olan kızgınlık ve olumsuz düşünceler negatif enerji üretir.
Ajna Çakra, sevginin yolunun olduğu gibi kabullenme ve bağışlamadan geçtiğini bize anımsatır. Önce kendimizi sonra başkasını bağışlayalım. Bu çok önemlidir. Kendini sevemeyen, bağışlayamayan başkalarını bağışlayamaz.
Biz, hayatımızda yaratmış olduğumuz her şey için, kesinlikle sorumlu olduğumuz anlayışına sahipsek, geriye koşulsuz bağışlamanın sorumluluğuna sahip çıkmak kalır.
ALTINCI ÇAKRANIN RENGİ VE SESİ
Altıncı çakra 99 yapraklı lotus çiçeğini simgeler. Çivit mavi ve eflatun bu çakranın renkleridir. Çivit mavisi ruhsallığı yükseltmekte yardımcı, eflatun ruhsal güçleri destekleyen koruyucu özelliğe sahiptir.
Alın Çakrasının mantrası “Ksham” (Kşam) ses karşılığı “la” dır.

ALTINCI ÇAKRAYI TEMİZLEME YÖNTEMLERİ
· Kokulardan lavanta,nane, yaseminle Reiki ile çalışmak
· Ametist, mor safir taşları ile Reiki ile çalışmak
· 2. aşamaların Mental Reiki çalışması
· Çakraya altın top koyup Reiki ile çalışmak
· “Bilmem gereken her şeyi bütünün içinde biliyorum. Hatırlamam gereken herşeyi hatırlıyorum. Bulunduğum anın farkındayım. Reiki ile bana gelen Yaradan’ın ışığını ve sevgisini kabul ediyorum.”
· Gümüşi Enerji Meditasyonu

GÜMÜŞİ ENERJİ MEDİTASYONU
Gözleriniz kapalı, sırtınız dik ve rahat bir şekilde oturun ve içnize dönün. Reiki kanalınızı açın ve 2. ve 3. aşamalar sembolleri çizin. Üç veya yedi kez nefes alın, her seferinde gevşeyip rahatladığınızı hissedin. Tüm hücrelerinize kadar inen “ki” enerjisi ile dolduğunuzu hissedin.


Gümüşi enerjisinin başlamasına niyet edin ve tepe çakranızdan (üçüncü göz veya biyolojik gözden akıtmayın direk tepe çakradan gümüşi rengi alın) parlak gümüşi renkte, ay ışığı çağlayanı şeklinde aktığını imgeleyin. Bal kıvamında olan bu enerji bütün bedeninizi kucaklıyor, sin, beden, ruh üçlemindeki dengeyi kuruyor. Zihninizin ve kalbinizin bir olmasına yardımcı oluyor. Çakralarınızdaki blokajları çözüyor ve aktive editor.
Gümüşi rengi ruhsal gelişiminizi artırırken, egoyu sevgiye, korkuyu sevgi enerjisine dönüştürüyor. Niyetlerimizin oluşmasını hızlandırıyor.
Meditasyon süresince tekrarlatılan onaylama :
"Ben,
Negatif güçteki enerjileri kendime çekmiyorum. Zihnime ve yaşantıma almıyorum. Zihnime girerek beni rahatsiz eden düşünceleri deneyimlemiyorum. Kendi özgür iradem ve seçimimle kendimi, çakralarımı ve zihnimi arındırıyorum. Negatif ve pozitif enerjilerimi dengeliyorum.
Zihnimi, negatif enerjilerden arındırıyorum.
Zihnimi, negatif enerjilerden arındırıyorum.
Zihnimi, negatif enerjilerden arındırıyorum."
Meditasyon derin bir nefes alarak bitirilir.

PİRAMİT RENK MEDİTASYONU (KÖK ÇAKRA IÇIN)
Piramit Meditasyonuna başlamadan önce, oturur pozisyonda sırtın dik olması önemlidir. Sol avucunuza, ucu size bakacak şekilde kristal kuvars (yoksa sahip olduğumuz başka bir taşı) koyunuz.

Nefesimizi düzenledikten ve rahatladıktan sonra iç dinginliğimizin ve güven duygusunun bizi alıp götürmesine izin veriyoruz.

Beş kez derin yoga nefesi (karından) alıp veriyoruz.

9 - 1 kadar geri sayarak, nefesimizi normal hale getiriyoruz. Her sayımda içimize, özümüze doğru biraz daha iniyoruz. Tüm vücut kaslarını teker teker gevşetiyoruz.

Zihninizde tüm vücudunuzu çevreleyen pramit hayal ediyorsunuz ve siz bunun içinde oturuyorsunuz. Piramitin tepe noktasıyla taç çakranızın arası 30 cm. Piramitin içindesiniz, son derece rahat ve güvendesiniz. Kök çakranın rengi olan kırmızıyla tüm pramiti dolduruyorsunuz. Tüm vücut kaslarını kontrol ediyorsunuz gevşemeyen kaslar varsa, piramitin içine doldurduğumuz rengi o bölgeye gönderiyoruz.

Gereken rahatlığı sağlayana kadar, takılmadan, seçmeden, ayırt etmeden düşüncelerimizi izleyeceğiz

1- 9 kadar sayıyoruz ve yavaş yavaş içimizden yukarıya çıkıyoruz. Hazır olduğumuzda gözlerimizi açıp kristalimizi veya elimizdeki taşı hissetmeye çalışıyoruz

PİRAMİT RENK MEDİTASYONU (AJNA ÇAKRA IÇIN)


Piramit Meditasyonuna başlamadan önce, oturur pozisyonda sırtın dik olması önemlidir. Sol avucunuza, ucu size bakacak şekilde kristal kuvars (yoksa sahip olduğumuz başka bir taşı) koyunuz.

Nefesimizi düzenledikten ve rahatladıktan sonra iç dinginliğimizin ve güven duygusunun bizi alıp götürmesine izin veriyoruz.

Beş kez derin yoga nefesi (karından) alıp veriyoruz.

9 - 1 kadar geri sayarak, nefesimizi normal hale getiriyoruz. Her sayımda içimize, özümüze doğru biraz daha iniyoruz. Tüm vücut kaslarını teker teker gevşetiyoruz.

Zihninizde tüm vücudunuzu çevreleyen pramit hayal ediyorsunuz ve siz bunun içinde oturuyorsunuz. Piramitin tepe noktasıyla taç çakranızın arası 30 cm. Piramitin içindesiniz, son derece rahat ve güvendesiniz. Ajna çakranın rengi olan eflatunla tüm pramiti dolduruyorsunuz. Tüm vücut kaslarını kontrol ediyorsunuz gevşemeyen kaslar varsa, piramitin içine doldurduğumuz rengi o bölgeye gönderiyoruz.

Gereken rahatlığı sağlayana kadar, takılmadan, seçmeden, ayırt etmeden düşüncelerimizi izleyeceğiz

1- 9 kadar sayıyoruz ve yavaş yavaş içimizden yukarıya çıkıyoruz. Hazır olduğumuzda gözlerimizi açıp kristalimizi veya elimizdeki taşı hissetmeye çalışıyoruz


kaynak

Etiketler

acı affetme Affetmek aile akıl Alglamada Anlatm Aramak ARINMA Aroma Astroloji Astrolojik Aynalar Bahar başkaları Bayram beden Beden dili Bedensiz BEREKET beyin Beyinde Beyni Beynin Beyniniz bilgi bilim bilimsel bilinci Bilincine bilinçaltı Bilmek birey Bitkisel bolluk BOLUK Burak cümle çekim dalga damla Davet Deerlerimizin degerli Deniz Depresyonun DERSLER Detoks Dikkat Dilek Disgrafi Disleksi düşünce Egoist egzersiz EGZERSZ ekmek eleştiri. öfke emsimizi enerji Enerjilerinin Epifiz Eruhunuzu evlilik evren fayda FAYDALANMAK FAYDALARI Felsefe fizik fiziksel Fregoli frekans garip GCJoseph Gcyle geçmiş Gelecek geliim gerçek GERDE gerilim Gidecek Gizemli gizli güven güzel harika Hasta hastalık Hastalklar Hayal Hayallerinizin hayat Hayata HAYIRLI Hikaye Hiperaktivite Hipnozu hissederim Holografik Hologram Hoşgörü hoşgörüsüzlük huzur huzurlu Illuminati ilâc ileti İletişim inanç insan insanlar Kabala Kadim kaos Karanlk kavga kelime Kelimeler Klasik korku Korkular KORUMA Korunma Kristaller kuantum Kuantum Fiziği kurallar Kyamet liste LKLERMZ madde Makbul MEKTUP Melek Merak Mevlana Mevlanann Mezar Mftolunun Moloküler mucize Mucizeleri MUTSUZ NAMASTE Nazar Nefret neşe Niyet ODAKLANMA Okuma Okyanus olacaksn olumlama olumlamas olumlu olumsuz para paralel Paranormal Patolojik Peeling Peinden pozitif POZTF Pratik PRATK PROGRAMLAMA Psikoloji psikolojik Quantum Düşünce Rahat RAHATSIZLIIMIZ refah Reformist Romantik ruh Ruhsal sağlık Sanat seniz sevgi sıkıntı sistem Sonsuz sorumsuzluk sorun sorunlar Stres Sufizm suyun şifa şükretme tabiat tedavi Tehlikeli teori Terapi tesadüf toplum Uymasn üzüntü zaman Zarar zeka zellikleri zenginlik zerine zihinsel